<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Akciğer Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Akciğerde Hava Toplanması ve Akciğer Zarı Yırtılması</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/akcigerde-hava-toplanmasi-ve-akciger-zari-yirtilmasi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/akcigerde-hava-toplanmasi-ve-akciger-zari-yirtilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 20:12:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1978</guid>
		<description><![CDATA[



 HAVA TOPLANMASININ OLUŞUMU
Mekanizma değişebilir; ama sonuç hep aynıdır: Akciğer zarının, akciğeri örten yaprağının (iç yaprak) yırtılması. Bunun sonucunda, akciğer zarı boşluğu ile akciğer hava kesecikleri arasında bir ilişki kurulmuş olur. Akciğer zarı 2 biçimde yırtılabilir.
Mekanik yırtılma              
Mekanik yırtılmanın nedeni, içlerinde yüksek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>HAVA TOPLANMASININ OLUŞUMU<br />
Mekanizma değişebilir; ama sonuç hep aynıdır: <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> zarının, akciğeri örten yaprağının (iç yaprak) yırtılması. Bunun sonucunda, akciğer zarı boşluğu ile akciğer hava kesecikleri arasında bir ilişki kurulmuş olur. Akciğer zarı 2 biçimde yırtılabilir.<br />
<strong>Mekanik yırtılma              </strong><br />
Mekanik yırtılmanın nedeni, içlerinde yüksek hava basıncı bulunan <a href="http://www.aidsdernegi.org/amfizem/"title="amfizem" >amfizem</a> kabarcıklarıdır. İnce bir çeperden oluşan bu kabarcıklar, akciğer zarının iç yaprağına yapışıktırlar. Bir çaba harcama nedeniyle ya da belirli bir neden olmaksızın kabarcık içindeki basınç artarsa, çeper dayanık-sızl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r ve patlar. Böylece, akciğer zarı boşluğu ile akciğer hava kesecikleri arasında bir hava kaçağı sağlayan yırtılma ortaya çıkar. Nedeni bilinmeyen kendiliğinden hava toplanmalarının çoğu, böyle oluşmaktadır.<br />
<strong>Doku ölümü kökenli yırtılma</strong><br />
Bir enfeksiyona ya da kansere yakalanmış akciğer dokusunun ölmesi ve yıkılması sonucunda oluşur. Doku ölümü, akciğer zarına yayılır ve iç yaprağının yırtılmasına yolaçar. Akciğer zarının 2 yaprağı arasındaki basınç, akciğer basıncından düşük olduğu için, hava keseciklerinde bulunan hava bu yırtıktan dışarı kaçar. Akciğer zarı boşluğunda hava toplanması gerçekleşir ve boşlukta toplanan hava, akciğerin büzüşmesine ve akciğer zarı hacmi arttıkça, akciğerin daha da sönmesine yolaçar.<br />
<strong>KENDİLİĞİNDEN HAVA TOPLANMASI</strong><br />
Bu hastalığın örnek tipi, gençlerde görülen<br />
kendiliğinden hava toplanmasıdır.<br />
Hastaların çoğunda hava toplanması tek taraflıdır; soldan çok sağ tarafta görülür. İki taraflı da olabilir; ama başlangıçta iki taraflı olması çok enderdir. Çoğunlukla önce bir akciğer, birkaç gün sonra da ikinci akciğer hastalanır. Hava toplanması yaygın olabilir: Bu durumda, akciğer dokusu, havayla dolu akciğer zarı altında çökmüş küçük bir parça haline gelir. Hava toplanması yerel de olabilir. Bu durumda, akciğer zarı boşluğunun yalnızca bir bölümünde hava toplanmıştır.<br />
<strong>NEDEN</strong><br />
Kendiliğinden hava toplanmasının başlıca nedeni, yerel kabarcıklı amfizemdir. Genellikle 20-30 yaş arasındaki genç erişkinlerde (kadınlardan çok erkeklerde) ve şişmanlara oranla zayıf ve uzun boylu erkeklerde görülür. Çoğunlukla <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> durumu çok iyi olan bir kişide, belirli bir neden olmaksızın oluşur. Hastalığın oluştuğu sırada, bedensel bir çaba harcama (spor, öksürük) ya da bir basınç değişikliği (havacılar ya da balıkadamlar, dalgıçlar) sözkonusu olabilir. Ayrıca, heyecanlanma sırasında da ortaya çıkabilmektedir.<br />
<strong>TEŞHİS Klinik belirtiler</strong><br />
Başlangıç değişik olabilir: Şiddetli ya da hafif. Şiddetli başlangıç<br />
<strong>İşlevsel belirtiler</strong><br />
Bu belirtiler, göğsün bir yarısına bıçak saplanır gibi şiddetli yan ağrılarıyla ve giderek hızlanan solunum ritmiyle birlikte soluk darlığının belirmesidir. Solunum ritminin hızlanmasına (ta-kipne), balgam getirmeyen kuru bir öksürük eşlik eder.<br />
<strong>Genel belirtiler</strong><br />
Hasta solgundur; her yanı terle kaplıdır; nabzı hızlanmıştır; atardamar basıncı düşmüş olabilir; göğsün ağrılı yarısı hemen hiç hareket etmez.<br />
<strong>Fiziksel muayene</strong><br />
Göğsün öteki tarafıyla karşılaştırmalı olarak yapılan muayene, akciğer zarındaki hava toplanmasının önemi konusunda ilgi çekici bulgular verir. Büyük hava toplanması durumunda Gaillard&#8217;m üçlü bulgusu» saptanır. Bu üçlü şunlardan oluşmaktadır:</p>
<p>—  ses titreşimlerinin yitmesi: Hasta yüksek sesle «41» derken, hekim el ayasını göğüs kafesine koyarsa, göğsün sağlam tarafına oranla ses titreşimlerinin büyük ölçüde azaldığını saptar;<br />
—  ötümlülük artması: Göğüs kafesine parmakla vurulduğunda saptanan akciğer alanındaki normal ötümlülüğün artması, akciğer zarı boşluğ&#8217;un-daki havanın arttığını gösterir;<br />
—  akciğer bronşçuklarından havanın geçişine bağlı olan hava kesecikleri sesinin yitmesi: Bu durum stetoskopla ortaya çıkarılabilir; ama hava toplanması önemli bir miktarda değilse, teşhis güç konur; çünkü bu durumda, hava kesecikleri sesi yitmemiş, yalnızca azalmıştır.<br />
<strong>Hafif başlangıç </strong><br />
En sık raslanan başlangıç biçimidir. Belirsiz bir yan ağrısı, özellikle çaba harcama sırasında yavaş yavaş artan solunum güçlüğü saptanır.<br />
Bu tür belirtiler karşısında, mutlaka bazı tamamlayıcı muayeneler yapılmalıdır.<br />
<strong>Tamamlayıcı muayeneler Röntgen</strong><br />
Her 2 akciğer alanının önden ve ayakta çe-lelen röntgen filmleri teşhisi koydurur. Akciğer zar boşluğunda hava toplanması, bir akciğer alanının, öteki akciğere karşıt olarak aşırı parlak görünmesiyle nitelenir. Akciğer zarı içindeki hava, akciğer alanının büyük bir bölümünü kaplamış ve akciğer göbeği düzeyine itmiştir. Röntgende rengi koyulaşmış olarak görülür. Hava toplanmasının kısmi mi, yoksa tam mı olduğu saptanır. Öte yandan, akciğer zarı içindeki hava kütlesinin itmesiyle, kalbin yer değiştirdiği <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lenir. Hasta ayakta durduğunda, kaburga-diyafram sinüsüne toplanmış bir sıvı birikiminin varlığı da saptanır (bu birikim az ya da çok olabilir). Öteki akciğerin muayenesi de unutulmamalıdır.<br />
