<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Cilt Bakımı</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cilt-bakimi-cilt-guzelligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Alerji</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/alerji-2/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/alerji-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 21:47:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1882</guid>
		<description><![CDATA[



 Alerji, vücudun bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi ya da psikolojik et­kenler sonucu aşırı reaksiyon göstermesi sonucunda oluşur. Vücudu koruyan ba­ğışıklık sistemi, bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere karşı da aşırı tepki verir. Bu reaksiyonlara &#8220;aşırı duyarlılık&#8221; ya da &#8220;alerji&#8221; adı verilir. Alerjik reak­siyona yol açan antijene &#8220;alerjen&#8221; adı verilir. Alerjik reaksiyonlar tek tip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >Alerji</a>, vücudun bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi ya da <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>k et­kenler sonucu <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>rı reaksiyon göstermesi sonucunda oluşur. Vücudu koruyan ba­ğışıklık sistemi, bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere karşı da aşırı tepki verir. Bu reaksiyonlara &#8220;aşırı duyarlılık&#8221; ya da &#8220;alerji&#8221; adı verilir. Alerjik reak­siyona yol açan antijene &#8220;alerjen&#8221; adı verilir. Alerjik reaksiyonlar tek tip değildir, birçok yolla ortaya çıkar, vücudun değişik bölümlerinde meydana gelebilir ve fark­lı yoğunluklarda seyredebilir. Bağışıklık sistemi, yabancı maddelerle karşılaştığın­da, bu maddeleri tanımayı ve belleğine almayı öğrenir; yabancı maddelere (anti­jenlere) karşı antikorlar üreterek tepkisini hazırlar. Vücudun aynı antijenle karşı­laşması durumunda devreye soktuğu &#8220;hatırlama özelliği&#8221; antijene karşı tepki veril­mesini sağlar. Örneğin, <a href="http://www.aidsdernegi.org/saman-nezlesi/"title="saman nezlesi" >saman nezlesi</a> olan bir kişinin vücudu, her yıl karşılaştığı polenlere karşı (bağışıklık sisteminin &#8220;hatırlama özelliği&#8221; sebebiyle) uygun tepkiyi gösterir. En sık görülen alerji türleri <a href="http://www.aidsdernegi.org/besin-alerjisi/"title="besin alerjisi" >besin alerjisi</a>, polen alerjisi, <a href="http://www.aidsdernegi.org/ilac-alerjisi/"title="ilaç alerjisi" >ilaç alerjisi</a>, temiz­lik maddelerine karşı alerji, ciltte görülen <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/alerjiler/"title="alerjiler" >alerjiler</a> ve stres sonucunda ortaya çıkan alerjilerdir. Alerji sonucunda vücutta görülen reaksiyonlar arasında kurdeşen, cilt kaşıntısı, astım, burun akıntısı ve saman nezlesi bulunmaktadır.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Alerji.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Alerji-300x225.jpg" alt="" title="Alerji" width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-1883" /></a><br />
<strong>Alerji için önerilen modern tıp tedavileri</strong><br />
Histamine karşı antihistaminler, solunum yolları steroidleri ve kromolin sodyum kullanılır. Bu maddeler tek başına ya da doktorunuzun uygun gördüğü şekilde bir kombinasyon olarak kullanılabilir. Alerjilere karşı bağışıklık sisteminizi güçlendiri­ci tedaviler de uygulanabilir.</p>
<p><strong>Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri</strong><br />
Alternatif tıp uzmanları, alerjilerin vücudun dengesinde görülen bozulmalar sonu­cunda ortaya çıktığını düşünmektedir. Alerjilerin tedavisinde öncelikle insan vücu­dunun var olan doğal dengesinin geri kazandırılması amaçlanmaktadır. Vücudun doğal dengesinin yeniden sağlanması, ancak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve toksinlerden arındırılması ile gerçekleşmektedir. Çocuğunuzun yaşam alanını, toksik maddelerden arındırırsanız, vücudunun alerjiye karşı direncini de artırmış olursunuz. Aşağıdaki <a href="http://www.aidsdernegi.org/dogal-tedavilerin-etkisi/"title="" >doğal tedavi</a> yöntemlerini denemenizde yarar vardır:<br />
■     Ekinezya doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> görevi görür ve vücudun direncini artırır. Papatya, yonca, yonca yaprağı ve civanperçemi alerjik durumlarda kullanılabilir.<br />
■ Saman nezlesi gibi alerjik durumlara karşı vücut direncini artırmak için çocu­ğunuzun içeceklerine ginseng tozu karıştırabilirsiniz.<br />
■     Ilık suyun içine bir tatlı kaşığı bal ve iki yemek kaşığı elma sirkesi karıştırın. Bu karışım özelikle de saman nezlesi sezonunda oldukça faydalıdır.<br />
■     Ani bir alerjik reaksiyon esnasında, Bach Kurtarma Terapisi&#8217;ni uygulayabilirsiniz.<br />
■     <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >Homeopati</a> tedavilerinin alerjik durumlarda ne kadar işe yaradığı yapılan ça­lışmalar sonucunda da kanıtlanmıştır. Sertifikası Sağlık Bakanlığı&#8217;nca onay­lanmış olan bir doğal sağlık uzmanı tarafından önerilen tedavileri uygulayabi­lirsiniz. Kurdeşen rahatsızlığının tedavisinde, homeopati tedavilerinin başarı­lı olduğu da söylenmektedir. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >Göz</a> nezlesi ve göz enfeksiyonları için rüzgârgülü adlı bitkiden elde edilen &#8220;pulsatilla&#8221; adlı maddeyi, kaşınan ve sulanan gözler için de &#8220;arsenik&#8221; adlı maddeyi kullanabilirsiniz.<br />
■     Astım krizi gibi alerjik durumlarda buharlaştırıcı bir tüpün içine birkaç damla papatya esansı damlatabilirsiniz.<br />
■     Lavanta yağı spazm çözücü olarak kullanılabilir, lavanta yağını masajlarda ra­hatlıkla kullanabilirsiniz. Lavanta bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde de kullanılır.<br />
■     Çuha çiçeği yağı ya da böğürtlen tohumu yağında önemli yağ asitleri bulun­maktadır. Bu yağ asitleri alerjiye karşı hassas olan kişilerin direncini artırır. .</p>
<p><strong>Faydah terapiler</strong><br />
Besin terapisi, Ayurveda, homeopati, geleneksel Çin terapileri, <a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>, aku­punktur, refleksoloji.</p>
<p><strong>Evde yapabilecekleriniz</strong><br />
m Çocuğunuzun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> sistemim denetiminiz altında bulundurun. Çocuğu­nuzun düzenli olarak taze meyve ve sebze yediğinden emin olun. Çocuğunu­zun alerjik durumundan kaynaklanan belirtilerin &#8220;sızıntılı bağırsak sendro-mu&#8221; olarak bilinen hastalığın belirtileri olup olmadığından emin olmanız ge­rekmektedir. Sızıntılı bağırsak hastalığında, tüketilen her gıda maddesi ağız ve mide yoluyla ince bağırsaklara geçer. Bu arada enzim ve vücut salgılarına ka­rışır. Sonuç olarak, gıda maddeleri farklı kimyasal yapılara döner. Bu yapılar, ince bağırsaklardan emilerek, kana karışır ve kan dolaşımı ile vücudun belirli <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>ına geçer. Bu da alerjik reaksiyonlara neden olabilir.<br />
