<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Anne Ve Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/anne-ve-cocuk-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ateş Nedir</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/ates-nedir/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/ates-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 13:03:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş yükselmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1905</guid>
		<description><![CDATA[



 Ateş çocukluk çağının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş ve bu şekilde kabul görmüş olan bir hastalıktır. Birçok durumda, ateş vücudun hastalıklara karşı gös­terdiği bir tepki olarak ortaya çıkar ve korkulacak sonuçlar doğurmaz. Ancak ateş­li çocukların sağlık durumlarının yakından takip edilmesi gerekmektedir. Ateşin ne kadar sürdüğü ve ne kadar sürede geçtiğinin bilinmesi aile için çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Ateş çocukluk çağının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş ve bu şekilde kabul görmüş olan bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Birçok durumda, ateş vücudun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>a karşı gös­terdiği bir tepki olarak ortaya çıkar ve korkulacak sonuçlar doğurmaz. Ancak ateş­li çocukların <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> durumlarının yakından takip edilmesi gerekmektedir. Ateşin ne kadar sürdüğü ve ne kadar sürede geçtiğinin bilinmesi aile için çok önemlidir. Ate­şin uzun sürdüğü durumlarda ise, çocuğun derhal doktora götürülmesi gerekmek­tedir. Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her ye­rinde aynı değildir. Örneğin; ağza yerleştirilen termometrenin verdiği ısı, koltuk al­tına yerleştirilen termometre ısısından 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, ak­şam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 &#8211; 37,5 arasında ise normaldir. Ateşin ne­deni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinü­zit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya <a href="http://www.aidsdernegi.org/bobrek/"title="böbrek" >böbrek</a> hastalıklarından biri olabilir. Bu ne­denle tedaviden önce ateşin nedenini tespit etmek gerekir. Ateşin yükselmesi be­yaz kan hücrelerinin üretimini tetikler. Beyaz kan hücrelerinin üretimi vücudumuz için oldukça faydalıdır çünkü bu hücreler hastalıklarla sav<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r. Viral ve bakteriyel organizmaların vücuttan atılması beyaz kan hücrelerinin üretimini sağlayan ateş sayesinde gerçekleşmektedir.<br />
Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kır­gınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/idararin-olusumu/&#8221;title=&#8221;idrar nasıl oluşur&#8221; >idrar</a> çıkarma gibi belirtiler görülebilir. Ateşlenen bir çocuk kendisini çok halsiz hisseder ve iştahı ka­çar. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >Bebek</a>ler ateşlendiğinde sürekli ağlar. Annelerinin kucağında kendilerini rahat hissetseler bile ağlamaları ateş nedeniyle uzun sürebilir. Ateş tedavi edilmezse, hasta kusmaya başlar ve nadiren de olsa havale geçirebilir. Bu tür havalelere &#8220;ateş­li havale&#8221; adı verilmektedir.<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Ateş-Nedir.jpg"><img src="http://www.aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Ateş-Nedir.jpg" alt="" title="Ateş Nedir" width="180" height="180" class="alignleft size-full wp-image-1906" /></a><br />
Ateş termometre ile ölçülür. Civalı bir termometre (civanın yayılmasını sağla­mak için) sağa sola doğru biraz sallanmalıdır. <a href="http://www.aidsdernegi.org/aglayan-cocuk-nasil-susturulur/"title="" >Ağlayan çocuklar</a>ın ateşi koltuk al­tından ölçülebilir. Termometrenin koltuk altından kaymasını önlemek için, çocu­ğunuzun kolunu birkaç dakika sabit tutabilirsiniz. Çocuğunuzun yaşı büyükse, termometreyi dilinin altına yerleştirmeniz daha uygun olur. Bu durumda, çocuğu­nuzdan termometreyi ısırmamasını isteyin. Termometrenin göstergesini okuma­dan önce civanın termometre içinde net olarak görülebilir olmasına dikkat etme­niz gerekmektedir. Civayı net olarak göremiyorsanız, birkaç saniye parmaklarını­zın arasında döndürün. Çocuğunuzun ateşi 37 dereceden fazla ise civa yukarı doğ­ru yükselecektir.<br />
Bebeklik döneminde vücudun ısı kontrol sistemi tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle bebekler sık sık ateşlenir. Bebeklerde ve çocuklarda görülen ateşin en yay­gın nedenleri arasında aşağıdaki etkenler yer almaktadır:</p>
<p>■     Aşırı hareketlilik<br />
■     Vücudun susuz kalması<br />
■     Sinek ve böcek sokması<br />
■     Arı sokması p     <a href="http://www.aidsdernegi.org/alerji/"title="" >Alerji</a>k reaksiyonlar<br />
■     Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar<br />
Ateş için önerilen modern tıp tedavileri<br />
Birçok doktor ateşin düşürülmesi amacıyla &#8220;asetaminofen&#8221; türü ilaçlar kullanmak­tadır. Ateşi 38.8 dereceden az olan çocuklara hemen ilaç verilmemektedir. Ancak ateş yukarıda belirttiğimiz seviyeden düşük olduğu halde, boyunda sertlik, ışığa karşı duyarlılık ve vücutta kızarıklar varsa ilaç kullanımı uygun görülebilir. Bu be­lirtiler için kitabımızda yer verdiğimiz &#8220;menenjit&#8221; konusunu dikkatle okuyunuz.<br />
Doğal sağlık tedavileri<br />