<strong>Radyoskopi</strong><br />
Akciğerler düzeyinde, kalp ve diyafram hareketlerini bir ekrandan izleme olanağı sağlar. Hava toplanmış akciğer, genellikle hareketsizdir. Kalbin hareketlerinin hızlandığı ve soluk alma sırasında yer değiştirdiği saptanır. Gerçekten, akciğer zarı boşluğuna girmiş hava, kalbi itmektedir.<br />
<strong>Akciğer zarı basıncının ölçülmesi</strong><br />
Kuss aygıtı aracılığıyla ölçülen akciğer zarı basıncı, ilgi çekici bilgiler verir. Akciğer zarı basıncı belirli bir ölçü içinde, akciğer hava kesecik-</p>
<p>Sol tabanda sıvı toplanmasıyla birlikte, sol akciğer zarı boşluğunda hava toplanması.<br />
leriyle akciğer zarı arasındaki ilişki durumunu inceler.<br />
Basınç negatifse, ilişki kapanmıştır; akciğer zarı boşluğuna hava kaçağı kalmamıştır ve akciğer zarının kapsadığı hava giderek azalır.<br />
Basınç sıfır ise, yani atmosfer basıncına yakınsa, hastaya hava aldırılıp verdirilir. Basınç aynı düzeyde kalıyorsa, hava kaçağı çok büyüktür.<br />
Basınç pozitifse, bir aygıt yardımıyla akciğer zarındaki hava boşaltılır: Basınç artıyorsa, akciğer zarı boşluğuna yeniden hava girmiş demektir ve hava kaçağı sürmektedir. Havanın çekilmesinden sonra basınç değişmiyorsa, akciğer-akciğer zarı arasındaki hava kaçağı artık durmuş, yani akciğer zarındaki yarık kapanmıştır.<br />
<strong>EVRİM</strong><br />
Nedeni belli olmayan hava toplanmasının evrimi uygun bir tedavi altında iyi ve kısadır; tedavi edilmezse evrim biraz daha uzun ama gene iyidir. Hastaların büyük çoğunluğunda akciğer hava kesecikleriyle akciğer zarı arasındaki yırtık kapanır; akciğer zarı boşluğundaki hava yavaşça boşalır. Akciğer giderek göğüs çeperine yaklaşır; genişlemesi göğüs boşluğunun tabanından başlar ve tepede sonlanır. Hava toplanması 2-8 haftada tümüyle ortadan kalkar. Bu arada bazı ihtilatlar ortaya çıkabilir.<br />
<strong>İhtilatlar İki taraflı hava toplanması</strong><br />
İki taraflı hava toplanmasında, her 2 akciğer de hastalığa tutulur (kuraldışı durum olarak, ikisi aynı anda; çoğunlukla, birbirini izleyerek). Güncel teknikler sayesinde, hasta iyileşmektedir.<br />
<strong>Kanamalı hava toplanması</strong><br />
Göğüs boşluğundaki önemli bir kanama, nedeni belirsiz bir hava toplanmasının geliştiğini haber verir ya da onunla birlikte başlar. Çok ender raslanır. Klinik tabloda kanama ve hava top lanması (hemopnömotoraks) belirtileri birliktedir. Solukluk; susuzluk; atardamar basıncının düşmesi; kalp atışlarının hızlanması:<br />
Teşhis röntgen filmiyle konur; akciğer alanının tabanında karanlık bir kütle görülür; bu saydamsız alan kandır; kanın üstünde de bir gaz parlaklığı vardır (hava). Hasta bölgeden yapılan akciğer zarı boşluğundan iğneyle sıvı alma işleminde, kan gelir. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >Hastalık</a> tedavi edilmezse, geleceği kötüdür.<br />
<strong>Süreğen hava toplanması</strong><br />
Bu biçime günümüzde çok ender raslanmak-tadır.<br />
Akciğer hava kesecikleri ile akciğer zarı boşluğu arasındaki hava kaçağı süreklidir; bunun sonucunda, akciğer yeniden genişleyemez ve akciğer zarı kalınlaşır. Böylece, hava toplanması aylarca sürer ve çoğunlukla akciğer enfeksiyonu ya da akciğer zarı enfeksiyonu gibi ihtilatlar ortaya çıkar. Bir hava toplanması hızla gerilemiyorsa nedenini aramak gerekir. Çoğunlukla, kendiliğinden kapanamayan geniş bir akciğer zarı-bronş ilişkisi (yırtığı) ortaya çıkarılır.<br />
<strong>Boğucu hava toplanması</strong><br />
Solunum yetmezliği çeken kişilerde oluşur. Tedavinin temeli, solunum durmasıyla (havasızlıktan boğulma) savaştır.<br />
Hastaların yüzde 30-50&#8217;sinde, hava toplanması sonradan tekrarlayacaktır. Özellikle 1. yıl içinde ortaya çıkan tekrarlamalar, çok sayıda ya da sınırlı olabilirler. Aynı tarafta ya da karşı tarafta oluşurlar. Evrim her zaman aynıdır, ama 3. hava toplanmasında ameliyat kararı vermek gerekir; çünkü hastanın etkinliği kısıtlanmıştır; yeni bir<br />
tekrarlama tehdidi altında yaşar. Ayrıca, uzun dönemde, süreğen solunum yetmezliği belirmesi tehlikesi vardır.<br />
<strong>HASTALIĞIN ÖTEKÎ BİÇİMLERİ</strong> Yerel hava toplanmaları<br />
Akciğer zarı boşluğunda yerel ya da kısmi hava toplanmaları da görülür; akciğer, zarı boşluğunda bulunan az miktarda hava tarafından hafifçe itilmiştir. Çoğunlukla, klinik muayenede hiçbir şey saptanmaz; röntgen muayenesinde de hava toplanmasının teşhisi her zaman kolay değildir. Tepede yerleşme en sık raslanan biçimdir; röntgende, akciğer alanının üstünde, hava kapsayan bir görüntü görülür.<br />
<strong>Yanda hava toplanmaları</strong><br />
Çoğunlukla akciğerin göğüs çeperine döndüğü yerde oluşurlar. İhtilatlar, yaygın kendiliğinden hava toplanmasındaki gibidir. Ayrıca, çeşitli <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer hastalıkları" >akciğer hastalıkları</a> sonucunda da, akciğer zarı boşluğunda hava toplanmaları görülebilir: Hava toplanması bir astım nöbeti sırasında, bronş genişlemesinde (bronşların çapının giderek artması), silikozda (akciğerin kayalarda bulunan silisyumla tozlanması), kanserde ortaya çıkabilir.<br />
Enfeksiyonlar sırasında, hava toplanması 2 büyük nedene bağlıdır.-<br />
—  süt çocuğunda stafilokok kökenli akciğer— akciğer zarı iltihabı;<br />
—  akciğer veremi.<br />
Otuz yıl önceye kadar çok yaygın olan akciğer veremi, artık azalmıştır ve gerçekten verem kökenli hava toplanmasına, çok ender raslanmak-tadır.<br />
Hava toplanmasının bu biçiminde, başlangıç şiddetli ve ivegendir; hasta bir şok durumu gösterir: Kalp atımlarının artması; atardamar basıncının düşmesi; terleme; 39cC&#8217;yi bulan ateş. Bu hastaların geçmişlerinde bir bulaşma öyküsü (veremin çok yaygın olduğu ülkelerde ya da veremlilerle birlikte yaşayan kişilerde), hava toplanmasından önce genel durum bozukluğu ve gece terlemeleri görülen bir dönem vardır. Klinik muayenede, akciğer dışında yerleşmiş bir verem aranır.<br />
Tamamlayıcı muayenelerde tüberküline (önceden etsulu besi yerinde yaşatılarak üretildikten sonra öldürülmüş verem basilleri kapsayan sıvı) karşı deri tepkimeleri araştırılır. Bu durumda, testler pozitif sonuç verir; ayrıca, verem basilleri de saptanabilir (sidikte, balgamda, v.b.).<br />
Erken tedaviye karşın, hava toplanması, akciğer zarında hava-sıvı toplanmasına (hidropnö-motoraks) doğru gelişir; çünkü, akciğer alanında</p>
