<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cocuk-sagligi-bebek-sagligi-cocuk-hastaliklari-bebek-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Altına Kaçırma</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/altina-kacirma/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/altina-kacirma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 21:52:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1887</guid>
		<description><![CDATA[



 5 yaşını bitiren çocukların idrarını kaçırmaya devam etmesi önemli bir sağlık so­runu sayılabilir. Bazı çocuklar (özellikle de erkek çocukları) tuvalete gitme ihtiya­cına dair sinyalleri daha geç algılayabilir. Özellikle de uykusu çok ağır olan ço­cukların daha sık altına kaçırdığı bilinmektedir. Çocuklar 2-3 yaşından itibaren idrarını tutmayı başarabilir. Tuvalet eğitimi alan bir çocuğun altına kaçırması, yaşadığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>5 y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nı bitiren çocukların <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a>ını kaçırmaya devam etmesi önemli bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> so­runu sayılabilir. Bazı çocuklar (özellikle de erkek çocukları) tuvalete gitme ihtiya­cına dair sinyalleri daha geç algılayabilir. Özellikle de uykusu çok ağır olan ço­cukların daha sık altına kaçırdığı bilinmektedir. Çocuklar 2-3 yaşından itibaren idrarını tutmayı başarabilir. Tuvalet eğitimi alan bir çocuğun altına kaçırması, yaşadığı stresin habercisi olabilir. Özellikle yeni bir eve taşınma, okul değiştirme, ailevî sorunlar ve sosyal sorunlar çocukların altına kaçırmasına neden olur. Ba­ğırsak fonksiyonlarım denetimi altında bulunduran sinir ve kasların olgunlaşma­mış olması da bu soruna neden olur. Şeker hastalığı, idrar yolları enfeksiyonu, yapısal anormallikler, vitamin eksikliği ve gıda <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>leri de altına kaçırma soru­nunu tetikler.</p>
<p> <strong>Altına Kaçırma için önerilen modern tip tedavileri</strong><br />
Yatak ıslandığında özel olarak çalan ve yatağa yerleştirilen &#8220;yatak alarmları&#8221; satın alınabilir. Bazı durumlarda, nadiren de olsa, antidepresan ilaçlar kullanılabilir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Altına-Kaçırma.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Altına-Kaçırma-198x300.jpg" alt="" title="Altına Kaçırma" width="198" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1888" /></a><br />
<strong>Doğal sağlık tedavileri</strong><br />
■     Uzun vadeli olarak sürdürülen <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/homeopati/&#8221;title=&#8221;homeopati&#8221; >homeopati</a> tedavileri oldukça etkilidir.<br />
■    Atkuyruğu otu, rüya görürken altını ıslatan çocuklar için uygundur.<br />
■  Güzelavrat otu geceleri yatağına yatar yatmaz altını ıslatan çocuklar için kullanılabilir.<br />
■   Katran <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a>u, derin bir uykuya daldıktan sonra altını ıslatan çocuklar için kullanılabilir.<br />
•    Homeopati alanında &#8220;causticum&#8221; olarak bilinen madde öksürük nöbetleri ile artan altına kaçırma vakalarında kullanılabilir.<br />
■ Yukarıdaki önerilerimiz herhangi bir işe yaramazsa, sinir otu kullanabilirsiniz.<br />
s Altına kaçırma durumunun altında yatan <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>k bir sorun varsa,<br />
■    Vahşi gül isimli bitkiyi kullanabilirsiniz<br />
■    Yeni bir ortam nedeniyle ortaya çıkan altına kaçırma durumları ceviz ile te­davi edilebilir<br />
•    Stres kaynaklı altına kaçırma vakalarında mine bitkisini deneyebilirsiniz<br />
■      Travma ve şok gibi durumların sonucunda ortaya çıkan altına kaçırma va­kaları için Bethlehem yıldızı adlı bitkiyi kullanabilirsiniz<br />
■       Korku kaynaklı altına kaçırma vakaları için misk otunu kullanabilirsiniz<br />
■     Bir bardak suya ilave edeceğiniz sarı kantaron otuna bir kaşık bal ilave ederek çocuğunuza içirin. Bağırsak fonksiyonlarını bu şekilde düzenleyebilirsiniz.<br />
■     Altına kaçırma vakasının temelinde duygusal çalkantı ve üzüntü gibi manevi sorunlar yer alıyorsa, mine ve limonu karıştırarak kullanın.</p>
<p><strong>Faydalı terapiler</strong></p>
<p>Altına kaçırma vakasının temelinde duygu durum bozuklukları yer alıyorsa, stres için uygulanan terapileri deneyebilirsiniz. Homeopati, kranyal osteopati, gelenek­sel Çin terapileri, hipnoterapi, refleksoloji ve çiçek esansları işe yarayacaktır.</p>
<p><strong>Evde yapabilecekleriniz</strong><br />
■     Sinirlenmemeye ve sorunu abartmamaya çalışın. Çocuğunuz altını ıslatmadan uyanırsa, ödüllü yıldız tahtanıza bir yıldız çizin. Bu yıldızlar belirli bir sayıya ulaş­tığında çocuğunuzu ödüllendirin. Çocuğunuz belirli bir yaşa ulaştığı halde altını ıslatmamak için gayret göstermiyorsa, onu en sevdiği arkadaşının evine yollayın. Çocuklar bu gibi durumlarda altını ıslatmamak için büyük çaba gösterir.<br />
■     Bazı çocukların uykusu o kadar derindir ki, tuvalet ihtiyacı bile fark edilemez. Ço­cuğunuzun altına kaçırdığı saatleri tespit edin ve kendisini bu saatlerde uyandı­rarak tuvalete götürün. Bu önerimiz, sorununuza kökten bir çözüm getirmeye­cektir; ancak en azındarvbazı gecelerde çocuğunuzun altına kaçırmasını önler.</p>
<p>■ Çocuğunuza akşam vaktinde sınırlı miktarda içecek ikram edin.<br />
■Çocuğunuzu yatağa götürmeden önce tuvalete götürün.<br />
■ Çocuğunuzun yaşı büyüdüğü halde, altına bez bağlamayın. Bu tür davranışlar çocuğunuzu küçük düşürür. Ayrıca, altına bez bağlandığını bilen bir çocuk tu­valete gitmek istemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/altina-kacirma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar veya Kilo Kaybetmesi Gerekmeyen Kişiler İçin İyi Beslenme</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-veya-kilo-kaybetmesi-gerekmeyen-kisiler-icin-iyi-beslenme/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-veya-kilo-kaybetmesi-gerekmeyen-kisiler-icin-iyi-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 13:04:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1867</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Ülkemizde bu kadar çok alerji, bağışıklık sistemi rahatsızlık­ları ve kanser görülmesinin nedeninin çocuklarımızı besleme şeklimiz olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki hayatımızın erken dönemlerinde nasıl beslendiğimiz, ileride sağlığımızın nasıl olacağı konusunda daha güçlü bir etkiye sahip. Üç kızım var ve bugünün çılgın dünyasında sağlıklı çocuklar yetiştir­menin ne kadar zor olduğunun farkındayım.