■     <a href="http://www.aidsdernegi.org/homeopati/"title="homeopati" >Homeopati</a> alanında uygulanan terapiler ateş üzerinde olumlu etkilere neden olmaktadır. En faydalı terapi ise güzelavrat otunun kullanımıdır. Güzelavrat otu çocuğun yüzünün kızarması ve iyice ısınması durumunda kullanılabilir. Şekerciboyası adı verilen ağaçtan elde edilen seyrelti ateşe eşlik eden kulak ağ­rısı ve bademciklerin şişmesi gibi durumlarda kullanılır. Bu seyrelti soğuk içe­ceklerle birlikte kullanılabilir. Bıldırcın otu sümüğün nadir olarak görüldüğü yüksek ateş vakalarında kullanılabilir. Ateş anında sarı renkli sümüksü salgılar var ise, homeopati alanında &#8220;Mera Sol.&#8221; adı verilen madde önerilmektedir.<br />
■     Bach çiçek terapileri ateşli bir çocuğun yatıştırılması ve sakinleştirilmesi için kullanılabilir. Hindiba, gürgen ve kiraz ağaçlarından elde edilen özler de ateşe neden olan çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bebeklik ve çocukluk döneminde, zihin, duygu ve vücut arasında direkt bir ilişki bulun­maktadır. Bu üçlüden birinde ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun bile diğer­lerini etkileyerek ateşe neden olabilir. Örneğin duygusal bir çalkantı ya da si­nir krizi yaşayan bir çocuğun hemen ateşlendiği görülebilir. Bu nedenle ço­cukların sinirlerini yatıştırmak amacıyla kullanılan çiçek esansları ateşin dü­şürülmesi için de kullanılabilir.<br />
■     Kedi nanesi çocuklarda görülen ateşin düşürülmesinde en etkili olan bitkiler­den biridir. Bu bitki ile hazırlanan içecek soğuk olarak içildiğinde ateşi düşü­rür ve ateşin altında yatan sorunu tedavi edebilir. Limon yaprakları ve yonca da ateşin düşürülmesi için kullanılan bitkilerdendir. Bu bitkiler şurup olarak kullanıldığı gibi doğal sağlık uzmanları tarafından hazırlanan içecekler şeklin­de de çocuklara ikram edilebilir. Ateş ciddi bir hal adıysa, çocuğunuza ana ye­meklerden önce kantaron va da vulaflı besinler verebilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuzun daha hızlı iyileşmesini sağlayabilirsiniz. &#8220;Goldenseal&#8221; adı verilen bit­ki de ateşli vakalarda sümüğün ve sümüksü salgıların tedavisini sağlar. Bir Ku­zey Amerika bitkisi olan &#8220;goldenseal&#8221;ın tıbbi değeri olan kısımları kök ve ri-zomlarıdır. Amerikan yerlileri tarafından çeşitli üst solunum ve idrar yolları enfeksiyonlarında ve enfeksiyona bağlı diyare probleminin tedavisinde kulla­nılmıştır. Günümüzde &#8220;goldenseal&#8221; bitki ekstresi antienflamatuar ve bağışık­lık sistemini destekleyici etkilerinden dolayı yaygın olarak boğaz ağrısının da eşlik ettiği üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisine yardımcı olarak kul­lanılmaktadır. &#8220;Goldenseal&#8221; adlı bitkinin bulunamadığı durumlarda andız otu kullanılabilir.</p>
<p><strong>Faydalı terapile</strong>r<br />
<a href="http://www.aidsdernegi.org/aromaterapi/"title="Aromaterapi" >Aromaterapi</a>, homeopati, <a href="http://www.aidsdernegi.org/herbalizm/"title="herbalizm" >herbalizm</a>, geleneksel Çin terapileri, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akupunktur/"title="Akupunktur" >akupunktur</a>.<br />
Evde yapabilecekleriniz<br />
■     Ateşli vakalarda bebeklerin vücudunun susuz kaldığı bilinmektedir. Bebeğiniz ateşlenmişse, bol miktarda su içmesini sağlayın.<br />
■     Çocuğunuzun üstündeki kıyafetleri çıkarın ve battaniye gibi kalın örtüleri kal­dırın. Bu önlemleri aldığınız halde, ateş devam ediyorsa, çocuğunuzun vücu­dunu ılık su ile yıkadığınız nemli bir bez ile silin. Bu şekilde vücudunu nem­lendirmiş ve suyun buharlaşmasını sağlamış olursunuz.<br />
■     Çocuğunuz ateşlendiğinde, kendisine mümkün olduğunca az yemek yedir­meye çalışın. Çocuğunuza çok yemek verirseniz, vücudu bu yemekleri sindir­mek için daha fazla enerji harcamak zorunda kalır. Bu nedenle ateşe yol açan enfeksiyonlarla savaşacak enerjisi azalır. Yapılan bir çalışma baharatlı yiyecek­ler gibi sindirimi zor olan gıda maddelerinin âteşin görülme süresini uzattığı­nı tespit etmiştir.</p>
<p><strong>Uyarı</strong><br />
Çocuklara aspirin verilmemelidir. Uzmanlar, bahar ve kış aylarında görülen grip enfeksiyonu yüzünden bilinçsizce uygulanan aspirin tedavisinin, doğrudan karaciğer ve beyin fonksiyonla­rını etkileyen &#8220;reye&#8217;s sendromu&#8221;na neden olduğunu söylemektedir. Bu hastalığın ölümcül oldu­ğunun bilinmesi gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/ates-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirmenin Püf Noktaları</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/emzirmenin-puf-noktalari/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/emzirmenin-puf-noktalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 10:20:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1188</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve ÜNİCEF, be­beklerin yaşamının ilk 4 ayında mümkünse 6 ayında, su dahi almaksızın anne sütü ile beslen­mesini önermektedir. Bebeğin tüm biyolojik ge­reksinimleri için en iyi ve eksiksiz besin, Anne sütüdür. Bebeğin sağlıklı gelişmesini, büyümesi­ni ve hastalıklardan korunmasını sağlar. Emzir­me, bebeğinizle sizin arasında sağladığı yakın te­mas nedeniyle özel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ (Dünya <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >Sağlık</a> Örgütü) ve ÜNİCEF, be­beklerin yaşamının ilk 4 ayında mümkünse 6 ayında, su dahi almaksızın <a href="http://www.aidsdernegi.org/anne-sutu-bebekleri-daha-zeki-yapiyor/"title="" >anne sütü</a> ile beslen­mesini önermektedir. Bebeğin tüm biyolojik ge­reksinimleri için en iyi ve eksiksiz besin, Anne sütüdür. Bebeğin sağlıklı gelişmesini, büyümesi­ni ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>dan korunmasını sağlar. Emzir­me, bebeğinizle sizin arasında sağladığı yakın te­mas nedeniyle özel bir bağ oluşmasına neden olur. Bebeğiniz doğduktan sonra ilk yarım saat içinde, sütünüzün gelmesini beklemeden ve ke­sinlikle şekerli su vermeden, mutlaka onu emzir­melisiniz. İlk 48 saat içinde sık <a href="http://www.aidsdernegi.org/emzirme-konusunda-bilinmesi-gerekenler/"title="" >emzirme</a>k, sütün yeterliliği açısından önem t<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r .Çünkü sık emzir­meye bağlı olarak süt salgısında artık olacaktır. Bu nedenle, sütünüz henüz gelmemiş bile olsa, sık emzirmeye devam edin.</p>