■ Çocuğunuz stres altında iken ya da en<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>eli iken alerjiye karşı daha hassas olur. Duygusal çalkantıların yaşandığı dönemlerde bağışıklık sisteminde di-rençsizlik yaşanır. Çiçek esansları çocuğunuzun duygu dünyasını zenginleşti­rir ve olumsuz duygularla başa çıkmasını sağlar. Bu nedenle çocuğunuzun ba­ğışıklık sistemi ile duygusal dünyası arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çocuğunuzun bağışıklık sistemi ne kadar güçlü olursa, alerjiye karşı direnci de o kadar büyük olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/alerji-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akne</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/akne/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/akne/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 21:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[cillt hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1879</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Genel olarak &#8217;sivilce&#8217; adıyla bildiğimiz akne, en sık rastlanan cilt problemidir. Yağ bezlerinin salgıladığı yağ, deri yüzeyine çıkar. Ergenlikte yağ salgısı artar. Yoğunlaş­mış yağ kütlesi yağ bezi kanalım tıkayarak &#8220;komedon&#8221; adı verilen siyah ve beyaz noktalan oluşturur. Derideki bazı bakterilerin de etkisiyle iltihaplanmalar ortaya çı­kar. Akne genellikle ergenlik çağında ortaya çıkar; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genel olarak &#8217;sivilce&#8217; adıyla bildiğimiz akne, en sık rastlanan cilt problemidir. Yağ bezlerinin salgıladığı yağ, deri yüzeyine çıkar. Ergenlikte yağ salgısı artar. Yoğunlaş­mış yağ kütlesi yağ bezi kanalım tıkayarak &#8220;komedon&#8221; adı verilen siyah ve beyaz noktalan oluşturur. Derideki bazı bakterilerin de etkisiyle iltihaplanmalar ortaya çı­kar. Akne genellikle ergenlik çağında ortaya çıkar; gençler akneleri yüzünden utanç duyarlar. Terleme, bazı kozmetik ürünler ve yüz kremleri akneye neden olabilir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/akne_1237875027.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/akne_1237875027-300x174.jpg" alt="" title="akne_1237875027" width="300" height="174" class="alignleft size-medium wp-image-1880" /></a><br />
<strong>Akne için önerilen modern tıp tedavileri</strong><br />
&#8220;Benzoyl peroksit&#8221;, &#8220;retinoik asit&#8221;, <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> losyonlar ve sülfür içeren kremler reçete ile satılmaktadır. Ultraviyole ışınları da akne tedavisinde kullanılmaktadır. Antibiyotik tedavisi akne tedavisinde uygulanan bir yöntemdir; antibiyotik tedavisi 6 ay sürebilir.<br />
Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri<br />
■     Günde 3 kere &#8220;asidofilus&#8221; hapı kullanılmalıdır. Günde bir defa 5 nıg&#8217;lık &#8220;çinko glükonat&#8221; hapı kullanılabilir. Haplar işe yararsa, bir süre bekleyin. Hapların kullanımına belirli bir süreliğine ara verin. Haplara yeniden başlayın ve teda­viye iki hafta boyunca devam edin. Bu tedavi işe yarayacaktır.<br />
■     <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >Homeopati</a> tedavileri uzun bir zaman sürecine yayılmaüdır. Daha kısa zaman­da sonuç elde edebilmek için aşağıdaki tedavileri uygulayın:<br />
■ Cilt kızarıklıkları için özel bir homeopati maddesi olan &#8220;silika&#8221;yı deneyin.<br />
■   Cerahatli sivilceler için &#8220;Antimonium Tart.&#8221; adlı maddeyi kullanabilirsiniz.<br />
•    Pürüzlü ve sert ciltlerde görülen kronik aknelere uygulanan sülfür, vücudu ishale yatkın olan çocukların sivilce tedavisinde kullanılabilir<br />
■    K<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>ntıya neden olan sivilceler için &#8220;Kali. Brom.&#8221; maddesini kullanabilirsi­niz. Bu madde korkunç rüyalar gören çocuklar için de kullanılabilir.<br />
•    Yağlı yiyecekler nedeniyle artar sivilcelerin tedavisinde rüzgârgülü bitkisi kullanılabilir.<br />
■     Katırtırnağı esansı çocukların sivilceleri nedeniyle kendilerini kötü hisset­melerini, kendileriyle ilgili olumsuz duygular beslemelerini engelleyecektir. .</p>
<p>Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirin, güçlü bir bağışıklık sistemi si­vilcelerin iyileşme sürecini hızlandırır.<br />
■     Sivilcelerin üzerine çuha çiçeği yağı ve E vitamini yağı sürün.<br />
Faydalı terapiler<br />
Homeopati, <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/herbalizm/&#8221;title=&#8221;herbalizm&#8221; >herbalizm</a>, besin terapisi, Ayurveda, <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >aromaterapi</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akupunktur/"title="Akupunktur" >akupunktur</a>, gele­neksel Çin terapileri.<br />
Evde yapabilecekleriniz<br />
■     Çocuğunuzun kendisi hakkında olumlu duygular içinde bulunması sağlayın, <a href="http://www.aidsdernegi.org/oz-guvenin-onemi/"title="" >öz güven</a>ini artırın. Sivilce sorunu çocukların kendilerine duyduğu güven ve saygıyı zedeler.<br />
■     <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >Beslenme</a> tarzı akne ile ilişkilendirilmemektedir. Ancak yine de çocuğunuzun beslenme programını dikkatle inceleyin; taze meyve ve sebzelere ağırlık verin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/akne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herbalizm</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 09:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=881</guid>
		<description><![CDATA[ingilizce &#8216;herbalism&#8217; kelimesini ifade eden &#8220;herbalizm&#8221; kavramı, bitki ilmi (bitki bi­lim) anlamına gelir ve günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Batı dünyasın­da uygulanan herbalizm terapileri Çin, Japonya ve Hindistan gibi doğu ülkelerin­de uygulanan herbalizm terapilerinden daha farklıdır. Herbalizm çocuklar üzerinde oldukça etkili bir terapi çeşidir ve modern tıp tedavilerini tamamlayıcı olarak kul­lanılabilir.
Herbalizm terapilerinde farklı bitki ve otlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ingilizce &#8216;herbalism&#8217; kelimesini ifade eden &#8220;<a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>&#8221; kavramı, bitki ilmi (bitki bi­lim) anlamına gelir ve günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Batı dünyasın­da uygulanan herbalizm terapileri Çin, Japonya ve Hindistan gibi doğu ülkelerin­de uygulanan herbalizm terapilerinden daha farklıdır. Herbalizm çocuklar üzerinde oldukça etkili bir terapi çeşidir ve modern tıp tedavilerini tamamlayıcı olarak kul­lanılabilir.<br />
Herbalizm terapilerinde farklı bitki ve otlar kullanılmaktadır. Diğer alternatif tıp tekniklerinde olduğu gibi, herbalizm alanında da bütüncül bir yakl<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>m çerçe­vesinde beden sağlığı, <a href="http://www.aidsdernegi.org/duygusal-saglik/"title="" >duygusal sağlık</a> ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a> sağlığı bir bütün olarak ele alınmak­tadır. Birçok aile, herbalizm terapilerinin kolaylıkla uygulanabildiğini ve oldukça olumlu sonuçlar verdiğini söylemektedir. Herbalizm terapileri modern tıp tedavi­leriyle yakından ilişkili olan bir alternatif tıp çeşididir. Tıpkı ilaçlar gibi, herbalizm terapilerinde kullanılan otlar da vücudun belirli bir bölgesini ve bu bölgede oluşan rahatsızlığı hedef alır. Herbalizmde kullanılan otların modern tıpta kullanılan ilaç­lardan farkı, şifalı otların fiziksel düzeydeki etkisinin yanı sıra hastanın duygusal ve ruhsal durumunu da olumlu yönde etkilemesidir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/Herbalizm.gif"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/Herbalizm-297x300.gif" alt="" title="Herbalizm" width="297" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-882" /></a><br />
