<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Enfeksiyon Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/enfeksiyon-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Astım</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/astim/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/astim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 12:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1902</guid>
		<description><![CDATA[



 Astım, hava yollarında daralma, hava yollarının duyarlılığı ile karakterize olan yay­gın bir solunum sistemi hastalığıdır. Tüm yaş gruplarında görülebilen ve ilk belir­tileri (genellikle) çocukluk çağında ortaya çıkan astım, toplumun büyük bir kesi­mini etkilemekte, yaşam kalitesini bozmaktadır. Astım, dış ortamda bulunan çeşit­li alerjenler (alerjik reaksiyona neden olan maddeler), sigara dumanı, duygusal faktörler, egzersiz, soğuk havaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Astım, hava yollarında daralma, hava yollarının duyarlılığı ile karakterize olan yay­gın bir solunum sistemi hastalığıdır. Tüm yaş gruplarında görülebilen ve ilk belir­tileri (genellikle) çocukluk çağında ortaya çıkan astım, toplumun büyük bir kesi­mini etkilemekte, yaşam kalitesini bozmaktadır. Astım, dış ortamda bulunan çeşit­li alerjenler (<a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>k reaksiyona neden olan maddeler), sigara dumanı, duygusal faktörler, egzersiz, soğuk havaya maruz kalma gibi tetikleyici faktörlere karşı, hava yollarının (bronşların) daralması ile kendisini gösterir; astım, nöbet ve kriz halin­de ortaya çıkar. Astım rahatsızlığını iki gruba ayırabiliriz: Herhangi bir neden ol­maksızın ortaya çıkan astım, dış etkenler nedeniyle ortaya çıkan astım.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Astım.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Astım-300x224.jpg" alt="" title="Astım" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-1903" /></a><br />
Astım rahatsızlığına yakalanan çocukların sayısı 1992-2000 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır. 3.000 çocuk üzerinde yürütülen yeni bir araştırmanın so­nucuna göre, araştırmaya katılan çocukların %23&#8242;ü astım rahatsızlığının belirtile­rini göstermiştir. 1992 yılında yürütülen bir araştırmanın sonucunda; bu oranın %13 olduğu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> önünde bulundurulursa, astım hastası olan çocukların sayısında­ki artış daha net görülebilir. Sunderland Üniversitesi&#8217;nde yapılan bir çalışma; İngi­liz çocuklarının %28&#8242;inin geceleri öksürerek uyandığını ve bunun astım belirtile­rinden biri olduğunu ortaya koymuştur. 1992 yılında %16 olan bu oranın %28&#8242;e ulaşması kaygı vericidir. Astım rahatsızlığına yakalanan çocukların sayısındaki bü­yük artışın İngiltere&#8217;de görüldüğü bilinmektedir. İngiltere&#8217;de astım hastası olan ço­cukların sayısında son otuz yılda otuz kat artış yaşandığı bilinmektedir. Amerika&#8217;da yaşayan çocukların %10-%20&#8217;sinin astım hastası olduğu söylenmektedir. Astım, batı dünyasını en çok etkileyen <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>dan biridir. Bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> modern tıp yön­temleri ile tedavi edilse de, kesin çözümü halen bulunamamıştır.<br />
Astım krizi sırasında bronşlar (hava yolları) daralır ve havanın geçişi zorl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r. Hava yollarının daralmasının bazı nedenleri vardır. Bunlar:<br />
■ Bronşları çevreleyen kasların kasılması sonucu hava yollarının daralması<br />
■ Bronşun içini saran zarın şişmesi<br />
■ Hava yollarında mukus (sümük-balgam) adı verilen yapışkan bir salgının aşı­rı miktarda salgılanması, bu salgının hava yollarını tıkaması<br />
