<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Üroloji</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/uroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>NÖROJEN KOMPLET SPASTİK MESANE</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/norojen-komplet-spastik-mesane/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/norojen-komplet-spastik-mesane/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 21:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[mesane hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1922</guid>
		<description><![CDATA[



 Lezyon medulla spinalisin sakral seviyesinin yukarısmdadır (Yukarı motor nöron lezyonu). En fazla travma, tümör ve mültipl skleroze bağ­lıdır.
Suprasegmental seviyelerde motor ve hissi Ikooperasyon lezedir. Bu sebeple şuurlu idrar etme hissi ve serebral mo£or kontrol yoktur. Lez­yon miksiyon merkezinin yukarısında olduğundan sakral refleks faali­yeti sağlamdır. Mesane merkezin basit refleks çalışmasına bağlı olarak fonksiyone eder (Refleks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Lezyon medulla spinalisin sakral seviyesinin yukarısmdadır (Yukarı motor nöron lezyonu). En fazla travma, tümör ve mültipl skleroze bağ­lıdır.<br />
Suprasegmental seviyelerde motor ve hissi Ikooperasyon lezedir. Bu sebeple şuurlu <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> etme hissi ve serebral mo£or kontrol yoktur. Lez­yon miksiyon merkezinin yukarısında olduğundan sakral refleks faali­yeti sağlamdır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >Mesane</a> merkezin basit refleks çalışmasına bağlı olarak fonksiyone eder (Refleks veya otomatik Mesane). Kortikal inhibisyonun kaybolması neticesi mesanenin dolması istek dışı kontraksiyonlara se­bep olur. Periyodik olarak idrar boşalır. Mesanenin tam boşalmasına yetecek kifayetli ıkontrâksiyonlar suprasegmental tamamiyeti icap ettir­diğinden, miksiyon yine istek dışı kesilir; mesane tamamiyle boşalamaz (50-150cc. rezidüel idrar).<br />
Miksiyonla ilgili somatik urethral sfenkter ve perine adaleleri hipertonik ve spastiktir. Bu, idrar akımına mdkanik bir direnç meydana getirir. Rezidü kalmasında rol oynar.<br />
Detrusor ve mesane sfenkteri hiperirritabldır (Nörojen hipertonik mesane). Medulla spinalis&#8217;in izole sakral kısmından kaynaklanan, kont­rol edilemeyen uyarıların neticesidir. Perine, alt ekstremiteler ve karın adalelerinin spastik kontraksiyonlarından kaynaklanan refleks stimülüsler de bunda rol oynar.<br />
Detrusor hipertrofiktir (Trabeküîasyon). Buna bağlı olarak mesane kapasitesi azdır (100-300 cc.) Mesane içi basınç yüksektir. Detrusor hi­pertonik olduğundan istek dışı mesane kontraksiyonları meydana ge­lir; istek dışı idrar boşalır. Bunların aralıkları ve rezidüel idrar mikta­rı, mesane kapasitesi ile ilgili olarak değişiktir. Kısmen de mesanenin muhtevasına akomode olamamasına bağlıdır. Enfeksiyon, taş, mesane kollumunun mekanik obstrüksiyoniarı, idrar fasılaları ve rezidü mik­tarına etki eder.<br />
Mesane sfenkteri eseriya hipertonik ve kontraktedir; obstrüktif faktör gibi tesir eder.<br />
Mesanenin dolmasından haberdar olma veya idrar etme hissi yok­tur. Fakat mesanede toplanan idrar kapasite miktarına gelince, mesane gerilir ve büyür. Mesaneyi örten periton ve civar <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>ın sempatik lifleri stimüle olur. Bu, terleme, karnın alt kısmında müphem bir his veya ağrı, bacaklarda spazma sebep olur (Aurea).<br />
Ürolojik semptomlar.. İstek dışı miksiyon, pollakiüri ve dizüridir. İdrarın boşaltması ekseriya ekstremitelerin spazmı ile birlik­tedir. Mesane distandü değildir. Çünkü 150-300 cc. miktarlarında idrar toplanınca bunun bir kısmı mesanenin otomatik çalışması ile boşalır.<br />
Karın, kalça veya genital organların cildinin uyarılması miksiyonu başlatabilir. Çünkü ekstremitelerin irade dışı kontraksiyonuna sebep olur.<br />
Nörolojik semptomlar. Spastik paralizi ve hissiyat bo­zukluğudur. Lczyonun seviyesi nörolojik muayene ile tesbit olunur. Anal ve bulbokavernöz refleksler ve buzlu su testi pozitiftir (Yukarıda motor nöron lezyonu).<br />
Sistögramda kapasitesiaz, spastik mesane bulguları vardır.<br />
Mesanenin spatik ve hiperirritabl oluşu vezikoüreteral reflux&#8217;ye se­bep olur. Bu tip nörojen mesane <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a> fonksiyonlarını bozma bakı­mından potansiyel olarak en tehlikeli tiptir.<br />
Urethrogramda, eksternal sfenkter spastiktir.<br />
Sistometride, kapasite az, mesane içi basıncı yüksektir. İstek dışı kontraksiyonlar tesbit olunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/norojen-komplet-spastik-mesane/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NÖROJEN MESANE DİSFONKSİYONLARI</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/norojen-mesane-disfonksiyonlari/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/norojen-mesane-disfonksiyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 21:22:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[mesane hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1920</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Normal mesane fonksiyonu için fizyoloji bölümüne bakınız.
Santral veya periferik sinir sistemi lezyonlarında mesanenin normal fonksiyonu bozulabilir (Disfonksiyon). Böyle bir mesaneye &#8220;Nörojen me­sane&#8221; denir. Kozatif sinir sistemi lezyonunun tabiatına göre, basit veya ciddi, geçici veya devamlıdır. En fazla bel kemiği kırıkları neticesi medulla spinalis yaralanmaları, tabes dorsalis, tümörler, serebrovasküler aksidanlar vs&#8217;ye bağlıdır.
Mesane [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal <a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >mesane</a> fonksiyonu için fizyoloji bölümüne bakınız.<br />
Santral veya periferik sinir sistemi lezyonlarında mesanenin normal fonksiyonu bozulabilir (Disfonksiyon). Böyle bir mesaneye &#8220;Nörojen me­sane&#8221; denir. Kozatif sinir sistemi lezyonunun tabiatına göre, basit veya ciddi, geçici veya devamlıdır. En fazla bel kemiği kırıkları neticesi medulla spinalis yaralanmaları, tabes dorsalis, tümörler, serebrovasküler aksidanlar vs&#8217;ye bağlıdır.<br />
Mesane disfonksiyonuna sebep olan bir sinir lezyonu ile birlikte ba­zen infravezikal mekanik bir obsprüksiyon da bulunabilir. Mekanik obstürksiyon sinir lezyonundan evvel veya sonra meydana gelebilir. Bilin­mesinin teşhis ve tedavide pratik önemi vardır.<br />
Sinir sistemindeki lezyon miksiyon merkezinden daha yukarı bir se­viyede bulunabilir (Suprasegmental, veya yukarı motor nöron lezyonu), Lezyon miksiyon merkezinde (Segmental) veya daha aşağı bir seviyede de olabilir (İnfrasegmental). Son ikisi alt motor nöron lezyonu&#8217;dur.<br />
Yukarı motor nöron lezyonlarında miksiyon merkezi sağlam oldu­ğundan miksiypnun refleks kavsi sağlamdır. Bu halde mesane refleks faaliyetle fonksiyona eder (Otomatik mesane). Alt motor nöron lezyon­larında refleks kavsi kesiktir. Mesane asabi tesir ve kontrolden mah­rumdur (Otonom mesane).<br />
Periferik sinirlerin lezyonları da refleks kavsinin motor veya hissi kollarını harap edebilir; refleks kavsi kesilir.<br />
Sinir sistemindeki lezyon medulla spinalis&#8217;in tam kesiklerinde oldu­ğu gibi komplet veya tümörlerde olduğu gibi inkomplet olabilir. Tam keşiden sonra düzelme veya kısmi şifa meydana geldiği takdirde, lez­yon inkomplet şekle döner. Mesanedeki disfonksiyon da buna göre de­ğişiktir.<br />
Sinir sistemindeki lezyon travma ve apoplekside olduğu gibi bir­denbire meydana gelebilir (Akut safha, şok safhası). Mesane disfonksiyonu bu safhada spinal şoka bağlıdır. Esas olarak lezyonun tabiat ve lokahzasyonuna göre değişen bir müddet sonunda iyileşme, durumda toparlanma meydana gelir (Kronik safha, iyileşme safhası). Bu safhada mesanedeki disfonksiyon rezidüel lezyona (bağlıdır. Tümör, v.s. de ol­duğu gibi başlangıçta yavaş yavaş gelişen bütün sinir sistemi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>mdaki mesane disforiksiyonları, birdenbire ortaya çıkanların kronik safhasındakiler gibidir.<br />
Sinir sistemi lezyonlarmın detrusora etkisi, volonter adalelerdekinin aynıdır. Yukarı motor nöron lezyonlan spatik paraliziye sebep olur (Spastik nörojen mesane). Alt motor nöran lezyonlarında flask paralizi meydana gelir (Flask nörojen mesane).<br />
Spinal şok safhasıdır. Medulla spinalis&#8217;in tam kesik veya buna ya­kın ciddi yaralanmalarından hemen sonra meydana gelir. Lezyon her­hangi bir seviyede bulunabilir. Lezyonun altındaki seviyelerle suprasegmental düzenleme mekanizması arasındaki münasebet âni olarak orta­dan kalkar. Lezyonun altındaki seviyelere ait bütün spinal refleks faali­yeti yok olur. Flask paralizi ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/anestezi/"title="anestezi" >anestezi</a> meydana gelir. Mesane de aynı şekilde etkilenir. Kortikospinal lifler leze olduğundan mesanenin vo­lonter serebral kontrolü da mümkün olmaz. Refleks motor faaliyetin yokluğu detrusor kontraksiyonlarının kaybolmasına sebep olur. Komplet <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> retansiyonu meydana gelir. Âfet dolayısiyle hissi yollar da ke­silmiş olduğundan, mesane sürdistansiyon haline de gelse, idrar etme hissi yukarı seviyeler tarafından idrak edilemez. Distansiyon mesane sferikterinin spastik mukavemetini tecavüz eder bir seviyeye gelince pa­radoks enkontinans meydana gelir. Detrusorun tonüsü müteessir ol­maz28. Çünkü bu nörojen değil, miyojen tonüstür. Detrusor adalesinin bizzat kendine veya cidardaki sinir hücrelerine bağlıdır.<br />
Bulbokavernöz ve anal refleksler koybolur. Buzlu su testi negatiftir.<br />
BULBOKAVERNÖZ REFLEKS. Bir parmak rektuma konur. Glans <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/penis/&#8221;title=&#8221;penis&#8221; >penis</a> sıkürsa, anal sfenkter kontraksiyon yapar.<br />
ANAL REFLEKS Bir parmak rektuma konur. Perianat bölgeye iğne batınlırsa, anal sfenkter kontraksiyon yapar.<br />
BUZLU SU TESTİ Mesaneye kateterle buzlu su sevkedilirse, kateterden şid­detle dışarıya atılır.<br />
Sistometrogramda mesane kapasitesi fazla, intravezikal basınç dü­şük, detrusorun refleks faaliyeti (İstek dışı kontraksiyon) yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/norojen-mesane-disfonksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEDAVİ ENDlKASYONLARI</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/tedavi-endlkasyonlari/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/tedavi-endlkasyonlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 19:16:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1918</guid>
		<description><![CDATA[Papillom.