Herbalizmin etkisi<br />
Bitki ve otlarla yapılan tedaviler, hastalığın kaynağına inerek vücudu canlandırır. Herbalizmin en önemli özelliği, terapide kullanılan bitkisel yaprakların, dalların ya da bitkinin herhangi bir parçasının kimyasal işlemden geçirilmemesidir. Tıp dün­yasında kullanılan birçok ilacın kaynağı, doğada bulunan bitki ve otlardır. Ancak, modern tıpta, kullanılan bitki ve otların etkin maddesi alınır, ayrıştırılır ve kimya­sal bir işlemden geçirilerek ilaç halini alınır. Bu da doğada bulunan bitkilerden farklı olarak, etkin maddesi ayrıştırılan bitki ve otların doğallığını kaybetmesine neden olur. Tamamen bitkilerden hazırlanmış olsa da, yukarıda saydığımız işlem­lerden geçirilen bitki özlerinin yan etkileri görülebilir.<br />
Herbalizm terapileri hakkında uzmanınızdan bilgi alın, uzmanınızın tavsi­yesi olmadan bitki ve otlara başvurmayın. Bu şekilde uygulanan terapinin yan et­kilerini yaşama olasılığınız yok denecek kadar azdır. Herbalizmin amacı sadece hastalığı değil, tüm vücudu tedavi etmektir; herbalizm sadece yaşadığınız belir­tilerin geçmesini amaçlamaz, tüm vücudunuza büyük bir uyum ve denge getir­meyi amaç edinir.</p>
<p>Şifalı bitki ve otları kullanırken&#8230;.<br />
Bitki ve ot tedavileri tüm vücudun sağlığını hedef alır. Bitki ve otların tedavi gücü oldukça kuvvetlidir, ancak bazı bitkilerin toksik etkilere neden olabileceğinin unu­tulmaması gerekmektedir. Bu nedenle uzman tavsiyesi olmadan kendi başınıza herbalizm terapisi gerçekleştirmeye kalkışmamanızı tavsiye ederiz. Kullandığınız ot ya da bitki ne kadar taze ise, elde edeceğiniz sonuç da o kadar olumlu olur. Ku­rutulmuş otlar aktarlardan satın alınabilir, ancak kurutulmuş otlar taze otların et­kisinin ancak 1/3&#8242;ünü gösterir. Bazı durumlarda, sadece kurutulmuş otların kullanılması perpkphiya da lavabonun içinde biriktiğinden ortalık biraz dağılabilir ve küvetinizi temiz­lemeniz zoriaşabilir. Ancak yine de küvetinize birkaç tutam şifalı ot atmanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Herbalizm nasıl uygulanır?<br />
Herbalizmden anlık mucizeler beklememelisiniz. Tıpkı bazı doğal terapiler gibi herbalizm de belirli rahatsızlıkların tedavisinde tamamlayıcı tedavi rolü oynamak­tadır. Herbalizm koruyucu ve önleyici tedavi olarak da uygulanabilir. Otlarda bol miktarda vitamin ve mineral bulunmaktadır. Bu nedenle çoğu şifalı otu çocuğunu­za yedirebilirsiniz, şifalı otların suyunu içebilir, çocuğunuza içirebilirsiniz. Ancak öncelikle hangi otların <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> amaçlı olarak kullanılabileceği konusunda uz­manınızdan tavsiye almanız gerekmektedir. Şifalı otlarla tonik hazırlayabilirsiniz. Özellikle de taze meyvelerin yaz aylarına göre daha az tüketildiği kış aylarında, vi­tamin yönünden zengin olan şifalı otlarla hazırladığınız tonikleri kullanabilirsiniz. Kış aylarında piyasada kolaylıkla bulabileceğiniz ekinezya ve sarımsak tabletlerini düzenli olarak kullanarak bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz. Yapılan bir araştırmaya göre, beslenme düzeninde sarımsağı baş tacı eden kişilerin vücudu düzenli olarak sarımsak tüketmeyen kişilere göre %155 daha zindedir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/saman-nezlesi/"title="saman nezlesi" >Saman nezlesi</a>, soğuk algınlığı, solunum yolu rahatsızlıkları, sindirim bozuk­lukları, ishal ve kabızlık, kalp-damar <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı, baş ağrısı, depresyon ve gerginlik, kronik enfeksiyonlar, anemi ve deri rahatsızlıkları gibi birçok <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> sorununun te­davisinde şifalı otlara başvurabilirsiniz.<br />
Yüzlerce çeşit şifalı otun adını duyabilirsiniz. Önemli olan içinde bulunduğu­nuz duruma uygun olan şifalı otu seçmek ve seçtiğiniz ot hakkında bilinmesi gere­ken her şeyi öğrenmektir. Seçtiğiniz şifalı otu kullanmadan önce, çocuğunuzun ya­şma uygun olup olmadığını öğrenin. Şifalı bitkileri hangi dozda ve ne sıklıkla kul-»lanmanız gerektiğini öğrenmeniz de çocuğunuz açısından daha sağlıklı olacaktır. Piyasada çocuğunuz için güvenle kullanabileceğiniz ve etkisinden memnun kala­cağınız birçok şifalı otun bulunduğunu unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişisel terapiler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kisisel-terapiler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kisisel-terapiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 09:18:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=878</guid>
		<description><![CDATA[Her çiçek esansının kendine has bir özelliği vardır. Önemli olan çocuğunuzun du­rumuna uygun olan esansı seçebilmenizdir. Esans karışımlarını kullanmanızın da­ha yararlı olduğu söylenmektedir. Seçeceğiniz esansın türü çocuğunuzun duygu­sal durumuna da bağlıdır. Çiçek esanslarını kullanmak için, aşağıdaki malzemele­ri temin etmeniz gerekmektedir:
 30 mi damlalıklı şişe 30 mi kaynak suyu ya da 10 nıl kaynak suyu ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her çiçek esansının kendine has bir özelliği vardır. Önemli olan çocuğunuzun du­rumuna uygun olan esansı seçebilmenizdir. Esans karışımlarını kullanmanızın da­ha yararlı olduğu söylenmektedir. Seçeceğiniz esansın türü çocuğunuzun duygu­sal durumuna da bağlıdır. Çiçek esanslarını kullanmak için, aşağıdaki malzemele­ri temin etmeniz gerekmektedir:<br />
 30 mi damlalıklı şişe 30 mi kaynak suyu ya da 10 nıl kaynak suyu ve 10 mi alkol<br />
Durumunuza en uygun karışımı seçiniz. Birçok aile esansların karışımından daha çok faydalanmaktadır. Başlangıçta 4-5 ayrı esansı deneyebilirsiniz, çok belirgin bir şekilde faydasını gördüğünüz bir esansı tek b<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>na da kullanabilirsiniz. Kullandığı­nız karışımın içeriğini bir ay sonra değiştirebilirsiniz.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/terapi.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/terapi-200x300.jpg" alt="" title="terapi" width="200" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-879" /></a><br />
Seçtiğiniz esans özünden alarak şişenize 4 damla damlatın ve steril kaynak su­yu ile karıştırın. Bu karışımı buzdolabında muhafaza edin ve bir hafta içinde bitirin. Karışımınızı daha uzun bir süre kullanmak istiyorsanız, içine 10 mi alkol ilave edin. Bazı aileler çiçek esanslarının içine alkol karıştırmayı uygun bulmamaktadır.<br />
Bazı çiçek özleri suyla karıştırılarak içilebilir. Uzmanınızdan onay aldığınız çi­çek özünden alacağınız bir damlayı çocuğunuzun dilinin altına damlatabilirsiniz. Terapinin hemen etki göstermesini istediğiniz durumlarda ise, bir su bardağı su­yun içine bir damla çiçek özü damlatabilir ve bu karışımı çocuğunuza içirebilirsi-niz. Ancak çocuğunuza böyle bir karışım içirmeden önce mutlaka uzmanınıza da­nışarak onay alınız.<br />