Astım hastaları soluk almakta zorluk çektiğini zannederler, ancak aslında nefes vermekte zorluk çekerler. Bunun nedeni, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a>lerdeki küçük hava kanallarının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, bu sese hırıltı adı verilir. Astımın en sık görülen belirtisi, nefes darlığıdır. Nefes darlığı herhangi bir neden yokken ortaya çıkabileceği gibi; parfüm, sigara dumanı, yemek kokuları gibi kokular, soğuk, egzersiz ve alerjen gibi nedenlerden dolayı aniden başlayabi­lir. Gece sabaha karşı uykudan uyandıran nefes darlığı tipiktir. Nefes darlığı özel­likle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. Astım hastaları, dışarıdan da duyula-bilen ıslık sesine benzeyen hırıltılı solunumdan şikâyetçidir. Hastaların göğsünde, baskı tarzında rahatsız edici bir his oluşabilir. Astımın en sık görülen belirtilerin­den birisi de öksürüktür. Öksürük (bazen) astımın tek belirtisi olabilir. Astımdaki öksürük inatçı ve kuru bir öksürüktür. Öksürüğe, koyu kıvamlı balgam da eşlik ede­bilir. Boğazda kaşıntı hissi olabilir. Ancak öksürüğün astım dışında da pek çok ne­deni vardır.<br />
<strong>Astım için önerilen modern tıp tedavileri</strong><br />
<strong>Astım için kullanılan iki tür ilaç vardır:</strong><br />
■ Salbutamoi (Ventolin) ve Terbutalin (Bricanyl) türü ilaçlar bronşları genişlete­rek iki dakika içinde etkisini gösterir. Bu ilaçların etkisi birkaç saat içinde geç­tiğinden hastalığı oluşturan sorunu kökten tedavi edemez.<br />
■ Beklometazon (Bekotide), Budezonid (Pulmicord) ya da Sodyum Kromoglikat (Intal) gibi ilaçlar hastalığın kaynağına iner ve bronşlardaki iltihaplanmayı ge­çirir. Bu ilaçların etki etmesi için birkaç saat beklenmelidir. Adı geçen ilaçların etkisi ancak birkaç gün sürer; astım hastası olan çocuklar kendisini iyi hisset-seler bile bu ilaçlan düzenli olarak kullanmaya devam etmelidir çünkü bronş­lardaki iltihaplanma ancak bu sayede kontrol altında tutulabilir, ilaçların kul­lanımı hastalığın uzun vadede daha kötüye gitmesine engel olur.</p>
<p>Bazı ilaçlar akciğerlerde kan akışını ve balgam salgılanmasını düzenleyerek ilti­haplı hücrelerin ürettiği &#8216;lökotrin&#8217;leri bloke eder. Tıp dünyasında bu ilaçlara &#8220;lökot-rin antagonistleri&#8221; adı verilmektedir. Bu ilaçlar uzun süreli olarak kullanılmakta­dır; ancak bu tür ilaçların kullanımı akut astım nöbetlerinde uygun değildir. Lökot­rin antagonistleri yalnız başına ya da steroid ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri</strong><br />
• Kronik astım hastaları <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >homeopati</a> terapilerine başvurabilir. Aşağıda önerilen terapiler hafif astım nöbetleri için uygundur:<br />
•    Altın kökü olarak da bilinen ipeka adlı bitki öksüren çocuklarda balgam söktürücü olarak da kullanılır. Bu bitkinin kusturucu bir özelliğinin oldu­ğunun da bilinmesi gerekmektedir.<br />
•    Gece yarısı uykusunda nefes darlığı şikâyeti ile kalkan çocuklar için arsenik adlı bitki kullanılabilir.<br />
•    Çit kökü adı verilen bitki soğuk algınlığı sonrasında başlayan kuru öksü­rükler için uygundur.<br />
•    &#8220;Nat. sulf.&#8221; adı verilen madde nemli havalarda yaşanan astım nöbetleri için ve sarı balgamlı öksürükler için uygundur.<br />
•    Bahar aylarında yaşanan astım nöbetleri için homeopati alanında &#8220;lachesis&#8221; olarak adlandırılmış ve dilimizde de bu isimle anılan madde kullanılabilir.<br />
b Geleneksel Çin terapisi uzmanları, astımın dalak ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a>lerdeki rahatsızlık­lar sonucu oluştuğu düşünülen balgam nedeniyle ortaya çıktığım belirtmek­tedir. Çin çayının ana maddesi olarak bilinen &#8220;ephedra&#8221; adlı maddenin ciğer­lerdeki tıkanıklığı açtığı düşünülmektedir. Badem de aynı etkiyi yapabilir. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akupunktur/"title="Akupunktur" >Akupunktur</a> tedavisi dalak ve böbreklerdeki sorunlara iyi gelmektedir.<br />