Elektrokoagülasyon. Elektrorezeksiyon.
Papillomatosis. Elektrokoagülasyon. Elektrorezeksiyon, daha sonra intrakaviter irradiyasyon veya eksternal irradiyasyon. Hidrostatik basınç veya hipertermi de de uygulanabilir. Sık ve mültipl residivlerde total sistektomi.
Mukoza! Safhadaki Kanserler. Parsiyel sistektomi seçkin metoddur. Veya elek­trokoagülasyon, yahut rezeksiyon. Daha sonra intrakaviter irradiyasyon. Sessil olanlarda elektrokoagülasyon veya rezeksiyon;daha sonra tümörün kaidesine interstitiel irradiyasyon veya eksternal irradiyasyon.
Müsküler Safhadaki Kanserler. Parsiyel sistektomi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Papillom.<br />
Elektrokoagülasyon. Elektrorezeksiyon.<br />
Papillomatosis. Elektrokoagülasyon. Elektrorezeksiyon, daha sonra intrakaviter irradiyasyon veya eksternal irradiyasyon. Hidrostatik basınç veya hipertermi de de uygulanabilir. Sık ve mültipl residivlerde total sistektomi.<br />
Mukoza! Safhadaki Kanserler. Parsiyel sistektomi seçkin metoddur. Veya elek­trokoagülasyon, yahut rezeksiyon. Daha sonra intrakaviter irradiyasyon. Sessil olanlarda elektrokoagülasyon veya rezeksiyon;daha sonra tümörün kaidesine interstitiel irradiyasyon veya eksternal irradiyasyon.<br />
Müsküler Safhadaki Kanserler. Parsiyel sistektomi seçkin metoddur. Daha sonra eksternal irradiyasyon.<br />
Parsiyel sistektomi mümkün olmazsa, müskülarisin yüzeyel kısmına enfiltre olanlarda, kaidesi 4 cm.&#8217;den küçükse, elektrorezeksiyon; arkasından interstitiel ir­radiyasyon. Tümörün kaidesi 4 cm.&#8217;den geniş ise, total sistektomi; daha sonra eks­ternal irradiyasyon.<br />
Perîvezikal Safhadaki Kanserler. Parsiyel sistektomi, total sistektomi veya ra­dikal sistektomi arkasından eksternal irradiyasyon.<br />
Pelvise Fikse Safhadaki Kanserler. Radikal sistektomi; arkasından eksternal irradiyasyon veya palyatif eksternal irradiyasyon. Süpervoltaj tedavisi semptoma-tik salâh sağlar.<br />
Postoperatif süpervoltaj  tedavisi yayılmayı önlemede faydalıdır.<br />
Residivan tümörlerde, mümkün cerrahi metodlardan bir) tatbik olunur. Veya palyatif reirradiyasyon.<br />
İlerlemiş tümörlerde ön plândaki tehlike <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a> yetersizliğidir. Bunu önlemek için ilk olarak <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a>ın derivasyonu gerekir. Bu, üreterokütane veya intestinal anas-tomoz veya <a href="http://www.aidsdernegi.org/ureterler/"title="üreterler" >üreterler</a>in izole bir barsak şegmamna emplantasyonu ile temin olu­nur (ileal loop veya ileal conduit).<br />
Kombine total sistektomi ve irradiyasyonun veya yalnız b<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>na palyatif süper­voltaj tedavisinin endike olduğu vak&#8217;alarda radyasyonun üreter alt uçlarına zararlı etkisini (Sklerozis) önlemek ve elektrolit balansını en iyi şekilde idame ettirebil­mek için ileal conduit seçkindir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >Mesane</a> tümörlerinin tedavisinin başarısında önemli faktörlerin başında has­taların hayat boyu, devamlı kontrol altında tutulmaları gelir. Hastalar, hiçbir şikâ­yetleri olmasa da, her üç ayda bir, daha sonraları 6 ayda bir kontrol edilmelidir.Bu kontrollerde hastanın genel ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/uroloji/"title="üroloji" >üroloji</a>k klinik muayenesi, rutin laboratuvar tet­<br />
kikleri ve sistoskopi esastır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/tedavi-endlkasyonlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mesane Tümörleri</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/mesane-tumorleri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/mesane-tumorleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:08:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[mesane hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1916</guid>
		<description><![CDATA[Bunlardan 2-aminolnaphthol, 4-amino 2phenyl ve benzidine aktif kan­seri j enlerdir4&#8242; 5 Aromatik aminler, inhalasyon, hazım yolu, veya deriden absorpsiyon suretiyle vücuda dahil olur.Gıda maddeleri, ilâç, kozmetik ve kumaşlar da kanserijenlerin vü­cuda girmesine vasıta olabilir.Vücuda giren aromatik aminler karaciğere gelir. Okside olarak metabolize olur. Kanserojen ortho aminophenol&#8217;lere çevrilir. Fakat bunlar derhal sülfürik ve glucuronik asidlerle birleşir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlardan 2-aminolnaphthol, 4-amino 2phenyl ve benzidine aktif kan­seri j enlerdir4&#8242; 5 Aromatik aminler, inhalasyon, hazım yolu, veya deriden absorpsiyon suretiyle vücuda dahil olur.Gıda maddeleri, ilâç, kozmetik ve kumaşlar da kanserijenlerin vü­cuda girmesine vasıta olabilir.Vücuda giren aromatik aminler karaciğere gelir. Okside olarak metabolize olur. Kanserojen ortho aminophenol&#8217;lere çevrilir. Fakat bunlar derhal sülfürik ve glucuronik asidlerle birleşir. Sülfürik ester ve glucuronik asid konjugeleri haline ge­lirler (Detoksikasyon). Bunlar kanserojen değildir. Bu inert maddeler <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a>lerle ıtrah olunur. İdrara geçerler.<br />
tdrarda betaglucuronidase ve aryl sulphatase enzimleri vardır. Böbreklerle ıt­rah olunan inert ortho aminophenol konjugeleri <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/idararin-olusumu/&#8221;title=&#8221;idrar nasıl oluşur&#8221; >idrar</a>daki betâğlucuronidase anzimi vasıtasıyla hidrolize olur. 2-aminolnaphthol vb. aktif kanserojen olan serbest ortho aminophenol&#8217;lere çevrilir. İdrardaki bu maddeler <a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >mesane</a> mukozasına tesir eder. Kanser husulüne sebep olur.<br />
Aryl suphatase anzimi. bahsedilen eksojen aromatik aminlerle meydana gelen kanserlerde rol oynamaz. Çünkü bu aminlerin metaboliti olan ortho aminophenol&#8217; lerin sülfürik esterlerini hidrolize etmez. Buna karşılık az sonra bahsedeceğimiz andojen kanserojenlere bağlı  tümörlerin husulünde sorumludur6.<br />
Kanserojen maddeler idrarda, kan ve vücut dokularına göre, fazlası ile kon­santredir. Çünkü betaglucuronidase anziminin effektif aktivitesi için idrarın reak siyonu, kan ve dokuların pH&#8217;ına göre, daha müsaittir. Ayrıca, anzim idrarda soIübl halde, dokularda hücre içindedir. Solübl anzim daha faaldir. Bu sebeplerle aminophenol derivelerinin kanserojenlere çevrilmesi imkânı, idrarda dokulara gö­re fazladır. Bu keyfiyet, kanserojen aromatik aminlerin mesane kanserine sebep olduğu halde, diğer <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>da niçin buna sebep olmadığını açıklar.<br />
