<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Sağlık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/saglik-haberleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Alkol</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/alkol/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/alkol/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 11:57:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık yapan maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı maddeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1859</guid>
		<description><![CDATA[



 Kırktan fazla araştırmada ölçülü içki içmek koroner kalp has­talığının azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu sadece ölçülü iç­mek konusunda geçerlidir: Kadınlar için günde bir ya da daha az içki, erkekler için ise günde iki ya da daha az içki. Bundan fazlası bel çevresinde yağ toplanmasına ve başka problemlere neden olur. Alkol tüketimi, bir sonraki gün yanlışlıkla açlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Kırktan fazla araştırmada ölçülü içki içmek koroner kalp has­talığının azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu sadece ölçülü iç­mek konusunda geçerlidir: Kadınlar için günde bir ya da daha az içki, erkekler için ise günde iki ya da daha az içki. Bundan fazlası bel çevresinde yağ toplanmasına ve başka problemlere neden olur. Alkol tüketimi, bir sonraki gün yanlışlıkla açlık olarak algılanan alkol yoksunluğu hissine de neden olur. Günde bir kadeh şarap önemsizdir, ama <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rı alkol tüketimin­den kaçınılmasını öneriyorum.</p>
<p>Alkolün pıhtılaşmayı önleyici etkileri kalp krizine karşı ko­ruma sağlayabilir, ama bu koruyucu etki sadece kalp hasta­lığına neden olacak şekilde beslenen kişiler için bir avantajdır. Alkolün zararlı etkilerinden tamamen kaçınmak ve besinsel mükemmeliyetle kalp hastalığından korunmak daha akıllıca­dır. Örneğin, ölçülü alkol tüketimi bile göğüs kanserinin ve atrial fıbralasyonun daha fazla görülmesi ile bağlantılı bulun­muştur. Eğer mümkünse alkolden kaçının ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı besle­nin; ama o tek içki sizin bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>i daha başarılı bir şekilde uygulamanıza yardımcı olacaksa o içkiyi için.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Alkolün zararları,alkolun satıldığı yerler,fiyatları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/alkol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Az Kalorili Yada Kalorisiz Tatlandırıcılar</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/az-kalorili-yada-kalorisiz-tatlandiricilar/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/az-kalorili-yada-kalorisiz-tatlandiricilar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 11:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1855</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Aspartam gibi tatlandırıcılar altı binden fazla yiyecek ve ilaca eklenmektedir. Birçok insan bu tatlandırıcıları kilolarını kon­trol etme çabasıyla kullanmaktadırlar. Fakat bu işe yaramaz; sadece sağlıksız yiyeceklere olan arzunuzu depreştirirler. Aspartam ile tatlandırılmış içecekler içen kadınlarla çok kalo­rili içecekler verilen kadınların kalori alımı karşılaştıran araş­tırmacılar, aspartam verilen kadınların sonradan daha fazla ka­lori [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aspartam gibi tatlandırıcılar altı binden fazla yiyecek ve ilaca eklenmektedir. Birçok insan bu tatlandırıcıları kilolarını kon­trol etme çabasıyla kullanmaktadırlar. Fakat bu işe yaramaz; sadece <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>sız yiyeceklere olan arzunuzu depreştirirler. Aspartam ile tatlandırılmış içecekler içen kadınlarla çok kalo­rili içecekler verilen kadınların kalori alımı karşılaştıran araş­tırmacılar, aspartam verilen kadınların sonradan daha fazla ka­lori tükettiğini görmüşlerdir. Bu tatlandırıcılar bir çözüm değildir.</p>
<p>Bu tatlandırıcılar hayvanlarda beyin tümörlerine ve nöbet­lere neden olduğundan, FDA’nın aspartamın güvenli olduğunu ilan etmesine rağmen haklı bir sağlık kaygısı mevcuttur. Son 20 yılda, aralarında Birleşik Devletler’in de olduğu birkaç endüstrileşmiş ülkede beyin tümörü oranları artmıştır. Aspar­tam, Amerikan pazarına beyin tümörü vakalarının artmasından birkaç yıl önce sokulmuştur. Bence bu yüzden aspartamın potansiyel tehlikesi daha dikkatli bir şekilde incelenmelidir.</p>
<p>Bu kesinlikle tartışmalı bir konudur, çünkü aspartamın güvenli olduğunu rapor eden araştırmaların çoğu aspartam endüstrisi tarafından finanse edilmişlerdir ve yüksek oranda finansal ve politik baskı FDA’nın onayma yol açmıştır. Bence aspartamın potansiyel tehlikeleri hala bilinmemektedir. Bu gibi suni ürünleri kullanmanız sağlığınızla kumar oynamak demektir. Aspartam ayrıca bizi toksik etkileri olabilecek metil estere maruz bırakır. Bence güvenli yolu seçmeli ve doğal ürünleri kullanmalıyız. Güvenli olmayan maddelere bağım­lılığınızdan kurtulmanız uzun vadeli başarıya ulaşmanız açı­sından değerlidir.</p>