<p>Sol akciğer zarında hava toplanması ve sol akciğerin çökmesi (soldaki fotoğraf). Sağ tepede akciğer zarında kısmi hava toplanması (sağdaki fotoğraf).<br />
hava toplanmasından birkaç gün sonra, bir sıvı belirir. Hasta yan ağrısı, soluk almada güçlük duyar; klinik muayenede de yeni belirtiler ortaya çıkar: Hekim akciğer alanına parmağıyla vurduğunda, akciğeriîı tabanında sıvı bulunduğunu gösteren bir mat seslilik, akciğer alanının yukarısına doğru da, havanın varlığını gösteren bir ötümlü-lük artışı duyar.<br />
İki tamamlayıcı muayene, teşhisin konmasına yardımcı olur:<br />
—  röntgen filminde akciğer tabanında saydamsızlık (sıvı) ile üstünde bir parlaklık (hava) görülür; hastanın duruşu nasıl olursa olsun, bu ikisi birbirinden yatay bir çizgiyle ayrılmıştır;<br />
—  akciğer zarına iğneyle girildiğinde, sarımsı bir sıvı gelir; bunun içinde verem basilleri aranır.<br />
Hastalığın evrimi tedaviye bağlıdır. Tedavi uygunsa, hava ve sıvı yiter. Kuraldışı olarak, akciğer zarı sıvısının iltihaplanması nedeniyle irin oluşabilir. Klinik ve röntgen muayeneleri, akciğer zarı boşluğunda hava-sıvı toplanmasındaki gibidir: Akciğer zarına iğneyle girildiğinde gelen irin ve birçok verem basili kapsayan sıvı, teşhisi koymayı sağlar. Evrimi her zaman ciddidir.<br />
<strong>AYIRICI TEŞHİS</strong><br />
Klinik belirtiler zatülcenp, akciğer ambolisi, astım, ivegen akciğer ödemi gibi bazı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı akla getirir. Ama röntgen, bütün bu olasılıkların bir yana bırakılmasını sağlar. Kendiliğinden sol yanda hava toplanması durumu, miyokard enfarktüsünü akla getirebilir.<br />
Dev bir hava kisti olasılığı karşısında, yukarda ve aşağıda akciğer dokusunu aramak gerekir; gerçekten, bu durumda akciğer büzüşmemiştir.<br />
<strong>TEDAVİ</strong><br />
Kuşkusuz hava toplanmasının cinsine göre değişir.<br />
Kendiliğinden hava toplanmasının tedavisi<br />
Başlangıcı hafifse, tedavi hastayı yatağa yatırmaktır. Başlangıç şiddetliyse, kesin dinlenme dışında, solunum güçlüğü belirtileri varsa ağrıyla, oksijen verilerek de solunum güçlüğüyle savaşılır. Hastanın durumu kaygılandırıcı olmağa başlarsa, akciğer zarı boşluğundaki hava dışarı çekilir. Bu dışarı çekme işlemi ya tekrarlanır ya da sürekli çekiş yapan bir aspiratöre bağlanır. Akciğer yeniden çepere yapışır.<br />
Hava toplanması, hafif başlangıçlı durumlarda olduğu gibi durağanlaşmışsa, hasta 20-30 gün süreyle yatak dinlenmesine alınır; böylece, akciğer ya kendiliğinden yeniden göğüs çeperine doğru gelir ya da dışarı hava çekme işlemleriyle akciğerin dışa yeniden genişlemesi hızlandırılır. Günümüzde tedavi, göğüs çeperinden bir diren (kauçuk boru) konarak yapılan sürekli hava çekmedir. Ameliyat salonunda yerel <a href="http://www.aidsdernegi.org/anestezi/"title="anestezi" >anestezi</a> altında yerleştirilen diren, önde ilk 2 kaburga arasına konur ve ağzı vidalı, dibinde su bulunan steril kavanoza bağlanır. Dışarı çekilen hava, direnden geçer ve akciğer 48 saat içinde eski durumunu alır. Sonra diren alınır, hasta 4-5 gün daha hastanede tutulur. Bu süre içinde akciğerin yeniden genişlemesi, röntgenle denetlenir. İyileşmeyen tek durum, hava kaçağına neden olan yırtığın kapanmamasıdır; bu durumda ameliyata gidilir.<br />
<strong>Boğucu hava toplanmasının tedavisi</strong><br />
İki taraflı hava toplanması sonucunda ya da solunum yetmezliği çeken kişideki hava toplanması sonucunda oluşan boğulmada, acil olarak diren koymak gerekir. Akciğerin yeniden çepere dönmesi, solunum yetmezliği belirtilerinin yitmesini sağlar.<br />
<strong>Kanamalı hava toplanmasının tedavisi</strong><br />
Akciğer zarı boşluğundaki hava ve kanı boşaltmak gerekir. Bunun için biri yukarda, öteki aşağıda 2 diren konulur. Öte yandan, kan yitimini ödünlemek için hastaya kan verilir. Röntgen denetiminde kanamanın sürdüğü görülürse, ameliyatla, kanayan damarı bağlamak ve akciğer alanındaki kanı boşaltmak gerekir.<br />
<strong>Süreğen hava toplanmasının tedavisi</strong><br />
Bütün tedavilere karşın akciğer genişleyerek çepere dönmezse, ameliyat gerekir; ameliyatla/hava kaçağına neden olan yırtık dikilir. Bazen ameliyat, akciğer zarının çıkarılmasıdır (dekortikasyon).<br />
<strong>Tekrarlamaların tedavisi</strong><br />
Hava toplanmasının üçüncü kez tekrarlaması, ameliyat gerektirir. Eskiden uygulanan akciğer zarına talk pudrası ya da kaolin serpiştirme, akciğer boşluğuna iğneyle kan verme gibi yöntemler etkisizdir ve tekrarlama olasılığını ortadan kaldırmaz. Günümüzde göğüs kafesi açılarak (torako-tomi) amfizem kabarcıkları (patlamaları sırasında akciğer zarında hava toplanmasına yolacarlar) çıkarılır; bu arada akciğer zarının iç yaprağı (akciğeri saran yaprak) da çıkarılır. Böylece, akciğer dokusu doğrudan doğruya göğüs çeperine yapışır; tekrarlama olasılığı ortadan kalkar.<br />
<strong>Verem kökenli hava toplanmasının tedavisi</strong><br />
Diren koymağa dayanır. Hava için bir üst diren, sıvı için de bir alt diren konulur. Direnden akan irinde verem basilleri ortaya çıkarılır ve <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotik&#8221; >antibiyotik</a> çizelgesi hazırlanır (yani <a href="http://www.aidsdernegi.org/mikroplar-en-cok-cocuklari-seviyor/"title="" >mikroplar</a>ın çeşitli verem <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a>ine karşı duyarlığı araştırılır) .<br />
<strong>SONUÇ</strong><br />
Günümüzde, genç erişkinlerde kendiliğinden hava toplanması sıklaşmaktadır. Hastalık genellikle iyileşir; tek sakıncalı durum ameliyat (kabuk soyma; yani akciğer zarının iki yaprağından birinin çıkarılması) gerektiren sık tekrarlamalardır. Ameliyat, genç erişkini yeni tekrarlamalardan koruyacaktır.<br />
Verem kökenli hava toplanması, verem savaş çalışmaları sayesinde yıldan yıla azalmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/akcigerde-hava-toplanmasi-ve-akciger-zari-yirtilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LİPİTLi ZATÜLCENPLER</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/lipitli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/lipitli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 20:04:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1976</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] LİPİTLi ZATÜLCENPLER
Çok ender raslanırlar; akciğer zarı sıvısının yağlı cisimler (kolesterol ya da lenf sıvısı) bakımından zenginliğiyle nitelenirler.
