<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Bulaşıcı Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bulasici-hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İnfeksiyöz Mononükleöz</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/infeksiyoz-mononukleoz/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/infeksiyoz-mononukleoz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 20:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1939</guid>
		<description><![CDATA[



 İMFEKSİYÖZ MONONÜKLEÖZ
Halk arasında öpücük hastalığı olarak da bilinen bu hastalığın etkeni olan virüs &#8220;Epstein-Barr&#8221; adını taşır. Genellikle &#8220;uçuk&#8221; olarak bilinen ve deride belirtilere yol açan hastalığın etkeni olan virüs herpes virüslerle aynı ailedendir. Virüs beyaz kan hücrelerinde çoğalır ve bağışıklık sisteminin etkinliğini azaltır. İnfeksiyöz mononükleöz hastalığı bir insandan diğerine tükürük yolu ile geçmektedir. Hastalığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><strong>İMFEKSİYÖZ MONONÜKLEÖZ</strong><br />
Halk arasında öpücük hastalığı olarak da bilinen bu hastalığın etkeni olan virüs &#8220;Epstein-Barr&#8221; adını t<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r. Genellikle &#8220;<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ucuk-herpes/">uçuk</a>&#8221; olarak bilinen ve deride belirtilere yol açan hastalığın etkeni olan virüs <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/ucuk-herpes/">herpes</a> <a href="http://www.weblopedi.com/biyoloji_konu_anlatimi/virusler-t695.0.html">virüsler</a>le aynı ailedendir. Virüs beyaz kan <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/hucre/">hücre</a>lerinde çoğalır ve bağışıklık sisteminin etkinliğini azaltır. İnfeksiyöz mononükleöz hastalığı bir insandan diğerine tükürük yolu ile geçmektedir. Hastalığın öpücük hastalığı ismiyle tanınmasının bir nedeni de budur. Hastalığın belirtileri 6 haftada geçer. Ancak iyileşme çok uzun bir sürece yayılmaktadır. Yorgunluk ve hal­sizlik aylarca devanı eder. Öpücük hastalığı kalabalık ve kapalı ortamlarda daha çabuk bulaşır ve çocukları daha fazla etkiler. Birçok çocuk 18 yaşma kadar &#8220;Epsteih-Barr&#8221; adlı virüsü kapmış olduğundan, hayatlarının kalan kısmında bu virüse karşı bağışıklık kazanmış olur.</p>
<p>&#8220;Epstein-Barr&#8221; virüsünü kapmış olan bazı çocuklarda hiçbir belirti görülme­mektedir. Çocukların yaşları büyüdükçe, hastalığın belirtileri daha belirgin hale gelir. Belirtiler büyüklerde de belirgin olarak görülmektedir. Hastalığın belirtileri arasında ateş, yorgunluk, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/lenf-bezi-kanserleri/">lenf bezleri</a>nin şişmesi, <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bogaz-iltihabi/">boğaz iltihabı</a> ve bademcik rahat­sızlığı bulunmaktadır. Bazı çocuklar <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> nedeniyle o kadar bitkin düşer ki en çok sevdikleri oyunları oynamak için bile güç bulamazlar. Öpücük hastalığına ya­kalanan insanlarda lenf bezlerinin şişmesinin yanında, deride kırmızı renkli ka­barcıklar da görülmektedir. Hastalıktan şüphelenilmesi durumunda, mutlaka kan testi yaptırılmalıdır.</p>
<p><strong>İnfeksiyöz Mononükleöz için önerilen modern tıp tedavileri</strong></p>
<p>Birçok infeksiyöz mononükleöz vakası hiç ilaç kullanılmadan 4-6 hafta içinde geç­mektedir. Herhangi bir yanlış teşhis sonucunda verilen yanlış <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a> hasta­lığın belirtilerinin daha da şiddetli bir hal almasına ve deride daha fazla kızarıklı­ğın oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle bademciklerin şiştiği bazı durumlarda doktorlar tarafından nadiren de olsa &#8220;kortikosteroid&#8221; türü ilaçlar verilmektedir.</p>
<p><strong>Doğal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> tedavileri</strong><br />
*     İnfeksiyöz Mononükleöz hastalığının <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/homeopati/&#8221;title=&#8221;homeopati&#8221; >homeopati</a>k tedavisi uzun bir zamana yayılmalıdır. Ancak aşağıda önerilen tedavi türleri günde 6 kez uygulanmak üzere 2 gün devam ettirilirse etkili olabilir:<br />
*    Ani ateş, yüzün bir anda kızarması ve huzursuzluk gibi durumlarda güzelav-rat otu kullanılabilir.<br />