<p>Birçok sağlık gurusu suni tatlandırıcılar yerine Stevia’yı kullanmanızı önermektedir. Stevia doğaldır ve kullanımı Japonya ve bazı diğer ülkelerde serbest bırakılmıştır. Yaygın kullanımına rağmen, güvenliğini değerlendirecek insanlar üzerinde yapılmış deneylerin olmaması ş<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rtıcıdır. Sakarinin tersine, steviosid ve onun metabolitlerinin kanserojenik oldu­ğuna dair bir kanıt rapor edilmemiştir. Bununla birlikte, hay­vanlar üzerinde yapılan nefrotoksisite raporları bulunmaktadır ve bunlar Stevia’nın büyük olasılıkla diğer tatlandırıcılardan daha güvenli olduğunu öne sürmektedir; ama tamamen risksiz değillerdir. Günümüzde bu riskin kapsamı bilinmemektedir.<br />
<strong><br />
Son söz:</strong> Yiyeceklerinizin tadım tatlandırıcı kullanmadan çıkarmaya çalışın. Taze meyve ve ara sıra biraz hurma şekeri ya da öğütülmüş hurma en güvenli yoldur. Kola, soda, tatlan­dırılmış çay ve meyve sularını içmeyi bırakmanızı öneririm. Eğer yapay tatlandırıcılar içermiyorlarsa bile çok fazla şeker yüklüdürler. Rafine edilmemiş yiyecekler yiyin ve su için. Buz küpleri ile çırpılmış karpuz lezzetli, serinletici bir yaz içkisidir.</p>
<p>Tabii bu arada, eğer çok aşın kilolu iseniz, aşın kilolu olmanın risklerinin bu tatlandırıcılann taşıdığı risklerden büyük olasılıkla daha fazla risk taşıdığına inanıyorum. Bu­nunla birlikte, kilo problemlerine az kalorili tatlandmcılarla çözüm getirebilmiş olan çok fazla kişi olduğuna ikna olmuş değilim.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Yemeklerinizin kalori değerlerini öğrenin,yemeklerde mutlaka kalori kullanmalıyız,düşük kalorili beslenerek uzun yaşayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/az-kalorili-yada-kalorisiz-tatlandiricilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmplant Hakkında Merak Edilenler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/implant-hakkinda-merak-edilenler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/implant-hakkinda-merak-edilenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:49:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1766</guid>
		<description><![CDATA[Beklide sizde eksik dişleriniz yüzünden ya da protezinizle kendinizi yeterince güvenli ve rahat hissetmediğinizden gülüşünüzü saklıyorsunuz. Ya da eksik dişiniz yüzünden yemek yerken ya da konuşurken zorluk çekiyorsunuz. Eğer bunlardan herhangi birine sahipseniz implant tedavisinin tam size göre olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı implant hakkında en çok merak edilen soruları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beklide sizde eksik <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>leriniz yüzünden ya da protezinizle kendinizi yeterince güvenli ve rahat hissetmediğinizden gülüşünüzü saklıyorsunuz. Ya da eksik dişiniz yüzünden yemek yerken ya da konuşurken zorluk çekiyorsunuz. Eğer bunlardan herhangi birine sahipseniz implant tedavisinin tam size göre olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı implant hakkında en çok merak edilen soruları cevaplandırdı.<br />
<strong><br />
İmplant nedir ?</strong><br />
İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan suni diş kökleridir. İmplantlar yaygın olarak dokulara uygun, son derece dayanıklı ve ileri teknoloji ürünü olan titanyumdan yapılırlar. İmplantların görünümü ve sizde verdiği his o kadar doğal olur ki genelde varlıklarını unutursunuz.<br />
<strong><br />
Kimlere yapılması uygundur ?</strong><br />
İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Her yaştaki hastalar için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekmektedir. Bu da kızlarda 16-17, erkeklerde ise 18 y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>na kadar gerçekleşmektedir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir<br />
<strong><br />
İmplant tedavinsin yararları nelerdir ?</strong><br />
Her şeyden önce gönül rahatlığıyla, çekinmeden gülmenizi sağlayacaktır. Büyük, <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı, mutlu bir gülümsenin sizin kendinize güveniniz ve iş hayatınız gibi birçok şeye olumlu etkileri olur. Bunun yanında implant rahatça konuşabilmenizi, yemek yiyebilmenizi ve istediğiniz birçok şeyi rahatça yapabilmenizi sağlayacaktır.</p>
<p>Tedavi süresince acı hissedilir mi ?<br />
Rahatlayın çünkü implant tedavisi lokal <a href="http://www.aidsdernegi.org/anestezi/"title="anestezi" >anestezi</a>yle yapıldığından normal şartlarda ağrı ya da rahatsızlık hissetmezsiniz. Genel olarak implant sonrasında hissedecekleriniz ise basit bir diş çekimi sonrasında hissedeceklerinizde eş değerdedir. Ancak bazı durumlarda genel anestezide uygulanabilir.<br />