Kolesterol kristalli zatülcenp
Akciğer zarı boşluğundan iğneyle alınan sıvının akışkan ya da kalın, sarı, toprak rengi, yeşilimsi, kahverengi ya da çikolata rengi olması, teşhisi koymayı sağlar. Sıvının yüzeyi pırıltılı ve pulludur. Kolesterol oranı, litrede 1 gramdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>LİPİTLi ZATÜLCENPLER<br />
Çok ender raslanırlar; <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> zarı sıvısının yağlı cisimler (kolesterol ya da lenf sıvısı) bakımından zenginliğiyle nitelenirler.<br />
Kolesterol kristalli zatülcenp<br />
Akciğer zarı boşluğundan iğneyle alınan sıvının akışkan ya da kalın, sarı, toprak rengi, yeşilimsi, kahverengi ya da çikolata rengi olması, teşhisi koymayı sağlar. Sıvının yüzeyi pırıltılı ve pulludur. Kolesterol oranı, litrede 1 gramdan çok daha yüksek değerlere kadar çıkar. Bu sıvıya bazen, irinli bir sıvı toplanmasını izleyen süreğen sıvı toplanmalarında da raslanır.<br />
<strong>Lenf sivili zatülcenp</strong><br />
. Teşhis, akciğer zarı boşluğundan iğneyle sıvı alma sırasında konur. Sıvının süt gibi sarımsı, beyaz ya da süt kaymağı gibi gelmesiyle teşhis konulur. İncelemede bol miktarda yağa raslanır (30-40 gr / litre). Akciğer zarında lenf sıvısı bulunmasının kaynağı, göğüs lenf kanalındaki bir yırtılma ya da başka bir anormal durumdur. Tedavi amaliyattır göğüs-lenf kanalının bağlanmasına dayanır.</p>
<p>Sağ akciğerde <a href="http://www.aidsdernegi.org/amfizem/"title="amfizem" >amfizem</a> kökenli dev kabarcık.<br />
Nedeni bilinmeyen hava toplanması<br />
Kendi kendine oluşan ve hiçbir başka hastalığa bağlı olmayan bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. Sağlığı yerinde olan genç insanlarda, genellikle de kadınlardan çok erkeklerde görülür. En sık raslanan biçimdir.<br />
Verem kökenli hava toplanması<br />
Verem bozununa bağlı olarak oluşur; görülme sıklığı çok azalmıştır; günümüzde, verem savaş çalışmalarının yetersiz olduğu ülkelerde yaşayan insanlarda görülmektedir.<br />
Stafilokok enfeksiyonu kökenli hava toplanması<br />
Özellikle yeni doğmuş çocuklarda, 6. aydan önce oluşmaktadır.<br />
<strong>NEDENLER</strong></p>
<p>Başlıca 3 nedeni vardır.<br />
Amfizem kökenli bozunlar<br />
Akciğer zarı boşluğunun, travma dışında nedenlerle havayla dolmasıdır. Hava bütün akciğer zarı boşluğunu kaplıyorsa tam hava toplanması, yalnızca bir bölümünü kaplıyorsa kısmi hava toplanması sözkonusudur.<br />
Bunlar akciğer dokusunda yerleşmiş, patlamak üzere olan hava kabarcıklarıdır; bu kabarcıklar, akciğer zarı boşluğunda kendiliğinden hava toplanması olaylarının yüzde 60-90&#8242;mın nedenidir.</p>
<p>Verem kökenli bozunlar<br />
Günümüzde, akciğer zarına bir verem kovuğunun açılmasına çok ender raslanır. Eski bir verem bozunu üstünde hava kabarcıklarının belirme-siyse, daha sık görülmektedir.<br />
Stafilokok kökenli bozunlar<br />
Akciğer zarının yırtılmasına yolaçarlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/lipitli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VEREM KÖKENLİ İRİNLİ ZATÜLCENPLER</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-irinli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-irinli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 20:02:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1974</guid>
		<description><![CDATA[VEREM KÖKENLİ İRİNLİ ZATÜLCENPLER
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VEREM KÖKENLİ İRİNLİ ZATÜLCENPLER<br />
<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/antibiyotikler/&#8221;title=&#8221;antibiyotik&#8221; >Antibiyotik</a> tedavisi sayesinde ve tedavi amacıyla <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a>e hava verme yönteminin bırakılmasından beri, eskiye oranla çok daha ender raslan-maktadır. Eskiden tedavi amacıyla hava verme uygulaması sonucunda bir sıvı toplanması tepkisi oluşmakta ve bu sıvı hızla ya da yıllar sonra, fibrinli ya da kanlı-serumludan irinliye dönüşmekteydi. Yapılan irin incelemesinde, ya bir stafilokok ya da bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/pnomokok-bakterisi-cocuklari-tehdit-ediyor/"title="Pnömokok" >pnömokok</a>, genellikle de verem basilleri bulunmaktaydı. Kalınlaşmış akciğer zarının çıkarılmasına dayanan girişim, akciğere yeniden göğüs çeperine yapışma olanağı sağlardı. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >Hastalık</a> tedavi edilmişse, çok değişken bir durağanlık evresinden sonra bir solunum yetmezliği oluşabiliyordu. En sık raslanan durum, akciğer zarının akciğerler içine delinmesinden sonra, bronş yoluyla kusma biçiminde irin çıkarmaydı. Bu ihtilapların sıklığı, akciğerlere verem tedavisi amacıyla hava vermenin süresine ve yapılma koşullarına bağlı olarak değişmekteydi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-irinli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer zarı kanaması</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/akciger-zari-kanamasi/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/akciger-zari-kanamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 19:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1972</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer zarı sıvısının pembe ya da daha belirgin olarak kırmızıya boyanmasıyla tanımlanırlar. Teşhis yalnızca, akciğer zarından iğneyle sıvı alma sırasında konur. İncelemede, sıvı pembe olduğu zamanlar mm3&#8242;te 10 000, kanamalı olduğu zamanlar 10 000&#8242;den çok alyuvar görülür. Çok ender raslanan bu zatülcenplerin başlıca nedenleri, birincil ya da ikincil akciğer zarı kanserleridir. Akciğer zarından sıvı