■      Stres için önerilen bitki ve otlar çocuğunuzun rahatlamasına ve astım nöbeti­ni daha rahat geçirmesine neden olur.<br />
■     Bitkibilim literatürüne &#8220;ginko bloba&#8221; olarak geçmiş olan bitkinin de astıma iyi geldiği düşünülmektedir.<br />
■     Papatya, lavanta ve okaliptüs esanslarından oluşan karışım, astım nöbeti sıra­sında hastanın odasının bir köşesine koyulabilir. Bu karışım buharlaştıkça bronşlar açılır ve çocuğunuz kendisini daha iyi hisseder.<br />
■     Bergamut, ada çayı, neft yağı, papatya ve gül yağı spazm çözücüdür. Bu yağlar insanı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>k olarak da rahatlatır. Stresten kaynaklanan astım krizinde bu yağların iyi geldiği bilinmektedir.<br />
■     Astım hastası olan çocuklarda B6 ve C vitaminleri, magnezyum ve selenyum eksikliği olabilir. Çocuğunuzun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> sisteminde bu vitamin ve antioksi-danları içeren gıdalar bulunmuyorsa, mutlaka takviye edici tabletler kullan­manız gerekmektedir.</p>
<p><strong>Faydalı terapiler</strong><br />
Buteyko tekniği, akupunktur, geleneksel Çin terapileri, homeopati, <a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>, ref-leksoloji, <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >aromaterapi</a>.<br />
<strong>Evde yapabilecekleriniz</strong><br />
■     Beslenme ve Sağlık Dergisine göre, sinir, gerginlik ve depresyon astıma sebep olan önemli etkenlerdendir. Bu nedenle çocuğunuzun duygusal sağlığının ye­rinde olması çok önemlidir.<br />
■   &#8221; Çocuğunuzun beslenme sisteminde, soğan ve sarımsak mutlaka yer almalıdır.<br />
Bu yiyeceklerde bronşları tıkayan iltihaplanmayı geçirecek olan &#8220;kuersetin&#8221; ve hardal yağı özü bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/astim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Klamidya Enfeksiyonu</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/klamidya-enfeksiyonu/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/klamidya-enfeksiyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 10:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Klamidya enfeksiyonu chlamydia trachomatis adı verilen bir bakterinin sorumlu olduğu bir hastalıktır ve özellikle gelişmiş ülkelerde cinsel yolla bulaşabilen hastalıkların en sık görülenidir.

A.B.D.’de her yıl 4 milyon yeni klamidya vakası görülmektedir ve maalesef bu kadınların %40′ından fazlası hasta olduğunun farkında değildir. Çoğu zaman enfeksiyon herhangi bir belirti vermez ve başka bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/klamidya-enfeksiyonu/"title="klamidya" >Klamidya</a> enfeksiyonu chlamydia trachomatis adı verilen bir bakterinin sorumlu olduğu bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır ve özellikle gelişmiş ülkelerde cinsel yolla bulaşabilen <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ın en sık görülenidir.<br />
<strong><br />
A.B.D.’de her yıl 4 milyon yeni klamidya vakası </strong>görülmektedir ve maalesef bu kadınların %40′ından fazlası hasta olduğunun farkında değildir. Çoğu zaman enfeksiyon herhangi bir belirti vermez ve başka bir nedenden dolayı doktor kontrolüne gidene kadar fark edilmez. Problemin erken dönemde fark edilebilmesi için yılda bir ya da tercihan 6 ayda bir doktor kontrolü ve tarama testlerinin yapılması şarttır. Bu özellikle genç kadınlarda ve birden fazla partneri olan 35 yaş üstü kadınlarda önemlidir.<br />
<strong><br />
Belirtileri</strong><br />