Uzmanınız, seçtiğiniz çiçek özünü çocuğunuza içirmenizi doğru bulmazsa, bu çiçek özünü kullanarak çocuğunuzun bilek ve boynundaki nabız noktalarını ovabilirsiniz. Banyo küvetine birkaç damla çiçek özü damlatabilirsiniz.<br />
Dr Bach&#8217;sn önerdiği çiçekler<br />
Bu bölümde, Dr Bach tarafından önerilen çiçekleri tanıtacağız. Bitkisel terapi ala­nına bakacak olursak, bu çiçeklerden bazılarının ingilizce ve Latince adlarıyla kul­lanıldığını görebiliriz. Bu nedenle bazı terimler sadece orijinal isimleri ile kullanıl­maktadır. I Kasık otu (agrimony): Korktuğu ve en<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>eli olduğu halde duygularını kendisine<br />
saklayan ve yaptığı esprilerle bu duyguları bastırmaya çalışan insanlar için j> kullanılabilir.<br />
Toz ağacı (aspen): Nedeni bilinmeyen korkular için kullanılır. Açıklanamayan ve insanı huzursuz eden korkular için uygundur.<br />
Akgürgen (beech): Mükemmeliyetçi olan ve başkalarının yaptığı işleri beğenme­yen insanlar için uygundur.<br />
Kantaryon (centaury): Başkalarına hayır diyemeyen ve herkese boyun eğen insan­lar için kullanılabilir.<br />
Cerato: Başkalarının tavsiyesini almadan hiçbir iş yapamayan insanlar için uy­gundur.<br />
Erik ağacı (cherry plum): Aklını kaçırmaktan korkan insanlar için kullanılabilir.<br />
Kestane tomurcuğu (chesnut bud): Hatalarından ders almayı öğrenemeyen ve ay­nı hataları tekrarlayıp duran insanlar için kullanılabilir.<br />
Hindiba (chicory): Takıntılı insanlar için uygundur. Özellikle de aşırı koruyucu ve baskıcı anneler için kullanılır.<br />
Orman asması (clematis): Dalgın insanlar için kullanılabilir. Dikkatini bir noktaya veremeyen ve sürekli hayal aleminde yaşayan insanlar için uygundur.<br />
Yaban elması (crab apple): Kendisini fiziksel, duygusal ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a>sal olarak kirlenmiş hisseden insanlar için uygundur.<br />
Karaağaç (elm): Kendisinden beklentileri yüksek olan ancak kendisini hep yeter­siz bulan insanlar için kullanılabilir.<br />
Centaniye (centian): Kötümser insanlar için kullanılabilir.<br />
Katırtırnağı (görse): Umutsuz insanlar için uygundur.<br />
Funda (heather): Ben-merkezci insanlar için uygundur. Başkalarını dinlemeden sürekli konuşmak isteyen insanlar için de kullanılabilir.<br />
Çobanpüskülü (holly): Kin, düşmanlık ve kıskançlık duygularını yoğun olarak ya­şayan insanlar için kullanılabilir.<br />
Hanımeli (honeysuckle): Sürekli geçmişte yaşayan ve gelecek korkusu taşıyan in­sanlar için kullanılabilir.<br />
Kayın (hornbeam): Sürekli yorgunluk çeken insanlar için uygundur. Pazartesi sendromu yaşayanlar için de uygundur.<br />
Sabır otu (impatients): Sabırsız ve sinirli insanlar için kullanılabilir. Sürekli acele içinde olan ve bir türlü sakin bir tempoya giremeyen insanlar için uygundur.<br />
Şimal taşı (larch): Kendisini değersiz hisseden ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/oz-guvenin-onemi/"title="" >öz güven</a>i olmayan insanlar için uygundur.<br />
Misk otu (mimulus): Bildiği her şeyden korkan insanlar için uygundur. Örneğin, uçak korkusu olan insanlar için kullanılabilir.<br />
Hardal otu (mustard): Hiçbir sebebi olmaksızın depresyona giren insanlar için uy­gundur.<br />
Meşe (oak) : Kabul etmeyi bilmeyen ve her şey için savaş vermek isteyen insanlar için uygundur.<br />
Zeytin ağacı (olive): Yorulmuş ve enerjisi tükenmiş insanlar için uygundur. İyim­serliğini vitirmis insanlar için de kullanılabilir.</p>
<p>Çam (pine): Sürekli suçluluk duygusu taşıyan insanlar için uygundur. Suçu olma­dığı halde her konuda herkesten özür dileyen insanlar için kullanılabilir.<br />
Kızıl kestane (red chestnut): Sevdiklerinin hayatından sürekli endişe eden insan­lar için uygundur.<br />
Rock rose: Sürekli panik içinde olan insanlar için kullanılabilir. Panik için herhan­gi bir sebebi olmasa da kendisini telaşa sokan insanlar için uygundur.<br />
Rock water: Kendilerine acımasızca davranan mükemmeliyetçi insanlar için uy­gundur.<br />
Scleranthus: Kararsızlıktan şikâyetçi olan insanlar için uygundur.<br />
Bethlehem yıldızı (Star of Bethlehem): Kaza, kötü haber ve ani travma gibi neden­lerle şok geçiren insanlar için uygundur.<br />
Tatlı kestane (sweet chestnut): Çıkış yolu bulamayan umutsuz insanlar için kulla­nılabilir.<br />
Asma (vine): Tiranlığa özenen despot insanlar için uygundur.<br />
Ceviz (vvallnut): Değişiklik yapmaktan korkan insanlar için uygundur.<br />
Dere menekşesi (water violet): Kendisini ulaşılamaz hisseden kibirli insanlar için uygundur.<br />
Mine çiçeği (vervain): İdealleri peşinde koşturarak kendisini harap eden insanlar için uygundur.<br />
Ak kestane (white chesnut): Zihnini gereksiz ve hoş olmayan düşüncelerle meşgul eden insanlar için kullanılabilir.<br />
Yaban otu (wild oat): Hayatına yön vermekte zorlanan insanlar için kullanılabilir.<br />
Yaban gülü (wild rose): Teslimiyetçi ve hayattaki tüm olumsuzluklara boyun eğen insanlar için kullanılabilir.<br />
Söğüt ağacı (willow): Her şeye gücenen ve kendisine karşı adil davranırmadığını dü­şünerek bu tür düşünceleri takıntı haline getirmiş olan insanlar için uygundur.<br />
&#8220;Beş çiçekli esans&#8221; adı verilen ve kimi zaman &#8220;kurtarma terapisi&#8221; olarak da adlan­dırılan terapi şeklinin içerdiği esans çeşitleri aşağıda yer almaktadır:<br />
■ Erik ağacı (cherry plum): Umutsuzluk duygusu için.<br />
■     Rock rose: Panik için.<br />
m Sabır otu (impatiens): Sabırsızlık duygusu için.<br />
m Orman asması (clematis): İçinde bulunulan ana konsantre olamama hali için.<br />
■     Bethlehem yıldızı (Star of Bethlehem): Yaşa nan şokla birlikte gelen zihinsel ve fiziksel belirtiler için.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kisisel-terapiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kranyal Osteopati</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kranyal-osteopati/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kranyal-osteopati/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 20:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=870</guid>
		<description><![CDATA[Osteopati önemli bir alternatif tıp tekniğidir, her yaştan insana uygulanabilir. &#8220;Ge­nel osteopati&#8221; dalı birçok çocuğun sağlık sorununu başarıyla çözüme kavuştur­muş olsa da, son zamanlarda &#8220;kranyal (kafatası) osteopati&#8221; dalı daha çok önem ka­zanmıştır. Osteopatinin çocuklar üzerindeki olumlu etkisine şahit olduğumuz için, kitabımızın bu bölümünü osteopati konusuna ayırdık. Yapılan çalışmalar, öğren­me güçlüğü, otizm, doğum travmaları ve disleksi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osteopati önemli bir alternatif tıp tekniğidir, her yaştan insana uygulanabilir. &#8220;Ge­nel osteopati&#8221; dalı birçok çocuğun <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> sorununu başarıyla çözüme kavuştur­muş olsa da, son zamanlarda &#8220;kranyal (kafatası) osteopati&#8221; dalı daha çok önem ka­zanmıştır. Osteopatinin çocuklar üzerindeki olumlu etkisine şahit olduğumuz için, kitabımızın bu bölümünü osteopati konusuna ayırdık. Yapılan çalışmalar, öğren­me güçlüğü, otizm, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >doğum</a> travmaları ve disleksi (beynin sol tarafının çalışma bo­zukluğundan kaynaklanan, sözel beceride sorunlar yaratan rahatsızlık) gibi ne­denlerden dolayı sağlık sorunları yaşayan çocukların %80&#8242;inin kranyal osteopatiden olumlu sonuç aldığını göstermiştir.<br />