*    Homeopati alanında &#8220;Mera Sol.&#8221; lenf bezlerinin şişmesi ve kokulu ter gibi durumlarda önerilmektedir.<br />
* Homeopati alanında &#8220;calcare&#8221; olarak ifade edilen kalker maddesi soğuk so­ğuk terleme, ağız tadında bozulmalar ve yorgunluk gibi durumlarda kulla­nılabilir.<br />
*    Ladengüler familyasından olan ve homeopati alanında &#8220;cistus&#8221; olarak bili­nen laden adlı bitki aşırı üşüme, boyun ağrısı, lenf bezlerinde ağrı, zihinsel yorgunluk gibi durumlarda kullanılabilir. Öpücük hastalığında görülen bu belirtiler serin hava nedeniyle daha da belirgin bir hal alır.<br />
* Homeopati alanında &#8220;Baryta Carb.&#8221; adı ile bilinen madde lenf bezlerinin şiş­kinliğini alır. Bu maddenin kullanımı özellikle de çocuklarda daha etkilidir.<br />
*     Çuha çiçeği yağı bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden öpücük hastalığının tedavisine de katkıda bulunur.<br />
*     Homeopati alanında &#8220;royal jelly&#8221; olarak bilinen arı sütü güçlü bir enerji kayna-&amp;• ğı olduğundan halsizliği giderir, depresyonun sona ermesine yardımcı olur ve<br />
bağışıklık sistemini harekete geçirir. Çocuğunuzun vücudu arı sokması sonu­cu herhangi bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >alerji</a>k reaksiyon göstermiş ise, kendisine arı sütü vermeyiniz. Çocuğu için arı sütü kullanacak olan anne ve babalar çocuklara özel formül ile hazırlanmış olan ürünleri kullanmalıdır.<br />
*     Bazı bitkisel yağlar öpücük hastalığının tedavisi süresinde kullanılabilir. Okaliptüs, lavanta, çay ağacı yağı ve biberiye bağışıklık sitemini harekete ge­çirdiğinden öpücük hastalığının tedavisine katkıda bulunur.<br />
*     <a href="http://www.ogretmenlerforumu.com/bitkisel-tedavi/sifali-bitkiler-isirgan-otu-urtica-dioica-t5221.0.html">Isırgan otu</a> ve ekinezya gibi bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler hastalığa yol açan virüsle savaşmaktadır.<br />
* Balsam ve yulaf gibi doğal ürünler öpücük hastalığının iyileşme sürecinde gö­rülen depresyon ve sinir bozukluğu gibi durumları en aza indirir.<br />
* Yonca ve civanperçemi ateşin kontrol altında tutulmasını ve terlemenin ön­lenmesini sağlar.<br />
*     Ginseng ve homeopati alanında &#8220;astragalus&#8221; olarak bilinen geven bitkisi gibi bitkileri içeren tonikler çocuğunuzun iyileşme sürecini hızlandırır.<br />
*     Bâch çiçek esansları öpücük hastalığının pek çok fiziksel ve duygusal belirtisi­ni hafifletmektedir. Örneğin çocuğunuz kendisini bitkin hissediyorsa, bol bol zeytin ve zeytin ürünleri kullanılmalıdır. Katırtırnağı umutsuzluk gibi olumsuz duygularla başa çıkmanıza yardımcı olur. Hardal <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/depresyon-tipleri/">depresyon</a> gibi durumlarda kullanılmalıdır.<br />
<strong>Faydalı terapiler</strong><br />
Homeopati, <a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >aromaterapi</a>, geleneksel Çin terapileri, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akupunktur/"title="Akupunktur" >akupunktur</a>, Ayurveda, besin terapisi.</p>
<p><strong>Evde yapabilecekleriniz</strong></p>
<p>* Tüm aile fertlerini aynı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a> fırçasını kullanmamaları yolunda uyarınız. Kulla­nılmış olan çatal ve bıçakları kullanmayınız.<br />
* Tüm aile fertlerinin ellerini düzenli olarak yıkamalarını sağlayınız.<br />
* Öpücük hastalığı bağışıklık sistemine büyük bir darbe vurmaktadır. Bu neden­le bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi hastalığın tedavisini büyük ölçüde et­kileyecektir. Bu hastalıktan sonra bağışıklık sisteminin yeniden eski gücünü kazanması için aylar geçebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/infeksiyoz-mononukleoz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulaşıcı Hastalıklar Nasıl Bulaşır</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/bulasici-hastaliklar-nasil-bulasir/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/bulasici-hastaliklar-nasil-bulasir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 10:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=609</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Bulaşıcı hastalıkların sebepleri nedir ve bunların her birinden örnekler ?