alma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> zarı sıvısının pembe ya da daha belirgin olarak kırmızıya boyanmasıyla tanımlanırlar. Teşhis yalnızca, akciğer zarından iğneyle sıvı alma sırasında konur. İncelemede, sıvı pembe olduğu zamanlar mm3&#8242;te 10 000, kanamalı olduğu zamanlar 10 000&#8242;den çok alyuvar görülür. Çok ender raslanan bu zatülcenplerin başlıca nedenleri, birincil ya da ikincil akciğer zarı kanserleridir. Akciğer zarından sıvı alma sırasında, akciğer zarından da örnek parça alınıp (biyopsi) mikroskopta incelenerek, teşhis konur. Kanserin dışında, verem, mikrop kökenli zatülcenpler, kalp <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı gibi başka <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>lar da kanlı sıvı toplanmalarına yolaçabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/akciger-zari-kanamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zatülcenb çeşitleri</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/zatulcenb-cesitleri/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/zatulcenb-cesitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 19:39:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1970</guid>
		<description><![CDATA[Yerel biçimler: Kistleşmiş irinli zatülcenpler
Başlangıcı genellikle ivegen bir akciğer hastalığı tablosuyla belirir ve antibiyotiklerle tedavi edilir. Yerleşme evresinde, tedavinin kesilmesi sırasında yiten ve yeniden beliren ya da tam olarak yitmeyen belirtiler (işlevsel ve genel) görülür. Röntgen muayenesi, teşhisi koymayı sağlar. Akciğer zarı boşluğundan iğneyle sıvı alma sonucunda, teşhis doğrulanır.
Loblararası zatülcenp
En sık raslanan biçimdir. Klinik olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yerel biçimler: Kistleşmiş irinli zatülcenpler</strong><br />
Başlangıcı genellikle ivegen bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="" >akciğer hastalığı</a> tablosuyla belirir ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a>le tedavi edilir. Yerleşme evresinde, tedavinin kesilmesi sırasında yiten ve yeniden beliren ya da tam olarak yitmeyen belirtiler (işlevsel ve genel) görülür. Röntgen muayenesi, teşhisi koymayı sağlar. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> zarı boşluğundan iğneyle sıvı alma sonucunda, teşhis doğrulanır.<br />
<strong>Loblararası zatülcenp</strong><br />
En sık raslanan biçimdir. Klinik olarak çaprazlama bir göğüs ağrısıyla nitelenir; ağrı 2 lobu ayıran yarık boyunca yayılmaktadır. Röntgen muayenesinde 2 olasılık sözkonusudun<br />
—  önden filmde kaburga-diyafram sinüsünü kaplayan bulanıklık ve saydamsızlıkla, yandan filmde iğ biçiminde niteleyici görüntüyle birlikte olan büyük yarık zatülcenbi;<br />
—  önden filmde yatay bir gölge, yandan filmde iğ biçiminde bir saydamsızlık görüntüsü veren sağ küçük yarık zatülcenbi (tedavisiz evrim, bronşa açılma sonucu, kusma biçiminde irin çıkarmaya doğru olur; tedavi sayesinde genellikle iyileşir).<br />
<strong>Kaburga-diyafram sinüsü zatülcenbi</strong><br />
Röntgen, hastalığın yerini belirler: Şerit biçiminde bir görüntü, yassılmış ve hareketsiz bir diyafram kubbesini sarmaktadır.<br />
<strong>Öteki biçimler</strong><br />
Başlıca, mediyastin ve koltukaltı zatülcenple-ridir.<br />
Mikroba göre biçimler<br />
<strong>Stafilokok kökenli zatülcenpler</strong><br />
En sık raslanan bu biçimler birçok antibiyotiğe direnirler.Genellikle,stafilokok kökenli zatürrelerden<br />
Kistleşme evresinde tek çözüm yolu ameliyattır. Bazen, sertleşmiş ve kalınlaşmış akciğer zarı parçasının çıkarılması yeterlidir; ama bazı durumlarda, cerrah, akciğerin bir bölümünü de çıkarmak zorunda kalır.<br />
sonra ya da akciğerden uzaktaki bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tan (kemikteki stafilokok kökenli kemik iltihabı) sonra ikincil olarak oluşurlar. Başlangıç ilerleyicidir ve siyanoz, solunumun hızlanması ve öksürükle ortaya çıkar. Klinik muayenede mat seslilik, göğüs çeperinde kabarıklık ve hafif bir kusma biçiminde irin çıkarma bulunur. Gençlerde kistleşme ender görülür; akciğer zarı boşluğunda havairin toplanmasına (piyopnömotoraks) ise sık raslanır.</p>
<p><strong>Streptokok kökenli zatülcenpler</strong><br />
Genellikle, streptokok kökenli bir akciğer enfeksiyonu ya da. diyafram altı apsesi, anjin gibi uzak bir organ hastalığı sözkonusudur. Akciğer zarı boşluğundan iğneyle alınan irin akışkan, taneciklidir. 2 tabakaya ayrılır: Biri kalın, irinli; öteki serumlu.<br />
<strong><a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/pnomokok-bakterisi-cocuklari-tehdit-ediyor/&#8221;title=&#8221;Pnömokok&#8221; >Pnömokok</a> kökenli zatülcenpler</strong><br />
Çok ender Taslanırlar. İrin, fibrin bakımından çok zengindir. Çoğunlukla, pnömokok kökenli <a href="http://www.saglikbilimi.com/zaturree/">zatürre</a>ler sırasında ortaya çıkarlar.<br />
Gram negatif bakterili zatülcenpler<br />
<strong>İkiye ayrılırlar:</strong><br />
—  friedlander tipi: Sıvı kanlı ve irinlidir;<br />
—  piyosiyanözlu tip: Mikrop tehlikelidir; çünkü <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a>lere direnir.<br />
<strong>AYIRICI TEŞHİS</strong><br />
Teşhis, serumlufibrinli (değişik sıvı) bir zatülcenbin ayırdedilmesini sağlayan akciğer zan boşluğundan iğneyle sıvı almaya dayanır. Gerek mikrop, gerekse yıkılmış çokçekirdeklilerin bulunmadığı durumlarda, bu ayrımı yapmak güçtür. Ayrıca, zatülcenbin verem kökenli olup olmadığı saptanmalıdır. Birincil verem kökenli irinli zatülcenp, artık pek görülmemektedir. Serumlu-fibrinli zatülcenp de, irinlenmeye kadar gelişmemektedir.<br />