Şimik maddelerin tesirine maruz kalmayan vakalardaki &#8220;Spontane&#8221; mesane tümörleri, her bakımdan şimik maddelerle meydana gelenlerin aynıdır. Bu sebeple, her ikisinde de benzer ajanların rolü düşünülebilir. Gerçekten de, bu gibi vak&#8217;alarm bir kısmı andojen kanserojenlere bağ­lıdır. Çünkü idrarlarında kanserijenler bulunur.<br />
Amino asid metabolizması mahsullerinden bazı maddelerin kanserojen olduğu ekspermental olarak sabittir. Filhakika, triptophan metabolitlerinden ortho amino­phenol analog&#8217;u olanlar aktif kanserojendir7. Bunlar 3-hydroxyanthranilik asid, 2-amino-3-hydroxyasetophenone ve 3-hydroxykynurenine&#8217;dir.<br />
Triptophan, eksojen aromatik aminlerde olduğu gibi, karaciğerde evvelâ kan­serojen ortho aminophenol&#8217;lere ve hemen inert sülfürik esterler ve glucuronik asid derivelerine çevrilir. Böbreklerle ıtrah olunurlar. Karşılıklı olarak, idrardaki aryl sulphatase ve beta-glucuronidase anzimleri ile hidrolize edilerek serbest kanserojenlere çevrilir. Bunlar mesane epitelini stimüle ederek malign değişikliğe sebep olur.<br />
Triptophan metabolizmasındaki bir bozuklukta kanserojen metabolitler konju-ge halde fazla miktarlarda ıtrah olunur. Mesane kanseri bulunanlarda triptophan verildikten sonra, normal kontrollere göre, daha fazla metabolit ıtrah olunur. Me­sane tümörü vak&#8217;alarmda idrarın anzimatik aktivitesi de yüksektir.<br />
Bahsedilen etiolojik esaslar, bazı profilaktik tedbirleri mümkün kılar. Kimya sanayiinde çalışanlarda bilhassa önemlidir.<br />
Kanserojen metabolitleri kontrol etmek ve ıtrahım azaltmak bugün için müm­kün değildir. Fakat, inert maddeleri serbest kanserojenlere çeviren anzimler inhibe edilebilir. Bu suretle risk azaltılabilir.<br />
Beta-glucuronidase anzimi, saccharo 1 s>4-lactone ile inaktive olunur. Ağız yo­lundan günde 1 gr.&#8217;lık dört doz, anzimi tamamiyle inaktive eder. Bu tedavi residiv-lerin önlenmesinde değerlidir. Periyodik anzim tayinleri tedaviye esas teşkil eder.<br />
Fabrikalarda geçici olarak kanserojen şimik maddelerin tesirine maruz kalan­larda birkaç günlük saccharolactone tedavisi kanser riskini azaltır.<br />
Andojen kanserojenlerin husulünde hem betaglucuronidase, hem de aryl sul­phatase rol oynar. Aryl sulphatase inorganik fosfatlarla inaktive olunur. Günde 3 gr. sodium dihydrogen phosphate, sulphatase aktivitesini inhibe eder. Bu sebeple, andojen kanserojenlere bağlı mesane kanserlerinin profilaksisinde kombine saccha­rolactone ve phosphate tedavisi, yalnız saccharolactone veya phosphate tedavisinden daha tesirlidir10.<br />
Kanserojenler esas olarak idrarla ıtrah edilmek suretiyle mesane­ye tesir eder11.<br />
Eksperimental olarak mesanenin bir kısmı izole edilerek idrarla teması ön­lenir, sirkülasyonu devam ettirilirse, mesanenin yalnız idrarla temas eden kısmın­da tümör teşekkül eder12.<br />
Uriner sistemdeki urothelial tümörlerin % 95&#8242;i mesanede, % 4&#8242;ü pelvis renaliste ve % l&#8217;i üreterdedir. Bunda, organ sathının genişliği ve idrarla temas müdde­ti sorumludur. Aynı sebeple urostasis mevcu<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>inde, kanserojenler epitelle daha fazla temas ettiğinden, tümör şansı da çoktur. Mesane tümörlerinin erkeklerde ka­dınlara göre fazla görülmesi, erkeklerde urostasise sebep olan mesane kollumu obstrüksiyonları ile açıklanır13.<br />
Diğer taraftan, küçük papiller tümörler ekseriya mesanenin kan damarları bo­yunca lokalizedir. Bazı vak&#8217;alarda da tümör teşekkülünden evvel mesane epitelindç: değişiklikler, özellikle bunlara uyan kısımda ilk vasküler gelişme meydana ge­lir. Bunlar, kanserojenlerin kan yoluyla tesirine delildir. Ürinojen modüsün galibi­yeti, kanserojenlerin idrarda kandakinden fazla bulunuşuyla açıklanabilir.<br />
Bir kısım mesane tümörü vak&#8217;asmda idrarda &#8216;kanserojenler tesbit olunamaz. Bunlarda kronik irritasyon ve enfeksiyon muhtemel sebep­tir. Kronik irritasyon mesane epitelinin stimülasyonunu, iltihaplar da mesane epitelinin değişikliklerine sebep olur. Nitekim bazen tümör te­şekkülünden önce leukoplakia veya epitelin kistik, yahut glandüler de­ğişikliği görülür. Mesane ekstrofilerinde meydana gelen tümörler buna örnek olabilir.<br />
Mesane Bilharziasisi vak&#8217;alarmın % 5&#8242;inde kanser bulunuşu, kronik irritasyon ve iltihapların etiolojik faktör olabileceğine dair aşikâr delil­dir. İltihabı reaksiyon ve epitelial hiperplazi tümör husulünü mucip Olur.<br />
Kısaca, mesane tümörlerinin etiolojisinde bilinen ve bilinmeyen şimik maddeler, metabolik bozukluklar, irritasyon, enfeksiyon, belki de epitheliotropik bir virüs, veya henüz bilmediğimiz diğer faktörler so­rumludur.<br />
<strong>Patoloji:</strong><br />
Epitelial mesane tümörlerinin 3/4&#8242;ü kanser, 1/4&#8242;i benign papillomdur. Benign papillomlar klinikte kanser olarak değerlendirilir. Bu gö­rüş ve kabul tarzı doğrudur. Çünkü klinikte bir papillomun benign ol­duğu kat&#8217;iyetle tesbit olunamaz. Biopsi ile alınan parçanın histolojik muayenesi dahi ekseriya karar verdirici değildir. Çünkü biopsi ile elde edilen papillomun sathi kısımları gerçek karakterini gösteremez; derin kısımlar malign bulunabilir. Ayrıca, benign papillomlarm yarısından fazlası residivandır. Yakl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>k 3/4&#8242;ü de 2-4 sene içinde malinyite ka­zanır.	Epitelial mesane tümörleri bir veya mültipldir. En fazla trigon veüreter orifisleri civarında bulunur. Büyüklükleri değişiktir. Hemen he­men fnikroskopik büyüklükte olabileceği gibi, bütün mesaneyi doldura­cak kadar da olabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/mesane-tumorleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MESANE YABANCI CİSİMLERİ</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/mesane-yabanci-cisimleri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/mesane-yabanci-cisimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[mesane hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1914</guid>
		<description><![CDATA[En fazla gençlerde, hususiyle kadınlarda görülür. Hastalar ekseriya erotik maksatla urethralarma firkete, iğne, termometre ve akla gelme­yecek acayip cisimler koyabilir. Cahil kadınlar bunu çocuk düşürme maksadıyla yanlışlıkla da yapabilir.