Genelde belirti vermemesine rağmen bazı kadınlarda hafif sarımsı akıntı, <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/idararin-olusumu/&#8221;title=&#8221;idrar nasıl oluşur&#8221; >idrar</a> yaparken yanma, sık idrara çıkma, vajinal bölgede yanma ve k<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nma, kızarıklık, şişlik, dış genital <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>da yaralar, ilişki esnasında ağrı ve anormal kanama gibi kalmidya enfeksiyonuna özgü olmayan nonspesifik tabir edilen belirtiler olur. Erkeklerde ise en sık bulgu <a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >penis</a>den olan akıntı ve idrar yaparken olan yanmadır.<br />
<strong><br />
Tanı</strong><br />
Tanı hastanın öyküsü ve muayene esnasında alınan servikal doku örneğinin laboratuvarda incelenmesi ile konur. Bu masraflı bir teknik olmasına ve heryerde yapılamamasına rağmen en etkili teşhis yöntemidir.<br />
<strong><br />
Klamidyayı saptayacak ve tarama testi olarak </strong>kullanılabilecek idrar analiz teknikleri geliştirmek amacı ile çalışmalar sürdürülmektedir. Klamidya saptandığında kişinin son 1 hafta içinde ilişkide bulunduğu bireyler de taranmalıdır.</p>
<p>Tedavi edilmediği taktirde klamidya enfeksiyonununen ciddi sonucu infertilitedir.</p>
<p>Pek çok kadında pelvik iltihabi hastalığın etken faktörü klamidyadır ve vücuda girdikten uzun yıllar sonra bu tabloya neden olabilir. Klamidya enfeksiyonu karın boşluğu içerisinde yapışıklıklara neden olur ve uzun dönemde çocuk sahibi olmada güçlükler meydana gelebilir.Enfeksiyon varlığından habersiz olan gebe kadınları bekleyen en büyük tehlike ise erken <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >doğum</a> riski ve bundan çok daha önemlisi doğum esnasında mikroorganizmayı bebeğe bulaştırmaktır. Klamidya <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a>lerde <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> iltihaplarına neden olur. Trahom adı verilen bu hastalık körlükle dahi sonuçlanabilir. Ayrıca yenidoğanlardaki diğer bir tehlike de klamidya zaatürresidir. Bu nedenle gebe olan her kadında klamidya taraması iddeal olarak yapılmalıdır.<br />
<strong><br />
Önlem</strong><br />
Klamidya enfeksiyonundan korunmanın en etkili yolu diğer bütün <a href="http://www.aidsdernegi.org/zuhrevi-hastaliklar/"title="cinsel yolla bulaşan hastalıklar" >cinsel yolla bulaşan hastalıklar</a>da olduğu gibi (uzun süreli tek eşli bir ilişki yok ise) kondom kullanmaktır. Bunun dışında yıkanırken akan suyla yıkanmak yani duş yapmak, vajina içini su ile yıkamamak, sentetik iç çamaşır yerine pamuklu olanları tercih etmek, çok dar pantolon giymemek gibi basit kurallara dikkat etmek tüm vajinal enfeksiyonlardan korunmada olduğu gibi klamidyadan da korunmada etkilidir. En az yılda bir herhangi bir yakınma olmasa bile kontrole gitmek de genel <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> açısından önemlidir.<br />
<strong><br />
Tedavi</strong><br />
Klamidyanın tedavisi <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a> ile olur.Yapılan araştırmalar sonucu Amerikan Hastalık Kontrol ve Öneme Dairesi klamidya enfeksiyonları için standart protokoller önermiştir. Bu tedaviler ile klamidya herhangi bir zarar yaratmadan tedavi edilebilir. Klamidya ile gonore (bel soğuklu) genelde birarada bulunduğundan bu hastalıklardan bir teşhis edildiğinde diğerine yönelik tetkik ve tedaviler de mutlaka yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/klamidya-enfeksiyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enfeksiyöz Mononükleoz</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyoz-mononukleoz/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyoz-mononukleoz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 09:19:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Enfeksiyöz mononükleoz nedir ?
Muhtemelen bir virüsten ileri gelen bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok kez çocuklarda, erginliğe varanlarda, okullarda, kollejlerde ve başka topluluklarda meydana gelen hafif epidemik bir hastalık halinde de görülebilinir.