Kranyal osteopati nedir?<br />
Osteopati, insan vücudunun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> sinyalleri verebileceğini kabul eder. İnsan vücudu karm<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>k bir yapıya sahiptir; geçmişte yaşanan olaylar ve travmalar vücut­ta birtakım izler bırakabilir. Örneğin, doğum sırasında kafatasında meydana gelen bir komplikasyon sinirlerin tahribata uğramasına neden olabilir. Bu durumun so­nunda, yeni doğmuş bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a>te mide bulantısı görülebilir. Eski bir yaralanmadan veya ani bir hareketten sonra sırt ağrıları oluşabilir.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kranyal-osteopati/"title=" Kranyal Osteopati " > Kranyal osteopati </a>insan vücu­dunun hareket ve ritmini etkileyen bir sistemdir. Yüz ve kafatasında yer alan ek­lemler vücut hareketliliğini sağlar. Birçok acı ve ağrı sendromu, travma sonrasında veya ameliyattan önce ve sonra yaşanan solunum zorluğu vakaları, <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>k durum­lar, öğrenme güçlükleri, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/"title="hamilelik" >hamilelik</a> sırasında ve doğumdan sonra ortaya çıkan ke­mik ve kas şikâyetleri kranyal osteopati uzmanları tarafından tedavi edilebilir. Os­teopati insan vücuduna büyük bir denge, huzur ve rahatlık hissi verebilir.<br />
Osteopati felsefesi vücudun ekolojik ve biyolojik olarak bir bütün olduğu dü­şüncesinden yola çıkmaktadır. Vücudumuzdaki tüm sistemler nöroendokrin ve dolaşım sistemleri yoluyla birbirine bağlanır. Bu nedenle, osteopati uzmanları sa­dece hastada görülen belirtileri değil, hastanın tüm vücudunu incelemeye alır.<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/Osteopati.jpg&#8221;><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/Osteopati-217x300.jpg" alt="" title="Osteopati" width="217" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-872" /></a><br />
Osteopati kelimesi Latince &#8220;osteon&#8221; ve &#8220;pathos&#8221; kelimelerinden türemiştir. Bu iki kelimenin birleşiminden ortaya çıkan yeni kelime ise &#8220;kemik rahatsızlığı&#8221; anla­mına gelir. Kemik rahatsızlığı kavramı osteopati alanında bazı karmaşalara neden olmaktadır çünkü insanlar osteopati uzmanlarının sadece kemik rahatsızlıklarını iyileştirdiğini düşünmektedir. Osteopati alanının isim babası, osteopati dalının kurucusu olan Dr Andrew Still&#8217;dir. Dr Stili dengeli ve düzenli çalışan bir vücut sis­teminin sağlıklı bir iskelet ve kas sistemi ile mümkün olabileceğine ilişkin açıkla­malar yapmıştır.<br />
Kranyal osteopati 1930 yılında Dr Still&#8217;in öğrencisi olan Dr VVilliam Garner Sut-herland tarafından osteopatinin bir yan dalı olarak kurulmuştur. Dr VVilliam Garner Sutherland, erişkin bir bireyde oldukça sert ve güçlü bir yapıya sahip olan kafatası­nın yeni doğan bir bebekte bambaşka bir yapıya sahip olmasından yola çıkarak, kranyal osteopati alanını kurmuştur. Ana rahminden çıkan bebeğin kafatası henüz kemik halini almamıştır, yeni doğan bir bebeğin kafatası yumuşak bir yapıya sahip­tir. Yeni doğan bir bebeğin kafatasım oluşturan 8 kemik birbiriyle iç içe geçmemiş­tir. Kemiklerin birleşim noktaları arasında boşluklar oluşmuştur. Bu durum, ilk ba­kışta bir dezavantaj gibi görünse de, doğum esnasında bebeklerin hayatım kurtarır. Bir bebeğin kafatası, kemik kadar sert bir yapıya sahip olsaydı ve kafatası kemikleri birbiriyle iç içe geçerek aralarında belirli bir boşluk oluşturmasaydı; doğum sırasın­da, bebeğin kafasının ezilme olasılığı çok yüksek olurdu. Ancak bebeklerde kafata­sı kemiklerini oluşturan kıkırdak ve yumuşak yapı, kemiklere esneklik kazandırır; kafatası kemikleri, bu şekilde, eğilme ve bükülme özelliği taşır. Kafatası kemikleri­nin esneyebilmesi, kemiklerin arasında boş bir aralığın oluşması ile mümkün ol­maktadır. Doğum esnasında tam olarak kapanmamış olan kafatası aralığı, kafatası kemiklerinin esnemesini sağlar. Daha sonra kafatası kemikleri sıkışarak aradaki boşluğu doldurur, hatta birbirlerinin üzerine doğru çıkar. Böylelikle kafanın hacmi de küçülmüş olur. Bu sayede bebek, kafa hacminin yarısı kadar olan doğum kana­lından geçerek sağlıklı bir şekilde doğar. Dr Stil, öğrencilerine insan vücudunda yer alan en önemli sıvılardan birinin &#8220;serebrospinal sıvı&#8221; (beyin-omurilik sıvısı) oldu­ğunu söylemiştir. Hocasının verdiği bu bilgiden yola çıkan Dr Sutherland ise, sereb­rospinal sıvının kendi içinde bir ritmi olduğunu fark ederek, bu ritme &#8220;hayat nefe­si&#8221; adını vermiştir. Serebrospinal sıvıdaki ritmin nefes alıp verişimizden etkilendi­ğini tespit eden Dr Sutherland, bu sıvının akışının insanların kafatasının nazikçe hareket ettirilmesi ile düzene sokulabileceğini öne sürmüştür. Dr Sutherland ayrı­ca kafatasıyla ilgili olmayan sağlık problemlerinin bile, kafatası bölgesinin hassas bir şekilde uyarılmasıyla iyileşme sürecine girebileceğini göstermiştir.<br />
Dr Sutherland&#8217;a göre, kafatası bölgesine yapılan birtakım hassas dokunuşlar fizyolojik ve duygusal değişikliklere neden olabilir. Fiziksel ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/ruh-kavrami/"title="ruh nedir" >ruh</a>sal sağlığımızın kafatası kemiklerimizin doğru pozisyonda durmasıyla sağlanabileceğini söyleyen Dr Sutherland, çalışmalarıyla önemli adımlar atmıştır.</p>
<p>Dr Sutherland meslek hayatının 30 yılını &#8220;birincil solunum mekanizması&#8221; adı­nı verdiği harekete ayırmıştır. Kafatasında ve kuyruk sokum undaki kemiklerin has­sasça hareket ettirilmesi, merkezi sinir sisteminde yer alan serebrospinal sıvıyı dengeli bir hale getirir. Amerikan Osteopati Akademisi&#8217;nin talebi ile NASA&#8217;da çalı­şan fizikçiler tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, birincil solunum mekaniz­masına ait verilerin doğru olduğu ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Kranyal osteopatinin etkileri<br />
Kranyal osteopati kafatası kemiklerine yapılan bir tür masajla gerçekleştirilen bir tekniktir. Kafatasına yapılan uygulama o kadar hafiftir ki, birçok insan bu uygula­manın farkına bile varamaz.<br />
İnsanların kafatası 26 kemikten oluşmaktadır. Bu kemikler tam olarak sabit ol­madığından, uygun bir dokunuşla hafifçe yerinden kımıldatılabilir. Kafatasının içinde yer alan beyin serebrospinal sıvı ile çevrilir. Serebrospinal sıvı kafatasından aşağıya, omuriliğe doğru akar ve buradaki sinirlere ulaşır. Kranyal osteopati uz­manlarına göre, serebrospinal sıvı omurilik kanalına doğru ritmik bir &#8220;atış&#8221; ile akar; ancak bu &#8220;ritmik atış&#8221;, kalp atışı değildir ya da solunum esnasında ortaya çı­kan ritim ile ilişkili değildir. Bu ritim, kafatası ile ilişkili bir ritimdir.<br />
Kafatası kemiklerinin herhangi bir dış etken nedeniyle hareket etmesi duru­munda, söz konusu ritim bozulur. Kafatası kemiklerinin herhangi bir nedenden dolayı yerinden kayması, vücutta bulunan diğer kemiklerin işleyişini de bozar. Bu durum, vücudun genel sağlık dengesini bozar.<br />