<strong>EVRELERE GÖRE TEDAVİ</strong><br />
Uygulanması zorunludur. Amaç, enfeksiyonu yoketmek ve yapışıklıklara ve kistleşmelere engel olunarak, akciğeri göğüs çeperine yaklaştırmaktır.<br />
Yayılma evresinde tedavi<br />
Antibiyotik tedavisi, bulunan mikroba göre olmalıdır. Mikrop bulunmamışsa, birkaç ilaç birara-da kullanılır.<br />
Genel yoldan antibiyotik tedavisi, güçlü dozlarda uygulanmalıdır.<br />
Yerel yoldan antibiyotik tedavisi: Her 2 günde bir, akciğer zarı boşluğundan iğneyle irin boşaltılır. Bu işlemden sonra, akciğer zarı yıkanır ve akciğer zarı boşluğuna antibiyotik verilir.<br />
Sonuçlar çoğunlukla iyidir. Hastalar 3 haftada iyileşir. Daha sonra, akciğere gerçek genişlemesini bulmada yardımcı olan solunum jimnastiği uygulanır.<br />
<strong>Toplanma evresinde tedavi</strong><br />
İlaç tedavisi sürdürülür; başarılı olunamazsa<br />
ameliyata gidilir: Genellikle akciğer zarı açılır (plörotomi); yapışıklıklar ve sıvı toplanmış kist temizlenir; sonra göğüs kafesi kapatılır.<br />
<strong>Kistleşme evresinde tedavi</strong><br />
Bu evrede tek çözüm ameliyattır. Önce akciğer zarı ile göğüs iç çeperi arasındaki yapışıklıklar temizlendikten sonra, sertleşmiş ve kalınlaşmış akciğer zarı, altındaki normal akciğerden sıyrılarak çıkarılır (dekortikasyon). Bazen bu ameliyat yeterli olmaz ve hastalığa yakalanmış akciğer bölümünü de almak gerekir (lob çıkarma; akciğer çıkarma).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/zatulcenb-cesitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verem Kökenli Olmayan İrinli Zatülcenpler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-olmayan-irinli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-olmayan-irinli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 19:34:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1968</guid>
		<description><![CDATA[VEREM KÖKENLİ OLMAYAN İRİNLİ ZATÜLCENPLER
Parçalı tanecikli nötrofiller kapsayan ve1 irin bulunmasıyla nitelenen bir akciğer zarı boşluğunda sıvı toplanmasıdır (ampiyem).
Çocuklarda, özellikle süt çocuklarında, erkeklerde (3/4 oranında), şeker hastalarında ve alkoliklerde görülür.
NEDENLER
İrinli zatülcenbe bir mikrop yolaçar. Hastaların büyük çoğunluğunda (süt çocuğunda, çocukta ve erişkinde, yüzde 85-100), bu mikrop sta-filökoktur. Enfeksiyonun kökeni bazen de streptokoklar ya da pnömokoklardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VEREM KÖKENLİ OLMAYAN İRİNLİ ZATÜLCENPLER</strong><br />
Parçalı tanecikli nötrofiller kapsayan ve1 irin bulunmasıyla nitelenen bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> zarı boşluğunda sıvı toplanmasıdır (ampiyem).<br />
Çocuklarda, özellikle süt çocuklarında, erkeklerde (3/4 oranında), şeker hastalarında ve alkoliklerde görülür.<br />
<strong>NEDENLER</strong><br />
İrinli zatülcenbe bir mikrop yolaçar. Hastaların büyük çoğunluğunda (süt çocuğunda, çocukta ve erişkinde, yüzde 85-100), bu mikrop sta-filökoktur. Enfeksiyonun kökeni bazen de streptokoklar ya da <a href="http://www.aidsdernegi.org/pnomokok-bakterisi-cocuklari-tehdit-ediyor/"title="Pnömokok" >pnömokok</a>lardır. Birkaç hastada Gram negatif basillere (Friedlander basili; piyo-siyanoz yapan bakteriler), oksijensiz ortamda yaşayan <a href="http://www.aidsdernegi.org/mikroplar-en-cok-cocuklari-seviyor/"title="" >mikroplar</a>a, amiplere raslanır.<br />
<strong>Mikropların kaynağı</strong><br />
Mikrobun akciğerdeki bir odaktan gelmesi<br />
Hastaların yüzde 75&#8242;inde, çok küçük ya da farkına varılmamış mikrop saçan bir odak ya da gizli bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="" >akciğer hastalığı</a> sözkonusu olabilir. Bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a> arasında zatürre, <a href="http://www.aidsdernegi.org/akciger-apseleri/"title="" >akciğer apsesi</a>, akciğer— bronş kanseri, irinlenmiş kist, bronş genişlemesi sayılabilir.<br />
Akciğer zarına bulaşma şu yollarla olur:<br />
—  enfeksiyon odağının, akciğer zarı iç yaprağını deldikten sonra, akciğer zarı boşluğuna açılmasıyla;<br />
—  damar-lenf yoluyla.<br />
Mikrobun akciğer dışındaki bir odaktan gelmesi<br />
—  enfeksiyon göğüs dışındadır: Diyafram altı apsesi; uzakta bir irinlenme; septisemili (kan dol<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>mına mikropların karışması) <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/enfeksiyon-hastaliklari/"title="enfeksiyon hastalıkları" >enfeksiyon hastalıkları</a>;<br />
—  enfeksiyon odağı, bir yemek borusu kanseri, bir irinli kalp dışzarı iltihabı sırasında ya da akciğere yapılan bir cerrahi girişimden sonra, göğüste mediyastindedir.<br />
<strong>HASTALIĞIN ÇEŞİTLİ EVRELERİ </strong><br />
<strong>Yayılma evresi</strong><br />
Ancak birkaç gün sürer. Akciğer zarı gri ve yumuşaktır; serumlu-irinli sıvı toplanması akciğer zarı boşluğunda serbesttir. Akciğerde, çoğunlukla hızla gelişen bir bozun vardır.<br />
<strong>Toplanma evresi</strong><br />
Akciğer zarı gri ve kalınlaşmıştır. Yapraklarından kalkan yapışıklıklar, apaçık irin görünümündeki sıvı toplanmasını çevreleyecektir. Akciğer itilmiştir ve akciğerdeki bozun çoğunlukla gerileme yolundadır. Başlangıçtan 8-15 gün sonra ortaya çıkan bu evre 1 hafta sürer.<br />
<strong>Kistleşme dönemi</strong><br />
Akciğer zarındaki iltihap olayı gerilerken, bağ-dokusu artışıyla akciğer zarı kalınlaşmış ve akciğer çevresinde sert bir tabaka oluşturmuştur. Yaprakları arasındaki yapışıklıkların oluşturduğu boşluklarda toplanan sıvı koyulaşmakta, mikroplar yitmektedir. Akciğer çok sıkıştırılmıştır.<br />
<strong>TEŞHİS Başlangıç evresinin klinik belirtileri</strong><br />