Kadınlarda urethra kısa olduğundan, yabancı cisimler kolaylıkla mesaneye girer. Erkeklerde ekseriya urethrada kalır. Nadiren mesane­ye geçer. Yabancı cismin urethradan mesaneye geçişi, flask halde pe­nis ve urethranm kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En fazla gençlerde, hususiyle kadınlarda görülür. Hastalar ekseriya erotik maksatla urethralarma firkete, iğne, termometre ve akla gelme­yecek acayip cisimler koyabilir. Cahil kadınlar bunu çocuk düşürme maksadıyla yanlışlıkla da yapabilir.<br />
Kadınlarda urethra kısa olduğundan, yabancı cisimler kolaylıkla <a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >mesane</a>ye girer. Erkeklerde ekseriya urethrada kalır. Nadiren mesane­ye geçer. Yabancı cismin urethradan mesaneye geçişi, flask halde pe­nis ve urethranm kısa oluşu, ereksiyonda uzaması ile açıklanır.<br />
Pelvis kemiklerinin iltihabında sekestrler, yaralanmalarda kurşun veya parçalan cidarı nekroze ve perfore ederek mesaneye dahil olabilir.<br />
Enstrümantasyon esnasında eski buji veya kateterlerin koparak urethra veya mesanede kalması nadir değildir. Ameliyatlarda mesanede gaz unutulabilir. İnguinal herniotomilerde ipek sütürler mesaneden ge­çer. Pezzer b<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a> koparak mesanede kalabilir.<br />
<strong>Sernplomatoloji:</strong><br />
Sistit ve mesane taşı semptomlarından ibarettir. Zamanla semptom­lar çok şiddetlenir. İltihabın süratle artmasına bağlıdır. Yabancı cisim­ler mesanede daima enkrüste olur. Taş için nükleus teşkil ederler.<br />
Bazen perisistite sebep olurlar. Nadiren mesane cidarını perfore ederek periton boşluğuna düşer ve peritonite sebep olabilirler.<br />
<strong>Teşhis:</strong><br />
Anamnez tipiktir. Fakat hastalar utanç duygusu ile gerçeği nadi­ren söyler. Mûtat tedaviye cevap vermeyen pürülan sistitlerde yabancı cisim düşünülmelidir.<br />
Yabancı cisim sistoskopide görülür. Opak olanlar radyogramda göl­ge verirler.<br />
Mümkünse, per vias naturalis çıkarılmalıdır (transurethral endovesical). Dokuların, asgarî de olsa, leze edilmesi ihtimalinde ameliyatla çı­karılması doğrudur (cystostomie).   Seçim cismin tabiatına göredir.</p>
<p>Bütün tümörlerin % 3&#8242;ünü teşkil eder. Üriner sistem tümörlerinin en çok görülenidir. Erkeklerde görülen bütün tümörlerin % 7&#8217;si mesa­ne tümörüdür3. Mesane tümörlerinin % 95&#8242;inden fazlası epitelialdir.<br />
Bunların 3/4&#8242;ü kanser, ancak 1/4&#8242;i benign papillomdur. Mezanşimal tümörler nadirdir. Diğer çeşitler daha da az görülür.<br />
Mesane tümörleri en fazla 40, hususiyle 60 yaşından sonra görülür. Erkeklerde, kadınlara göre, 4 misli fazladır.<br />
<strong>Etioloji:</strong><br />
Bazı mesane tümörleri spesifik şimik maddelerle meydana gelir. Nitekim nitro ve amino derivelerinin kanserijen olduğu ve boya sana­yiinde çalışanların &#8220;Anilin kanserleri&#8221; eskiden beri bilinmektedir.<br />
Anilin aslında kanserojen değildir. Anilin elde edildikten sonra artıktaki aromatik aminler kanserojendir.<br />
Gerçekten de, boya, plastik, kauçuk, vb. kimya sanayiinde çalışan­larda meydana gelen mesane tümörleri, aromatik aminlerin tesirine bağ­lıdır. Tümör husulünde bunların metabolizma mahsulleri sorumludur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/mesane-yabanci-cisimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ejaculatio Praecox:Mesane Taşları</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/ejaculatio-praecoxmesane-taslari/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/ejaculatio-praecoxmesane-taslari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 16:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[mesane hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1912</guid>
		<description><![CDATA[Erken ejakülasyondur. Pratikte çok görülür. Uzun müddet temas etmeme neticesi meydana geleni fizyolojiktir. Libidonun fazlalığı buna sebep olur. Arzulanan yabancı bir kadına karşı duyulan heyecana bağlı olanlar da normaldir. Her iki halde de stimülüsler ereksiyon veya ejakülasyon merkezinde süratle birikip taşar; ejakülasyon refleksi erken meydana gelir.
Patolojik erken ejakülasyon asabi şahıslarda görülür. Devamlıdır. Genellikle parsiyel psişik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erken ejakülasyondur. Pratikte çok görülür. Uzun müddet temas etmeme neticesi meydana geleni fizyolojiktir. Libidonun fazlalığı buna sebep olur. Arzulanan yabancı bir kadına karşı duyulan heyecana bağlı olanlar da normaldir. Her iki halde de stimülüsler ereksiyon veya ejakülasyon merkezinde süratle birikip taşar; ejakülasyon refleksi erken meydana gelir.<br />
Patolojik erken ejakülasyon asabi şahıslarda görülür. Devamlıdır. Genellikle parsiyel psişik empotansla birliktedir. İleri derecelerinde ereksiyon kısa süreli olduğundan, bazen immitio <a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >penis</a> dahi mümkün olmayabilir.<br />
Glansa <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/anestezi/&#8221;title=&#8221;anestezi&#8221; >anestezi</a>k merhemlerin sürülmesi, v.s.. faydasızdır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cinsellik-cinsel-saglik-seks-sex/"title="seks" >Seks</a>üel akt pozisyonlarından bazılarında friksiyon fazla olduğundan, ejakülas­yon çabuk, diğer şekillerde daha geçtir. Bu keyfiyetin hastalara bildiril­mesi yegâne tedbirdir. Zekâları nisbetinde hastalar kendilerini buna göre ayarlayabilir.<br />
Çoğu <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a>ten <a href="http://www.aidsdernegi.org/mesane/"title="mesane" >mesane</a>ye düşen taşlardır. Üreterden mesaneye düşebilen bir taş daha geniş olan urethra yoluyla dışarıya atılır. Ancak infravezikal obstrüksiyon mecvu<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>inde atılamaz. Mesanede gittikçe büyür.<br />
infravezikal obstrüksiyonlarda sık olarak bizzat mesanede de taş teşekkül eder. Bunda ürostazis ve enfeksiyon sorumludur. Mesane divertikülleri ve nörojen mesane bozukluklarında da sık olarak taş teşekkül eder. Aynı sebebe bağlıdır.<br />
Enfeksiyon, böbrek taşlarında olduğu gibi, mesane taşlarında da kozal faktör değildir. Ancak taş teşekkülünü kolaylaştırır. Fakat, Bacillus proteus ve Staphyloccus albus, v.b. üreyi parçalayan bakterilere bağlı enfeksiyonlarda <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> ileri derecede alkalen olduğundan, fosfatik çö­küntü meydana gelir. Kolayca taş teşekkül eder. Bu şart mesanede, böb-rektekinden daha sık görülür.<br />
Absorbe olmayan sütür materyeli dahil, bütün mesane yabancı ci­simleri, idrarın reaksiyonu alkalen olmasa da, daima &#8216;idrar tuzları ile enkrüste olur ve taş teşekkül eder.<br />
Etiyolojiye ait daha fazla bilgi için böbrek taşlarına bakınız.<br />
Mesane taşlan ekseriya bir, bazen mültipldir. Bin­lerce olabilir. Darı tanesi  portakal büyüklüğünde olabilir. Ameliyatla çıkarılanlar ekseriya badem ceviz büyüklüğündedir. En fazla fosfat ve oksalat terkibindedir. Ürik asid taşları nisbeten nadirdir.<br />
<strong>Patoloji:</strong><br />
T<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>n büyüklüğü, sathının düz, pürtüklü, veya dikenli oluşuna göre, mukozada mahdut ödem, hiperemi, ülserasyona veya yaygın sistite se­bep olur. Şiddetli iltihaplarda mesane cidan da zamanla iltihaba iştirak eder. Sklerozis meydana gelir. Kapasite ileri derecede azalır.<br />
Mesanedeki değişiklikler taşın sebep olduğu mekanik irritasyon veya travma ve enfeksiyona bağlıdır. Büyük taşlar mesane orifisi önünde bir engeldir. Obstrüksiyon, mesane, üreter ve böbreklerde değişikliklere sebep olur. Nitekim, klinikte mesane taşı teşhisi konduğu zaman mesa­ne ve yukan idrar yollarında bazen obstrüktif ve iltihabı değişiklikler meydana gelmiş bulunur. Bu değişiklikler ekseriya <a href="http://www.aidsdernegi.org/prostat/"title="prostat" >prostat</a> hipertrofisi, mesane kollumu kontraktürü, vs. ile primer olarak meydana gelir. Me­sane taşı bu ortamda sekondcr olarak teşekkül eder.<br />