Ebeveynlerin coşkulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde bu kadar çok <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>, bağışıklık sistemi rahatsızlık­ları ve kanser görülmesinin nedeninin çocuklarımızı besleme şeklimiz olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki hayatımızın erken dönemlerinde nasıl beslendiğimiz, ileride sağlığımızın nasıl olacağı konusunda daha güçlü bir etkiye sahip. Üç kızım var ve bugünün çılgın dünyasında <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı çocuklar yetiştir­menin ne kadar zor olduğunun farkındayım.</p>
<p>Ebeveynlerin coşkulu bir şekilde, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>lı yetişkinlerden oluşan bir ulus yarattığı bir çevrede y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>yormuşuz gibi görünüyor.<br />
Benim yaşadığım yerde, ebeveynler ve komşular her fır­satta farkına varmadan çocuklarını zehirlemeye çalışıyor. Sa­dece kendi çocuklarını şeker dolu ve trans yağlar içeren yiye­ceklerle beslemekle kalmıyor, her <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >doğum</a> gününde, spor kar­şılaşmasında ve sosyal durumda şekerle kaplı donatları, pasta­ları ve şekerleri bütün kalabalık için getiriyorlar. Okullar da, öğretmen ve ebeveynlerin çocukları düzenli bir şekilde abur cubur yiyeceklerle <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>ye ittikleri bir başka mekan. Ebeveynler olarak hepimizin çocuklarımızı daha besleyici yiyeceklerle beslemek gibi bir hedefi olmasını beklerdim: Daha çok sebze, meyve, çiğ kuru yemiş ve çekirdekler ve fasulye ve baklagiller gibi. Bununla birlikte, düzenli olarak sağlıksız yiyecekler yemesine izin verildikçe hiçbir çocuk sağlıklı beslenmeyecektir.</p>
<p>Bunu başarmanın tek yolu evi sağlıksız yiyeceklerden temizlemektir; böylece çocuklar acıktıklarında sağlıklı seçe­neklerden yemek zorunda kalırlar. Sadece sağlıklı yiyecek seçenekleri bulduklarında, en azından evde olduklarında sağ­lıklı bir şekilde besleneceklerdir.<br />
Bununla birlikte, bu kitaptaki beslenme kuralları, bir çocuk ya da ince bir sporcu için kalori ve yağ açısından çok kısıtlıdır. Ama, sağlıklı yeme ve uzun ömür kuralları değişmezdir. Tek yapılması gereken <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>in kalori ve yağ yoğunluğunu, çiğ kuru yemişler ve çekirdekler, kuru yemiş yağları ve avokado gibi bütünsel yağ ve kalori kaynakları ile artırmaktır. Nişastalı sebzeler ve tam tahıllar daha çok tüketilebilir ve sebze ve tahıl yemekleri soslarla, kuru yemişlerle zenginleştirilebilir.</p>
<p>Eğer kilo almak istiyorsanız, çok yemek yemek vücudu­nuza daha çok yağ ekleyecektir. Daha fazla yemek yiyerek bir kişinin kaslarını artırması çok nadir görülen bir durumdur. Vücudunuzun istediğinden fazla yemek için kendinizi zor­lamanız iyi değildir. Kilo almak istiyorsanız kaslarınızı ge­liştirmek için ağırlık kaldırın; egzersiz yapmak da iştahınızı açacaktır. Sağlıklı bir diyet yediğinizde, doğa ihtiyacınız ola­cak kadar kas kütlesinin vücudunuzda olmasını sağlayacaktır; ancak ek bir gerginlik uygularsanız kaslarınız gelişecektir. Tabii ki, bu kitap aşırı kilolu olup <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="" >kilo verme</a>yi arzu edenler için yazılmıştır. Aşın zayıf olan ve kilo almak isteyenler kendi ihtiyaçlarına uyacak şekilde bu yeme planını değiştirmeli­dirler.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Çocuklarda kilo kaybı,verilen kilolar geri alınabilir mi,çocuklar kilo verdikten sonra hastalanabilir mi,hastalanan çocuklara ne tür tedavi uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-veya-kilo-kaybetmesi-gerekmeyen-kisiler-icin-iyi-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Ülseri</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/agiz-ulseri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/agiz-ulseri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 12:46:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1849</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların ağzının iç kısmında kenarları şişkince beyaz noktalar belirir. İçleri ce­rahat dolu bu noktalar, çocuklara hayatı zehir edebilir. Ağız ülseri özellikle de birşeyler yiyip içen çocukların canının yanmasına neden olur. Stres, dişleri sert bir fırça ile çok hızlı bir şekilde fırçalamak gibi etkenler ağız ülserine neden olabilir. Çok fazla şeker yemek, yorgunluk, yanlışlıkla diş etinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların ağzının iç kısmında kenarları şişkince beyaz noktalar belirir. İçleri ce­rahat dolu bu noktalar, çocuklara hayatı zehir edebilir. Ağız ülseri özellikle de birşeyler yiyip içen çocukların canının yanmasına neden olur. Stres, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>leri sert bir fırça ile çok hızlı bir şekilde fırçalamak gibi etkenler ağız ülserine neden olabilir. Çok fazla şeker yemek, yorgunluk, yanlışlıkla diş etinin ısırılması gibi etkenler de ağız ülserinin bilinen nedenleri arasında yer almaktadır. Kansızlığın da ağız ülser­lerinin nedenleri arasında yer aldığı belirtilmektedir. Ağız ülseri genellikle iki üç hafta içinde geçer. Bu dönemde ağız temizliğine özellikle dikkat edilmelidir. Bazı durumlarda, ağızda çıkan ülserler sindirim sistemi sorunlarının habercisidir; ör­neğin, Crohn hastalığı bu sorunların b<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nda yer almaktadır.</p>
<p><strong>Ağız Ülseri için modern tıp tedavileri</strong><br />
Modern tıp alanında çocuklara tuzlu su ile gargara yapmaları ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> planla­rını değiştirmeleri önerilmektedir.<br />
■ Bu yöntem, fizyolojik arınma kürü esnasında uygulandığı gibi, kürden bağımsız olarak da uygulanabilir. Arınma kürü, ağızdan alınan yağlarla uygulandığında; vücuttaki toksinler boşaltım sistemine doğru ilerler. &#8216; 2 Naturopati, insanın psiko-fızik dengesini kurmaya yardımcı olan doğal tekniklerin bir bileşimidir. Bunlar, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>k ve fiziksel yorgunluk sonucunda kaybolan vücut direncinin yeniden oluşturul­ması için kullanılacak tekniklerdir.<br />
<strong>Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri</strong><br />
■ Çocuğunuzun ağzını ülserden korumak istiyorsanız, beslenme programını zen­ginleştirmen ve çocuğunuza bol bol taze meyve ve sebze yedirmelisiniz. Çok acılı yiyeceklerden, işlenmiş ve rafine gıdalardan, gazlı içeceklerden, kafeinden, rafine şekerden ve asitli ürünlerden kaçının. Portakal gibi asit içeren meyveler ve çikolata, yer fıstığı, Hindistan cevizi, yulaf, buğday ve jelatin içeren gıda mad­deleri de ağız ülserine neden olabileceğinden dikkatle tüketilmelidir.<br />
■     Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirin. Ekinezya, sarımsak ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >homeopati</a> alanında &#8220;astragalus&#8221; adı ile bilinen geven gibi doğal ürünler çocuğunu­zun bağışıklık sistemini güçlendirir. Isırgan ve dulavrat otu toksinlerin vücut­tan atılmasını sağlayarak ağız ülserlerinin nüksetmesini önleyebilir. Dulavrat otu, dulavrat otu çayı olarak da tüketilebilir.<br />
m Mür adı verilen bitki kaynatılmış ve soğutulmuş bir bardak suya ilave edilerek ülserli bölgelere sürüldüğünde ağız içindeki enfeksiyonları yok eder. Pamuklu bir bez yardımı ile süreceğiniz mürün faydasını göreceksiniz.<br />
■     Ülserli bölgeye bir miktar aloe vera jeli sürebilirsiniz.<br />
■     Nükseden ağız ülserleri için uygulanabilecek en iyi tedavi zamana yayılmış bir te­davidir. Homeopati tedavisi bu şekilde uygulandığında etkili sonuçlar verebilir:<br />
•    Homeopati alanında kullanılan arsenik maddesi dil ucundaki aftlara ve ağızda yanma hissine iyi gelir.<br />
8 Homeopati alanında kullanılan &#8220;merkür&#8221; maddesi damakta ve dilde olu­şan sarı renkli ve süngerimsi ülserler için uygundur.<br />
•    Homeopati alanında kullanılan &#8220;Kali. Bich.&#8221; maddesi kalın, sert ve batma hissi veren aftların tedavisinde kullanılabilir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/doktor_disci_hasta.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/doktor_disci_hasta.jpg" alt="" title="doktor_disci_hasta" width="250" height="250" class="alignleft size-full wp-image-1850" /></a><br />
<strong>Faydalı terapiler</strong><br />
Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirici ve stresi yenmesini sağlayıcı her türlü terapi ağızda oluşan ülserlere de iyi gelmektedir. Çocuğunuzun ağzında olu­şan aft ve yaraların sebebi beslenme tarzından kaynaklanıyorsa, besin terapileri uygulanmalıdır. Sürekli nükseden ağız aftları ve yaraları homeopati, <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/herbalizm/&#8221;title=&#8221;herbalizm&#8221; >herbalizm</a>, Ayurveda, refleksoloji, <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >aromaterapi</a> ve geleneksel Çin terapileri ile tedavi edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/agiz-ulseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abse</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/abse/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/abse/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 12:36:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1846</guid>
		<description><![CDATA[Abse genellikle dokularda bakteri istilasına bağlı bir tahriş sonucu oluşur. Abse bölgesinde, artan kan dolaşımından ötürü, dokular arasında bol miktarda sıvı ve akyuvar toplanır. Hastalıklı bölge genellikle sağlam kısımlardan ayrılmış olur; ölü akyuvarlar, bakteriler ve doku arasına sızmış olan sıvılar &#8220;irin&#8221; adı verilen birikin­tiyi oluşturur.