a. Bakteriler (]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bul<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>cı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ın sebepleri nedir ve bunların her birinden örnekler ?</strong><br />
<strong>a.</strong> Bakteriler (<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/tifo/&#8221;title=&#8221;tifo&#8221; >tifo</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/zaturree/"title="Zatürree" >zatürree</a> vb.).<br />
<strong>b.</strong> Protozoa (amipli dizanteri, <a href="http://www.aidsdernegi.org/sitma/"title="sıtma" >sıtma</a>).<br />
<strong>c.</strong> Rickettsia (tifüs, rocky mountain lekeli nöbet).<br />
<strong>d.</strong> Virüs (enflüanza, çiçek hastalığı, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kizamik-hastaliginin-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri/"title="kızamık" >kızamık</a>).<br />
<strong>e.</strong> Mantarlar (dezidroz, blastomikoz).<br />
<strong><br />
Bakteri ile virüs arasındaki fark nedir ?</strong><br />
Bakteriler normal bir mikroskop altında görülebilir. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/virusler/"title="virüsler" >Virüsler</a> ise, çok ufak olduklarından, ancak çok kudretli olan bir elektron mikroskopu altında görülebilmektedirler. Bakteriler çok ince delikli filtreden büyükleri nedeniyle geçemezken, virüsler bunlardan kolaylıkla geçebillcek kadar küçüktürler.</p>
<p><strong>Bakteriler ve virüsler, gelişme ve çoğalmaları için canlı hücrelere ihtiyaç duyarlar mı ?</strong><br />
Bakterilerin buna ihtiyaçları yoktur. Onlar canlı olmayan maddelerle büyüyüp üreyebilmektedirler. Virüsler ise ancak canlı doku hücrelerinde gelişip üreyebilirler. Bu hücreler hayvan veya insan<br />
hücreleri olabilir. Yeni doku kültür teknikleri sayesinde birçok yeni virüs tesbit edilmiştir ve bunların bazılarının, bugün artık belli olan <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>ları geliştirmekte oldukları bilinmektedir.</p>
<p><strong>Virüs hastalıkları nasıl yayılır ?</strong><br />
Temesla, havada virüsün damla halinde kalmasıyla ve sivrisinek, bit, tahtakurusu vb. gibi taşıyıcıların aracılığıyla.</p>
<p><strong>Bakteri ve virüsler <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> ve başka kimyasal ilâçlara karşı aynı tepkiyi gösterirler mi ?</strong><br />
Hayır. Birçok bakteri antibiyotik ve kemoterapik ilâçlar (<a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >penis</a>ilin, Mycin grubu, sulfa grubu vb.) ilâçlarla ölür veya etkisiz kalırken, virüslere bu gibi ilâçlar tesir etmemektedir.</p>
<p><strong>Bir virüs hastalığına yakalanan kişideki virüs, o hastayı aynı hastalığının tekerrürüne karşı korur mu ?</strong><br />
Her zaman değil. Birçok hallerde; çiçek hastalığı, kızamık, çocuk felci ve benzeri hastalıklara yakalanan bir hasta ikinci kez bu hastalığa tutulmaz. Fakat, soğuk alma, enflüenza vb. hastalıklardaki virüs koruyucu değildir ve aynı hastalık defalarca tekerrür edebilir.</p>
<p><strong>Virüs hastalıklarına karşı bağışıklık nasıl temin edilebilir ?</strong><br />
Ölmüş veya zayıflamış virüslerden geliştirilen aşıların kullanılmasıyla. Örneğin çocuk felci ve enflüenza aşıları. Kızamık aşıları (hem canlı ve hem de zayıflatılmış virüslerden geliştirilmiş) ve kızamıkçık ve kabakulak için geliştirilmiş aşılar günümüzde genel olarak kabul edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p><strong>Normal soğuk algınlığına karşı tesirli bir aşı var mıdır ?</strong><br />
Henüz yoktur. Ancak bu yolda çalışmalara devam edilmektedir ve ileride böyle bir aşının bulunacağı kuvvetle umulmaktadır.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bulasici-hastaliklar/"title="bulaşıcı hastalıklar" >Bulaşıcı Hastalıklar</a>ın tedavisi,Bulaşıcı Hastalıklar için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,Bulaşıcı Hastalıklar Nasıl Bulaşır,Bulaşıcı Hastalıkların bitkisel yöntemi varmıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/bulasici-hastaliklar-nasil-bulasir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıtma</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/sitma/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/sitma/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 10:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[Sıtma nedir ?