Bu hastalık nasıl bulaşmaktadır ?
Muhtemelen havadan gelen bir damlacık enfeksiyonudur.
Enfeksiyöz mononükleozun gelişme süresi ne kadardır ?
Beş günle iki hafta bir süre içerisinde gelişebilir.
Enfeksiyöz mononükleozun belirtileri nelerdir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyoz-mononukleoz/"title="Enfeksiyöz mononükleoz" >Enfeksiyöz mononükleoz</a> nedir ?</strong><br />
Muhtemelen bir virüsten ileri gelen bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok kez çocuklarda, erginliğe varanlarda, okullarda, kollejlerde ve başka topluluklarda meydana gelen hafif epidemik bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> halinde de görülebilinir.</p>
<p><strong>Bu hastalık nasıl bulaşmaktadır ?</strong><br />
Muhtemelen havadan gelen bir damlacık enfeksiyonudur.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz mononükleozun gelişme süresi ne kadardır ?</strong><br />
Beş günle iki hafta bir süre içerisinde gelişebilir.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz mononükleozun belirtileri nelerdir ?</strong><br />
Ateş, baş ağrısı, vücudun çeşitli kesimlerinde rahatsızlıklar ve ağrılar, boyunda, belde ve koltuk altlarındaki lenf bezlerinin şişmeleri. Dalak büyür ve kalp hücrelerinde bazı değişiklikler meydana gelir.</p>
<p><strong>Hastalık kesin olarak nasıl teşhis edilir ?</strong><br />
Bazı özel kan tahlillerinin yapılmasıyla.</p>
<p><strong>Bu hastalığın olağan gi<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/&#8221;title=&#8221;diş&#8221; >diş</a>i nedir ?</strong><br />
Kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır ve nadiren görülen birkaç istisnalar dışında bir ile üç hafta arasında iyileşir. Bazı vakalar aylarca da sürebilir.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz mononükleoz hastalığının komplikasyonları nedir ?</strong><br />
Komplikasyonları çok sayıda olmamakla beraber, ciddî olabilir. Bunlar arasında şunlar vardır:<br />
<strong>a.</strong> Boğaz enfeksiyonu.<br />
<strong>b.</strong> Ciğerin etkilenmesi, sarılık ve kara sarılıkla.<br />
<strong>c.</strong> Dalak yırtılması.<br />
<strong>d.</strong> Sinir sisteminin etkilenmesi ve menenjit veya ansefalit (beyin iltihabı) meydana gelmesi. Bu vakalar çok nadirdir.</p>
<p><strong>Bu hastalığı kesin olarak teşhis eden kan testi hangisidir ?</strong><br />
<strong>«Heterophile agglutination»</strong> testi.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz mononükleozun belirli bir tedavisi var mıdır ?</strong><br />
Hayır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >Antibiyotikler</a> tâli bakteri enfeksiyonların önlemek için kullanılmıştır; fakat hastalığın tedavisi için belli bir usul bilinmemektedir. Ateş olduğu müddetçe yatakta istirahat çok önemlidir ve ateş geçtikten birkaç gün daha hasta yataktan çıkmamalıdır. Eğer karaciğer etkilenmişse bu yatakta kalma süresi daha da uzatılmalıdır. Bu hastalık için bilinen bir tedavi yoksa da yakl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>k bütün vakaların kendiliklerinden iyileşmekte oldukları hatırlanmalıdır.</p>
<p><strong>Enfeksiyöz mononükleoz <a href="http://www.aidsdernegi.org/opusme-sekilleri/"title="öpüşme" >öpüşme</a>yle bir insandan başkasına bulaşır mı ?</strong><br />
Bunun öyle olduğu ve genellikle gençlerde meydana geldiği sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Eğer birisinde bu hastalık varsa ve haftalarca bazen de aylarca inatla devam etmekteyse bu hastanın yatakta tutulması ve başkalarından tecrit edilmesi gerekir mi ?</strong><br />
Hayır. Böyle bir kişi, ateşi düştükten sonra okuluna veya işine dönebilir. Ancak, hastalığı başkasına bulaştırabileceği için bu kimse başkalarıyla yakın temaslardan kaçınmalıdır.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Enfeksiyöz Mononükleozun tedavisi,belirtisi,Enfeksiyöz Mononükleozun nedenleri nelerdir,Enfeksiyöz Mononükleoz nasıl tedavi edilir,Enfeksiyöz Mononükleozun ilacı,Enfeksiyöz Mononükleoz için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,Enfeksiyöz Mononükleozun bitkisel yöntemi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyoz-mononukleoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tetanos</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/tetanos/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/tetanos/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 09:07:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Tetanos nedir ve nasıl meydana gelir ?