Abse oluşumunun vücut yüzeyindeki ilk belirtisi, dokunulduğunda ağrıyan, sert ve kırmızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abse genellikle dokularda bakteri istilasına bağlı bir tahriş sonucu oluşur. Abse bölgesinde, artan kan dol<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>mından ötürü, dokular arasında bol miktarda sıvı ve akyuvar toplanır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >Hastalık</a>lı bölge genellikle sağlam kısımlardan ayrılmış olur; ölü akyuvarlar, bakteriler ve doku arasına sızmış olan sıvılar &#8220;irin&#8221; adı verilen birikin­tiyi oluşturur.<br />
Abse oluşumunun vücut yüzeyindeki ilk belirtisi, dokunulduğunda ağrıyan, sert ve kırmızı renkli bir bölgedir. İrin oluşumu başlayınca, kırmızı renkli alanın sı­nırları belirginleşir. İrin, direnci en az olan bölgeye doğru ilerler, burada çıkıntılı bir nokta oluşturur. Abse çok büyük ise, ateş, baş dönmesi ve terleme görülebilir.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Abse.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Abse-300x200.jpg" alt="" title="Abse" width="300" height="200" class="alignleft size-medium wp-image-1847" /></a><br />
<strong>Abse için önerilen modern tıp tedavileri</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >Antibiyotik</a> tedavisi önerilmektedir. Bazı abseler kendiliğinden dışarı açılır ve irin dı­şarıya doğru akar. Absenin açılmadığı durumlarda bu işi ameliyatla yapmak gerekir.<br />
Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri<br />
■ <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >Homeopati</a> alanında kullanılan bazı ilaçlar abse tedavisinde de kullanılabilir.<br />
•    Homeopati alanında &#8220;hepar sulf.&#8221; adı verilen maddeyi uzmanınızın tavsi­yesi ile kullanabilirsiniz. Özellikle de çok ağrılı abselerde bu tedaviyi uygu­layabilirsiniz.<br />
■ Güzelavrat otu adı verilen bitki absenin ilk aşamasında kullanılabilir.<br />
■  Atkuyruğu bitkisinde, köklü sebzelerde, yulaf ve arpada bulunan silika&#8221; adlı madde, yavaş yavaş şişen abseler için kullanılabilir.</p>
<p>Papatya, limon, lavanta ve kekik esansı ile yapılan sıcak kompres, absenin in­mesini sağlar. Çay ağacı yağı antiseptik olduğundan, abselere uygulanabilir.<br />
■ Günde iki ya da üç defa kullanılan ekinezya tabletleri bağışıklık sistemini güç­lendirir, kanı temizler ve doğal antibiyotik görevini görür.</p>
<p><strong>Faydalı terapiler</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >Herbalizm</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >aromaterapi</a>, homeopati, Ayurveda1 ve naturopati.2<br />
<strong>Evde yapabilecekleriniz</strong><br />
■ Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmek için elinizden geleni yapın çünkü bağışıklık sistemi güçlü olan çocuklarda enfeksiyon görülme ihtimali düşüktür.<br />
■ Çocuğunuzun cildini temiz tutun. Çocuğunuzun bünyesi abseye yatkınsa, uz­man yardımı almanızda fayda vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/abse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara İlaç Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/cocuklara-ilac-verirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/cocuklara-ilac-verirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 12:31:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1842</guid>
		<description><![CDATA[Doktorunuz tarafından reçete ile verilen ilaçlan kullanıyor olsanız da, doğal sağlık uzmanınız tarafından önerilen doğal ilaçlan kullanıyor olsanız da; yapmanız gere­ken en önemli şey bu ilaçların hangi dozda kullanılması gerektiğini öğrenmektir. Söz konusu ilaçlar doğal olsa bile, ilaçların gereksiz yere kullanılması toksik etki yaratır ve insan vücuduna zararlıdır. Doğal ilaçların birçoğu çocuğunuzun bünye­sini olumsuz yönde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doktorunuz tarafından reçete ile verilen ilaçlan kullanıyor olsanız da, doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> uzmanınız tarafından önerilen doğal ilaçlan kullanıyor olsanız da; yapmanız gere­ken en önemli şey bu ilaçların hangi dozda kullanılması gerektiğini öğrenmektir. Söz konusu ilaçlar doğal olsa bile, ilaçların gereksiz yere kullanılması toksik etki yaratır ve insan vücuduna zararlıdır. Doğal ilaçların birçoğu çocuğunuzun bünye­sini olumsuz yönde etkilemez ve vücudunun kendi kendine iyileşmesine yardım­cı olur. Ancak doğal ilaçlar &#8220;%100 zararsız ilaç&#8221; anlamına gelmez. Doğal ilaçlar an­cak uzman tavsiyesi ile uygun dozlarda kullanıldığında faydalı olabilir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/22791.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/22791-300x224.jpg" alt="" title="22791" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-1843" /></a><br />
<strong>İlaç kullanırken dikkat etmeniz gereken noktalar:</strong><br />
■     İlaçların prospektüsünü ve etiketini okumadan kullanmayın.<br />
■    Herhangi bir ilacın kutusunu açmadan önce, bu ilacın gerçekten gerekli olup olmadığını tespit edin.<br />
Çocuğunuza ilaç verirseniz, durumunu mutlaka takip edin: doğru zamanda doğru doz kullanımı, ilacın başka ilaçlarla etkileşime girip girmediği, ve çocuğunuzun genel durumunda herhangi bir değişikliğin olup olmadığı gibi konu­lar takip etmeniz gereken en önemli hususlardır. Çocuğunuza ilaç vermeden önce, bu ilacın neden verildiğini ve bu ilaçtan ne beklediğinizi bilmeniz gerek­mektedir. İlaç kullanımından önce aşağıdaki sorulann sorulması önemlidir:<br />
■     Bu ilaç ne için kullanılıyor?<br />
■     Çocuğuma bu ilaçla birlikte başka bir ilaç daha verirsem, herhangi bir so­runla karşıl<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>r mıyım?<br />
■     Çocuğum bu ilacı ne kadar sürede ve hangi sıklıkta kullanmalı?<br />
■     Çocuğuma ilacını vermeyi unutursam ne yapabilirim?<br />
■     İlacın yan etkileri var mı? Bu ilaç etkisini ne kadar sürede gösterebilir?<br />
Tüm ilaçlar (<a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >homeopati</a>k ilaçlar, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a> ve otlar ve modern tıp alanında kul­lanılan ilaçlar) için, bu sorulara cevap bulmaya çalışın. İlaç şişesinin daha önce hiç açılmamış olduğundan emin olun. İlaç prospektüslerini her zaman okuyun. Kul­landığınız ilacın prospektüsünü okurken aklınıza takılan sorular olursa, bu sorula­rı mutlaka doktorunuza, doğal sağlık uzmanınıza ya da eczacıya sorun.<br />
İlacın çocuğunuza dokunmayacağından emin olun. Bu tür bilgileri ilaçların prospektüsünden elde edebilirsiniz. İlaç kutusunun üzerinde kullanma talimatı ve dozaj önerileri yoksa, bu konuda mutlaka bilgi edinin. Çocuklar birçok ilaca karşı ye­tişkinlerden daha hassastır. Olası bir yan etkiyi önlemek için, ilacın çocuğunuzun yaşına uygun olup olmadığını araştırın. Bazı doğal ilaçların bile 12 yaşın altındaki çocuklar için kullanılmadığı bilinmektedir.<br />