<p>Kolostorun adı verilen ilk süt, protein bakımın dan oldukça zengindir ve içinde bebeği <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kategori/bulasici-hastaliklar/&#8221;title=&#8221;bulaşıcı hastalıklar&#8221; >bulaşıcı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>lar</a>dan koruyacak bol miktarda antikor taşımaktadır. Kıvamı koyu ve sarımsı bir rengi olan kolostrum, sonraki birkaç gün içinde nor­mal anne sütüne dönüşecektir.</p>
<p>Kolostrum sıvısı, hamileliğinizin yedinci ayın­dan sonra sağlıyabilir. Bu aylarda dış altında memenin ayla kısmına <strong>(meme başı etrafında bu­lunan koyu renkli kısım)</strong>, baş ve işaret parmak­larıyla yapılacak kısa masajlar, süt kanallarının açılmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi yıkayın. Yeni kaynatılmış ılık suya batırdığınız pamukla meme başlarınızı silin. Bebeğinizi mümkün ol­duğu kadar dik bir pozisyonda kucağınızı alın. Meme başınızı bebeğin yanağına değdirerek onun içgüdüsel olarak memenize yönelmesini sağlayın. Bebeğinizin, meme başını çevresindeki meme başını çevresindeki koyu renkli kısımla (ayla) birlikte ağzına almasını sağlayın. Böylece, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a> bu kısma dudaklarıyla bastırdıkça meme başından süt gelir. Sadece meme ucunu emerse yeterli süt alamayacaktır.</p>
<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><br />
Emzirmenin Püf Noktaları,emzirmek hangi anneler için sakıncalıdır,hangi çocuklar için sakıncalıdır,emzirmenin yolları nelerdir,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/emzirmenin-puf-noktalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuklarda vücut direncini artıran yiyecekler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/soguklarda-vucut-direncini-artiran-yiyecekler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/soguklarda-vucut-direncini-artiran-yiyecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:27:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk havanın tüm yurtta etkisini hissettirdiği şu günlerde, doğru ve sağlıklı beslenmenin vücut direncini arttırmada büyük öneminin olduğu belirtildi. Peki, soğukta vücut direncini artırmak için ne yapmalı? İşte soğuk havalarda vücudu ateşleyen yiyecekler…
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman yaptığı açıklamada, vücudun doğal savunma sisteminin, hastalıklardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk havanın tüm yurtta etkisini hissettirdiği şu günlerde, doğru ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>nin vücut direncini arttırmada büyük öneminin olduğu belirtildi. Peki, soğukta vücut direncini artırmak için ne yapmalı? İşte soğuk havalarda vücudu ateşleyen yiyecekler…</p>
<p>Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >Diyet</a> Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman yaptığı açıklamada, vücudun doğal savunma sisteminin, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>dan en iyi koruyan sistem olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu yüzden doğal savunma sistemine önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Akman, “Soğuk havalarda, sağlıklı beslenilmeli, ideal ağırlığımızı korumalı, haftada en az 3 kez 30-45 dakikalık yürüyüşler yapmalı ve gün içinde a<strong>ktif olmaya çalışmalıyız” dedi.</p>
<p>Herhangi bir engeli olmayan insanların günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmesini tavsiye eden Akman, vücutta mikrop ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/virusler/"title="virüsler" >virüsler</a>e karşı savaşma özelliği yüksek aktif maddeler içeren ıspanak, karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası, havuç ve turunçgillerin bol miktarda tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong>Protein, sarımsak ve soğan</strong></p>
<p>Akman, vücudun yapı t<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a> olması bakımından protein kaynakları ve günlük alınan protein miktarının da önemli olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle başka bir sağlık sorunundan dolayı yasaklama veya sınırlama yoksa yumurta, kırmızı et, tavuk, balık, peynir, süt, yoğurt tüketimimizi arttırmalıyız. Yoğun katkı maddesi içeren hazır besinleri çok sık tüketmemeliyiz. Bol sıvı, şekersiz bitki çayı ve en önemlisi de su tüketimimizi artırmalıyız. Günde yaklaşık 2,5–3 litre su tüketmeliyiz” diye konuştu.</p>
<p>Sarımsağın, antimikrobiyal özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve kanın akışkanlığını sağlayarak kolesterolü düşürdüğünü dile getiren Akman, yemeklere eklenen sarımsak miktarının arttırılmasının bağışıklık sistemini güçlendireceğini, soğanın da içerdiği allisin ve sülfür ile bağışıklık sistemini desteklediğini kaydetti.</p>
<p><strong>Meyve ve sebze tüketimi arttırılmalı</strong></p>