Kranyal osteopati ile ilgilenen bir uzman yukarıda sözünü ettiğimiz ritmi his­seder, bu ritme bakarak insan vücudunun genel sağlık durumunu değerlendirebi­lir. Kranyal osteopati alanında çalışan uzmanlar, kafatası kemiklerine hafif bir bas­kı uygulayarak kafatası kemiklerinin yerini kontrol ederler. Uzmanlar tarafından uygulanan bu baskı, vücut dokularının hareketine göre şekillendirilir. Uzmanların parmaklarıyla kafatasına uyguladığı baskı o kadar hafiftir ki, yeni doğmuş bebek­ler bile bu terapiden faydalanabilir.<br />
Terapi esnasında çocuklar kendilerini çok rahat hisseder ve ne olduğunu an­layamazlar. Terapiyi gerçekleştiren uzmanlar kafa, omurilik, kuyruk sokumu kemi­ği, kol, bacak ya da karaciğer gibi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/organlar/"title="organlar" >organlar</a>a masaj yapabilir.</p>
<p>Çocuğunuz masaj esnasında yatma pozisyonunu alır, ancak bazı durumlarda oturması istenebilir. Çocuğunuz terapi esnasında ve terapinin sonrasında kendisi­ni çok rahatlamış hisseder.<br />
Astım, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a> sorunları, sindirim sorunları, okuma güçlüğü, hiperaktivite, kronik karın ağrısı, uyku problemleri, migren, başağrısı, konuşma zorluğu, ve omurga eğ­riliği gibi sorunların tedavisinde kranyal osteopati alanına başvurabilirisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kranyal-osteopati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aromaterapi</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 20:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=866</guid>
		<description><![CDATA[Aromaterapi, bitkisel yağ özlerinin kimyasal yapısından ve enerjilerinden faydala­nan; masaj, teneffüs (buğu), kompres, banyo ve diğer uygulamalara dayanan, sağ­lık ve güzelliği destekleyen doğal bir terapidir. Bitkisel yağ özleri, aromatik bitkiler­den buhar-damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağlardır. Bu yağlar, günlük ya­şamda kullanılan diğer vücut yağlarının aksine, cilt tarafından çok kolay emilen, çok güçlü etkileri olan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >Aromaterapi</a>, bitkisel yağ özlerinin kimyasal yapısından ve enerjilerinden faydala­nan; masaj, teneffüs (buğu), kompres, banyo ve diğer uygulamalara dayanan, sağ­lık ve güzelliği destekleyen doğal bir terapidir. Bitkisel yağ özleri, aromatik bitkiler­den buhar-damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağlardır. Bu yağlar, günlük ya­şamda kullanılan diğer vücut yağlarının aksine, cilt tarafından çok kolay emilen, çok güçlü etkileri olan ve dikkatle kullanılması gereken yağlardır. Birçok çalışma aromaterapinin <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a> ve çocuklarda olumlu etkilere neden olduğunu tespit et­miştir. Aromaterapi yağlarını çocuğunuzu yatırmadan önce, masajda, banyoda, sı­nav döneminde ve ergenlik çağında kullanabilirsiniz.</p>
<p>Aromaterapi nedir?<br />
Aromaterapi, bitkilerin kök, çiçek, yaprak gibi bölümlerinden elde edilen yağlarla uygulanan terapi yöntemidir. Yağ özleri bitkilerin hormonu sayılır ve insan vücu­dundaki hormonlara eş değerde canlandırıcı, ateşleyici ve aracı olarak görev üstle­nir. Yağ özleri buğu, kompres veya masaj ile uygulanabilir. Yoğun oldukları için çok dikkatli kullanılması gerekir. Özellikle <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/ruh-kavrami/&#8221;title=&#8221;ruh nedir&#8221; >ruh</a>sal rahatlama ile fiziksel vç ruhsal diren­ci artırmada son derece faydalı bir yöntemdir. Çok az sayıda terapi, aromaterapi kadar keyif verici bir özelliğe sahiptir; bu yüzden birçok çocuk (erkek çocuklar da dahil) aromaterapinin içerdiği yağlardan olumlu yönde etkilenir ve bu yağlara kar­şı olumlu tepkiler verir. Birçok çalışma, aromaterapinin etkinliğini bebekler ve ye­ni yürümeye başlamış olan çocuklar üzerinde ispatlamıştır; bu çalışmaların sonu­cunda, aromaterapinin rutin olarak yapılan gece masajlarına ya da ikindi vakti ya­pılan masajlara ek olarak kullanılabilecek mükemmel bir terapi şekli olduğu görül­müştür. Sınavlarla boğuşan okul çağındaki çocuklar ve çocukluktan ergenliğe geç­me aşamasında zorluklar yaşayan gençler de aromaterapi uygulamalarını düzenli olarak deneyebilir.<br />
Uçucu yağ özleri, insan vücudu üzerinde tedavi edici bir etkiye sahiptir. Bu et­kinin olumlu olması, tedavide kullanılan yağların uygun miktarda ve uygun yön­temlerle uygulanmasına bağlıdır. Terapide kullanılan uçucu yağlar, kan dol<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>mı yolu ile istenilen bölgeye ulaşır. Uçucu yağlar doğal ürünlerdir ve yan etkileri çok azdır. Uçucu yağlar doğru kullanılırsa, farmakolojik ilaçlar kadar faydalıdır. Uçucu yağ özleri, otlarla gerçekleştirilen <a href="http://www.aidsdernegi.org/dogal-tedavilerin-etkisi/"title="" >doğal tedavi</a>lerin aksine, haricen kullanılır. Bu yağ özleri sulandırılarak teneffüs edilir ya da cilde uygulanır.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/aromaterapi1.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/01/aromaterapi1-300x282.jpg" alt="" title="aromaterapi" width="300" height="282" class="alignleft size-medium wp-image-868" /></a><br />
Aromaterapi uygulamaları<br />
Aromaterapi, terapistiniz tarafından sorulan, sağlığınız ve yaşam tarzınız ile ilgili sorularla başlar. Konsültasyon, sıkıntılarınızın tespit edilmesi ve terapinin en etkin şekilde uygulanması için çok önemlidir. Terapistiniz tarafından önerilecek bitkisel yağlar da yapılan bu konsültasyon ışığında belirlenir. Her bitkisel yağın belirli bir iş­levi vardır. Kimi yağlar rahatlatlacı bir etkiye sahiptir, kimileri de toksinleri vücuttan atar. Aromaterapi, masajın rahatlatıcı etkisi ile yağların tedavi edici özelliklerini bir­leştirir. Bitkisel yağlar yüze, saça, kısacası tüm vücuda masaj yoluyla uygulanır.<br />
Kokuların insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisinin nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir, bugüne kadar yapılan çalışmalar sadece ortaya çıkan etkinin ni­teliğini ortaya koymuştur. Bazı çalışmalara göre, burundaki hassas koku alıcıları kokuyu tepki sinyaline çevirir ve bu sinyal de beynin limbik sistemine aktarılır. Limbik sisteme ulaşan kokular, insanın ruhsal durumunu ve duygularını doğru­dan etkileyebilir, zihin açıklığını ve konsantrasyonu arttırır.<br />
Bitkisel (esanslı) yağlar, ciltteki <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>enekler vasıtasıyla sağlanan emilim ve te­neffüs yoluyla vücuda girer. Bu yağlar, vücuda girdikten sonra üç şekilde etki gös­terir: farmakolojik etkiler, fizyolojik etkiler ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>k etkiler. Yağların içerdiği kimyasal bileşkeler kan damarları yoluyla vücudun her bir noktasına ulaşır ve bu noktalarda (tıpkı ilaçlar gibi) vücudun kimyasıyla etkileşime girer. Bazı yağlar vü­cudun belirli bölgeleri açısından özel bir öneme sahiptir çünkü vücut sistemi için­de dengeleyici, teskin edici, yatıştırıcı bir rol oynamaktadır. Yağların vücut tarafın­dan emilimi yirmi dakikadan birkaç saate kadar sürebilen bir zaman dilimi içinde gerçekleşebilir, ancak bu zaman diliminin ortalama olarak 90 dakikayı kapsadığı bilinmektedir. Birkaç saat sonra, yağlar vücuttan uçar gider. Bazı yağlar solunum yoluyla teneffüs edilir; bazıları <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a>, büyük abdest ve ter yoluyla vücuttan atılır.<br />