Uygun gördüğünüz doğal bir ilacı çocuğunuza içirmek isterseniz, bu ilacın kimler ve hangi durumlar için uygun olduğunu araştırın. Bazı rahatsızlıklar ilaç kullanılmadan da iyileşebilir. Bazı rahatsızlıkların iyileşmesi zaman akışına bırakıl­malıdır. Homeopati alanında kullanılan ilaçların, çiçek esanslarının ve aromatera-pinin iyileştirici özelliği vardır; ancak bu tür doğal sağlık terapileri modern tıpta kullanılan ilaçlar kadar kısa sürede sonuç vermeyebilir. Doğal sağlık (alternatif tıp) ilaçlarından anlık mucizeler beklemeyin. Bazı doğal sağlık ilaçlarının etkisi uzun vadede gerçekleşebilir, bu ilaçları işe yaramıyor düşüncesiyle bir köşeye atmayın. Doğal sağlık ilaçlarını kullanan hastaların kendilerine biraz zaman tanıması gerek­mektedir. Doğal ilaçların kullanımı kalıcı, olumlu etkiler ile sonuçlanabilir. Doğal ilaçlar, bir tablet içildikten sonra da bir kenara atılacak ilaçlar değildir. Bu ilaçların kullanımı bazen belirli bir süreye yayılabilir.<br />
Bu bölümde, sıkça karşılaşılan çocuk <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı ve bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>ların tedavisin­de uzmanlar tarafından önerilen bazı <a href="http://www.aidsdernegi.org/dogal-tedavilerin-etkisi/"title="" >doğal tedavi</a> çeşitleri ele alınacaktır. Bahse­dilen birçok doğal tedavi ebeveynler tarafından evde uygulanabilir. Ancak yapıl­ması gereken en önemli şey tedavilerin uygulanış şekli hakkında bilgi edinmektir. Bu bölümde anlatacağımız doğal ilaçlar ve tedaviler hakkında bilgi sahibi olmanı­zı ve herhangi bir hastalıkla karşılaştığınızda, uzmanınıza da danışarak, bahsedi­len tedavileri uygulamanızı tavsiye ederiz. Anlatacağımız hastalıklar için belirli te­davi yöntemlerinden bahsetmiş olmamıza rağmen, bu tedavi şekillerinin kesin ku­rallardan oluşmadığını ve uzmanınızın tavsiyelerine göre değiştirilebileceğini de belirtmek isteriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/cocuklara-ilac-verirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanmalar En Çok Çocukları Etkiliyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/bosanmalar-en-cok-cocuklari-etkiliyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/bosanmalar-en-cok-cocuklari-etkiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 10:11:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1625</guid>
		<description><![CDATA[Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor
İSTANBUL (İHA) – Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin önemini yitirmesi. Son 20 yıl içinde aile yapıları incelendiğinde anne, baba ve çocuktan müteşekkil aile sayısında azalma görülürken karışık aile yapılarında artış gözleniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Klinik Psikolog Şeniz Pamuk, bu durumun temelinde boşanmanın yattığını ve bundan en fazla çocukların etkilendiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor</strong><br />
İSTANBUL (İHA) – Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin önemini yitirmesi. Son 20 yıl içinde aile yapıları incelendiğinde anne, baba ve çocuktan müteşekkil aile sayısında azalma görülürken karışık aile yapılarında artış <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>leniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Klinik Psikolog Şeniz Pamuk, bu durumun temelinde boşanmanın yattığını ve bundan en fazla çocukların etkilendiğini söyledi.</p>
<p>Dünyanın süper gücü ABD’de evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar verirken, Almanya’da bu durum üçte bir oranında. Pamuk’un verdiği bilgilere göre Türkiye, henüz boşanmaların sık yaşanmadığı bir ülke olsa da 15 yıl önce yüzde 1′i bulmayan ayrılan çift oranı gün geçtikçe artıyor. Psikolog Şeniz Pamuk, “ayrılık ya da boşanma sonrasında, aile yapılarında oldukça büyük bir çeşitlilik ortaya çıkıyor” dedi. Ayrılık ya da boşanma kararı veren eşlerin çok zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Pamuk, “Ancak bu karardan anne-babaları kadar hatta onlardan daha fazla etkilenen aile bireyleri çocuklar. Yapılan araştırmalar, çocukların boşanma öncesi dönemden başlayarak, boşanma süreci ve sonrasında kısa ve uzun vadede bir çok olumsuz durumla yüzyüze kalabildiklerini göstermekte. Hiç bir çocuk ilk anda anne ve babasının ayrılmasını istemez ve bu duruma ya dışa vurarak ya da sessiz kalarak bir tepki gösterir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Çocuklarda anne-baba ayrılığının meydana getirdiği etkilerin boşanmadan sonraki ilk günlerde değil daha sonraki dönemlerde ortaya çıktığını belirten Pamuk’un tespitleri şöyle:</p>
<p>“Çocukların geriye dönüp baktıklarında olumsuz olarak hatırladıkları, anne-baba arasında haber t<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>yıcısı olmak, anne ve babalarının birbirlerini suçlamalarını dinlemek, karşı cinsten biriyle samimiyeti ilerlettiklerinde nasıl doğal davranabileceklerini bilememek, ekonomik sorunlar, anne/babadan biriyle ve o taraftan olan akrabalarla bağların kopması gibi durumlar”</p>
<p>Çocuk sahibi olanların sorunları çözmek için ilk başta boşanmayı düşünmediğini söyleyen Pamuk, bazı durumlarda ayrılmanın çok sorunlu bir evliliği yürütmekten daha <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı bir ortam sağladığını dile getirdi. Bir boşanma durumunda çocuğun olaya göstereceği tepkilere neden olabilecek ve bu olayı çocuğun hayatında daha az travmatik hale getirebilecek önemli noktalar olduğunu söyleyen Pamuk’a göre hayatında bu yönde değişiklik yapmayı planlayan her anne-babanın bunlara özen göstermesi gerekiyor. Daha atak, heyecanlı, kolay etki altında kalan, yeni durumlara kolay uyum sağlayamayan çocukların, anne-baba ayrılığı gibi ciddi uyum becerileri gerektiren bir duruma uyum sağlamakta da yaşıtlarına oranla daha büyük zorluk çektikleri görülüyor. Anne-baba ayrılığını küçük yaşlarda yaşayan bir çocuk, bu olaya ilk anda çok büyük bir tepki gösterse de, bu durumu kabullenmesi daha kolay olabiliyor. Buna karşın okul öncesi dönemde, çocuklarda sadakat sorunları ve anne-babayı yeniden bir araya getirme çabaları gözlenebiliyor. Daha ileri yaşlarda, çocuklar kendi sosyal hayatlarını kurmaya çalışırken güvendikleri bir çatının yıkılması, onların kadın-erkek ilişkileri konusunda bocalamalarına yol açabiliyor. Gözlemleyebilecekleri bir kadın-erkek ilişki modelinin olmaması, bu çocukları kendi ilişkilerini oluştururken zorlayabiliyor.</p>
<p><strong>KIZ ÇOCUKLAR İLE ERKEK ÇOCUKLARIN TEPKİSİ FARKLI</strong><br />
Boşanmalara karşı çocukların cinsiyetlerine göre farklı tepkiler verdiğini söyleyen Pamuk, “Kız çocuklar, anneleriyle genellikle arkadaş gibi olurken, erkek çocuklar annelerinin yanında kendilerini evin erkeği gibi hissetme eğilimine girebiliyorlar. Bu nedenle annenin yeni biriyle birlikte olduğu durumlarda kız çocukların bu işten pek de hoşnut olmadıkları, buna karşılık erkek çocukların bir rahatlama hissettikleri izlenebiliyor” yorumunda bulundu.</p>
<p>Baba-kız ve baba-erkek çocuk ilişkileri ise çok fazla incelenmemiş olmasına karşın, babanın görevlerini yerine getirmede yeterli olduğu durumlarda fazla bir soruna da rastlanmadığını söylemenin mümkün olduğunu söyleyen Pamuk’un üzerinde durduğu bir diğer nokta destek sistemleri. Eğer çocuğun hayatında ilişkisinin iyi olduğu bir büyükanne-büyükbaba ya da başka yetişkinler varsa, bu kişiler anne-babanın duygusal anlamda pek verici olamadıkları ortamlarda bu boşluğu doldurabiliyorlar. Çocuğun ekonomik standartlarında ani bir düşüş ya da anne ve babanın ekonomik standartları arasında ciddi bir fark olması çocuğu olumsuz bir şekilde etkileyebiliyor. Çocuğun uyumunda anne-baba arasındaki ilişkinin en önemli etken olduğunu vurgulayan Pamuk, çocukların eşler arasındaki diyalogların kopmadığını ve kendisi hakkında konuşulmaya devam edildiğini görmesi gerektiğini, bunun güven zedelenmemesi için önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>ÇOCUK BİRLİKTE YAŞAMASA DA DÜZENLİ GÖRÜŞMELİ</strong><br />