<p>Akman, soğuk havalarda sıvı tüketimi kadar meyve ve sebze tüketimine de ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Elma, içeriğindeki E ve C gibi antioksidan vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendirerek <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>lara karşı vücut direncini artırır. Armut, içerdiği çözünmeyen lif ise bağırsakların düzgün çalışmasını sağlar. Ayrıca C vitamini ve bakır içeriği yüksektir. Tıpkı elma gibi armut da antioksidan etkisiyle vücudu serbest radikallere karşı korur. İyice yıkandıktan sonra kabukları ile tüketilmesi daha sağlıklıdır. Portakal ve mandalina gibi turunçgiller, içerdikleri zengin C vitaminiyle vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir. C vitamininin yanı sıra, potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi mineralleri de içerir.”</p>
<p>Güne bir bardak taze sıkılmış meyve suyu ile başlamanın hastalıklara karşı vücut direncini arttıracağını ifade eden Akman, sabah kahvaltıda protein alınması, taze nane, maydanoz, marul gibi yeşil sebzelerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Gün içinde elma veya siyah çekirdekli üzüm yenilmesini de öneren Akman, soğuk havalarda tüketilen kuru incir, fındık veya cevizin de zinde tuttuğunu belirtti.</p>
<p>Et yerine haftada 2 kez ızgara balık tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken Akman, yine et yerine haftada 2 kez kuru fasulye, kuru nohut veya barbunya gibi kuru baklagiller tüketilmesinin de gerekli besin ihtiyacını karşılayabileceğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/soguklarda-vucut-direncini-artiran-yiyecekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda vitamin eksiklikleri</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-vitamin-eksiklikleri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-vitamin-eksiklikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:09:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1128</guid>
		<description><![CDATA[A, D, E, K vitaminleri yağda; diğer vitaminler suda çözünürler. Vitamin eksikliği ortaya çıkmadan önce bazı belirtiler verir. Bu belirtilerin iyi değerlendirilerek eksikliğin yerine konması için vitamin takviyesi yapılmalıdır.
A vitamini:
Kilo alamama, boyun uzamaması, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavukkarası diye adlandırılan gece körlüğü (serum düzeyi 20µg/dl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>A, D, E, K</strong> vitaminleri yağda; diğer vitaminler suda çözünürler. Vitamin eksikliği ortaya çıkmadan önce bazı belirtiler verir. Bu belirtilerin iyi değerlendirilerek eksikliğin yerine konması için vitamin takviyesi yapılmalıdır.</p>
<p><strong>A vitamini:</strong><br />
Kilo alamama, boyun uzamaması, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>ün parlaklığını yitirerek <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>rı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavukkarası diye adlandırılan gece körlüğü (serum düzeyi 20µg/dl altında olursa) görülür.</p>
<p>Tedavisinde A vitamini günde 25000 Ü bir-iki hafta verilir. Protein bakımından zengin <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a> önerilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/d-vitamini-ve-cocuklar/&#8221;title=&#8221;d vitamini&#8221; >D vitamini</a> (Raşitizm)</strong><br />
Kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü (özellikle karında kurbağ karnı) ,kafatasında yumuşama, asimetri, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü ve geciken bıngıldak kapanması, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>lerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları, kaburgalarda kemik – kıkırdak bileşiminde raşitik tesbih taneleri, güvercin göğüsü, harrison oluğu, uzun kemiklerin bükülmesi, kemiklerde çabuk kırılmalar sırt kemiğinde eğrilikler, kalça kemiğinde deformiteler görülebilir. En büyük sebebi yetersiz alınım ve az güneşlenmedir.</p>
<p>Korunmak için 1 yaşına kadar günde 400-800 Ü Vitamin-D, 2 yaşın sonuna kadar günde 0,25 mg flor, 3 yaşın sonuna kadar günde 0,5 mg flor verilir. Eğer içme suyunda flor 0,3 mg/lt den fazla ise ek olarak flor verilmez.(Diş minesinde leke yapma tehlikesi)</p>
<p><strong>E vitamini</strong><br />
Metabolik hızın çok arttığı okul ve ergenlik çağında zararlı maddeleri temizleyici etkisi vardır. Eksikliğinde hemolitik anemi, ödemler (vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişlikler) görülebilir.</p>
<p><strong>K vitamini</strong><br />
Normal durumlarda bağırsaklardaki bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde kanamalarda artış (dişeti, yaralar, burun, mide – barsak sistemi kanamaları vs.)</p>
<p><strong>B1 vitamini (Thiamin)</strong><br />
Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde besinlerin aşırı kaynatılması içindeki B1 vitamininin büyük ölçüde yitirilmesine neden olur. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, emziren annede sütteki thiamin eksikliğine bağlı olarak <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a>te görülen kalp yetmezliği, ses kaybı, görme refleksi eksikliği ile karakterize infantil beriberi hastalığı görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/cocuklarda-vitamin-eksiklikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü hem doyuruyor hem obeziteyi engelliyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/anne-sutu-hem-doyuruyor-hem-obeziteyi-engelliyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/anne-sutu-hem-doyuruyor-hem-obeziteyi-engelliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:08:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1126</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde görevli Uzman Dr. Faruk Demir, yaptığı açıklamada, obezite hastalığının alınan enerjinin tüketilen enerjiden fazla olması nedeniyle ortaya çıktığını, fazla enerji alımı nedeniyle yağların aşırı depolanması sonucu kilo alımının yüksek olduğunu söyledi.