<strong>Sempîomatoloji:</strong><br />
Çeşitli atipik ve tipik semptomlar vardır. Ağrı, mesane taşlarının bariz semptomudur. Taşın irritasyonuna bağlıdır. En fazla mesane kol-lumunda hissolunur. Kaide olarak miksiyonun sonunda en şiddetlidir. Hareketle artar. Hastalar gündüz ayakta iken taş mesanenin en hassas yeri olan trigonumdadır ve mesane kollumuna temas eder. Miksiyonun sonunda mesane kontraksiyonu ile taş bu bölgeyi daha fazla irrite eder. Bazen mesane tenezmlerine sebep olur. Nadiren, hususiyle dikenli taş­larda hastaların yürüyüşü karakteristiktir. Yere serilmiş yumurtaların üzerinde, bunları kırmamaya gayret eder gibi yürürler. Bu, taşı hareket ettirmemek içindir. Geceleri yatar vaziyette taş az hassas olan mesanenin zeminine düşer. Ağrı azalır veya kaybolur. Ağrı suprapubik, skrotal, perineal, rektal ve vaginal bölgelere irradiye olur. Bilhassa şiddetli olmak üzere urethra boyunca glans penis ve her iki cinste, eksternal meatusa vurur. Miksiyonun sonunda hastalar ellerinde olmadan glanslanm, kadınlar eksternal meatusu ovarlar. Hastaların bir ellerini cebine so­kup penislerini ovarak yürümeleri mesane taşı için patognomoniktir.<br />
Taşın refleks irritasyonu ekseriya semiereksiyona sebep olur. Bu bilhassa çocuklarda barizdir. Pollakiüri, taşın mukozayı irrite etmesine bağlıdır. Taşın gündüzleri trigonumda bulunuşu sebebiyle diurnal tip­tedir.<br />
İdrar akımmdaki değişiklik tipiktir. Miksiyon esnasında taş mesa­ne kollumuna gelir takılır ve tıkar. İdrar akımı birdenbire kesilir. Kü­çük ve orta büyüklükteki taşlar buna sebep olur. Şiddetli ağrı duyu­lur. Hasta taşı tekrar mesaneye düşürebilmek için gayri talbiî vaziyetler alır veya yatar. Taşım mesaneye düşürdükten sonra tekrar idrar eder. Taş mesane kollumuna anklave olursa, komplet retansiyon meydana ge­lebilir. Bu halde taş mesaneye sonda ile reddedilmedikçe, hasta idrar edemez. Taşın mesane kollumu veya prostatik urethraya anklave olma­sı şiddetli ağrı ve stranguria ile birliktedir. Her iki halde de taş sebe­biyle mesane kollumu tamamiyle kapanamazsa, enkontinans meydana gelir.<br />
Hematüri mikroskopiktir. Miksiyonun sonunda taş mesane kollu­mu civarını daha fazla leze edeceğinden birkaç damla taze kan gelebi­lir. Bu nadirdir.<br />
Zamanla enfeksiyon ortaya çıkar. Taşın mesane mukazasmı zede­lemesine bağlıdır. Bu halde bütün semptomlar şiddetlenir. Hastalar ge­celeri de sık idrar etmeye başlarlar. İdrarda pus ve müküs bulunur. Reaksiyonu bazen alkalen olur idrar amonyak kokar. Hastalığın deva­mı ile assandan piyelonefrit meydana gelir. Hastalar sonunda ürosepsisle ölürler.<br />
İnfravezikal obstrüksiyonlar neticesi rezidüel idrar miktarının faz­laca olduğu vakalarda mesane taşı ekseriya kendine ait semptomlara sebep olmaz. Çünkü taşın etrafında bir su yastığı bulunduğundan me­sane cidarını fazla irrite etmez.<br />
<strong>Teşhis:</strong><br />
Anamnezde kolikten sonra hastanın rahatlaması, fakat taş düşür­memiş olması dikkati çeker. Hareketle artan pollakiüri, mikroskopik hematüri, glansa projekte olan terminal ağn, miksiyon esnasında idrar cereyanının birdenbire kesilmesi, mesane taşını düşündürür. Bimanüel palpasyonla büyük taşlar bazen palpe edilir.<br />
Tipik ses veya rezonans veren metal sondalarla mesanede taş aran­ması eski bir usuldür.<br />
Sistoskopide taştan başka, divertikül, trabekülasyon, v.b. prosta-tik değişiklikler de görülür.<br />
Radyolojik muayene, teşhis ile birlikte tedaviye esas olan diğer bil­gileri de verir.<br />
Basit grafide mesane taşlan ekseriya yuvarlak, ovoid, bazen konsantrik tabakalar halinde görünür. Mesane kaidesinde uzun eksenleri horizontal durumdadır . Mesane taşlarının hemen hepsi radyoopaktır. Nonopak taşlar nadirdir . Opak olsa da, küçük taş­lar bazen görülmeyebilir. Kalsifiye uterus miyomlarınm imajı tipiktir.Bütün ekstraüriner gölgeler ürogramlarda üriner sis­temin dışında kalır.<br />
Yansı divertikül içinde, diğer yarısı mesanede bulunan taşlarla, kısmen mesane, kısmen de prostatik urethrada bulunan taşlar kum saati şeklindedir. Nadirdir.<br />
<strong>Tedavi:</strong><br />
Mesane taşının teşekkülüne sebep veya düşmesine engel olan pato­lojik şartlann mevcudiyetinde, mesane taşının tedavisi ikinci plânda kalir. Mesane kollumu obstrüksiyonları, divertikül, v.s. de evvelâ bunları hedef tutan ameliyat söz konusudur. Mesane açılınca pek tabiî taş da çıkarılır (Cystolithotomia). Aynı seansta taşla birlikte esas <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> or­tadan kaldırılır. Bu gibi hallerde yalnız taşın çıkarılması hatâdır. Klinik­te obstrüktif bir üropati tesbit edilmese de, sistotomi esnasında mesane kollumu daima muayene edilmelidir. Bir parmağın rahatça kolluma gi­remediği vak&#8217;alarda kollumun rezeksiyonu gerekir.<br />
Klinik ve radyolojik muayenelerle ameliyatı icap ettiren bir obstrüksiyon veya diğer patolojik bir proçes tesbit edilmezse, 1 &#8211; 2 cm. ça­pındaki taşlar transurethral endovezikal kırılabilir (Litholapaxie, lithotripsie). Litotritör sistoskopla taş kırılır ve fragmanları aspire edilir.<br />
Litotrisi, kırılamayacak derecede sert (Oksalat), veya büyük taşlar­da, aşikâr enfekte vak&#8217;alarda ve çocuklarda kontrendikedir.<br />
<strong>Profilaksi:</strong><br />
Obstrüktif üropatiler aynı zamanda ortadan kaldırılacağından husu­si profilaksiye lüzum yoktur. Böbrekten düşen taşların profilaksisi için böbrek taşlarına bakınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/ejaculatio-praecoxmesane-taslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Impotence &#8211; Psikosomatik Bozukluklar</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/impotence-psikosomatik-bozukluklar/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/impotence-psikosomatik-bozukluklar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 19:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1910</guid>
		<description><![CDATA[Normal seksüel münasebet için ereksiyon şarttır. Ereksiyon aslın­da bir refleks akt&#8217;tır ve nörovasküler bir faaliyettir. Merkez, medulla spinalis&#8217;in sakral bölgesindedir. Afferent impulslar penisten pudendaller ile merkeze gelir. Efferent impulslar errigensler ile penise intikal eder. Arteria prof unda penis&#8217;in ve erektil dokulardaki arteriollerin dilatasyonu yanında penis venalarmm kompleks valvuler sistemi de aktif rol oynar. Ereksiyon esnasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cinsellik-cinsel-saglik-seks-sex/"title="seks" >seks</a>üel münasebet için ereksiyon şarttır. Ereksiyon aslın­da bir refleks akt&#8217;tır ve nörovasküler bir faaliyettir. Merkez, medulla spinalis&#8217;in sakral bölgesindedir. Afferent impulslar <a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >penis</a>ten pudendaller ile merkeze gelir. Efferent impulslar errigensler ile penise intikal eder. Arteria prof unda penis&#8217;in ve erektil dokulardaki arteriollerin dilatasyonu yanında penis venalarmm kompleks valvuler sistemi de aktif rol oynar. Ereksiyon esnasında bu valvler, kavernöz cisimlerden antegrad ve retrograd venöz kan akımını önler. Kavernöz boşluklar kanla dolar; distansiyon haline gelir; penis rijid bir hal alır. Rijiditenin tamamlanması ve devamında kavernöz cisimlerin distansiyonu neticesi penisin vanöz kanallarının tazyike maruz kalması ve venöz dol<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>mın blo­kajı sorumludur. Bu keyfiyette ischio-cavernosus ve bulbocavernosus adalelerinin de kısmi rolü vardır. Penisin fikse kısmındaki silendrik erektil doku, perineal ada­lelerin arasındadır. Bunların kontraksiyonu da venaları tazyik eder, venöz sirkü­lasyonun kısmi occlusion&#8217;unu mucip olur. Bu adaleler aynı zamanda penisi yukarı kaldırır.  Ereksiyon tamamlanır.</p>