<strong><br />
Tedavi süreci ne kadar sürer ?</strong><br />
İmplant tedavisi 3-6 ay içerisinde yapılan normalde 3- 4 seferlik diş hekimi ziyaretinden ibarettir.<br />
<strong><br />
İmplant güvenli midir ?</strong><br />
İmplant tedavisindeki başarı oranı oldukça yüksektir. İmplant tedavisi olacak en ideal hasta profili sigara içmeyenler ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/saglikli-disler-icin-yapmaniz-gerekenler/"title="" >sağlıklı diş</a>etleriyle ağız sağlına dikkat edenlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/implant-hakkinda-merak-edilenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülme Stilinizi Belirlemek Elinizde</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/gulme-stilinizi-belirlemek-elinizde/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/gulme-stilinizi-belirlemek-elinizde/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:40:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1751</guid>
		<description><![CDATA[Hiç kendinizi fotoğrafta görünce ş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç kendinizi fotoğrafta görünce ş<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rdınız mı? Kim bu fotoğraftaki diye merak ettiniz mi? Belki de bu bana oldukça benziyor ama ben olamam diye düşündünüz. Bu durum hepimize olmuştur. Her şeyin dışında gülümsemek bir beceridir. Ancak güzel bir gülüşe sahip olmanın sırrı gülüş tasarımında saklıdır. Gülümseyişinizin gücünü gösterebilmek, yüz hatlarınız daha da vurgulamayabilmek için Plusdent <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >Diş</a> Kliniği’nde Diş Hekimi olan Mehmet Zahid Kazandı’ dan gülüş tasarımıyla ilgili bazı ip uçları aldık.<br />
Hepimiz gülmekten çekinmemeyi hatta gülüşümüzün ahengiyle hatırlanmayı isteriz. Bunun için bize gülüş tasarımını öneren Plusdent Diş Kliniği’nden Mehmet Zahid Kazandı gülüş tasarımı sayesinde kişinin kişisel istekleri ile <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> ve doğallığı birleştiren bir gülüş tasarlayabildiklerini belirtti. Size yakışacak <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/estetik-burun-estetigi-meme-estetigi-estetik-cerrahi/"title="estetik" >estetik</a> gülüş ifadesini belirlemeden önce bazı faktörlerin de <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> önünde bulundurulduğunu ekleyen Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bunların yüz hatlarınız, cinsiyetiniz, yaşınız, gülüş simetriniz, dişlerinizin sıralanışı ve renkleri, dudaklarınız ve dişetlerinizin olduğunu söylüyor ve bize gülüş tasarımında kullandıkları gülüş ifadelerini açıklıyor;<br />
<strong><br />
1-Çekici gülüş</strong><br />
Gençlerin sahip olduğu bu gülüş tipinde ön dişler yan dişlere göre daha uzundurlar. Ancak yan dişlere göre uzun olan bu ön dişler zamanla yıpranır ve boyları kısalırlar. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ise ön dişleriniz diğerlerine göre daha uzun olmalıdır.<br />
<strong><br />
2-Entellektüel gülüş</strong><br />
Bu gülüş tipinde ise dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır ve yüze olgun bir ifade verir. Genç bireylerin dişlerinin uzunlukları birbirinden farklıdır. Yaş ilerledikçe ise dişlerin boyları birbirine çok yaklaşır. Bu dezavantajı estetik diş hekimliği sayesinde avantaj haline getirebilir ve olgun ve entellektüel bir gülüşe sahip olabilirsiniz.<br />
<strong><br />
3-Sportif gülüş</strong><br />
Bu gülüş stilinin her iki gülüş stiline de benzer tarafları vardır. Ön dişler yan kesici dişlerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıradışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır. Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar genç değildir.</p>
<p>Estetik diş hekimliğindeki gelişmeler sayesinde artık bireylerin eskiden olduğu gibi sadece beyaz, hafif tavşan dişlere sahip olmaları yerine kendi yaşam tarzlarına, yaşlarına uygun bir gülüşe sahip olabileceklerini belirten Kazandı bu şekilde bireyler için en ideal gülüşü elde edebildiklerini de ekledi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/gulme-stilinizi-belirlemek-elinizde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neştersiz Gençleşin</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/nestersiz-genclesin/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/nestersiz-genclesin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1747</guid>
		<description><![CDATA[Plastik cerrahi yöntemlerinden yararlanarak yılların bizde bıraktığı izlerden kurtulabildiğimizi herkes bilir. Ancak operasyonlar çoğu zaman oldukça maliyetli ve çok zaman alırlar. Bugünlerde uygulanan yöntem ise ameliyatsız gençleşmenize olanak sağlıyor. Estetik diş hekimliğinde uygulanan son teknolojiler plastik cerrahinin size kazandırdığı yılları elde etmeniz için farklı bir alternatif sunuyor.
Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk uygulanan yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Plastik cerrahi yöntemlerinden yararlanarak yılların bizde bıraktığı izlerden kurtulabildiğimizi herkes bilir. Ancak operasyonlar çoğu zaman oldukça maliyetli ve çok zaman alırlar. Bugünlerde uygulanan yöntem ise ameliyatsız gençleşmenize olanak sağlıyor. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/estetik-burun-estetigi-meme-estetigi-estetik-cerrahi/"title="estetik" >Estetik</a> <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a> hekimliğinde uygulanan son teknolojiler plastik cerrahinin size kazandırdığı yılları elde etmeniz için farklı bir alternatif sunuyor.</p>
<p>Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk uygulanan yeni yöntemler sayesinde plastik cerrahiye alternatif bir şekilde hastaların dış görünümlerinde olumlu bir değişiklik <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lemlendiğini ve kendilerine olan <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/oz-guvenin-onemi/&#8221;title=&#8221;" >öz güven</a>lerinin arttığını belirtti. “Y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>n ilerlemesiyle birlikte hastaların bazıları dişlerini kaybederler. Dişlerini kaybeden bireyler olduklarından çok daha yaşlı gözükürler. Birden fazla dişlerini kaybeden bireylerin ise dudakları olduğundan çok daha ince gözükür ki buda yaşınızı olduğundan büyük gösteren bir faktördür.” diyen Diş Hekimi Onur Öztürk bu durumda olan hastalarına implant tedavisini önerdiklerini ve tedavi sonucunda hastaların gençken sahip oldukları gibi düzgün ve sağlam dişlere sahip olduklarını belirtiyor. Kişilerin sahip oldukları yaşlardan daha büyük gözükmelerine neden olan bir diğer faktörün ise dişlerdeki renkleşme ve dişlerdeki aşınma olduğunu belirten Öztürk genç bireylerin dişlerinin daha beyaz ve daha uzun olduğunu, bireylerin yaşlarının ilerledikçe dişlerdeki aşınmayla beraber dişlerin boylarının kısaldığını ve zamanla renklerinin değiştiğini söylüyor. Bu gibi şikayetleri olan hastalara önerilen laminate vener yöntemi ile 4 ila 6 gün içerisinde 10 yıl gençleştirebileceklerini de ifadelerine ekledi. Laminate Vener yönteminin son yıllarda estetik diş hekimliğinde en çok kullanılan yöntem olduğunu vurgulayan Diş Hekimi Onur Öztürk bu yöntemle bireylerin zamanla karşılaştıkları problemlerden ya da yıllardır sıkıntısını çektikleri aralıklı dişler, çarpık dişler gibi sorunlardan 1 hafta içinde kolaylıkla kurtulabileceklerini ifadelerine ekliyor.</p>
<p>Gülerken ağzınızı kapatmak zorunda kalmamak, rahatça yemek yiyebilmek ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/saglikli-disler-icin-yapmaniz-gerekenler/"title="" >sağlıklı diş</a> etlerine sahip olmak kişinin yaşamına pozitif izlenimler katar. Özgürce gülebilmek sadece genç görünmek için değil aynı zamanda kişinin kendine güvenini ve saygısını kazandırmak içinde önemlidir. Kısaca güzel bir “gülüş” hayatınızı değiştirebilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/nestersiz-genclesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tetrasiklin Renkleşmesine Son</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/tetrasiklin-renklesmesine-son/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/tetrasiklin-renklesmesine-son/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 11:16:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1713</guid>
		<description><![CDATA[Otuz beş yaşını aşmış birçok yetişkin birey dişlerinin fazla sarı olması ve de tetrasiklin lekeleri yüzünden toplum içerisinde gülümsemekten çekinir. Dişlerini düzenli olarak fırçalamalarına, kulaktan duyma birçok şeyi denemelerine rağmen bu lekelerden kurtulamayan bireylere Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı tedavi önerilerinde bulundu.