Dört tip parazitten biriyle gelen bul]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/sitma/"title="sıtma" >Sıtma</a> nedir ?</strong><br />
Dört tip parazitten biriyle gelen bul<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>cı bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Mikrobu taşıyan bir sivrisineğin ısırmasıyla veya sıtmalı birinden kan nakli yapılmasıyla gelmektedir.</p>
<p><strong>Sıtmanın teşhisi nasıl yapılır ?</strong><br />
Hastanın kan hücrelerinde bir sıtma parazitinin bulunmasıyla. Sıtmalı bir bölgede bulunmuş olan kişide periyodik titremeler ve ateş yükselmesi görüldüğü zamanlar bu hastalıktan şüphe edilmelidir.</p>
<p><strong>Sıtmayı önleyici bir aşı var mıdır ?</strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Bu hastalık nasıl önlenebilir ?</strong><br />
Sivrisineklerin üremesi için yararlı yerleri ortadan kaldırılması veya kontrol altına alınmasıyla. Mikroplu sivrisineklerin bulunduğu bilinen yerlerde cibinlik, kapı ve pencerelerde sinek teli kullanılmasıyla. Bu şekilde hastalığı getirebilecek sivrisineğe karşı korunulmuş olunacaktır.</p>
<p><strong>Sıtmanın etkili tedavi yolu var mıdır ?</strong><br />
Evet. Vakaların büyük çoğunluğu atabrin veya klorokin (chloro-quine) gibi ilâçlarla tedavi edilebilmektedir. Bunlar şimdi eskiden kullanılmakta olan kininin yerini almışlardır. Son yıllarda bu ilâçların da tesir göstermediği bir sıtma paraziti görülmüştür. Bu yüzden yeni tür ilâçların bulunması için bilimsel araştırmalar aralıksız devam etmektedir.</p>
<p><strong>Sıtma tam olarak tedavi edilmediği takdirde uzun süre tekrarlama eğilimleri gösterebilir mi ?</strong><br />
Geçmiş yıllarda, sıtmalılar yıllar boyunca arada sırada sıtma nöbetlerine yakalanırlardı.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Sıtmanın belirtisi,tedavisi,Sıtma için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,Sıtmanın bitkisel yöntemi,Sıtmanın bulaşı olma olasılığı nedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/sitma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuduz</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kuduz/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kuduz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 09:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kuduz/&#8221;title=&#8221;kuduz&#8221; >Kuduz</a> nedir ve nasıl bul<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r ?</strong><br />
Kuduz sinir sistemini etkileyen ve çoğunlukla kedi ve köpeklerde olan akut bulaşıcı bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Virüs hasta olan hayvanın tükürüğünde bulunmaktadır ve başka bir hayvanı veya bir insanı ısırdığı takdirde hastalık, ısırdığı hayvan veya insana bulaşmaktadır.</p>
<p><strong>Hastalığın oluşma süresi ne kadardır ?</strong><br />
Genellikle iki hafta kadar. Ancak bazı nadir vakalarda kuduz, bir hayvan tarafından ısırıldıktan iki yıl kadar geç bir süre sonra meydana çıkmıştır.</p>
<p><strong>Kuduzun belirtileri neleridir ?</strong><br />
Ateş, sinirlilik, depresyon. Sinirlilik hali kontrolsüz heyecana ve izpazmozlara dönüşür. Tükürük akışı boldur ve boğaz eklemlerinde şiddetli sancılı spazmlar olagelmektedir. Ölüm üç ile beş gün arasında gelir. Boğaz eklemlerindeki spazmlardan su ve yutkunma korkusu gelmektedir. <strong>«Hidrofobi = Sudan korku»</strong> adı buradan gelmektedir.</p>