<p>Refleks, androjenlerle sansibilize olur veya hormon muvacehesinde meydana gelir. Bunun için muayyen bir minimum şarttır. Bu sebeple, seksüel potans pubertede başlar. Yine aynı sebeple, ileri yaşlarda, bün­yeye bağlı individüal değişiklikler göstermek suretiyle, gittikçe azalır. Sonunda, hormon yetersizliği neticesi refleks meydana gelemez (Senil empotans).</p>
<p>Refleks büyük mikyasda, daha doğrusu esasta, serebral tesir ve faaliyete tâbidir.<br />
Primitif seksüel eksitasyonlar sübkortikal seviyeye vasıl olur . Psişik ve sansoriyel seksüel stimuluslar serebral kortekse kadar çıkar. Serebral korteksin sansoriyel bölgesinde meydana getirdikleri im­pulslar, seksüel düşünce ve hislerin doğmasına sebep olur. İmpulslar buradan korteksin assosiyasyon bölgelerine intikal .eder (Korteksin <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/ruh-kavrami/&#8221;title=&#8221;ruh nedir&#8221; >ruh</a>i bölgeleri). Burada tenbihe tekabül eden cevabın verilebilmesi için psi­şik mekanizma işler. Eksitan veya inhibitör faktörlerin hâkimiyetine göre, karar veya netice, eksitasyon veya inhibisyondur. Bu suretle mey­dana gelen eksitatör veya inhibitör impulslar motor kortekse, buradan da ereksiyon merkezine gelir. Ereksiyon merkezinin eksitatör impulslar-la stimülasyon veya âktivasyonu ereksiyona sebep olur. Buna karşılık, merkezin inhibitör impulslarla depresyon veya inaktivasyonunda erek-siyon meydana gelmez. Gelmişse, kaybolur2.<br />
Kısaca, ruhi mekanizma cinsi hayatta esas rolü oynar.</p>
<p>Ereksiyon merkezi, serebral, sansoriyel ve periferik stimuluslarla tenbih olunur.<br />
Serebral veya santral stimuluslar, psişik eksitasyonlardır. Erotik düşüncelerden ibarettir (Memory picture). İmajinasyon, vasomotor mer­kezlere de tesir eder. Genel vasomotor değişiklikler meyanmda penisin arter dilatörlerinin de faaliyetine sebep olur.</p>
<p>Sansoriyel stimulus veya ekşitasyonlar, taktil, optik, akustik, v.b. empresyonlardır. Psikoseksüel mekanizmayı faaliyete geçirirler. Sek­süel hayatta ön planda rol oynarlar. Her birinin seksüel eksitasyondaki tesiri ve bu tesirin derecesi şahıstan şahısa çok değişiktir.</p>
<p>Taktil eksitasyon, hususiyle erojen bölgelere temas veya friksiyon­dur. Ancak, bazen cazip bir kadının elini sıkmak bile bazı şahısları eksite etmeye yeter. Bu kadın güzel veya çirkin olabilir. Yeter ki şahıs için seksi olsun veya seksapeli bulunsun.</p>
<p>Hemen herkeste görme önemlidir. Dolgun bir göğüs, mevzun bir yü­rüyüş v.s&#8230; eksitandır. Strip tease ve açık saçık resimler optik eksitas-yona sebep olurlar. Bu sebeple yaygındırlar.<br />
Bazılarında muayyen esanslar, bazılarında da koltuk altı, v.s&#8230; ko­kuları ön planda eksitandır.<br />
Ritmik müzikle eksite olanlar da vardır. Nitekim, boleroların eksi-tan olduğu malûmdur. Bu sebeple barlarda çok çalınır.</p>
<p>Bazıları da, vâsi bir kır, yüce bir dağ, engin bir deniz, yıldızlı bir gök gibi, tabiatın azemet ve sonsuzluğu karşısında eksite olurlar.<br />
Gerek erkek gerekse kadın için vücudun bazı kısımları bilhassa ek­sitandır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >Göz</a>ler, saçlar, eller, ayaklar v.b. Omuzlara dökülmüş veya to­puz yapılmış sarı veya siyah saçlar, küçük, yumuşak, zarif veya büyük, kemikli eller veya ayaklar değişik şahıslarda değişik tercih sebebidir. Çünkü her şahıs için eksitan faktör değişiktir. Bu halde, patolojik hu­dudun altında normal bir fetişizmden bahsedilebilir. Nazi propaganda nazırı Goebels&#8217;in çirkin karısının güzel ayaklarına bilhassa meftun ol­duğu malûmdur.</p>
<p>Seksüel ekstaz esnasında okşamaların hafif acılara döndürülüşü her iki taraf için de hoşa gidebilir. Patolojik derecede olmadığı için, sadizm veya mazohizm sayılamaz. Açık saçık sözler de bazılarında eksi-tandır.<br />
Periferik stimuluslar, penisten gelen irritasyonlardir. Ciltten kay­naklanan impulslar centripetal istikamette seyreder. Medulla spinalis ve beyne gider. Cildin innervasyonu bu hususiyeti hâizdir.</p>
<p>Seksüel eksitanların biri çok defa ereksiyona yeter. Bazen de kom­binasyon yeterlidir.<br />
Seksüel empotans, tamamen veya kısmen normal koit yapamamak­tır (Impotentia coeundi). Ereksiyon olmaz. Tam şeklinde penis flask ol­duğundan, koit imkânsızdır. Bazen de ereksiyon olur; fakat ante-introi-tum veya post-immissio flask bir hal alır. Bu keyfiyet, sömiereksiyonlar-da daha çok vâkidir. Koite imkân vermeyecek derecedeki ejaculatio precox&#8217;lar da bir nevi empotanstır. Empotanslarda zamanla libido azalır.</p>
<p>Ereksiyon, ruhi, asabi, vasküler ve müsküler sistemlerin hormon muvacehesinde dakik ve koordine faaliyeti neticesi meydana gelir (Sek­süel entegrite). Bu münasebet veya bütünün herhangi bir elemanmdaki clefekt empotansa sebep olur.</p>
<p>Sinir sistemine, dolaşım sistemine ait anatomik lezyonlar, ileri derecedeki hipospadi, epispadide olduğu gibi, koite yetersiz rüdimanter penis, büyük inguinal herni veya hidrosel gibi koite engel olan mekanik manialar, hormon yetersizliği, estrojenler, antihistaminikler, transkilizanlar gibi ilaçlar ve bazı toksik maddeler em­potansa sebep olur. Bunlar, organik empotansdır, daha doğrusu, esas anatomik has­talığın semptomlarından biridir.<br />
Psişik empotans, fonksiyoneldir. Psikonörotik faktörlere bağlıdır. Bazen de sadece ruhsal durumun sonucudur. Ereksiyon merkezi psişik, inhibitör tesirlerden müteessir olur. Faaliyetten kalır. Ereksiyona sebep olan refleks ark teessüs edemez. Ereksiyon olmaz.</p>
<p>En çok nöro-vejetatif sistemleri labil, hiperemotif, nörotik, psikas-tenik, hipokondriak şahıslarda görülür. Birçok nöroz ve psikosomatik bozukluklarda seksüel fonksiyon müteessir olur. Seksüel bozukluğun de­recesi, nörotik bozukluğun derecesi için bir endeks bile olabilir.<br />
Empotans bazen nevrasteninin yegâne semptomudur. Diğer taraf­tan, empotans da nevrasteniye sebep olabilir. Böylece psişik empotans, nörotik bozuklukların hem sebep, hem de neticesidir. Bazılarında fasit bir daire teessüs eder. Durum, komplike bir promlem halini alır.<br />
Psişik empotans en fazla 20-40 yaşları arasında görülür. Pratikte şaşılacak kadar çoktur. Empotans vakalarının büyük çoğunluğu psi­şiktir.</p>
<p>Eksitan faktörlerden yalnız birinin bile uygun olmayışına bağlı in-hibisyon, ereksiyonun kaybolmasına yeter. Nitekim, optik-eksitasyonla-nn ön planda olduğu bir şahıs, karanlıkta empotan olabilir; en azından isteksizdir.<br />
Entellektüel veya mental sürmenaj, yahut ehemmiyeti hâiz, neticesi önemli veya hayati bir meselenin zihni işgal etmesi, empotansa sebep olabilir (Agressive mental preoccupation). Zihnin bu&#8217; gibi meselelerle dolu olması, seksüel fonksiyonu felç eder. Derecesine göre, seksüel ek-sitatör impulslar azalır veya yok olur. Nevvton böyle bir empotandı.</p>
<p>İleri derecedeki fizik yorgunluklar da geçici empontansa sebep ola­bilir.<br />
Koit esnasında bile olsa, başka bir şey düşünmek, düşünce sapma­sı ereksiyon için gereken koordine faaliyet veya münasebeti bozabilir; ereksiyon kaybolur.</p>
<p>Koitte başarılı olunup olunamayacağı hakkındaki bir düşünce, şüp­he veya korku gibi aksi psişik tesirler inhibitör faktörlerin en önemlisidir. Bu halde ereksiyon olmaz; olmuşsa kaybolur.<br />
Hârici şartların tesiri önemlidir. Normal bir şahıs, sükûnet, emni­yet, mahremiyet ve konfor bulunmayan şartlarda, geçici de olsa, empo­tan olabilir. Bu hususu iyi bilen fahişeler odalarını, basit de olsa, bu isteklere uygun şekilde seçer ve düzenlerler.</p>
<p>Seksüel abstinence, empotansa sebep olabilir. Uzun müddet temas etmemek, seksüel istek ve duyguları geçici olarak körletebilir. Empotan sporcular bu gruba dahildir.<br />
Kadının yabancı oluşu, çok arzulanmış olması, evlilik dışı münase­betlerde skandal korkusu, heyecana sebep olur. Bunlar empotansm önemli sebeplerindendir. Emosyon ne kadar şiddetli ise, ruhi inhibisyon da o kadar şiddetlidir. Tecrübesiz gençler, bekârlar ve dullardaki em­potansm en çok görülen sebebidir.<br />
Nefret, şüphe, kıskançlık, ruhi depresyon ve sarsıntılar, empotan­sm diğer sebepleridir.<br />