Tetarasiklin renkleşmesi hakkında bilgi veren Diş Hekimi Mehmet Zahid tetrasiklinin çeşitli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Otuz beş y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nı aşmış birçok yetişkin birey <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>lerinin fazla sarı olması ve de tetrasiklin lekeleri yüzünden toplum içerisinde gülümsemekten çekinir. Dişlerini düzenli olarak fırçalamalarına, kulaktan duyma birçok şeyi denemelerine rağmen bu lekelerden kurtulamayan bireylere Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı tedavi önerilerinde bulundu.<br />
Tetarasiklin renkleşmesi hakkında bilgi veren Diş Hekimi Mehmet Zahid tetrasiklinin çeşitli bakterileri öldürmeye yarayan güçlü bir <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotik&#8221; >antibiyotik</a> olduğunu, 1980 yılından önce birçok kadın hamileliği sırasında bu antibiyotiği kullandığını ve bu dönemde kullanılan tetrasiklinli antibiyotiğin çocuğun dişleri sürülürken dişlerde kalıcı renkleşme ve lekelere neden olduğunu söyledi. Tetrasiklin yüzünden dişlerde oluşan renkleşme ve lekelerin genel <a href="http://www.aidsdernegi.org/agiz-ve-dis-bakiminda-dogrular-ve-yanlislar/"title="" >ağız bakımı</a>yla yok olmayacağını, bireylerin bunun için diş kliniklerinde diş hekimleri tarafından uygulanacak tedavilere ihtiyaçları olduklarını belirtti ve bu tedavileri sıraladı;<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/pratik-dis-beyazlatma-onerileri/"title="" >Diş Beyazlatma</a>; Diş beyazlatma yöntemi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/estetik-burun-estetigi-meme-estetigi-estetik-cerrahi/"title="estetik" >estetik</a> diş hekimliğinde en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Dişlerinde çeşitli nedenlerden dolayı renkleşme oluşmuş bireylerin dişlerini beyazlatmak için kullanılır. Bilinen iki tip diş beyazlatma yöntemi vardır. Bunlar ev tipi diş beyazlatma ve ofis tipi beyazlatma yöntemidir. Ancak tetrasiklin lekeleri çok ileri durumda olan hastalarda beyazlatma işlemi istenilen sonucu vermez. Beyazlatma işleminin başarılı olup olmayacağının en doğru kararını ise diş hekiminiz verecektir.<br />
Tetrasiklin renkleşmesine karşı porselen venerler; İleri boyutta tetrasiklin renkleşmesinin <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lemlendiği durumlarda diş beyazlatma işlemi istenilen sonucu vermez bu durumda porselen laminate venerlerin en uygun tedavi yöntemi olduğunu belirten Kazandı porselen yapraklar sayesinde bireylerin istedikleri formda, istedikleri beyazlıkta doğal dişlere sahip olabileceklerini belirtiyor ve bu tedavi yöntemi hakkında bilgi veriyor.<br />
“Laminate venerler ince porselen yapraklardır. Dişlerden bağımsız olduklarında oldukça kırılgan ve hassas olan bu porselenler dişle bütünleştiklerinde doğal dişleriniz kadar sağlam olurlar. Materyalin ışık geçirgenliğinden dolayı oldukça doğal bir görünüm sağlayan porselen venerler bireylerin dişlerinde sadece 0,15 ile 0,30 mm aşındırmayla dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılırlar. Bu sayede bireyler dişlerinde beğenmedikleri şekil ve rahatsız oldukları renkleşmelerden kurtulabilirler.”</p>
<p>Kısacası estetik diş hekimliğindeki gelişmeler sayesinde bireyler artık özgürce gülebilir, gülümsemeleriyle gurur duyabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/tetrasiklin-renklesmesine-son/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Addison hastalığı: böbreküstü bezi yetersizliği</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/addison-hastaligi-bobrekustu-bezi-yetersizligi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/addison-hastaligi-bobrekustu-bezi-yetersizligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:41:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1608</guid>
		<description><![CDATA[TANIMLAMA
Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur.Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur. % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir. Tüberküloz ikinci sıradadır. AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir
• Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur.
• Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır.