Çocukların bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için gereken şartlardan biri de ayrı da olsa çocuk anne babasıyla düzenli olarak görüşmeleri. Klinik Psikolog Pamuk, “Burada önemli olan faktör, görüşme sıklığı değil, görüşmelerin çocuk tarafından önceden bilinmesi ve tahmin edilebilir olması. Son anda yapılan değişiklikler, aniden yapılan planlar, tutulmayan sözler, çocuk açısından çok büyük hayal kırıklıklarına neden oluyor ve bunların telafi edilmesi mümkün olmayabiliyor” yorumunu getirdi. Ayrılmanın çocuğa nasıl sunulduğunun da önemli olduğunu dile getiren Pamuk, “Bu bilgilendirmeyi anne ve babanın birlikte yapmasında yarar var. Ayrıca, bu kişilerin karı-kocalık rollerinden vazgeçseler bile, her zaman o çocuğun anne ve babası olarak kalacaklarını ve bir işbirliği içinde olmaya devam edeceklerini akıllarında tutmalarında yarar var” diye konuştu.</p>
<p>Ayrılmış yeni bir insanla ilişki kurmuş anne veya babanın bu durumu çocuğuna nasıl anlattığı da üzerinde durulması gereken noktalardan biri. Psikolog Pamuk’un tespitine göre, anne-babasının yanında sürekli yeni birilerini görmek çocuğu kırabilir ve kendi kadınlık ve erkeklik konumuyla ilgili en<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/&#8221;title=&#8221;diş&#8221; >diş</a>eye sürükleyebilir. Bu nedenle de çocuk daha sonraki hayatında hiç bir zaman terk edilmemek için ilk bulduğu kişiye ne pahasına olursa olsun aşırı bağlanabiliyor ya da kimseye fazla bağlanmamak için durmadan eş değiştirebiliyor. Ancak unutulmamalı ki bütün problemlerine rağmen anne ve babası ayrılmış olan çocukların yaşıtlarına göre daha çabuk olgunlaştıkları, hayatın zorlukları karşısında daha rahat pratik çözümler üretebildikleri de ayrı bir gerçek.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Boşanmaların çocuklar üzerinde etkileri,anne babalar boşanınca çocuklarının <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>si nasıl olur,bunalım süreçleri.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/bosanmalar-en-cok-cocuklari-etkiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Neden Kilo Alır ?</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-neden-kilo-alir/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-neden-kilo-alir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 10:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1623</guid>
		<description><![CDATA[Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu sadece yetişkinleri tehdit etmiyor.

Araştırmalar, kilo fazlalığı ve şişmanlık sorununun çocuklarımızı da tehdit edecek boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Çocuklarımız neden aşırı kilolu veya şişman hale geliyor sorusunun cevabı ‘üç yanlış’ta gizli: Yanlış beslenme, yeterinden az bedensel hareket, genetik eğilim.

ÇOCUKLARIMIZIN bedensel fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri, ama aynı zamanda büyüme ve gelişmelerini aralıksız sürdürebilmeleri için karbonhidrat, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu sadece yetişkinleri tehdit etmiyor.<br />
<strong><br />
Araştırmalar,</strong> kilo fazlalığı ve şişmanlık sorununun çocuklarımızı da tehdit edecek boyutlara ulaştığını gösteriyor.<br />
<strong><br />
Çocuklarımız neden <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>rı kilolu veya şişman hale geliyor sorusunun cevabı ‘üç yanlış’ta gizli:</strong> Yanlış <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>, yeterinden az bedensel hareket, genetik eğilim.<br />
<strong><br />
ÇOCUKLARIMIZIN </strong>bedensel fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri, ama aynı zamanda büyüme ve gelişmelerini aralıksız sürdürebilmeleri için karbonhidrat, protein ve yağları dengeli bir şekilde ve ihtiyaçları kadar almaları gerekiyor. Ne karbonhidratlar (unlu ve tatlı besinler, sebzeler ve meyveler), ne proteinler (et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri), ne de yağlar (hayvansal ve bitkisel yağlar) çocuklarınızın ihtiyacı olan besin öğelerini tek başlarına içermezler. Çocukların sadece mevcudu korumak ve tamir etmek için değil, büyümek için de proteinlere, özellikle biyolojik değeri yüksek proteinlere ihtiyacları vardır. Onlara günlük aktivitelerinin gerektirdiği enerjiyi karşılayacak kadar enerjiyi ve büyümelerini sürdürebilecek kadar proteini aynı anda içeren bir <strong>‘besin planı’</strong> gerekiyor.</p>
<p>Çocukların enerji ihtiyaçlarının yaşları ve cinslerine göre değiştiğini de unutmamalı, onlara yeteri kadar enerjiyi de sağlamalısınız. Enerji ihtiyaçlarını karşılarken kalorileri abartır, aşırıya kaçarsanız ya da aldıkları kalorinin gerektirdiği kadar bedensel aktiviteyi yapmadıklarını <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>den kaçırırsanız çocuklarınızın fazla kilolu olmalarını kaçınılmazdır. Genetik bazı sorunların, bazı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ın (troid bezi yetmezliği, <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/bobrek/&#8221;title=&#8221;böbrek&#8221; >böbrek</a> üstü bezlerinin aşırı çalışması gibi) da çocuklarınızı şişmanlatması mümkündür.<br />
<strong><br />
ÇOCUĞUNUZU FAZLA KİLODAN KORUMAK İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ</strong><br />
<strong>İyi örnek olun:</strong> Çocuklarınınız yiyecek tercihlerini belirlerken sizi örnek almaktadır. Önce siz doğru ve dengeli beslenerek onlara yol gösterin.<br />
<strong><br />
Olumlu ve yapıcı davranın:</strong> Kilolu çocuklarınızı eleştirmeyin, motive edin. Öğretmeyin, fark ettirin. Doğru ve dengeli beslenmenin <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı kalmaya yardım ettiğini hissettirin.<br />
<strong><br />
Fast food ürünleri önleyin:</strong> Sağlıklı besinleri satın almayı, lezzetli ve doğru pişirmeyi, keyifli yemek yemeyi zevkli bir uğraşı haline getiririn.<br />
<strong><br />
Birlikte yemek yiyin:</strong> Yemek sofralarına mutlaka onları da oturtun. Yemekleri uzun ve keyifli aile sohbetlerine dönüştürün. Yemek yemenin hem bir haz, hem de vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu farkettirin.<br />
<strong><br />
Porsiyonları küçültün:</strong> Daha küçük porsiyonları daha yavaş ve uzun uzun çiğneyerek tüketme alışkanlığı edinmelerine yardımcı olun. Yiyecek ve içecek seçimlerinde küçük porsiyonlara yöneltin.<br />
<strong><br />
Kahvaltıyı atlamayın:</strong> Gerekiyorsa biraz daha erken kalkarak kahvaltı hazırlamayı, onlarla birlikte kahvaltı yapayı, iyi bir kahvaltı ile çocuklarınızı güne zinde ve formda başlatmayı bir alışkanlık haline getirin. Kahvaltı yapmayan çocuklar daha kolay şişmanlıyor, daha zor öğreniyor ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a> sağlıkları daha kolay bozuluyor.<br />
<strong><br />
Fiziksel aktiviteye yönlendirin:</strong> Onlarla birlikte yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler yaratın. Birlikte yürüyüş, bisiklet gezisi veya bahçede futbol oyunu planlayın. Kalıcı fiziksel aktivite alışkanlığı edinmeleri için tenise, yüzmeye, kayak veya top oyunlarına yönlendirin. Sporcu sorumluluğu edinmelerini sağlamaya çalışın.</p>
<p>Bazı cümleleri kullanmayın: <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >Diyet</a> yapmak, kalorileri saymak, her sabah veya akşam koşmak, tatlıları, tuzluları, dondurmaları yasaklamak, kekleri, pastaları, börekleri, çörekleri unutmak… Bu ve benzeri cümleleri kendinize yasaklayın.<br />