Erkeği küçük düşürücü sözler bilhassa önemlidir. Şiddetle inhibisyona sebep olur.</p>
<p>Absolü empotansda erkek, bütün kadınlara karşı, rölatif empotans-da ise, bazı kadınlara karşı empotandır. Nitekim, evli erkeklerin bazı­ları, eşlerine karşı normal olduğu halde, yabancı bir kadına karşı em­potandır. Bunda, yabancı bir kadınla sevişmenin heyecanı sorumludur. Böyle bir başarısızlıktan sonra büyük bir çoğunluk, eşleriyle yine normal temas ederler. Çünkü onlara alışmışlardır; heyecan yoktur. Bazı nörotikler ise, başarısızlığın sebep olduğu inhibisyon ile, eşlerine karşı da empotan olurlar.</p>
<p>Hastaların bir kısmı iktidarlarının azalması veya yok olmasını ço­cukluktaki mastürbasyonlara, evvelce geçirmiş oldukları veya mevcut olduğunu zannettikleri gonore, üretrit veya <a href="http://www.aidsdernegi.org/prostat/"title="prostat" >prostat</a>ite atfederler. Bazı­ları da penislerinin küçük, <a href="http://www.aidsdernegi.org/skrotum-scrotum/"title="skrotum" >skrotum</a>larımn soğuk veya sarkık oluşundan şikâyet eder. Bunların hiçbirinde bahsettikleri bulunmaz.<br />
Çocuklardaki mastürbasyonlar, anormal sayıda olmadıkça, fizyolo­jiktir. Seksüel enstenkte bağlı ruhi ve bedeni gerginliği ortadan kaldırır. Ancak, nörotik çocuklardaki habitüel mastürbasyonlar patolojiktir; ve nöropatinin birlikte görülen bir tezahürüdür.</p>
<p>Bir kısım hastalarda da uzun süreli çok sık mastürbasyon veya koit-lerden sonra spermatore, prostatore, ejaculatio praecox, nevrasteni, ni­hayet empotans meydana gelir. Bunlarda, ruhi, asabi ve bedeni yorgun­luk sorumludur.<br />
Zifaf gecesi empotansları, nadir değildir. İlk temasta merak, endi­şe ve korku vardır. Platonik aşk bitecek, mahremiyet ortadan kalkacak­tır. Bunlar emosyon kaynağıdır. Ayrıca, kadının çekingenliği, erkeğin başarılı olup olamayacağı en<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>esi, korku ve heyecanı daha da arttırır. Bunlar ruhi inhibitör mekanizmayı işletir. Ekseriya sömiereksiyon ha­linde ejakülasyon olur. Immitio penis olmaz. Başarısızlığın şoku, kısa zamanda tekrarlanmak istenen denemede, ereksiyonu frene eder. Em­potans ortaya çıkar. Bu durum sürer gider. Dört sene devam edeni gör­düm.<br />
* Ekseriya 1 &#8211; 2 hafta içinde durum düzelir. Evlilik öncesi koit yap­mış olan tecrübelilerde de görülebilir. Zifaf gecesi empotanlarmdan ba­zıları başka bir kadınla mükemmelen temas edebilir. Bu şekilde ken­dini deneyenleri çok gördüm.<br />
*Empotans bazen de kadının seksüel hayatı ile ilgilidir. Normalde kadm erkeğe göre, daha geç orgasma erişir. Kadının ruhî hali, eşine kar­şı isteksiz oluşu, erkeğin egoizmi, eşlerin bilgisizliği, v.b. birçok sebep­lerle kadm orgasma erişemez. Zamanla frijidite, seksüel endiferans, or­taya çıkar. Kadının tatminsizliği, asabî ve ruhî değişikliklere sebep olur. Bunlar tabiîdir ki eşine de akseder. Erkek müteessir, perişan ve bed­bahttır. Zamanla geçimsizlik başgösterir. Böyle bir evlilikte erkekte de, kadında olduğu gibi, yavaş yavaş seksüel istek azalır, nihayet empotans meydana gelir.</p>
<p>Bunlardan başka, akla gelebilen veya gelemeyen sayısız sebepler psişik empotansa sebep olur.<br />
Seksüel bozuklukların asabi sistemdeki reaksiyonları çok çeşitlidir. Empotanslarda zamanla değişik derecelerde motris, sansoriyel ve sir-külatuvar bozukluklar meydana gelir. Seksüel istek azalır, bazen de yok olur. Düşünceleri yalnız buna konsantredir. Mahcup, yorgun, hattâ bit­kin ve hayatlarından bezgindirler. Hafıza, bazılarında da muhakeme zaafı vardır. Samimiyetle ölümlü isteyenleri çok gördüm.* Bu durmuda vita <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cinsellik-cinsel-saglik-seks-sex/"title="sex" >sex</a>ualis, locus minoris resistentia&#8217;dır. Bazıları da ruhen ezildikleri aşağılık komplekslerini fizik güçlerinin üstünlüğünü göstererek telâfiye çalışırlar. Zaman zaman öfke ve hiddet nöbetlerine tutulurlar. Basit veya bilfiil tasarladıkları bahaneler ile eşlerini azarlar, hırpalar, hattâ döverler. Kültürlü, sosyal durumu hürmete değer olanlarda^ bile çok defalar buna şahit oldum.*</p>
<p><strong>Tedavi:</strong><br />
Tedavi, şimdiye kadar söylediklerimizden anlaşılabilir. Tedavinip esası psikoterapidir. Önce ereksİ3&#8242;onu önleyen serebral inhibitör faktör­lerin, seksüel problemin, meydana çıkarılması gerekir (Analiz). Bundan sonra problemin çözülmesi lâzımdır (Education ve suggestion).<br />
Sebebi meydana çıkarmak için hastaların dikkat ve sabırla dinlen­mesi, hususiyle aydınlanmağa yarayacakların sorulması icap eder. As­lında hastaların hikâyesi tipiktir. Bu sebeple, seksüel problemi meydana çıkarmak ekseriya kolaydır. Daima zor olan, problemin çözülebilmesi için hastaları sükûnetle düşünebilecek bir hale getirebilmek, ikna ve telkin edebilmektir.</p>
<p>Bilgisizlik, heyecan, mental ve fizik sürmenaj, ümitsizlik, güvensiz­lik, korku, süperstition, aile düzensizlikleri v.b&#8230; psişik empotansm ayrı ayrı sebepleridir. Böylece, tedavinin endividüalize edilmesi gerekir.<br />
Herkes az çok telkine müsaittir. Ancak, telkin edilebilme ve telkine mukavemet, şahsın zekâsı, muhakeme tarzı, tahsil derecesi, sosyal du­rumu, emosyonel reaksiyonları, moral hali, konstîtüsyonel dispozisyo-nu, normal veya nörotik oluşu, v.s&#8230; ile çok değişiklikler gösterir. Bu sebeplerle, hastaların sabit fikirlerini kontrol edebilmek her zaman pek de kolay değildir.</p>
<p>Hastaların iyi olmayacakları kanaati değiştirilir, inatçı muhalefetle­ri  kırılır, vehimlerinin kurbanı olduklarına inandırılır, kendilerine itimadı avdet ettirilir, yanlış sabit fikirleri doğruya çevirilir, nefisleriyle mücadele gücü kazandırılır, kendilerine hükmeder hale getirilir, patolo­jik auto-suggestionları normal autosuggestionlara çevrilir, inhibitör impulslarını kontrol edebilir ve hakimi olabilirlerse, tedavi edilmiş olurlar. Böylece, çok zor olan tedavi, hekimin zekâ, bilgi, tecrübe, ikna kabili­yeti ve hastada bıraktığı tesire bağlıdır.<br />
Seksüel potans, aynı şahısta, fizik, mental ve haricî şartlarla deği­şiklikler gösterir. Empotansm sebebi ne olursa olsun, bu keyfiyetten fay­dalanmak gerekir.</p>
<p>Muhit değiştirmek, yeni alâkalar yaratır, yeni insanlar tanıtır. Bu bakımdan, kısa veya uzun süreli tatil veya seyahatler şahsı, stress&#8217;lerden ibaret mesuliyet dünyasından çekip; serazat şahsı saadet dünyasına getirir. Ruhen ve bedenen dinlenme, yorgun asabi merkezlere toparlan­ma şansı verir. Deniz seyahatları bilhassa dinlendiricidir. Eşlerin işsiz güçsüz yalnız başlarına şirin bir otel odasında kalması, seksüel isteği arttırır.<br />
Mental sürmenajda ayrıca, şahsın alâkasını diğer bir tarafa çevir­mek en iyi bir tedbirdir. Bu hususta hoby&#8217;ler faydalı olabilir. Büyük mesuliyetler, iş arkadaşları veya güvenilir biriyle paylaştırılmalı veya azaltılmalıdır.<br />
Emosyonel geçici empotanslarda hastaların hemen temasa davran­mamaları, heyecanın bertaraf olması ile spontan olarak meydana gele­cek ereksiyonu beklemeleri tavsiye edilir. Bu iyi bir tedbirdir.<br />
Daima aynı kadınla temas etmek ve temas aralıklarının nisbî intiza­mı heyecanı önler. Bu sebeple bekârlarda evlenmek, bir nevi tedavidir. Ancak, şahsın kendine güveni avdet ettikten sonra buna karar vermesi tavsiye edilmelidir.</p>
<p>Zifaf gecesi empotanslarmda eşleri muhakkak birlikte davet edip her ikisi ile aynı zamanda konuşmalıdır. Kadına çekingenlik ve korku­nun yersizliği, erkeğe de normal olduğu anlatılmalıdır. Birkaç gün te­masa teşebbüs etmemeleri, mutlaka spontan tam ereksiyonu bekleme­leri tavsiye edilir. Durumun tamamiyle düzeleceğine iki tarafı birden inandırmalıdır. Hekimin, eşinin yanında kendisinin normal olduğunu söylemesi, ön planda aşağılık kompleksinden kurtarır. Bu tedavinin ya­rısıdır. Asabî olanlara birkaç gün için az miktarlarda kalman ilâçlar ve­rilebilir. Ancak, böyle bir ilâç verilecekse, erkeğin herhangi bir takviye­ye ihtiyacı olmadığını bilhassa belirtmek gerekir. Her ikisine de ruhî sükûnun yararlı olacağı söylenir ve aynı ilâç eşlerin ikisine birden verilir.</p>