• Yaş: Her yaşta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TANIMLAMA</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >Böbrek</a>üstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur.Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur. % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir. Tüberküloz ikinci sıradadır. AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir<br />
<strong>• </strong>Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur.<br />
<strong>•</strong> Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır.<br />
<strong>•</strong> Yaş: Her yaşta görülebilir<br />
<strong>•</strong> Cinsiyet: Kadınlarda daha fazladır<br />
<strong><br />
BELİRTİ VE BULGULAR</strong><br />
<strong>•</strong> Kuvvetsizlik<br />
<strong>•</strong> Yorgunluk<br />
<strong>•</strong> Kilo kaybı<br />
<strong>•</strong> Tansiyon düşmesi<br />
<strong>•</strong> Deride koyulaşma<br />
<strong>•</strong> <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="zayıflama" >Zayıflama</a><br />
<strong>•</strong> Kusma<br />
<strong>•</strong> İshal<br />
<strong>•</strong> Soğuğa toleransın azalması<br />
<strong><br />
NEDENLERİ</strong><br />
<strong>•</strong>Bağışıklık sisteminde bozumaya bağlı böbrek üstü yetmezliği<br />
<strong>•</strong>Sebebi bilinmeyen böbrek üstü bezi yetersiz büyümesi<br />
<strong>•</strong> Mantar hastalığı (histoplazmoz. blastomikozis)<br />
<strong>•</strong> <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/sarkoidoz/&#8221;title=&#8221;Sarkoidoz&#8221; >Sarkoidoz</a> hastalığıının böbrek üstü bezine sirayet etmesi<br />
<strong>•</strong> Böbrek üstü bezi içine kanama<br />
<strong>•</strong> Hemokromatozis hastalığı<br />
<strong>•</strong> Ameliyatla her iki böbrek üstü bezinin alınması.<br />
<strong>•</strong> Böbrek üstü bezi tümörleri<br />
<strong>•</strong> Bazı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>a(Tüberküloz Sarkoidoz vs) bağlı böbrek üstü bezinine protein tabiatında madde birikmesi (Amiloidoz)<br />
<strong>•</strong>AİDS<br />
<strong><br />
RİSK FAKTÖRLERİ</strong><br />
<strong>•</strong> Bağısıklık sisteminde bozukluğa bağlı Böbrek üstü yetmezliğinde aile hikayesi vardır<br />
<strong>• </strong>Uzun süre steroid kullanımı, ciddi infeksiyon, travma veya cerrahi işlemler sonrası<br />
<strong><br />
TANI</strong><br />
<strong><br />
LABORATUAR</strong><br />
<strong>•</strong> Düşük serum sodyumu (130 mEq/ L’den az)<br />
<strong>•</strong> Yüksek serum potasyumu (5 mEq/l_’den fazla)<br />
<strong>•</strong> BUN yükselir<br />
<strong>•</strong> Kortizol düşer, renin yükselir<br />
<strong>•</strong> ACTH seviyesi yükselir<br />
<strong>•</strong> Orta derecede nötropeni<br />
<strong><br />
ÖZEL TESTLER</strong><br />
<strong>•</strong> Cosyntropin adlı madde 0,25 mg damardan injekte edilir.Enjeksiyondan önce ve sonra kortizol seviyesi ölçülür. Addison hastalığında düşük veya normal bulunur.<br />
<strong><br />
GÖRÜNTÜLEME</strong><br />
<strong>•</strong> Batın bilgisayarlı tomografisimde böbrek üstü bezlerinde anormal büyüklük veya küçüklük.<br />
<strong>•</strong> Batın grafisinde böbrek üstü bezinin olduğu bölgede kireçlenme odakları.<br />
<strong>• </strong>Göğüs grafisi: kalp konturlarının küçülmesi<br />
<strong><br />
TEDAVİ</strong><br />
<strong>•</strong> Ayaktan tedavi hafi veya orta vakalrda yapılır<br />
<strong>•</strong> Adrenal krizde hastaneye yatırmak şarttır.<br />
<strong><br />
GENEL ÖNLEMLER</strong><br />
. Adrenal yetmezliği, glukokortikoid ve mineralokortikoid ile tedavi edilir<br />
<strong><br />
AKTİVİTE</strong><br />
Tolore edebildiği kadar<br />
<strong><br />
DİYET</strong><br />
Sodyumve Potasyum dengesi sağlayacak <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a> önerilir.<br />
<strong><br />
TERCİH EDİLEN İLAÇLAR</strong><br />
<strong>•</strong> Hidrokortizon Fludrokortizon Prednisone gibi kortizon preparatları kullanılır.<br />
<strong>•</strong> Karaciğer hastalığı olanlarda doz azaltılır.<br />
<strong>•</strong> Kullanılan doz yavaş yavaş azaltılır<br />
<strong><br />
ÖNLEM / KAÇINMA</strong><br />
<strong>•</strong> Addison hastalığının önlemi bilinmemektedir.<br />
<strong><br />
BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ</strong><br />
<strong>•</strong> Uygun tedavide sonuçlar iyidir<br />