Uçucu yağlar<br />
Uçucu yağlar, yapraklardan, çiçeklerden, meyvelerden, ağaçlardan, ağaç kabukla­rından, bitki ve ağaçların köklerinden elde edilir. Bu yağlar doğal kimyasal bileşke­lerdir, ecza sanayiinde kullanılan kimyasal bileşkelerden daha karmaşık ve güveni­lir bir yapıya sahiptir. Uçucu yağlar eczacılık sektöründe kullanılan yağlardan da­ha yavaş seyreden bir etkiye sahiptir; bu nedenle, koruyucu, önleyici ve tamamla­yıcı tedavilerin bir parçası olarak kullanılabilir.<br />
Aromaterapide yaklaşık 150 çeşit uçucu yağ özü kullanılmaktadır. Her yağın kendisine özgü bir kokusu vardır; aromaterapi yağları, zihni ve vücudu dinçleştirip iyileştirir. Aromaterapi yağları yüzden fazla farklı kimyasal bileşkeye sahiptir. Tüm yağlar antiseptiktir. Aromaterapi yağları anti-enflamatuar, ağrı kesici, nefes darlığını giderici, spazm çözücü, anti-bakteriyel ve anti-depresan özelliklere sahiptir. Her ya­ğın belirli bir özelliği vardır. Aromaterapi yağları, özelliklerine göre uyarıcı, gevşetici ve canlandırıcı gibi çeşiüi gruplara ayrılır. Bazı yağlar vücudun birden fazla bölgesin­de birden çok etki gösterebüir. Örneğin, lavanta yağı vücudun ihtiyacına göre hem gevşetici hem de canlandırıcı bir etkide bulunabilir. Bu tür yağlara &#8220;adaptojenik&#8221; ya­ni ihtiyaca göre ayarlanıp uygulanabilen yağlar adı verilmektedir.<br />
Uçucu yağlar nasıl kullanılır?<br />
Uçucu yağların birçok kullanım şekli vardır. Bazı yağların kullanımı çocuklar için uygun değildir. Bazı yağların çocuklar için kullanımı oldukça yararlıdır. Banyo kü­vetine damlatacağınız bir damla uçucu yağ etkisini fazlasıyla gösterecektir. Uçucu yağların fazlası toksik etki yaratabileceğinden, bu yağların kullanımında aşırıya kaçmamak gerekmektedir. Şimdi uçucu yağların kullanımına bir göz atalım.<br />
Masaj için<br />
Tatlı badem yağı, zeytin yağı ya da ayçiçeği yağı gibi yağlarla seyrelteceğiniz 1 çay kaşığı uçucu yağı masaj yapacağınız alana uygulayın. Çocuğunuz 5 yaşından kü­çük ise 1 damla uçucu yağ yeterli olacaktır. Masaj yaparken kullanacağınız uçucu yağı, seyreltici bir yağ yardımıyla seyreltin ya da su ile sulandırın. Bu şekilde oluşa­bilecek olası kızarıklıkları ve cilt tahrişlerini önlemiş olursunuz.</p>
<p>Buhar inhalatörü ile<br />
Kaynayan suyun içine 3-4 damla uçucu yağ damlatın. Bu suyu bir leğene boşalta­rak, yere koyun ve çocuğunuzun bu leğene doğru eğilmesini sağlayın. Kaynayan suya doğru eğilen çocuğunuza, kaynar suyun buharını derin derin içine çekmesi­ni söyleyin. Bu uygulama 10 yaşın altındaki çocuklar için uygun değildir. 10 yaşın­dan küçük çocuklara buhar terapisi uygulamak istiyorsanız, banyo çeşmesinden kaynar su akıtm ve lavabonun içine birkaç damla uçucu yağ damlatın. Banyonun kapısını sıkıca kapatın ve buharın tüm banyoya yayılmasını sağlayın.<br />
Buharlaştırıcı cihazlar da kullanabilirsiniz. Bu tür cihazlar elektrikli olabilir. Ayrıca buharlaştırmak istediğiniz uçucu yağı, mumla ısınan özel bir kavanozun içi­ne damlatabilirsiniz. Ancak bu seramik kavanozun mağazalarda mum ile kullanıl­mak üzere özel olarak satılan kavanozlardan olması gerekir. Buharlaştırıcı cihazı­nızın (buhar inhalatörünün) içine 6-8 damla uçucu yağ damlatarak yağın buhar­laşmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzun odasındaki ısıtıcının üzerine ko­yacağınız bir bardak suyun içine birkaç damla uçucu yağ da damlatabilirsiniz.<br />
Banyoda<br />
Çocuğunuzun banyo küvetine birkaç damla uçucu yağ damlatabilirsiniz. Banyo küvetini elinizle karıştırarak, tüm yağın küvetteki suyun içine eşit ölçüde dağılma­sını sağlayın. Çocuğunuzu küvete soktuğunuzda, gözlerinin yağdan etkilenmesini önlemek için yüzünü su ile temas ettirmeyin.<br />
Kremler, losyonlar ve şampuanların içinde<br />
Uzmanınız tarafından uygun görülen uçucu bir yağı çocuğunuz için kullandığınız krem, şampuan ya da losyonun içine damlatabilirsiniz. Çocuğunuzun gözlerine çok dikkat edin. Çocuğunuz için kullandığınız kreme bir damla papatya yağı dam­latabilirsiniz, bu kremi egzama için kullanabilirsiniz. Çocuğunuz uyumadan önce huysuzluk yaparsa, cildine süreceğiniz nemlendiriciye bir damla lavanta yağı damlatabilirsiniz. Bu yağ, çocuğunuz üzerinde sakinleştirici bir rol oynayacaktır.<br />
Gargara<br />
Bir bardak ılık suyun içine bir damla çay ağacı yağı ya da lavanta yağı damlatıp, bu karışımı çocuğunuza gargara yapması için verebilirsiniz. Çocuğunuzun gargara için kullandığı karışımları yutmaması gerekir. Aromaterapi yağlan doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> uz­manlarının tavsiyesi alınmadan, oral yol (ağızdan) ile kullanılmamalıdır.</p>
<p>Su ile<br />
Lavanta yağı, çay ağacı yağı ve sandal ağacı yağı gibi yağlar dışında pek çok bitki özü yağı sulandırılmadan kullanılamaz. Adını saydığımız bu üç yağ ise suçiçeği, kesik ve yanıklar söz konusu olduğunda, sulandırılmadan kullanılabilir. Aroma te­davisinde kullanılan yağların saf olarak kullanılması doğru değildir; yağları nasıl kullanacağınızı öğrenmeden, çocuğunuzun üzerinde uygulamayın.</p>
<p>	Sıcak ve soğuk kompres<br />
Seçtiğiniz aromaterapi yağını bir leğen sıcak ya da soğuk suya damlatın. Pamuklu kumaştan yapılmış bir bezi suya batırın, iyice sıkın ve bezi kompres yapmak iste­diğiniz bölgenin üzerine koyun. Çocuğunuza sıcak kompres yapmak isterseniz, suyun çok sıcak olmamasına özen gösterin. Kompres yapmadan önce, parmağını­zı suya batırın ve suyun ılık olduğundan emin olun.</p>
<p>Güvenlik bilgileri<br />
Aromaterapi, modern tıp tedavisini tamamlayıcı bir tedavi şekli olarak kullanılabi­lir. Modern tıp yöntemleri ile aromaterapiyi birleştirirseniz, bütünleyici bir tedavi uygulamış olursunuz. Bazı yağlar, <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >homeopati</a> alanında kullanılmamaktadır. Aro­materapi sadece evde uygulanabilecek bir tedavi türüdür, kısa-vadeli ya da ciddi olmayan sağlık sorunlarının tedavisinde tamamlayıcı rol oynar.<br />
Öneriler:<br />
Çocuğunuza aromaterapi yağlarını içirmeyiniz.<br />
■     Aromaterapi yağlarını sürerken, çocuğunuzun gözlerini bir bez yardımıy­la koruyunuz. Bu yağların yanlışlıkla bile olsa çocuğunuzun gözlerine kaçmasını engelleyiniz.<br />
■     Yağ şişelerini çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlere koyunuz.<br />
■     Herhangi bir doğal sağlık uzmanı tarafından aksi önerilmedikçe, aroma­terapi yağlarını sulandırarak kullanınız.<br />
Aşağıdaki durumlarda, doğal sağlık uzmanlarından yardım almanız gerek­mektedir:<br />
■     Çocuğunuzun bitkilere karşı <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>si varsa,<br />
m Çocuğunuz sara hastasıysa ya da başka bir kronik rahatsızlığı varsa,<br />
■     Çocuğunuzun hastalığı çok ciddi bir hale gelmişse.<br />
Aromaterapi uygulamaları<br />
Aromaterapi ciddi olmayan pek çok hastalığın tedavisinde olumlu sonuçlar ver­mektedir. Bebekler, küçük çocuklar ve ebeveynler, uzmanların tavsiyeleri doğrul­tusunda hareket ederse, aromaterapiden büyük yarar görebilir. Şimdi hangi yağla­rın hangi rahatsızlıkların tedavisine iyi geldiğine bir göz atalım.</p>
<p>Bumu tıkalı olduğundan &#8220;îısıl tısıl&#8221; konuşan çocuklar için<br />