<strong>İvegen başlangıç şunlarla belirlenir:</strong><br />
—  enfeksiyon belirtileri (titremelerle, taşikar-diyle, solukluk ve genel durum bozukluğuyla birlikte (40°C ateş);<br />
—  solunum belirtileri (yan ağrısı, öksürük, soluk darlığı).<br />
Başlangıç ilerleyiciyse, zatülcenp bir akciğer hastalığının ya da uzaktaki bir hastalığın ihtilatıdır.<br />
Klinik muayenede hafif mat seslilik ve hava kesecikleri seslerinin hafiflemesi, fiziksel belirtileri oluşturur.<br />
Röntgen filmi, bir akciğerin saydamlığının azaldığını ortaya çıkarabilir. Akciğer zarı boşluğundan iğneyle alınan sıvının incelenmesi, teşhise yardımcı olur.<br />
<strong>Yerleşme evresinin klinik belirtileri</strong><br />
Tablo 2-3 günde tamamlanır. İşlevsel belirtiler<br />
Öksürük, soluk darlığı ve yan ağrısı sürer ya da azalır.<br />
<strong>Genel belirtiler</strong><br />
Ağırlaşırlar. Terlemeyle birlikte dalgalı ateş;<br />
kalp ritminde artma; bitkinlik ve genel durum bozulması; <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="zayıflama" >zayıflama</a> ve dil kuruluğu.<br />
<strong>Fiziksel belirtiler</strong><br />
Her zatülcenpte <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lenen belirtilerdir: Parmakla vurarak muayenede mat seslilik; elle muayenede ses titreşimlerinin azalması; dinlemede hava kesecikleri seslerinin yokluğu.<br />
<strong>Tamamlayıcı muayeneler</strong><br />
Teşhisi doğrularlar. Biyolojik muayeneler<br />
20-30 bini bulan bir akyuvar artışı (lökositoz) vardır. Sedimantasyon hızı ilk saatte 100 dolayında artmıştır.<br />
<strong>Radyolojik muayene</strong><br />
Mutlaka gereklidir. Hasta yatağından kalkabi-liyorsa, radyoskopi yapılır; önden ve yandan filmler ve tomografiler (kesit filmleri) çekilir. Zatül-cenbin evresine göre, görüntüler değişiktir:<br />
— yayılma sırasında, saydamsızlık az ya da çok yoğundur; akciğer tabanında yerleşmiş ve iyi sınırlanmamıştır. Bazen, akciğerin saydamlığında bir azalmadan başka belirti yoktur;<br />
Sol yan röntgen filmi: Sıvı düzeyi gösteren kistleşmiş irinli sol zatülcenp.<br />
—  sıvı toplanması daha yoğun, kenarları daha belirgin, yumurtamsı ya da iğimsi bir görünüm alan ve çeperle ilişkisini koruyan bir görüntüyle nitelenir;<br />
—  kistleşmiş evrede akciğer zarı kalın ve çoğunlukla bölmeli bir kabuk oluşturmuştur. Daha başlangıçta kistleşmiş zatülcenpler (kaburga-di-yafram sinüsü zatülcenbi; loblararası zatülcenp) görülebilir; bir akciğer odağı aranır; ama çoğunlukla, farkedilmesi olanaksızdır.<br />
Akciğer zarı boşluğundan iğneyle sıvı alma<br />
Mat sesli alanın üstünden yapılır ve teşhisi sağlar. İğneden çekilen sıvı bazen koyu ya da tanecikli, çoğunlukla kuşkulandırıcıdır. Bakteri incelemesi, doğrudan inceleme ve besi yerine ekimi içerir:<br />
—  hasta <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotik" >antibiyotik</a> almışsa, mikrop bulunmaz. Mikroplar ilaçlar tarafından yıkılmışlardır;<br />
—  mikrobun tanınması ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/antibiyotikler/"title="antibiyotikler" >antibiyotikler</a>e duyarlığının ölçülmesi önemlidir;<br />
—  verem basili sistemli olarak aranır. Sıvıdaki hücrelerin incelenmesi, irinlenme belirtisi olan çok sayıda yıkılmış parçalı tanecikli hücre gösterir. İğneyle sıvı alma sırasında, akciğer zarı boşluğu elden geldiğince tam olarak boşaltılmaya çalışılır.<br />
<strong>EVRİM</strong><br />
Tedavi uygulanmaması ya da yetersiz tedavi durumlarında evrim ciddidir.<br />
Zatülcenp, ya solunum yollarından gelen ve kusma biçiminde irin çıkarmanın [ağızdan irin çıkarma) belirmesiyle bronşlara doğru ya da göğüs çeperi yoluyla deriye doğru açılabilir. Ayrıca kistleşebilir: En sık raslanan evrim biçimi/ kalınlaşmış akciğer zarı yapışıklarının oluşturduğu kist alanlarıdır. İyileşme olsa bile birçok iz kalır.<br />
Tedavi uygulanması durumunda çeşitli olasılıklar vardır.<br />
<strong>Çok iyi evrim</strong><br />
En sık raslanan durumdur. Akciğer zarı sıvısı azalır, aydınlanır; 3-5 gün sonunda mikrop kalmaz; akciğer 3 haftaya varmadan çepere doğru yaklaşır. İyileşme tamdır; röntgende saptanabilen göğüs zarı yapışıklığı ve bazı göğüs ağrıları gibi çok küçük izler kalabilir.<br />
<strong>Daha az iyi evrim</strong><br />
Bu, kistleşmeler durumunda görülür. İlaçlar genel durumu düzeltir ve ateşi normale düşürür; ama akciğer zarından sıvı alma işlemi güçleşmiştir. Röntgende kalın bir kabukla sınırlanmış ve çoğunlukla bölmeli bir görüntü görülür. Ameliyat gereklidir.<br />
<strong>Kötü evrim</strong><br />
Günümüzde ender raslamr. Beyin ya da karaciğerde irinli yerleşmeler (apseler), septisemi (kan dolaşımına mikrop karışması), süreğen akciğer zarı irinlenmesi gibi ihtilatlara yolaçar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/verem-kokenli-olmayan-irinli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Kökenli Zatülcenpler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kalp-kokenli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kalp-kokenli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 18:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1966</guid>
		<description><![CDATA[KALP KÖKENLİ ZATÜLCENPLER
Akciğer enfarktüsü
Kalp kası enfarktüsüne bağlı ikincil sıvı toplanması bol miktarda değildir. Serbest ya da kistleşmiştir; hastaların yarısında kanlı görünümdedir. Birkaç günde, bazen daha uzun sürede, azalır. Teşhis, ortaya çıkarılması genellikle kolay olan enfarktüsün saptanmasına dayanır.
İvegen akciğer ödemi
Çoğunlukla bir akciğer zarı tepkisiyle birliktedir. Büyük nöbet sırasında çok az miktardadır.