<strong><br />
Hiçbir kilo azaltıcı desteği kullandırmayın:</strong> Çocuklar için kullanımına müsaade edilen herhangi bir güvenli destek bulunmamaktadır. Reçeteli olarak kullanımına izin verilen ve kilo azaltmada kullanılan ilaçların 16 yaşından küçük çocuklarda kullanılması önerilmemektedir.<br />
<strong><br />
Okul beslenmesini takip altında alın:</strong> Okulda verilen yemeklerin, okul kantininden aldıkları atıştırmaların sağlıklı besinler olup olmadığını izlemeye çalışın. Okulda yeterince hareketli olup olmadıklarını rehber öğretmenlerden izleyin.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Çocuklar hangi yaşlar arasında kilo alır,çocukların kilo alma yaşları ne zamandan ne zamana kadar sürer,kilo alan çocukların obezite olma olasılıkları var mıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/cocuklar-neden-kilo-alir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geleneksel Çin terapileri</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/geleneksel-cin-terapileri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/geleneksel-cin-terapileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 21:24:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1401</guid>
		<description><![CDATA[Geleneksel Çin terapileri bütünleyici (vücut bütünlüğünü göz önünde bulunduran) bir alternatif tıp tekniğidir. Geleneksel Çin terapileri herbalizm, akupunktur, aku-basınç, diyet, masaj, egzersiz ve hayat tarzında yapılan bazı değişiklikleri de ön pla­na çıkarmaktadır. Geleneksel Çin terapileri koruyucu ve önleyici bir alternatif tıp tekniği olsa da, kronik ve akut hastalıkları olan çocuklar üzerinde oldukça etkilidir. Geleneksel Çin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel Çin terapileri bütünleyici (vücut bütünlüğünü <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> önünde bulunduran) bir alternatif tıp tekniğidir. Geleneksel Çin terapileri <a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akupunktur/"title="Akupunktur" >akupunktur</a>, aku-basınç, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>, masaj, egzersiz ve hayat tarzında yapılan bazı değişiklikleri de ön pla­na çıkarmaktadır. Geleneksel Çin terapileri koruyucu ve önleyici bir alternatif tıp tekniği olsa da, kronik ve akut <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı olan çocuklar üzerinde oldukça etkilidir. Geleneksel Çin terapilerini denemeye karar veren aileler; <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> kavramının, sadece <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>ların belirtilerinin giderilmesinden oluşmadığını, aynı zamanda vücudun canlılık ve dinamizminin korunması anlamına da geldiğini kabul etmektedir. As­tım, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/deri-hastaliklari/"title="cilt hastalıkları" >cilt hastalıkları</a>, adet sorunları, nörolojik bozukluklar, <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>, burun iltihabı, art­rit, depresyon, sindirim bozuklukları, karın ağrısı, migren, çocuklarda görülen ka­rın migreni, soğuk algınlığı, öksürük, grip, boğaz ağrısı, bulantı ve kusma, genç kız­larda sıkça görülen adet öncesi ağrılar, <a href="http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-burun-tikanikligi-tehlikeli/"title="" >burun tıkanıklığı</a>, uykusuzluk, kabızlık ve kulak ağrısı gibi pek çok ağrı geleneksel Çin terapileri ile tedavi edilebilir.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/yoga_collage.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/yoga_collage.jpg" alt="" title="yoga_collage" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-1402" /></a><br />
Yoga<br />
Yoga esnekliği, rahatlama tekniklerini ve rahat solunum yöntemlerini ön plana çı­karan bir yöntem olduğu için çocuklar üzerinde oldukça etkilidir. Yoga eklem ha­reketliliğini, esnekliğini, solunum sorunlarım, kas-iskelet ağrısını, sinir sistemini, endokrin bozukluklarını, sindirim sorunlarını, yorgunluğu, uykusuzluğu ve stres kaynaklı bazı hastalıkları tedavi edebilir. İngiltere&#8217;nin Nottingham şehrinde bulunan Heathfıeld İlkokulu&#8217;nda verilen yoga dersleri çocukların sınavlar öncesinde rahatla­masını ve düzenli olarak nefes alıp vermesini sağlamaktadır. Okuldaki öğretmen ve öğrenciler, yoganın stresi önlediğini ve stresle mücadeleyi kolaylaştırdığını belirt­mektedir. Amerika ve Kanada&#8217;da, çocuklara yoga kursları veren birçok özel dersa-ne ve spor klübü bulunmaktadır. Bu şekilde, çocuklara düzenli egzersiz yapma alışkanlığı da kazandırılmaktadır. Yoga stresle mücadelenin yanında, insan sağlığı­nı bir bütün olarak etkilemektedir.<br />
Geleneksel hale gelmiş bazı yoga hareketleri çocuklar için uygun olmayabilir. Bu tür harketler yüksek düzeyde konsantrasyon ve emek ister. Bu nedenle çocuk­ların yapabileceği yoga hareketleri önceden planlanmalıdır. Bazı yoga kurslarında, yoga hareketleri, anlatılan bir hikâye eşliğinde yapılmaktadır. Örneğin, ormanda yaşayan hayvanları konu alan bir hikâye anlatıldığı sırada, çocukların adı geçen hayvanların hareketlerini yapması istenmektedir. Çocuklar için oldukça etkili olan bir başka yoga çeşidi de &#8220;Oki-do&#8221; yogasıdır. Batı dünyası, bu yoga türü ile 1970&#8242;li yıllarda tanışmıştır. Oki-do yoga Japon asıllı bir yoga uzmanı olan Masahiro Oki ta­rafından geliştririlmiştir. Masahiro Oki; Hint yogası, doğu terapi teknikleri ve dö­vüş sanatlarından etkilenerek Oki-do yoga adını verdiği yöntemi geliştirmiştir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/ayurveda1.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/ayurveda1-300x264.jpg" alt="" title="ayurveda1" width="300" height="264" class="alignleft size-medium wp-image-1403" /></a></p>
<p>Ayurveda<br />
Ayurveda Hint tıbbmdan etkilenmiş olan bir alternatif tıp tekniğidir. Batı dünya­sında geniş bir uygulama alanı bulan Ayurveda çocukların vücuduna enerji ve di­namizm kazandırmanın yanında kronik hastalıklara da iyi gelmektedir. Ayurveda terapileri aşağıda belirttiğimiz alternatif tıp yöntemlerini de kullanmaktadır:<br />
h     <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >Aromaterapi</a><br />
m     Nefes alma<br />
m     Vücudu toksinlerden arındırma<br />
h     <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >Beslenme</a> ve diyet<br />
m     Egzersiz<br />
m     Şifalı bitkiler<br />
m     Hayati enerji noktalarına uygulanan güç (marma adı verilen teknik)<br />
m.     Meditasyon<br />
■     Müzik terapisi<br />
m     Duygusal ve psikoljik sağlığı etkileyen teknikler<br />
m     Yoga ve meditasyon<br />
Ayurveda &#8220;yaşam bilgisi&#8221; anlamına gelen doğal bir korunma sistemidir. Ayurveda insanların dengeli yaşamasını, vücuttan toksinlerin atılmasını, hücrelerin yenilen­mesini, insanların sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesini hedefler. Ayurveda uzman­ları insan vücudundaki enerji düzeyinin sürekli değiştiğini düşünmektedir. Ayurveda, çocuklara &#8220;enerji dengelemesi&#8221; kavramını öğreterek, vücutta bulunan her bir hücresel işlevin kontrol altında tutulmasını sağlar. Çocukların düşünceleri, hisleri, hareketleri, beslenme tarzı, uyku alışkanlıkları, ilişkileri, hareketleri ve kor­kuları da kontrol altında tutulmaktadır çünkü sayılan bu etkenler enerji düzeyini, vücuda giren enerjinin kalitesini ve dolayısıyla sağlığı bir bütün olarak etkiler.<br />