<p><strong>Bir insanı ısıran köpeğe veya başka bir hayvana ne yapılmalıdır ?</strong><br />
İki hafta kadar bir süre müşahede altında tutulmalıdır. Eğer bu süre içerisinde hayvan hastalanmaz veya ölmezse, hayvanın hasta olmadığına kanaat getirilir ve sahibine geri verilir. Eğer hayvan hastalanırsa öldürülmemeli fakat ölmesi beklenmelidir. Bu şekilde teşhis daha kolay elde edilmektedir. Hayvana otopsi yapılıp beyni muayene edilince bu hayvanda kuduz olup olmadığı kesin şekilde tespit edilmiş olur.</p>
<p><strong>Kuduz önlenebilir ve kontrol altına alınabilinir mi ?</strong><br />
Evet. Başıboş kedi ve köpekleri imha etmekle, sahibi olan kedi ve köpeklere kuduz aşıları yaptırmakla.</p>
<p><strong>Bir kedi ve köpek ısırığı nasıl tedavi edilmelidir ?</strong><br />
Beş ilâ on dakika süreyle su ve sabunla yıkamak yeterlidir. Eskiden tatbik edilen dağlama usulü günümüzde iyi bir tedavi metodu sayılmamaktadır.</p>
<p><strong>Kuduza karşı tesirli bir aşı var mıdır ve ne zaman kullanılmalıdır ?</strong><br />
Evet. Kuduza karşı ve önleyici gayet tesirli bir aşı vardır. Ancak bazı hallerde zehirleyici yan tesirler icra edebileceğinden çok dikkatli kullanılması gerekmektedir. İnsanı ısıran hayvanda kuduz olduğu bilinmekteyse veya ısıran hayvan kaçmış olup bulunma-maktaysa derhal kuduz aşısı yapılmalıdır. Eğer insanı ısıran köpeğin <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı olduğu tahmin edilmekteyse ve onu müşahede etme imkânları varsa, o zaman bu hayvan on dört gün müşahede altında tutulmalıdır. Eğer bu süre içerisinde hayvanda herhangi bir hastalık arazı görülmezse ısırdığı kişiye aşı yapmak lüzumu kalmayacaktır. Köpek hastalanıp ölürse ışınlan insanın muafiyet metoduna derhal başlanmalıdır. Veterinerler, posta taşıyıcıları, çobanlar, arazide tatbikata çıkacak askerler ve izciler gibi yüksek risk grubuna giren kişilerin bağışıklık kazanmaları için son aylarda yapılan tecrübeler çok başarılı sonuçlar vermiştir. Bunlara bu bağışıklık temini için ördek embriyonundan geliştirilmiş bir önleyici aşı yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Isırılmadan sonra birkaç gün açı yapılmadan beklendiği takdirde kuduz sirayeti önlenebilir mi ?</strong><br />
Evet. Isıran hayvana ne olacağı görülünceye kadar kuduz aşısının yapılmasını ertelemekte bir tehlike yoktur.</p>
<p><strong>Bir insan kuduza yakalandığı takdirde sonuç ne olacaktır ?</strong><br />
Kuduz yüzde yüz öldürücü bir hastalıktır ve kuduran bir insanı kurtarmak için belli bir metot mevcut değildir.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Kuduzun tedavisi,belirtisi,Kuduzun nedenleri nelerdir,kuduz nasıl tedavi edilir,Kuduzun ilacı,Kuduz için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,Kuduzun bitkisel yöntemi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kuduz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antraks</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/antraks/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/antraks/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 09:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Antraks nedir ve nasıl gelişir ?