Çocuklarda obezitenin yaklaşık yüzde 15 ile 30 arasında görülme sıklığının yaşandığına işaret eden Demir, obez çocukların en büyük özelliğinin genellikle ailelerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Çocuk <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >Hastalıklar</a>ı Hastanesinde görevli Uzman Dr. Faruk Demir, yaptığı açıklamada, obezite hastalığının alınan enerjinin tüketilen enerjiden fazla olması nedeniyle ortaya çıktığını, fazla enerji alımı nedeniyle yağların <a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>rı depolanması sonucu kilo alımının yüksek olduğunu söyledi.</p>
<p>Çocuklarda obezitenin yaklaşık yüzde 15 ile 30 arasında görülme sıklığının yaşandığına işaret eden Demir, obez çocukların en büyük özelliğinin genellikle ailelerinin de obez olması olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>Obez ailelerde harcanan enerjinin az olduğunu, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a> ve çocuklarda da daha çok aşırı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>ye bağlı olarak obezite hastalığının görüldüğün değinen Demir, “<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/anne-sutu-bebekleri-daha-zeki-yapiyor/&#8221;title=&#8221;" >Anne sütü</a>nün obeziteyi engelleyici etkisi vardır. Anne sütü bebeğin doymasını sağlar. Bu da bebeğin aşırı kilo almasını önler. Anne sütü olan bebekler <a href="http://www.aidsdernegi.org/emzirme-konusunda-bilinmesi-gerekenler/"title="" >emzirme</a>nin sonunda doyar. Emzirmede son süt vardır. Bu süt de bebeğin doymasını<br />
sağlar” dedi.</p>
<p>Demir, yemek yedirmenin anne ile bebek ya da çocuk arasında bir savaşa dönüşmemesi gerektiğini, ailelerin genellikle bebeklerinin kilolu, toparlak olmasını istediğini belirterek, annelerin bebeğin her davranışını açlık olarak algıladığını, bebeğin ağlamasını, uyumamasını, huzursuz olmasını aç olması yorumladıklarını, bu nedenle sürekli bebeğin ağzına yemek tıkadıklarını ifade etti.</p>
<p>Bebeğin her olumsuz davranışı karşısında yemek yedirilmesinin obezitenin oluşmasına neden olabileceğini dile getiren Dr. Demir, şöyle konuştu: “Önemli olan bebeğin dengeli beslenmesidir. Her öğünde fazla abartılmadan yemek verilmesi ve alınan enerjinin harcanması lazım. Böyle olunca bebekte düzenli kilo alımı olur. Ayrıca, bebeklerin düzenli <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> kontrollerin yapılması gerekiyor. Aşırı kilo alımı varsa, sağlık personeli ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="diyet" >diyet</a>isyenlerden bilgi almak lazım. Obezite hastalığında erken önlem almak gerekiyor. Çünkü bebeklik ve çocukluk çağından başlayan obezite ergenlik ve yaşamın diğer dönemlerinde de devam edebiliyor. Obezite hastalığı kalp damar sertliğine, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> kapasitesinin azalmasına, horlamaya, eklem <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>larına davetiye çıkarır. Ayrıca, obezite hastalığı çocuğun <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/psikoloji/"title="psikoloji" >psikoloji</a>sini bozar. Obezitenin önüne geçmek için dengeli ve sağlıklı beslenmek gerekiyor.”</p>
<p>Dr. Demir, çocuklarda obezite tedavisinin diyet, davranış değişikliği ve egzersiz olduğunu kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/anne-sutu-hem-doyuruyor-hem-obeziteyi-engelliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler için araçtaki en tehlikeli bölge erişkin kucağı</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-icin-aractaki-en-tehlikeli-bolge-eriskin-kucagi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-icin-aractaki-en-tehlikeli-bolge-eriskin-kucagi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1124</guid>
		<description><![CDATA[Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. Gonca Yılmaz, bebeğin kucakta sıkıca tutulmasının kaza anında kucaktan fırlamayı önleyemeyeceğini söyledi. Ailelerin bebeklerini kucaklarına alarak seyahat etmemeli. Bu çocuklar için çok riskli bir durum. Çocuklu ailelerin araçlarda bebek koltuğu kullanması gerekiyor.