<strong>•</strong> Aktuf tüberküloz ve mantar infeksiyonlarında ilaç tedavisi gerekir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/addison-hastaligi-bobrekustu-bezi-yetersizligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akromegali: kontrolsüz büyüme hastalığı</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/akromegali-kontrolsuz-buyume-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/akromegali-kontrolsuz-buyume-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1606</guid>
		<description><![CDATA[Tanım
Akromegali, hipofiz bezinin ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tanım</strong><br />
Akromegali, hipofiz bezinin <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler. Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır.<br />
<strong><br />
Akromegali sebepleri</strong><br />
Hastaların % 90′ında sebep hipofiz bezindeki tümördür. Hipofiz bezi beyin tabanında bulunan, büyüme-gelişme, üreme ve metabolizma ile ilgili hayati hormonların salındığı ufak bir bezdir. Büyüme hormonu da hipofiz bezinden salınan ve isiminden de anlaşılacağı üzere büyümeyi sağlayan bir hormondur. Akromegaliye sebep olan tümörler çevredeki sağlam beyin dokusuna baskı yaparak baş ağrısı ve görme bozukluklarına neden olurlar.<br />
<strong><br />
Akromegali teşhisi</strong><br />
Akromegali bulgularının çok yavaş ilerlemesi nedeniyle tanı hastalık başladıktan yıllar sonra konulmaktadır. Şüphenilen durumlarda; büyüme hormonunun vücutta etkisini gerçekleştiren, insülin benzeri büyüme faktörlerinin düzeyi, şeker yükleme sırasında büyüme hormonu, prolaktin ve diğer hipofiz bezi hormonlarının tayini yapılır. Hastanın eski fotoğraflarının yenileriyle karşılaştırılması da tanıyı destekler.Akromegaliye sebep olan tümör çok yavaş büyüdüğü için şikayetler uzun zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Sık karşılaşılan yakınmalar aşağıdaki gibidir:</p>
<p><strong>-</strong> Ellerde ve ayaklarda büyüme, ayakkabı numarasında artış,<br />
<strong>-</strong> Yüzüklerin parmağa dar gelmesi<br />
<strong>-</strong> Yüz hatlarında kabalaşma, çenenin uzaması<br />
<strong>-</strong> Ciltte kalınlaşma ve / veya esmerleşme,Terlemede artma<br />
<strong>-</strong> Seste kalınlaşma<br />
<strong>-</strong> Dil, dudaklar, burunda büyüme<br />
<strong>-</strong> Eklem ağrısı<br />
<strong>-</strong> Genişlemiş kalp<br />
<strong>-</strong> Diğer <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>ın büyümesi<br />
<strong>-</strong> Kollarda ve bacaklarda yorgunluk<br />
<strong>-</strong> Horlama<br />
<strong>-</strong> Yorgunluk ? halsizlik<br />
<strong>-</strong> Baş ağrısı<br />
<strong>-</strong> Görmede daralma<br />
<strong>-</strong> Kadınlarda adet bozuklukları<br />
<strong>-</strong> Kadınlara göğüsten süt gelmesi<br />
<strong>-</strong> Erkeklerde iktidarsızlık<br />
<strong><br />
Akromegali tedavisi</strong><br />
Tedavinin amacı artmış olan büyüme hormonu seviyelerini normale indirmek, büyüyen tümörün sebep olduğu baskıyı ortadan kaldırmak, normal hipofiz fonksiyonlarının devamının sağlanması ve hastanın şikayetlerinin giderilmesidir. Tedavi seçenekleri cerrahi ile tümörün çıkarılması, ilaç tedavisi ve radyoterapidir. Hastalık tedavisiz bırakıldığında, diabetes mellitus, yüksek tansiyona sebep olmakta, hastaların kardiovasküler <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>dan ve çeşitli kanserlerden ölümleri, kendi yaş grupları ile karşılaştırıldığında artmaktadır.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Kontrolsüz büyümek zararlımıdır,kimler kontrolsüz büyür,nasıl kontrolsüz büyülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/akromegali-kontrolsuz-buyume-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aldesteron fazlalığı (hiperaldestorizm,conn sendromu)</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aldesteron-fazlaligi-hiperaldestorizmconn-sendromu/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aldesteron-fazlaligi-hiperaldestorizmconn-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:29:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1604</guid>
		<description><![CDATA[Tanımlama
Böbreküstü bezinde(Sürrenal) üretilen bir hormon olan Aldosteron salgısının artması, Böbreklerde üretilen renin adı verilen maddenin düşüklüğü , Potasyum düşüklüğü , sistemik tansiyon yükselmesi ile karakterize olan nadir bir hastalıktır.

Nedenleri
• En sık görülen (% 60) neden tek taraflı böbrek üstü bezin tümörleri olup,Tek taraflı böbrek üstü bezinin çıkarılması ile tedavi sağlanır.