Ayurveda uzmanları bağışıklık sistemini hedef alarak enerji düzeyini dengeler ve vücudun kronik hastalıklara neden olan etkenlerle (yani, istilacı kuvvetlerle) sa­vaşmasını sağlar. Ayurveda tekniğini uygulayan bir uzman, çocuğunuzun sağlığını zihinsel ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a>sal durumunu da göz önünde bulundurarak mercek altına almakta­dır. Ayurveda programları, hastaların durumuna ve bireysel ihtiyaçlarına göre de­ğişiklik gösterir. Belli başlı bir Ayurveda uygulaması, her insanda aynı hastalığı te­davi etmeyebilir. Bir hastalığın nedeni enerji eksikliği iken, diğer bir hastalığın nedeni enerji fazlalığı olabilir. Ayurveda yöntemi kronik hastalıklara ve tedavisi uzun zaman gerektiren hastalıklara iyi gelir. Alerji, sindirim bozuklukları, sinirlilik hali, depresyon, baş ağrısı, uykusuzluk, solunum sorunları, cilt sorunları ve stres gibi sağlık sorunları Ayurveda ile tedavi edilebilir.<br />
Daha fazlası da var&#8230;<br />
Şiropatik teknik, Alexander tekniği, renk terapisi, parmak basıncı anlamına gelen ve bir Uzakdoğu tekniği olan &#8220;Shiatsu&#8221;, doğa terapisi, rahatlama ve &#8220;göz önünde canlandırma&#8221; tekniği gibi teknikler birçok hastalığın tedavisini destekleyici nitelik­te önemli bir rol oynar. Alternatif tıp alanında birçok yeni teknik geliştirilmektedir. Bu tekniklerin en olumlu yanı kolayca denenip keşfediiebilir olmasıdır. Alternatif tıp uzmanınız sertifikası Sağlık Bakanlığı&#8217;nca onaylanmış bir uzman ise, alanında deneyimli ise, aldığı eğitimin gereğini yerine getirebiliyorsa ve çocuğunuzla olum­lu bir etkileşim içine girdiyse, çocuğunuza uygun görülen her türlü alternatif tıp tekniğini deneyebilirisniz. Gittiğiniz alternatif tıp uzmanına güvenmiyorsanız ya da herhangi bir konuda şüpheniz varsa, hiçbir tekniği denemeyin. Bu bölümde saydığımız alternatif tıp tekniklerinin her biri, ancak usta ellerde uygulanırsa ya­rarlı olabilir. Bazı teknikleri evde kendi b<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nıza uygulayabileceğinizden söz etmiş­tik. Bazı teknikler sadece uzmanlar tarafından uygulanırken bazıları evde uygula­nabilir, ancak ailelerin söz konusu teknik hakkında bilgi ve deneyim sahibi olması gerekmektedir. Hiçbir anne ve baba çocuğunun sağlığını tehdit edecek bir şey yap­mak istemez. Çocuğunuzun hastalığı ne olursa olsun, uzmanlar tarafından uygu­lanması gereken bir tekniği, para ve zaman kaybı olmasın diye kendi başına uygu­lamayacağınızdan eminiz. Modern tıp tedavilerinin başarısı kanıtlanmıştır. Ancak modern tıp tedavilerine ek olarak, bu tedavileri destekleyici ve tamamlayıcı nite­likte olan alternatif tıp tedavilerini de denemeniz hem kendiniz hem de çocuğu­nuz için çok faydalı olacaktır. Çocuğunuzun sağlık durumuna en uygun olan alter­natif tıp tekniğini seçerek, bu tekniği tecrübeli bir uzmana uygulatmanız çocuğu­nuzun ivilesme sürecine katkıda bulunacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/geleneksel-cin-terapileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hipnoterapi</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/hipnoterapi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/hipnoterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 21:21:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1398</guid>
		<description><![CDATA[Hipnoterapi birçok çocuğun duygusal ve fiziksel sorunlarına çözüm getiren önem­li bir alternatif tıp dalıdır. Çocuklara 6 yaş ve sonrasında uygulanan hipnoterapi ol­dukça yararlıdır. Hipnoterapi için ideal yaşın 6 yaş ve sonrası olduğu söylense de, konuşulanları anlayan tüm çocuklara hipnoterapi uygulanabilir. 6 yaşından küçük çocuklara rahatlamaları için hipnoz yapılabilir. İsviçrede 1981 yılında çocukların kendi kendilerini hipnoz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hipnoterapi birçok çocuğun duygusal ve fiziksel sorunlarına çözüm getiren önem­li bir alternatif tıp dalıdır. Çocuklara 6 yaş ve sonrasında uygulanan hipnoterapi ol­dukça yararlıdır. Hipnoterapi için ideal y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>n 6 yaş ve sonrası olduğu söylense de, konuşulanları anlayan tüm çocuklara hipnoterapi uygulanabilir. 6 yaşından küçük çocuklara rahatlamaları için hipnoz yapılabilir. İsviçrede 1981 yılında çocukların kendi kendilerini hipnoz etmeleri sağlanmıştır. Hipnoz vücut ve zihnin karşılaştı­ğı sorunların ağırlığından kurtulması için yapılmaktadır. Hipnoz edilecek olan hasta zihinsel olarak rahatlatılmaktadır. Hipnoz esnasında, duygusal sorunlar tes­pit edilebilir ve bu sorunların çözümü için adım atılabilir. Hipnoz edilen hastanın vücut fonksiyonlarının normalleşmesi hedeflenmektedir. Hormonel sorunların, solunumun, nabzın, dolaşım ve sindirim fonksiyonlarının hipnoz terapisinin etki­si altında kaldığı belirtilmektedir. Hipnoz edilen birçok hasta ağrılarının dindiğini belirtmektedir. Hipnoterapinin birkaç çeşidi vardır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılan hipnoterapi dallan &#8220;hipnoiyileşme&#8221; ve &#8220;hücre yenilenmesi&#8221;dir.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Hipnoterapi.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Hipnoterapi-300x212.jpg" alt="" title="Hipnoterapi" width="300" height="212" class="alignleft size-medium wp-image-1399" /></a><br />
Hipnoiyileşme dalı patolojik hastalığın iyileşmesini amaçlamaktadır. Hipno-terapi uzmanı hastalığa neden olan etkeni tespit eder ve çocuğunuzdan, has­talığa neden olan etkeni <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>ünde canlandırmasını ister. Hastalığa neden olan etkeni gözünde canlandıran çocuğunuz, zihninde bu etkeni vücudundan ata­rak kurtulduğunu hayal eder.<br />
■ &#8220;Hücreye emir terapisi&#8221; olarak da bilinen &#8220;hücre yenileme&#8221; dalı da hipnoiyi­leşme terapisine benzer bir teknik uygular. Hipnoterapi esnasında zihinden hücrelere verilen istemli bir komut ile yaşlanmaya neden olan etkenler ve vü­cudu tahrip eden <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a> vücuttan &#8220;kovulur&#8221;.</p>
<p>Hipnoterapi özellikle de <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> bozukluğu ve fobi gibi davranışsal ve alışkanlık haline gelen sorunların tedavisinde etkilidir. <a href="http://www.aidsdernegi.org/artrit/"title="" >Artrit</a> (juvenil artrit), astım, sindirim sorunları, egzama, uykusuzluk, migren, stres ve birçok çocuk hastalığı (örneğin, karın ağrısı, <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> kaçırma ve hiperaktivite) hipnoterapi ile tedavi edilebilir. Hipno­terapi, siyatik ve baş ağrıları üzerinde de oldukça etkilidir. Bazı kanser hastaları hipnoterapiye olumlu cevap vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/hipnoterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Refleksoloji</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/refleksoloji/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/refleksoloji/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 21:18:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1395</guid>
		<description><![CDATA[Refleksoloji birçok çocuk tarafından sevilen eğlenceli bir alternatif tıp tekniğidir. Çocuklar el ve ayaklarına yapılan nazik masaja bayılırlar. Bazı uzun-vadeli sağlık sorunları refleksoloji ile tedavi edilebilir.