Doç. Dr. Gonca Yılmaz, “Bebek ve çocuklardaki ölüm ve yaralanmaların birçoğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >Hastalıklar</a>ı Klinik Şefi Doç. Dr. Gonca Yılmaz, bebeğin kucakta sıkıca tutulmasının kaza anında kucaktan fırlamayı önleyemeyeceğini söyledi. Ailelerin <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a>lerini kucaklarına alarak seyahat etmemeli. Bu çocuklar için çok riskli bir durum. Çocuklu ailelerin araçlarda bebek koltuğu kullanması gerekiyor.</p>
<p>Doç. Dr. Gonca Yılmaz, “Bebek ve çocuklardaki ölüm ve yaralanmaların birçoğu bebek araç koltuğu ve emniyet kemeri kullanımı ile önlenebilir.” dedi.</p>
<p>Bebek ve çocuklar için araçtaki en tehlikeli bölgenin erişkin kucağı olduğuna işaret eden Yılmaz, bebek ve çocukların, erişkinlerin kucağında ya da dizinde yeterince korunamayacağına dikkat çekti. Uygunsuz koruma sistemi ile ilişkili yaralanmaların bebek ve çocuklarda oldukça sık görüldüğünü vurgulayan Yılmaz, “Bebek ve çocuklar, erişkinin kucağında yeterince korunamayacağı için herhangi bir tehlike anında araçtan mermi çekirdeği gibi fırlayabilir ya da yetişkinin ağırlığı ile ezilebilir.” dedi.</p>
<p>Ailelerin video, teyp, kitap, poster, gösterimler ve konferanslarla eğitilebileceğini hatırlatan Yılmaz, bebek ve çocuklar için araç içinde en güvenilir bölgenin arka koltuğun orta kısmı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Bebek koltuklarının, önünde hava yastığı olan araç koltuklarına yerleştirilmemesini isteyen Yılmaz, kaza esnasında şişen hava yastığının bebeğe zarar verebileceğini aktardı.</p>
<p>Bebeğin kucakta sıkıca tutulmasının kaza anında kucaktan fırlamasını engellemediğinin altını çizen Doç. Dr. Gonca Yılmaz, araç bebek koltuklarında korunacak olan çocukların pozisyonlarının çocuğun büyüklüğüne göre değişeceğini dile getirerek şöyle devam etti: “Bir y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>ndan ve 9 kilodan küçük bebekler, arkaya bakar tarzda bebek koltuğunda taşınmalı. Bu şekilde taşınan bebeklerde boyun omurları yaralanma riski azaltılmış olur. Bir yaşın altında 9 kilodan büyük ağırlıklı bebekler için tasarlanmış aynı özellikteki koltuklar kullanılmalı. Bebek koltukları bebeğin 45 derecelik açıda yatmasına imkân verecek özellikte ve konumda olmalı; ancak bebeğin başı öne düşmemeli. Ağırlığı 9-18 kilo olan bebekler ise bebek koltuğuna yüzü karşıya doğru olarak oturtulmalı. Prematüre bebekler kalkanlı bebek koltuklarına bindirilmeli.”</p>
<p><strong>Bebekler koltukta nasıl oturtulmalı?</strong><br />
Bebekler <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >doğum</a>dan itibaren araba koltuğuna oturtulabilir. Bebek koltukta dik değil yarı yatar pozisyonda olmalı. Koltuğun içine gömülmemeli, başı öne düşmemeli. Gerektiğinde bebeğin altına havlu veya battaniye desteği konulabilir. Bebekler için araba koltuğu seçimi çok önemli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-icin-aractaki-en-tehlikeli-bolge-eriskin-kucagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun sosyal ve zihinsel gelişini takip edin</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/cocugunuzun-sosyal-ve-zihinsel-gelisini-takip-edin-2/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/cocugunuzun-sosyal-ve-zihinsel-gelisini-takip-edin-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1120</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarınız büyürken onların bilinçli ve bilimsel bir takibe ihtiyaçları var. Çocuğun okuldaki başarısızlığı, dikkat kaybı, uyum zorluğu, davranış sorunları, öğrenmeyle ilgili sorunlar, aile içindeki iletişim sorunları ne yazık ki genellikle yeterince önemsenmiyor. Çocukların fiziksel gelişimleri, doğdukları günden başlayarak dikkatli bir biçimde takip edilebiliyor. Ancak duygusal, sosyal ve zihinsel gelişmelerinin takibinde aynı özen ne yazık ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarınız büyürken onların bilinçli ve bilimsel bir takibe ihtiyaçları var. Çocuğun okuldaki başarısızlığı, dikkat kaybı, uyum zorluğu, davranış sorunları, öğrenmeyle ilgili sorunlar, aile içindeki iletişim sorunları ne yazık ki genellikle yeterince önemsenmiyor. Çocukların fiziksel gelişimleri, doğdukları günden başlayarak dikkatli bir biçimde takip edilebiliyor. Ancak duygusal, sosyal ve zihinsel gelişmelerinin takibinde aynı özen ne yazık ki gösterilemiyor.</p>
<p>En büyük sorunlar ergenlikte yaşanıyor<br />