Kas kasılmaları ve izpazmozlar meydana getiren akut bir enfeksiyondan ileri gelen bir/hastalıktır. Çene kaslarının kilitlenmesinden bazen bu hastalığa çene kilitlenmesi de denir. Hastalık ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/tetanos/"title="tetanos" >Tetanos</a> nedir ve nasıl meydana gelir ?</strong><br />
Kas kasılmaları ve izpazmozlar meydana getiren akut bir enfeksiyondan ileri gelen bir/<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Çene kaslarının kilitlenmesinden bazen bu hastalığa çene kilitlenmesi de denir. Hastalık <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rı soğuk ve aşırı sıcakta yıllarca süreyle yaşayabilen bir basilden ileri gelmektedir. Bu basil hareketsiz <strong>«sporlar»</strong> meydana getirmekte ve bunlar insan vücuduna girdikten sonra canlanmaktadırlar.</p>
<p><strong>Tetanos insana nasıl bulaşır ?</strong><br />
Bu mikrop dünyanın her tarafında, özellikle hayvan veya insan dışkılarıyla karışmış topraklarda bulunmaktadır. Yaralar, özellikle delinmiş yaralar, tetanosun gelişmesi için en elverişli yerlerdir. Mikrop beyin ve omuriliğe tesir eden bir zehir geliştirmektedir. Bu zehir kas ve eklem kasılmalarına, izpazmoz hallerine neden olmaktadır.<br />
<strong><br />
Tetanosun gelişme süresi ne kadardır ?</strong><br />
Beş ile on gün arası, ama bazı hallerde iki gün ile iki ay arası da sürebilmektedir.<br />
<strong><br />
Tetanos teşhisi nasıl konur ?</strong><br />
Yaralanma veya ameliyat hali inceden inceye <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>den geçirilir. Yara cerahatlidir ve cerahatin kültürü teste tâbi tutulduğu zaman tetanos mikrobu bulunur. Belirtiler menenjit, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kuduz/"title="kuduz" >kuduz</a> ve başka <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>la benzerlik taşıdığından bunlardan ayırt edilmesi gereklidir.<br />
<strong><br />
Tetanos nasıl önlenebilinir ?</strong><br />
Şunların yapılmasiyle:<br />
<strong>a.</strong> Tetanos toksoid – Yaralanmaları muhtemel olan bahçıvanlar,<br />
çiftçiler, askerler, makinistler, çocuklar ve atletlere bağışıklık<br />
kazanmaları için yapılır.<br />
<strong>b.</strong> Tetanos antitoksini (TAT) — Pasif bağışıklık temini için. Bir yaralanma olduğu zaman bu kısa bir süre için korunmayı temin edecektir.</p>
<p><strong>Tetanos gelişmişse durum neyi gösterecektir ?</strong><br />
Tedaviye başlamanın çabukluğuna bağlıdır. Çok gençlerde ve çok yaşlılarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Ötekilerinde ölüm oranı yüzde 50 ile yüzde 100 arasında değişir. Eğer hasta ilk dokuz ilâ on günü atlatırsa iyileşme şansları artmış demektir.<br />
<strong><br />
Tetanos tedavisi nasıl yapılır ?</strong><br />
<strong>a.</strong> Büyük dozajlarda <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> verilmesi.<br />
<strong>b.</strong> Büyük dozajlarda tetanos anti-toksini verilmesi.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Tetanosun belirtisi,tedavisi,nedeni,Tetanosun nedenleri nelerdir,Tetanos nasıl tedavi edilir,Tetanosun ilacı,Tetanos için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,Tetanosun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="bitkisel tedavi" >bitkisel tedavi</a>si.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/tetanos/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enfeksiyonu Önlemek</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyonu-onlemek/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyonu-onlemek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 07:50:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[a.Doktorunuza periyodik sıhhî muayeneler için müracaat ediniz. Böylece bünyenizde gizli bir hastalık olup olmadığını tesbit et­me imkânını bulursunuz.