• Sebebi bilinmeyen aldesteron fazlalığı (IHA).% [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tanımlama</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >Böbrek</a>üstü bezinde(Sürrenal) üretilen bir hormon olan Aldosteron salgısının artması, Böbreklerde üretilen renin adı verilen maddenin düşüklüğü , Potasyum düşüklüğü , sistemik tansiyon yükselmesi ile karakterize olan nadir bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır.<br />
<strong><br />
Nedenleri</strong><br />
<strong>•</strong> En sık görülen (% 60) neden tek taraflı böbrek üstü bezin tümörleri olup,Tek taraflı böbrek üstü bezinin çıkarılması ile tedavi sağlanır.<br />
<strong>•</strong> Sebebi bilinmeyen aldesteron fazlalığı (IHA).% 35 oranında görülür. Bu hastalar Cerrahi tedaviden fayda görmezler .Bazen hayat boyu devam eden ilaçla tedavi yapılması gerekebilir.<br />
<strong><br />
Yaş:</strong><br />
Genellikle 30 ve 60 yaş arasında görülür.<br />
<strong><br />
Cinsiyet:</strong><br />
kadınlarda erkeklere göre % 40 daha fazladır<br />
<strong><br />
Belirti ve bulgular</strong><br />
<strong>•</strong> Hastaların çoğunda herhangi bir şikayet olmaz.<br />
<strong>•</strong> Potasyum düşüklüğüne bağlı kas güçsüzlüğü, kramplar,baş dönmesi,görme bozuklukları,baş ağrısı,bazen bulantı ve kusma,çarpıntı, çok su içme , çok <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/idararin-olusumu/&#8221;title=&#8221;idrar nasıl oluşur&#8221; >idrar</a>a gitme olur.<br />
<strong>•</strong> Ayaklarda şişme ( Ödem)<br />
<strong>•</strong> Tansiyon yükselmesi<br />
<strong>•</strong> Kan şeker seviyelerinde yükselme<br />
<strong>•</strong> Ultrasonda böbrekde görülen basit kistler, Conn hastalarında daha fazla görülür.<br />
<strong><br />
Görüntüleme</strong><br />
<strong>•</strong>Böbreküstü bezinin bilgisayarlı Tomografisi ve MR 5 mm’lik kesitlerle taranarak tömörün varlığı gösterilmeye çalışılır.<br />
<strong><br />
Tedavi<br />
Genel önlemler</strong><br />
<strong>•</strong> Tek taralı böbreküstü bezinin selim tümörüne bağlı tablolarda tedavi kesinlikle cerrahidir.<br />
<strong>•</strong> Düşük sodyum <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>i verilir(Tuz kısıtlaması)<br />
<strong>•</strong> Hasta İdeal vücut ağırlığına indirilir.<br />
<strong>•</strong> Sigara yasaklanır.<br />
<strong>•</strong> Potasyum kısıtlanır.<br />
<strong>•</strong> Tansiyon düşürücü ajanlar kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aldesteron-fazlaligi-hiperaldestorizmconn-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaflaksi: Alerjik Şok</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/anaflaksi-alerjik-sok/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/anaflaksi-alerjik-sok/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1602</guid>
		<description><![CDATA[TANIM:
Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz ‘Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü…’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TANIM:</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >Alerji</a>nin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz ‘<a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >Penis</a>ilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü…’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.<br />
<strong><br />
Anaflaksinin sebepleri:</strong><br />
Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:<br />
<strong><br />
İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotikler&#8221; >antibiyotikler</a>; </strong>aspirin, ağrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal <a href="http://www.aidsdernegi.org/anestezi/"title="anestezi" >anestezi</a>kler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler…)<br />
<strong><br />
Serumlar ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>lar</strong><br />
Kan ve kan ürünleri<br />
Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri…)<br />
Yiyeceklere konan katkı maddeleri<br />
Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler)<br />
Renklendiriciler (Tartrazin)<br />
Tat vericiler (Glutamat)<br />
<strong>Fiziksel etkenler:</strong> Egzersiz, soğuk<br />
<strong>Çeşitli maddeler:</strong> Lateks, sperm<br />
<strong><br />
Anaflaksinin belirtileri:</strong><br />
Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur. Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar.<br />
Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir. Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir. Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!<br />
Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar. Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir. Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>etimi altında kalması gerekir.<br />
<strong><br />
Anafaksinin gelişimi ve tehlike sinyalleri:</strong><br />
Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir.<br />
<strong>Solunum sistemi belirtileri:</strong> Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, <a href="http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-burun-tikanikligi-tehlikeli/"title="" >burun tıkanıklığı</a>… gibi belirtiler vardır. Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur.<br />
Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gelişir.<br />
<strong>Dolaşım sistemi belirtileri:</strong> Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi.. vardır. Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir. Yaşlı hastalar kalp krizi de geçirebilirler.<br />
<strong>Sindirim sistemi belirtileri:</strong> Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar.<br />
<strong>Diğer belirtiler:</strong> Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon.. görülür.<br />
<strong>Anaflakside ölüm:</strong> Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir.</p>
<p><strong>Anaflaksi tedavisi:</strong><br />
Anaflaksi çok acil bir durumdur. Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir. Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır.</p>
<p>Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir. Varsa, arının iğnesi çıkartılır.</p>
<p>Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır. Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>a daha fazla kan gitmesi sağlanır.</p>
<p><strong>Hasta sıcak tutulur.</strong><br />
Mümkünse oksijen verilir.<br />
Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİN’dir. 1:1000’lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir.</p>
<p>Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminikler’dir. Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir.</p>
<p>Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır.</p>
<p>Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir.</p>
<p><strong>Anaflaksiden korunma:</strong><br />
Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar.</p>
<p>Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir. Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir.</p>
<p>Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek…) uzak kalınmalıdır.<br />
Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir.<br />
Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir.<br />
En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/anaflaksi-alerjik-sok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