<p>Eşleri memnun eden tatminkâr bir temas, kadın ve erkeğin aynı za­manda <a href="http://www.aidsdernegi.org/orgazm/"title="orgazm" >orgazm</a>a erişmeleri ile mümkündür. Genellikle kadınların, erkek­lere göre, geç orgazma eriştiğini söylemiştik. Kadınların gerek vücut­larının, gerekse genital <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>ının hassas kısımları ve bunların has­sasiyet dereceleri değişiktir. Erkek, eşinin bilhassa eksitan ve erojen kı­sımlarını farketmeli, koitden önceki hazırlık safhası, aşk oyunlarında, bundan yararlanmalıdır. Diğer taraftan, kadının da erkeğe yardımcı ol­ması şarttır. Kadınlar yalnız seks organlarının anatomik özelliği bakı­mından pasiftirler. Fakat sevişme ve aktta erkeklerden hiçbir farkı yok­tur. Bu sebeple, eşlerini ve kendilerini tam manası ile tatmin edebilmek için, en azından erkek kadar, aktif davranmaları gerekir. Eksitasyonu dâima eşinden bekleyen kadın, şüphesiz bilmeyerek, kocasını memnun edemez; hattâ bazen de dış ilişkilere itmiş olabilir.</p>
<p>Genellikle akt pozisyonları monoton olmamalı, değişiklikler denen­melidir. Her yenilik yeni bir isteğe sebep olabilir. Bazıları bilgisizlik, dinî inanç veya baskı sebebiyle aşk oyunu diye bir şey düşünmezler. Bu çok yanlıştır. Cinsî münasebet her türlü seksüel istek ve içgüdünün ser­best olduğu bir akttır. Bunda her şeye izin vardır. Ancak, eşlerin birbi­rini rencide etmesi ve egoizm hoş görülmez.</p>
<p>Kadının kocasını küçümsemesi, çocuklarına kocasından fazla zaman ayırması ve ev işlerinin yorgunluğu, evlilik hayatındaki monotoni, eko­nomik şartların bozuk oluşu, v.b. sebeplerle malûl veya düzensiz bir ailede elbet ki kırgınlık ve dargınlıklar olacaktır. Hisler bazen, bilerek veya bilmeyerek, karşılıklı nefrete bile dönebilir. Ruhî sükûn ve sevgi­den yoksun bir ailede gerçek manası ile seksden bahsedilemez. Empo-tanlarm bir kısmında da sebep budur. Bilgili ve akıllı eşler bütün bu zor­lukları kolayca yenebilir. Nitekim, zeki ve anlayışlı bir kadın, şartlar ne olursa olsun, işini, dinlenmesini, uykusunu, giyinişini, makyajını ve bizzat kendisini, kocasının isteklerine göre ayarlayabilir. Dâima respon-sive ve sexy kalabilir. Böyle olması da aile saadeti için şarttır. Kadın aslında her bakımdan erkekle aynı paralelde ise de, konumuzda bir seks objesidir. Bir hastam, &#8220;Söylediklerinizi anladım doktor bey. Demek ki yarış yalnız jokeyle kazanılmaz, atın da yeterli olması lazımmış&#8221; de­mişti.</p>
<p>Empotansda hastalara ilâç verilecekse, mutlaka evvelce verilmiş olanlardan başka olmalıdır. Bu, hastaların her zaman cebinde taşıdığı ve perişan hallerini bildirmek için hemen daima hekimin masasının üs tüne koydukları yıpranmış reçete kâğıtları tomarının tetkiki ile öğreni­lebilir.</p>
<p>İlâç hastanın ruhî haline göre, sinir sistemi kalman veya tonifiyan-lan ve vitaminlerden ibarettir. Ancak hekim, hastanın güvenini sarsma­mak için, ilâcın eksiği tamamlayan bir esas değil, basit bir yardımcı ol­duğunu belirtmelidir.<br />
Alkol, şahsın aşağılık duygusunu unutturmağa yeter miktarda ol­mak şartiyle,  bazen faydalıdır.<br />
Spermatore, prostatore, üretrit, v.s.&#8217;den şikâyet edenlerde bunların bahis konusu olmadığına şahsı ikna etmelidir. Lokal tedavi zararlıdır.</p>
<p>Nevrasteni ve psikasteni semptomlarının hâkim olduğu vak&#8217;aları, ikinci veya üçüncü defa müracaat edenleri ve uzun süreli olanları psikiatra göndermelidir. Bunları ikna etmek zordur.<br />
Psişik empotansm derece ve devamı değişiktir. Bu her şahsın sinir sistemi ve ruhî halinin değişik olmasına bağlıdır.</p>
<p>Bir empotan ne kadar erken hekime müracaat ederse, yanlış sabit fikirleri de o kadar doğruya çevrilebilir. Bunlarda prognoz iyidir.<br />
Eşlerin seks konusunda bilgisi oluşu, şahısları ve aileyi mesut eder. Diğer bir ifade  ile,  seksüel edükasyon,  empotansm profilaksisidir.<br />
Organik empotansm tedavisi  sebebe göredir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/impotence-psikosomatik-bozukluklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radioisotop Renografi ve Renal Scintigrafi</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/radioisotop-renografi-ve-renal-scintigrafi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/radioisotop-renografi-ve-renal-scintigrafi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 03:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1181</guid>
		<description><![CDATA[Radioisotop Renografi ve Renal Scintigrafi. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Radioisotop Renografi ve Renal Scintigrafi. <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/bobrek/&#8221;title=&#8221;böbrek&#8221; >Böbrek</a>lerle ıtrah olunan radyoaktif maddelerin (Radyoaktif hippuran, v.s.) intravenöz şırıngasından sonra sekresyon ve ekskresyonlarmın araştırılmasıdır19,20. Böbrek damarlarında akümülasyon (Sekres­yon) ve Uranlarının derece ve zamanı emanasyonlannm tesbiti ile tâyin olunur. Vas-küler yetersizlik, tübüler bozukluk ve obstrüktif üropatilere ait traseler tipiktir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/radioisotop-renografi-ve-renal-scintigrafi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İodhı radyoopak maddelerin ıtrahı:</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/iodhi-radyoopak-maddelerin-itrahi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/iodhi-radyoopak-maddelerin-itrahi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 03:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1179</guid>
		<description><![CDATA[İodhı radyoopak maddelerin ıtrahı:
İntravenöz ürografi şeklinde tatbik olunur. Organik iodlu maddeler­den bazıları esas olarak tübüler sekresyon, bazıları da glomeruler filt-rasyon ile ıtrah olunur. Normal ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İodhı radyoopak maddelerin ıtrahı:<br />
İntravenöz ürografi şeklinde tatbik olunur. Organik iodlu maddeler­den bazıları esas olarak tübüler sekresyon, bazıları da glomeruler filt-rasyon ile ıtrah olunur. Normal <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/bobrek/&#8221;title=&#8221;böbrek&#8221; >böbrek</a>ler ibu preparatları radyogram­larda aşikâr gölge verecek derecelerde konsantre eder. Böbreklerin fonk­siyonu, gölgenin kesafet derecesi ve ıtrahm başlangıç müddeti ile kıy­metlendirilir. Itrah enjeksiyondan sonra alınan radyogramlarla takip olunur. Kalitatif bir testdir. Bu suretle karar sübjektiftir. Buna rağmen, kıymetlendirmede tecrübeli olmak şartiyle, tamamiyle güvenilebilinir. Pratik bir testtir (intravenöz ürografiye bakınız).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/iodhi-radyoopak-maddelerin-itrahi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İndigo carmine testi</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/indigo-carmine-testi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/indigo-carmine-testi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 03:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1177</guid>
		<description><![CDATA[İndigo carmine testi :
Esasda, PSP testi gibidir. İdrar, intravenöz şırıngadan 3 &#8211; 5 dakika sonra boyanın tesiriyle mavi renk alır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İndigo carmine testi :<br />
Esasda, PSP testi gibidir. İdrar, intravenöz şırıngadan 3 &#8211; 5 dakika sonra boyanın tesiriyle mavi renk alır. <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/bobrek/&#8221;title=&#8221;böbrek&#8221; >Böbrek</a> yetersizliğinin derecesiy­le paralel olarak ıtrah azalacağından renk koyu mavi değil, açıktır. Ay­rıca, boyanın ıtrah müddeti de gecikir. Test en fazla her iki böbrek fonksiyonunun ayrı ayrı tetkiki için kullanılır. (Krömosistoskopiye ba­kınız).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/indigo-carmine-testi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