b.Bütün tırmık ve kesikleri, su ve sabunla iyice yıkadıktan sonra bunları bandajla örtünüz.
c.En ufak bir çıban ve apseyi bile hiçbir zaman sıkmayınız veya içindeki cerahati boşaltmaya kalkışmayınız.
d.Cildinizin hassas olabileceği maddeleri kullanmayınız. Bazı ki­şilerin ciltleri kokuyu önleyici (deodorant) losyonlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>a.</strong>Doktorunuza periyodik sıhhî muayeneler için müracaat ediniz. Böylece bünyenizde gizli bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> olup olmadığını tesbit et­me imkânını bulursunuz.</p>
<p><strong>b.</strong>Bütün tırmık ve kesikleri, su ve sabunla iyice yıkadıktan sonra bunları bandajla örtünüz.</p>
<p><strong>c.</strong>En ufak bir çıban ve apseyi bile hiçbir zaman sıkmayınız veya içindeki cerahati boşaltmaya kalkışmayınız.</p>
<p><strong>d.</strong>Cildinizin hassas olabileceği maddeleri kullanmayınız. Bazı ki­şilerin ciltleri kokuyu önleyici (deodorant) losyonlara veya koz­metiklere karşı çok hassas olabilir.</p>
<p><strong>e.</strong>Yayılma eğilimi gösteren bir enfeksiyonda hasta yatağa yatırıl­malı ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> tedavisine hemen başlanmalıdır.</p>
<p><strong>f.</strong>İltihaplı yere ılık kompres yapınız.</p>
<p><strong>g.</strong>Doktorunuzu telefonla arayıp kendisine durumu bildiriniz. O si­ze antibiyotik gibi özel bir ilâcın kullanılması gerekip gerek­mediğini bildirecektir.</p>
<p>Anahtar Kelimeler:<br />
Enfeksiyonu Önlemek için ne yapılmalı,enfeksiyonun tedavisi,belirtileri,neler enfeksiyona yol açar,enfeksiyonun nedenleri nelerdir,enfeksiyon nasıl tedavi edilir,enfeksiyon için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>/otlar,enfeksiyonun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="bitkisel tedavi" >bitkisel tedavi</a>si.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/enfeksiyonu-onlemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zatürree</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/zaturree/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/zaturree/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 08:35:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Zatürree nedir ?
Ciğerin hava torbalarında ve hava borucuklarında meydana gelen, çok kez akut olan bir enfeksiyondur.

Hangi türlerde zatürree vardır ?
Bunlar genellikle nedenleri yönünden sınıflandırılmaktadır. Yâni bakteriden mi, virüslerden mi, mantarlardan mı veya başka mik­roplardan mı ileri geldiği göz önünde tutularak sınıflandırılmakta­dır.

Akciğer lopu zatürreesi nedir ve bronş zatürreesinden nasıl ayırdedilir ?