Çocuğunuz nezle olduysa, odasındaki ısıtıcının üzerine bir bardak su koyunuz. Bu suyun içine bir damla okaliptüs yağı damlatmayı ihmal etmeyiniz. Çocuğunuzun kapısını kapalı tutunuz. Okaliptüs yağı tıkalı burunları açar ve üst solunum yolla­rını rahat ettirir. Çocuğunuz hastalandığında, kolay kolay uyuyamaz. Bu nedenle, ısıtıcının üzerine koyduğunuz bardağa bir damla lavanta yağı damlatın. Bu şekilde hem çocuğunuzun daha rahat uyumasını sağlarsınız, hem de buharlaşan lavanta yağının odanın havasını dezenfekte etmesini sağlarsınız.</p>
<p>Karnı ağrıyan çocuklar için<br />
Karın ağrısı başladıktan sonra geçen yarım saat içinde, çocuğunuzun göbeğine pa­patya yağı ile masaj yapın. Çocuğunuzun omuzlarına ve sırtına da masaj yaparak, papatya yağının sırt bölgesinde dağılmasını sağlayın. Papatya yağının rahatlatıcı bir etkisi vardır, çocuğunuzun karın ağrısı şikâyetini geçirir.</p>
<p>Bit için<br />
Çocuğunuzun kullandığı saç nemlendiricisinin içine bir damla çay ağacı yağı damlatın. Bu karışımı çocuğunuzun saçına sürerek, 5-10 dakika bekletin. Çocuğu­nuzun saçını tarayın ve sonrasında güzelce durulayın. Bu şekilde, çocuğunuzun saçma yerleşmiş olan bit yumurtalarının kökünü kazımış olursunuz. Bu işlemi haf­tada 2-3 kez tekrarlarsanız, çocuğunuzun bitlenmesini önlemiş olursunuz. Çay ağacı yağı parazitleri öldürür.</p>
<p>Stres için<br />
Çocuğunuz sınav döneminde mi? Ya da önemli bir maça mı çıkacak? Evde ya da okulda sorunlar mı yaşıyor? Küvete damlatacağınız birkaç damla lavanta yağı ço­cuğunuzun rahatlamasını sağlayacaktır. Rahatlayan bir çocuğun vücudu tazelik ve ferahlık da kazanır. Çocuğunuz uyku problemi çekiyorsa, lavanta yağı damlattığı­nız mendili çocuğunuzun yastığının altına koyabilirsiniz. Lavanta yağı stres hor­monlarının olumsuz etkisini dengeleyici bir özelliğe sahiptir.<br />
Sabah mahmurları için<br />
Çocuğunuz sabahları uyanmakta zorluk çekiyorsa ve uyandığında mahmurlaşıyorsa, su dolu bir tencerenin içine birkaç damla biberiye yağı damlatın ve tencere­nin altını yakın. Suyu kaynatın ve tüm buharın mutfağa yayılmasını sağlayın. Ço­cuğunuzu kahvaltı için mutfağa çağırdığınızda, birdenbire uykusunun açıldığını hissedeceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Masajı</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/ayak-masaji/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/ayak-masaji/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 08:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaca bilinen ayak masajının ünlü Çinli gruplarından Lıankzı, özel bir şirket aracığıyla artık Türkleri de ayaklarından rahatlatacak ve günün tüm stresini alırken, bazı rahatsızlıkları söyleyecek.
Çin’den Moskova aktarmalı Türkiye’ye gelen 15 kişilik uzman grup, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Grup üyeleri, ayak masajı ile insanın tüm gün içinde yaşadığı stresi, yorgunluğu üzerinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca bilinen <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/ayak-masaji/&#8221;title=&#8221;" >ayak masajı</a>nın ünlü Çinli gruplarından Lıankzı, özel bir şirket aracığıyla artık Türkleri de ayaklarından rahatlatacak ve günün tüm stresini alırken, bazı rahatsızlıkları söyleyecek.</p>
<p>Çin’den Moskova aktarmalı Türkiye’ye gelen 15 kişilik uzman grup, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Grup üyeleri, ayak masajı ile insanın tüm gün içinde yaşadığı stresi, yorgunluğu üzerinden atmasına yardımcı olurken, kaliteli bir uyku ve bazı bilmediği <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı da ortaya çıkarttığını söyledi. Çinli grubun Türkiye’ye getirilmesini sağlayan Ayak Masaj Hizmetleri Şirketi basın danışmanı Nurten Kılavuz ise Türkiye’de hedef kitlelerinin yoğun iş temposu ve stres altında çalışanlar olduklarını ve Maslak Princess Otel’de hizmet vereceklerini kaydetti.</p>
<p>Kılavuz, <strong>“Ayak masajının Türkiye’de profesyonelce yapılmadığını ve yapılan bazı yerlerde de yanlış uygulamalar olduğunu gördük. Yaptığımız araştırmalar sonrasında Çin’de en iyi ve uzman kadroya sahip bir grup bulduk. Artık Türkiye’de de isteyen, ayak masajı sayesinde bütün yorgunluğundan ve stresinden arınacak”</strong> dedi.<br />
Ayak masajını Türkiye’ye tanıtmak için gelen 15 kişilik Çinli grup, havalimanında marşlarını söyledi. Ayak masaj uzmanlarının marşları ve felsefesi olduğunu, bunun için önemli ve titiz bir eğitim alınması gerektiğini söyleyen masaj uzmanları, kendileri için önemli olan marşları da söylemeyi ihmal etmedi. Bir anda havalimanında ilgi odağı olan Çinli ayak masajı uzmanları, söyledikleri marşlarla herkesin dikkatini üzerlerine topladı. Dinleyiciler, her marşın bitmesi sonrasında ise alkışlamayı ihmal etmedi.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Ayak Masajı nasıl yapılır,Ayak Masajı mutlaka yapılmalı mıdır,Ayak Masajı ne zamandan ne zamana yapılmalıdır,Ayak Masajı her ay yapılmalı mıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/ayak-masaji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tırnaklar</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/tirnaklar/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/tirnaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 08:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[Tırnaktaki beyaz lekeler magnezyum eksik­liğinin, dikey tırnaklar ise sindirim sistemin­deki sorunun işaretidir.
Her insanda ortalama olarak 1 mm uzayan tır­naklar, fiziksel durumun da haritası olarak kabul ediliyor. Tırnakların şekli ve rengi, sağlık duru­mu hakkında bilgi veriyor.
Tırnağın renginin çok önemli olduğunu söyle­yen uzmanlar, sağlıklı bir insanda tırnak altında­ki rengin pembe olduğunu, en küçük bir deği­şikliğin özellikle vitamin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnaktaki beyaz lekeler magnezyum eksik­liğinin, dikey <a href="http://www.aidsdernegi.org/tirnaklar/"title="" >tırnaklar</a> ise sindirim sistemin­deki sorunun işaretidir.<br />
Her insanda ortalama olarak 1 mm uzayan tır­naklar, fiziksel durumun da haritası olarak kabul ediliyor. Tırnakların şekli ve rengi, <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> duru­mu hakkında bilgi veriyor.</p>
<p>Tırnağın renginin çok önemli olduğunu söyle­yen uzmanlar, sağlıklı bir insanda tırnak altında­ki rengin pembe olduğunu, en küçük bir deği­şikliğin özellikle vitamin eksikliğine işaret ettiği­ni belirtiyor. Buna göre, tırnaktaki beyaz lekeler magnezyum eksikliğinden kaynaklanıyor. Eğer tırnak rengi pembeden çok kırmızıya kaçıyorsa, bu kandaki kolesterol oranının artmış olduğunu gösteriyor. Bu renk tırnaklar karaciğerde ve kalp damarlarında bir rahatsızlığın habercisi de olabi­liyor. Kırmızı ile mor arası renkteki tırnaklar ise fazla şeker tüketiminden ortaya çıkıyor, uzman­lar, kolay kırılan tırnakların sebze ve meyve ba­lık tüketiminin azlığından kaynaklanan vitamin eksikliğinin karaciğere yansıması olduğunu be­lirtiyor. Yatay ve düz tırnaklar <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>rı stresin ha­bercisi olarak değerlendirilirken, dikey tırnaklar sindirim sisteminde bir sorun olduğunun göster­gesi sayılıyor.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Tırnak bakımı,Tırnaklara nasıl bakım yapılır,Tırnaklar ne zaman temizlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/tirnaklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