Antraks basilleri yoluyla çok bul]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/antraks/"title="antraks" >Antraks</a> nedir ve nasıl gelişir ?</strong><br />
Antraks basilleri yoluyla çok bul<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>cı bir hayvan hastalığı olup insanlara doğrudan doğruya veya vasıtalı şekilde bulaşabilir. Genellikle keçilerde, koyunlarda, atlarda ve domuzlarda olur. Böylece, bu gibi hayvanlarla temasları olan insanların bu hastalığa tutulma oranları daha fazla olur.</p>
<p><strong>Antraks insanlarda nasıl gelişir ?</strong><br />
Yukarıda adı geçen hayvanlarla günlük temasları olan insanların ellerinde çizik, yara bere olursa antraks mikrobu buralardan insanın derisine girer. Ayrıca nefes alınca solunum yoluyla da antraks <a href="http://www.aidsdernegi.org/mikroplar-en-cok-cocuklari-seviyor/"title="" >mikroplar</a>ı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a>e girebilir. Veya bu hasta hayvanlardan mikroplanmış materyal yutulursa bu kez bağırsaklar etkilenmiş olur.</p>
<p><strong>Antraksın tedavisi nasıl yapılır ?</strong><br />
Lokal yaralara antiseptik bandajlar ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a> konmalıdır. Bununla birlikte büyük dozajlarda anti-antraks serumları verilmelidir.<br />
<strong><br />
Antraks gelişmişse iyileşme oranları nedir ?</strong><br />
İyi tedavi yöntemleri tatbik edildiği takdirde beş hastadan dördü kurtarılabilir.<br />
<strong><br />
Antraks yaygın bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> mıdır ?</strong><br />
Artık değil. Günümüzde hayvanlarla uğraşan kişiler bu enfeksiyonu yakalanma tehlikesini bildiklerinden hayvanlarda böyle belirtiler gördükleri zaman alınması gereken korunma tedbirlerine başvurmasını bilmektedirler. Hasta hayvanlarla temasları olan insanlar için koruyucu bir aşı henüz geliştirilmemiştir.<br />
<strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/antraks/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolera</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kolera/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kolera/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 08:55:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[Kolera nedir ?
Genellikle dışkı ile mikroplanmış suların getirdiği ve bağırsakları etkileyen bir hastalıktır.

Bu hastalığa nerelerde rastlanılır ?
Çoğunlukla Afrika’da Asya’da ve burada da genellikle Hindistan ve Doğu Pakistan’da.

Koleranın belirtileri nedir ?
Ciddî ishaller, pirinç tanesini andıran dışkılar ve bunların peşinden gelen büyük ölçüde su kaybı.

Bu hastalık ne derecede ciddîdir ?
Ölüm oranı % 30 ile 60 arasındadır. Damardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/kolera/"title="kolera" >Kolera</a> nedir ?</strong><br />
Genellikle dışkı ile mikroplanmış suların getirdiği ve bağırsakları etkileyen bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır.<br />
<strong><br />
Bu hastalığa nerelerde rastlanılır ?</strong><br />
Çoğunlukla Afrika’da Asya’da ve burada da genellikle Hindistan ve Doğu Pakistan’da.<br />
<strong><br />
Koleranın belirtileri nedir ?</strong><br />
Ciddî ishaller, pirinç tanesini andıran dışkılar ve bunların peşinden gelen büyük ölçüde su kaybı.<br />
<strong><br />
Bu hastalık ne derecede ciddîdir ?</strong><br />
Ölüm oranı % 30 ile 60 arasındadır. Damardan verilen sıvılarla tedavi metotları hastanın iyileşme umutlarını artırmaktadır.<br />
<strong><br />
Tedavide işe yarayacak <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotikler&#8221; >antibiyotikler</a> var mıdır ?</strong><br />
Kloramfenikol, bazı sulfamitler.<br />
<strong><br />
Kolerayı en iyi önleme yolları nelerdir ?</strong><br />
<strong>a.</strong> Bilinilen hastaları sıkı bir karantina altına almak .<br />
<strong>b.</strong> Kullanılan suların mikroplanmaması için bütün gerekli sıhhî tedbirlerin tatbiki ve genel temizlik işlerine büyük önem verilmesi.<br />
<strong>c.</strong> Bölgesel veya salgın kolera olan kesimlerden seyahat nedeniyle geçecek bütün kişilerin koleraya karşı <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>lanması.</p>
<p><strong><br />
Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Koleranın belirtisi,nedeni,tedavisi,neler koleraya yol açar,koleranın bitkisel yöntemi,kolera için <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/sifali-bitkiler-bitkisel-tedavi/"title="şifalı bitkiler" >şifalı bitkiler</a>,koleranın nedenleri nelerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kolera/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