Akciğer lopu zatürreesi bir lopun veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/zaturree/"title="Zatürree" >Zatürree</a> nedir ?</strong><br />
Ciğerin hava torbalarında ve hava borucuklarında meydana gelen, çok kez akut olan bir enfeksiyondur.<br />
<strong><br />
Hangi türlerde zatürree vardır ?</strong><br />
Bunlar genellikle nedenleri yönünden sınıflandırılmaktadır. Yâni bakteriden mi, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/virusler/"title="virüsler" >virüsler</a>den mi, mantarlardan mı veya başka mik­roplardan mı ileri geldiği <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> önünde tutularak sınıflandırılmakta­dır.<br />
<strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> lopu zatürreesi nedir ve bronş zatürreesinden nasıl ayırdedilir ?</strong><br />
Akciğer lopu zatürreesi bir lopun veya birden fazla lopun tamamen iltihaplanmasından ileri gelmektedir. Anîden gelen belirli bir has­talık olup başlangıçtaki ilk belirtileri üşümek ve nöbettir. Bronş zatürreesi ise küçük bronş borularının etrafını saran ciğer dokula­rın bazı küçük kısımlarının iltihaplanmasıdır. Bu tür zatürree lop tipinden daha yavaş olarak gelişir ve genellikle bronşitin, gripin ve eflüanza’nın bir komplikasyonu olarak tezahür eder.<br />
<strong><br />
Günümüzde en çok rastlanan zatürree tipi hangisidir ?</strong><br />
Bir virüsten ileri gelen zatürree (virüs pnömonisi), <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotik&#8221; >antibiyotik</a> ilâçlar kullanılmaya başlandıktan sonra lop tipi zatürree vak’aları çok azalmıştır.<br />
<strong><br />
Akciğer lopu zatürreesi vakaları <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a>le nasıl azaltılmakta­dır ?</strong><br />
Üst solunum alanında olagelebilecek enfeksiyonlara karşı antibiyotiklerin çok tesirli olmasından dolayı bu ilâçlar bakterilerin ci­ğerlerde bir köprüb<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a> kurmalarını önleyebilmektedir.</p>
<p><strong>Zatürreeyi hazırlayıcı sebepler hangileridir ?</strong><br />
Yetersiz gıda alınması, yorgunluk, üst solunum alanında meyda­na gelmiş olan bir enfeksiyonun tedavi edilmemesi ve bronş boru­larına yabancı maddelerin solunum yolu ilş girmesi.<br />
<strong><br />
Zatürreeden iyileşme olanakları nedir ?</strong><br />
Mükemmel. Bundan yıllarca önce ciddî bir zatürreeye yakalanan­ların yaklaşık dört kişiden biri bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tan kurtulamayarak öl­mekteydi. Bugün zatürreeden dolayı ölüm vakalarına pek nadiren rastlanmaktadır.<br />
<strong><br />
Zatürree ne kadar sürer ?</strong><br />
İyi bir tedaviyle zatürree beş ilâ on dört gün içerisinde tedavi edile­bilir.</p>
<p><strong>Zatürreeden iyileştikten sonra ne kadar süre yatakta veya evde kalınamalıdır ?</strong><br />
Ateş normale döndükten ve antibiyotik ilâçların verilmesi durdu­rulduktan sonra en az iki veya üç gün.</p>
<p><strong>Tedaviye kolaylıkla cevap vermeyen olağandışı zatürree tipleri var mıdır ?</strong><br />
Evet, tülaremik zatürree. Bu hastalık insanlara tavşanlardan geç­mektedir. Psitakoz denilen papağan zatürreesidir. Bu hastalık in­sanlara kuşlardan bulaşmaktadır. Ayrıca bazı stafilokok türü za­türreeler de tedaviye karşı direniş göstermektedir.<br />
<strong><br />
Solunum yoluyla alman zatürree nedir ?</strong><br />
Bronş boruları yoluyla ciğerlere girmiş olan gıda parçaları, kusun­tu, zehirler, yağlı burun damlaları vb. bu hastalığı meydana geti­rebilir. Bu gibi maddeler bakteri ve virüslerin gelişmesiyle ikinci derecede enfekte olurlar.<br />
<strong><br />
Hypostatic zatürree nedir ?</strong><br />
Bu tip zatürree bazı kronik <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ın seyri sırasında meydana gelebilir. Özellikle yaşlılarda, hastalıktan bitkin düşenlerde veya yatalak olan hastalarda görülür. Hastalık ciğerlerde dolaşımın tembel olmasından virüs ve bakterilerin ciğerlerde köprübaşları kurma imkânları bulmasından ileri gelmekte olduğu iddia edilmek­tedir.<br />
<strong><br />
Hypostatic zatürree önlenebilir mi ?</strong><br />
Asıl neden hastalığı kontrol altına almakla ve hastanın yataktaki yerini devamlı şekilde değiştirmekle birçok vakalarda hastalık ön­lenebilir. Bu gibi hastaların mümkün olduğu kadar çabuk yatak­tan çıkarılmaları gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/zaturree/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