Refleksoloji el ve ayaklardaki belirli noktalara hafif bir baskı uygulanarak yapı­lan bir tür masajdır. Bu masajla vücutta çalışan sistemler ve organlar uyarılır; teda­vi bu şekilde sürdürülür. Baskı uygulanan noktalara &#8220;refleks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Refleksoloji birçok çocuk tarafından sevilen eğlenceli bir alternatif tıp tekniğidir. Çocuklar el ve ayaklarına yapılan nazik masaja bayılırlar. Bazı uzun-vadeli <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> sorunları refleksoloji ile tedavi edilebilir.<br />
Refleksoloji el ve ayaklardaki belirli noktalara hafif bir baskı uygulanarak yapı­lan bir tür masajdır. Bu masajla vücutta çalışan sistemler ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a> uyarılır; teda­vi bu şekilde sürdürülür. Baskı uygulanan noktalara &#8220;refleks noktaları&#8221; adı verilir; her bir nokta, vücudun farklı bir işlevini yerine getiren sistemi uyarır.</p>
<p>Refleksoloji uzmanları vücudun çeşitli bölgelerine masaj yoluyla uygulanan baskının vücut ve akıl sağlığına yararlı olduğunu ileri sürmektedir. Refleksoloji, baskı yapılan noktaların yerine göre, gerilimi azaltır iltihaplanmayı azaltır, boşal­tım sistemini rahatlatır, kan dol<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>mını artırır ve toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Diğer alternatif tıp yöntemleri gibi refleksoloji de vücudu uyararak kendi kendini onarmasını sağlar. Alternatif tıp yöntemleri herhangi bir hastalığı 100% iyileştirmeyi vadetmez, bunun yerine vücudu uyararak sorunlu bölgelerin kendi kendisini onarmasını sağlar. Alternatif tıp yöntemleri fiziksel, zihinsel ve duygusal düzeylerde etki gösterir.<br />
Sinir uçlarına uygulanan baskı, vücutta çalışan tüm sistemleri etkiler. Dolaşım ve lenf sistemleri sinir uçlarına yapılan baskıdan etkilenen sistemlerdendir. Dola­şım ve lenf sisteminde meydana gelen olumlu gelişmeler tüm vücut fonksiyonları­nın işlevlerini düzenli olarak yerine getirmesini sağlar çünkü bu şekilde vücut için­deki besin ve oksijen aktarımı hızlanır ve toksinler vücuttan atılır. Vücudun çeşitli bölümlerine uygulanan baskı ile birlikte enerji kanalları da açılır ve vücudun tüm organları birbiri ile uyum içinde çalışmaya devam eder. Kısacası vücut dengesi (ya­ni, homeostatis) kurulmuş olur.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/reflexologyguzell_1_.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/reflexologyguzell_1_-226x300.jpg" alt="" title="reflexologyguzell_1_" width="226" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1396" /></a></p>
<p><strong>Refleksolojinin etkileri</strong><br />
Refleksoloji uzmanları, vücudu 5 sağ-5 sol olmak üzere 10 dikey bölgeye ayırmış­tır. Her bir bölge kafadan başlar ve el ve ayaklardaki refleks noktalarına kadar de­vam eder. Refleks alanlarındaki her bir nokta sinirlerle bağlantılıdır. Bir refleks ala­nının karşısında farklı bir refleks alanı bulunmaktadır. Herhangi bir refleks bölge­sine ya da refleks noktasına baskı uygulayan bir refleksoloji uzmanı, ilgili bölgedeki enerji düzeyini dengeler ve sinirlen uyarır.</p>
<p>Her bir refleks bölgesi enerji kanalı gibi işlev görür; refleksoloji terapileri ayak­larda yer alan ve bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık ge­len refleks noktalarına el ve parmaklarla baskı yapılarak gerçekleştirilir. Tedavi baş­parmak ile basınç uygulanması ve parmağın saat yönünde döndürülmesinden oluşur. Örneğin, ayakta yer alan ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a> bölgesini etkileyen bir refleks noktasına uygulanan baskı, başka bir bölgede (mesela <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lerde) tıkanıp kalmış olan enerji­nin tüm vücuda yayılmasını sağlar. Ayak üzerinde yer alan ve böbreklere çıkan ref­leks noktası üzerine yapılan baskı böbrekleri canlandırır, işlevini daha rahat yeri­ne getirmesini sağlar ve bu bölgede hassas bir denge kurar.<br />
-<br />
<strong>Refleksoloji hangi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı tedavi eder?</strong><br />
Refleksoloji <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>ların önlenmesinde ve iyileşme sürecinin hızlandırılmasında önemli bir rol oynar. Refleksoloji stres ve stres kaynaklı sağlık sorunları, duygu durum bozukluğu, sindirim sorunları, dolaşım bozukluğu, adet dönemi sorunları, uykusuz­luk, yorgunluk ve daha birçok kronik ve akut hastalığın tedavisinde uygulanabilir.</p>
<p><strong>Refleksolojinin yan etkileri var mıdır?</strong><br />
Refleksoloji uzmanları hastanın vücudunun kendi kendine iyileşmesini bekler, bu nedenle bekleme aşamasında bazı belirtilerin daha şiddetli görüldüğü bilinmektedir. Bazı belirtilerin daha belirgin olarak görülmesi tedavinin işe yaradığının ve iyileşme­nin başladığının bir göstergesidir. Hasta, sağlık durumunun iyileşmesinden önce çok ağır belirtiler yaşayabilir. Birçok çocukta herhangi bir yan etkiye rastlanmaz, ancak aşağıdaki yan etkilerin oluşup oluşmadığını tespit etmeniz gerekmektedir:<br />
■   Burun akıntısı, <a href="http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-burun-tikanikligi-tehlikeli/"title="" >burun tıkanıklığı</a> ve solunum yollarında tıkanıklık hissi gibi gribal enfeksiyon belirtileri<br />
- Öksürük (<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a>lerde ve solunum yollarındaki balgam temizlenmeye başla­dığı için öksürük görülebilir)<br />
- Bağırsakların hızlı çalışması, sık tuvalete çıkma<br />
- Sık <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> yapma<br />
- Mide gazı<br />
- Baş ağrısı<br />
- Aşırı terleme<br />
Ciltte kızarıklık (bazı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/deri-hastaliklari/"title="cilt hastalıkları" >cilt hastalıkları</a> refleksoloji tedavisi sonunda iyileşmeye başlamadan hemen önce daha ağır bir hal alabilir) m Esneme  Yorgunluk  Enerji patlaması</p>
<p><strong>Refleksoloji evde uygulanabilir mi?</strong><br />
Refleksoloji tedavisi sağ ayak ile başlar, sol ayaktaki bölgelere uygulanan baskı ile devam eder. Bazı kronik hastalıklar, sertifikası Sağlık Bakanlığı&#8217;nca onaylanmış bir refleksoloji uzmanı tarafından tedavi edilebilir. Soğuk algınlığı, baş ağrısı, karın ağ­rısı, sırt ağrısı ve öksürük gibi akut hastalıkları evde kendi başınıza tedavi edebilir­siniz. Ancak bunun için refleksolojiyi çok iyi öğrenmeniz gerekmektedir. Reflekso­loji konusunda yeterince uzmanlaşmadıysanız, mutlaka bir profesyonelin yardı­mını almanız gerekir.<br />
Vücudun hangi bölgesi ayağın hangi bölgesinden etkilenir? m Baş ve boyun -ayakucu bölgesi a Omur -ayakların iç kısmının alt tarafı<br />
■   Göğüs -ayakta diyafram seviyesine tekabül eden bölge<br />
      Karın &#8211; diyafram seviyesini takip eden bölgeden topuk bölgesine inen bölge    Leğen kemiği -topuk altı    Kol ve bacak -ayağın dış kısmı<br />
■     Üreme bezi -ayakların ayak bilekleri ile birleştiği bölge  Lenf sistemi ve göğüs -ayağın üst kısmı </p>
<p><strong>Refleksoloji île ilgili öneriler</strong><br />
 Çocuğunuzun başı ağrıyorsa, başparmağına masaj yapın: Başparmaklarından yukarı doğru baskı uygulayın.</p>
<p>Karın ağrısı ve hazımsızlık için, çocuğunuzun ayağında yer alan ve midesine, bağırsağına, diyaframına ve göbek deliğine etki eden noktalara baş parmağınızla baskı uygulayın. Hangi noktanın hangi bölgeyi etkilediğini öğrenmek için yukarıda yer alan ayak resmine bakm.<br />
Soğuk algınlığı tedavisi için çocuğunuzun ayağında yer alan ve burun, bo­ğaz ve göğüs noktalarına etki eden noktalara baskı uygulayabilirsiniz. Ço­cuğunuzun ateşi varsa hipofiz noktasını etkileyen ayak bölgesine baskı uygulayabilirsiniz.<br />
Kabızlık tedavisi için, ayak bölgesinde yer alan ve ince bağırsak noktasını etkileyen noktaya baskı uygulayın. Daha sonra, ayakta yer alan ve kolon bölgesini etkileyen noktaya baskı uygulamaya başlayın. Son olarak göbek deliği ve mide çakrasını etkileyen bölgeyi baskılayın. Bu işlemi her iki ayakta da uygulayın.<br />
Uykusuzluk tedavisi için, ayakta yer alan ve baş bölgesini etkileyen nokta­lar üzerinde yoğunlaşın. Göbek deliği-mide çakrasma etki eden noktalara baskı uygulayın ve sonra parmağınızla omuru etkileyen noktalara dokuna­rak baskı uygulayın. Son olarak, çocuğunuzun ayak parmaklarından ayak bileklerine kadar baskı uygulamaya devam edin ve tedaviyi sonlandırın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/refleksoloji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