Acıbadem Hastanesi Pedagoji uzmanı Ayşegül Salgın, çocukların duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimlerinin ancak başa çıkılamayan bir problem ortaya çıktığında önemsendiğine ve değerlendirildiğine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Oysa, bir çocuk ancak tüm alanlarda uygun gelişim gösteriyorsa <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı kabul edilebilir.”</p>
<p>Çocuklar ve gençler ailelerin farkına varmadığı önemli sorunlar yaşayabiliyor. Özellikle yaşamın en zor geçidi olarak tarif edilen ergenlik çağında, sorunlar daha da artıyor. Bu sorunların bir kısmının çocuk veya ergen tarafından çözülebilirken, bazı sorunların çözümü için bir yetişkinin yardımı, desteği, rehberliği gerektiğini belirten pedagog Ayşegül Salgın şöyle konuşuyor:</p>
<p>“Bu kişi genellikle anne veya babadır. Ancak bazı sorunlar ve durumlar profesyonel yardım ve müdahale gerektirebilir. Böyle durumlarda uygun tanı ve tedavi için zamanında harekete geçmek sorunun çözümünü kolaylaştırabilir. Hastanemiz Pedagoji polikliniğinde 0-16 yaş arası çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri takip edilmektedir. 0-6 yaş arası çocukların dil, sosyal ve motor gelişimleri testlerle değerlendirilmekte, gerekli görüldüğünde gecikme olan alanlara yönelik programlar hazırlanmakta ve uygulanmaktadır.</p>
<p>Okul dönemindeki çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri değerlendirilmekte, başarısızlık ve uyum problemlerinin nedenleri ortaya çıkarılarak çözüm için aile ve çocukla çalışılmaktadır.”</p>
<p>Peki bir pedagoji uzmanına ne zaman başvurulması gerekiyor? Ailelerin bu konuda dikkate alması gereken birçok kriter var. Eğer çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri buna uygunluk göstermiyorsa bir pedagoji uzmanına başvurulması öneriliyor.</p>
<p>Pedagog Ayşegül Salgın, bu sorunları şöyle sıralıyor:<br />
- Çocuğunuzun gelişiminin y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>na uygun olup olmadığı konusunda değerlendirmeye ihtiyaç duyuyorsanız,<br />
- Duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimiyle ilgili değerlendirme ve desteğe ihtiyaç duyuyorsanız,<br />
- Davranış sorunları varsa,<br />
- Zihinsel yetersizlik nedeniyle desteğe (özel eğitim) ihtiyaç duyuyorsa,<br />
- Okulda kapasitesini yeterince kullanamadığını düşünüyorsanız,<br />
- Okulda başarısızlık, uyum zorlukları yaşıyorsa,<br />
- Dikkat eksikliği veya dağınıklığı yaşıyorsa,<br />
- Çevresiyle iletişimde güçlük yaşıyorsa,<br />
- İletişim kurmakta, disiplin sağlamakta güçlükler yaşıyorsanız bir uzmana başvurmanız gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/cocugunuzun-sosyal-ve-zihinsel-gelisini-takip-edin-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş çocuğunuza zarar vermesin</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/gunes-cocugunuza-zarar-vermesin/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/gunes-cocugunuza-zarar-vermesin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:06:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1118</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzda kabarıklıklar, k]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzda kabarıklıklar, k<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>ntılı leke ve döküntülerle iyileşmeyen yaralar ve benlerde değişimler fark ettiğinizde, mutlaka bir dermatologa başvurmalısınız. İşte size bazı öneriler:</p>
<p>- İlk 6 ayda, bebeğinizi güneşten uzak tutun.</p>
<p>- Gölgede vakit geçirin.</p>
<p>- Güneş ışınlarına en az maruz kalınacak pamuklu giysiler ve şapkalar kullanın.</p>
<p>- Dudak, burun, kulak gibi bölgelere krem ve losyon uygulamalarını 2 saatte bir yineleyin.</p>
<p>- Sisli, bulutlu günlerde de güneş yanığı oluşabilir. Karlı havalar gibi yansımanın çok olduğu durumlarda da güneş hasarı gerçekleşi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/gunes-cocugunuza-zarar-vermesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte sigara içmek bebeği zehirliyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/gebelikte-sigara-icmek-bebegi-zehirliyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/gebelikte-sigara-icmek-bebegi-zehirliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1116</guid>
		<description><![CDATA[Sigarayı bırakmak için sebepler saymakla bitmez. Eğer bir bebek istiyorsanız ya da hamileyseniz, sigarayı bırakmak için daha önemli bir sebep olamaz. Doğacak bebeğin sağlığı sizin için her şeyden önemli olmalıdır.
Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sigarayı bırakmak için sebepler saymakla bitmez. Eğer bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a> istiyorsanız ya da hamileyseniz, sigarayı bırakmak için daha önemli bir sebep olamaz. Doğacak bebeğin sağlığı sizin için her şeyden önemli olmalıdır.</p>
<p>Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/"title="hamilelik" >hamilelik</a> sırasında çok sigara içerseniz (bir paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha da düşük olacaktır. Daha da kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi için çok gerekli olan oksijeni yok edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sigara içen bir annenin zayıf ama önemli bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> problemi olmayan bir bebek dünyaya getirdiğini düşünelim. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >Doğum</a>dan sonra, bebek kilo alacaktır ama yedi y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>na geldiğinde, yaşıtlarından çok daha zayıf, daha kısa boylu olacaktır. Zekasının düşük olma ihtimali de çok yüksektir. Okula başladığı zaman, sigara içmeyen annelerin çocukları daha çabuk okuma-yazma söküp daha başarılı olurken, bu zavallı çocuk annesinin sigara içmesi yüzünden her konuda yaşıtlarından daha geri kalacaktır.</p>
<p>İstatistiklere göre, sigara içen annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm riski taşır. Eğer hamile olmadan önce sigarayı bırakırsanız, tüm bu riskler dört ay içinde yok olacaktır.</p>
<p>Anne olmak çok zor bir iştir. Çok sorumluluk gerektirir. Her anlamda sağlığınız iyi olması gereklidir. Sigara içen insanlar, içmeyenlerden daha çok hastalanır, hemen hemen hepsinde ciddi sağlık sorunları çıkar ortaya. Dünyada, her yıl <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> kanserinden ölen sigara tiryakisi kadın sayısı 30.000′dir. Sigarayı hemen bırakırsanız, çocuklarınızla geçireceğiniz yılları arttırmış olacaksınız unutmayın.</p>
<p>Sigara dumanı, pasif içiciler için de en az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da en<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/&#8221;title=&#8221;diş&#8221; >diş</a>e vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerinden daha fazladır. Lütfen, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Onları kendi ellerinizle zehirlemeyin.</p>
<p>Siz sigarayı bırakınca, bebeğinizin kazanacakları sizin için yeterli değil mi? Onun sağlıklı doğması, sağlıklı büyümesi anne-baba için büyük bir hazinedir. Evinizde sigara tüketimi sona erdikten sonra, çok kısa bir süre içinde hem siz hem de tüm aileniz daha temiz ve sağlıklı bir ortamda yaşamaya başlayacaksınız. Kısa sürede, hiç sigara içmeyenler gibi sağlığınıza kavuşacaksınız.</p>
<p>Sigara bırakmak çok kolay birşey değildir, ama asla imkansız da değildir. Kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol belirleyin. Aileniz için yapabileceğiniz daha iyi bir şey olamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/gebelikte-sigara-icmek-bebegi-zehirliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnı ağrıyan çocuklara ağrı kesici vermeyin</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/karni-agriyan-cocuklara-agri-kesici-vermeyin/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/karni-agriyan-cocuklara-agri-kesici-vermeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 11:03:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1114</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların karnı ağrıması durumunda ağrı kesici ilaç verilmemesini tavsiye eden uzmanlar, “Karnı ağrıyor diye ağrı kesici verilirse durum maskelenmiş olur ve tanıda geç kalınmış olur.” uyarısında bulundu. Bu hatanın sık sık yapıldığını vurgulayan uzmanlar, “Tanıda olabilecek bir gecikme tedavisi çok zor olan çok ciddi durumlar yaratabilir. Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların karnı ağrıması durumunda ağrı kesici ilaç verilmemesini tavsiye eden uzmanlar, “Karnı ağrıyor diye ağrı kesici verilirse durum maskelenmiş olur ve tanıda geç kalınmış olur.” uyarısında bulundu. Bu hatanın sık sık yapıldığını vurgulayan uzmanlar, “Tanıda olabilecek bir gecikme tedavisi çok zor olan çok ciddi durumlar yaratabilir. Her türlü bağırsak tıkanıklığı, karın şişliği, kusma ve kaka yapamama gibi bulguların yanında çocuğun ayrıca karın ağrısı yakınması da olabilir. Bağırsak düğümlenmesi gibi durumlarda da bir an evvel ameliyatla durumun düzeltilmesi gerekir. Geç kalınırsa bağırsaklarda gangren, delinme ve peritonit gibi daha ciddi durumlar ortaya çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p>Op.Dr. Osman Serhat Güner, boğulmuş kasık fıtıklarında da karın ağrısı olabileceğini, kasık fıtığının ihmal edilmeden bir an evvel ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi. Karın ağrısında çocuklara nasıl yakl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>lması konusunda bilgi veren Dr. Güner, “Kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesine izin verin. Yedirmeye çalışmayın. Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin. Doktora gitmeden karın ağrısıyla birlikte olan bulguları (ishal, kabızlık, ateş gibi), ağrının yerini, azaltan veya artıran faktörleri not ederseniz tanı konmasına yardımcı olacağınızı unutmayın.” dedi.</p>
<p>“Fonksiyonel karın ağrısında çocuğun rol yapmadığını, gerçekten ağrı hissettiğini bilin ve onu suçlamayın” diyen Güner, şöyle devam etti: “Eğer karın ağrısı 12-24 saatte geçmiyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa hemen doktora müracaat edilmelidir. Karın ağrısı, göbek çevresi dışında başka bir bölgedeyse (Özellikle karnın sağ alt tarafında olan karın ağrılarında <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/apandisit/&#8221;title=&#8221;apandisit&#8221; >apandisit</a> olasılığını <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a> ardı etmemek gerekir). Çocuğun genel durumu kötü görünüyorsa (Anne baba kendi hislerine güvenip hareket etmeliler, kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi tanıyamaz). Uzamış kusma varsa (12-24 saati geçen kusmalar) doktora gidilmelidir. Sarı- yeşil, safralı kusmalar varsa, kanlı kusma varsa, kanlı ishal varsa, <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a> yapmada ağrı, sık idrara çıkma varsa çocuk doktoruna başvurmalısınız. Çocuklarda karın ağrısı önemsenmeli ve nedeni mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/karni-agriyan-cocuklara-agri-kesici-vermeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