ÖTEKİ DURUMLAR
Yerel nedenler
Akciğerle ilgili nedenler
Bronş genişlemelerini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KALP KÖKENLİ ZATÜLCENPLER</strong><br />
<strong><a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> enfarktüsü</strong><br />
Kalp kası enfarktüsüne bağlı ikincil sıvı toplanması bol miktarda değildir. Serbest ya da kistleşmiştir; hastaların yarısında kanlı görünümdedir. Birkaç günde, bazen daha uzun sürede, azalır. Teşhis, ortaya çıkarılması genellikle kolay olan enfarktüsün saptanmasına dayanır.<br />
İvegen akciğer ödemi<br />
Çoğunlukla bir akciğer zarı tepkisiyle birliktedir. Büyük nöbet sırasında çok az miktardadır.<br />
<strong>ÖTEKİ DURUMLAR</strong><br />
Yerel nedenler<br />
Akciğerle ilgili nedenler<br />
Bronş genişlemelerini, akciğer <a href="http://www.aidsdernegi.org/toz-hastaliklari/"title="" >toz hastalıkları</a>nı, sarkoyidozu, amip enfeksiyonlarını, verem kökenli olmayan akciğer zarında kendiliğinden hava<br />
Solunum jimnastiği, akciğer zarının sertleşmesini ve yapışıklıkların oluşmasını engelleyerek ve akciğerlerin normal genişlemesini sağlayarak, tedaviyi tamamlar.<br />
toplanmalarını, göğüs travmalarını kapsar. Karınla ilgili nedenler<br />
Bunlar karaciğer <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>ı (kanserler, apseler, amip enfeksiyonları, sirozlar) ve pankreas <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>larıdır (pankreas iltihapları, kistler).<br />
<strong>Genel nedenler</strong><br />
Başlıcaları şunlardır:<br />
—  <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/alerji/">alerji</a>ler (<a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/astim/">astım</a>);<br />
—  <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bagdokusu-hastaliklari/">bağdokusu hastalıkları</a> (döküntülü lupus; skleroderma; <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/romatizma-akut-romatizma/">romatizma</a> kökenli <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/eklem-iltihaplanmasi/">eklem iltihabı</a>).<br />
<strong>TEDAVİ</strong><br />
Nedene yönelik tedavi, neden olan hastalığın tedavisidir. Neden ne olursa olsun, belirtilere (sıvı toplanması) yönelik tedavi unutulmamalıdır. Çok Önemli olan solunum jimnastiği, akciğer zan yapışıklıklarının azaltılmasını ya da engellenmesini sağlar.<br />
Kortizon tedavisinin amacı da ilke olarak aynıdır. Uygulanmaması gereken durumlar dışında, yüksek dozlarda ve giderek azaltılarak verilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kalp-kokenli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma kökenli zatülcenp</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/romatizma-kokenli-zatulcenp/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/romatizma-kokenli-zatulcenp/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 18:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1964</guid>
		<description><![CDATA[Romatizma kökenli zatülcenp
Özellikle çocukta görülür; çoğunlukla kistleşmiş bir zatülcenptir. Sıvıda mikrop bulunmaz. Teşhis kolaydır; çünkü sıvı toplanması, ilk ivegen eklem nöbetinin sonunda ortaya çıkar. Sedimantasyon hızı yükselmiş, fibrin çok artmıştır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Romatizma kökenli zatülcenp<br />
Özellikle çocukta görülür; çoğunlukla kistleşmiş bir zatülcenptir. Sıvıda mikrop bulunmaz. Teşhis kolaydır; çünkü sıvı toplanması, ilk ivegen eklem nöbetinin sonunda ortaya çıkar. Sedimantasyon hızı yükselmiş, fibrin çok artmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/romatizma-kokenli-zatulcenp/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Virüs kökenli zatülcenpler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/virus-kokenli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/virus-kokenli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 18:38:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1962</guid>
		<description><![CDATA[Virüs kökenli zatülcenpler
Başlangıcından önce çoğunlukla ateşli, kas ağrılı, baş ağrılı, gribe benzer gi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Virüs kökenli zatülcenpler</strong><br />
Başlangıcından önce çoğunlukla ateşli, kas ağrılı, baş ağrılı, gribe benzer gi<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/&#8221;title=&#8221;diş&#8221; >diş</a>li bir tablo vardır. Göğüste bir yan ağrısı öksürük bulunur Birkaç günde, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> zarı boşluğunda çift taraflı, çoğunlukla çok az miktarda, bir sıvı toplanması oluşur.<br />
Akciğer zarı boşluğundan iğneyle alman sıvı, serumlu-fibrinli, bazen kanlıdır. Evrim, oldukça hızlı olarak iz bırakmadan gerilemeye doğrudur.<br />
Teşhis salgın kavramına, pozitif virüs aranmasına, hastalığın başka yerleşimleri (akciğerler) bulunmasına dayanır.<br />
Akyuvar sayısı azalması (lökopeni) hemen hastalığı akla getirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/virus-kokenli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Kökenli Zatülcenpler</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kanser-kokenli-zatulcenpler/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kanser-kokenli-zatulcenpler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 18:37:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[zatülcenpler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1959</guid>
		<description><![CDATA[KANSER KÖKENLİ ZATULCENPLER
50 yaşını aşmış kişilerde zatülcenbin en önemli biçimidir. 2 durumla karşılaşılabilir.
Birincil ur biliniyordur
Bu durumda, zatülcenple nedeni arasındaki ilişkiyi bulmak kolaydır. Nedenler çeşitlidir. Bir bronş kanseri durumunda, röntgen filmi ve bron-koskopi uru belirler:
—  bir meme, tiroyit, sindirim borusu kanseri yayılması (metastaz) olan ikincil bir akciğer kanseri ortaya çıkabilir;
—  ur, meslek gereği amyant [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KANSER KÖKENLİ ZATULCENPLER</strong><br />
50 y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>nı aşmış kişilerde zatülcenbin en önemli biçimidir. 2 durumla karşılaşılabilir.<br />
Birincil ur biliniyordur<br />
Bu durumda, zatülcenple nedeni arasındaki ilişkiyi bulmak kolaydır. Nedenler çeşitlidir. Bir bronş kanseri durumunda, röntgen filmi ve bron-koskopi uru belirler:<br />
—  bir meme, tiroyit, sindirim borusu kanseri yayılması (metastaz) olan ikincil bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >akciğer</a> kanseri ortaya çıkabilir;<br />
—  ur, meslek gereği amyant tozları solumaya bağlı olabilir.<br />
Sıvı toplanması birincil gibi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>üküyordur<br />
<strong>Teşhis, bazı ölçütlerin varlığıyla doğrulanır:</strong><br />
—  hasta 40 yaşını aşmıştır;<br />
—  klasik olarak zatülcenp ağrılı, son derece soluk daraltıcıdır ve sıvı, boşaltıldıktan sonra hızla yeniden toplanır. Genel durumun önemli ölçüde bozulduğu gözlenir;<br />
—  akciğer zarı boşluğundan sıvı almada, se-rumlu-kanlı bol. miktarda sıvı gelmesi hastalığı akla getirir;<br />
—  gerçekte, hastaların yüzde 50&#8217;sinde teşhis, iğne biyopsisiyle doğrulanır;<br />
—  sıvının boşaltılmasından sonraki röntgen muayenesi ve bronkoskopi, zatülcenbin kökeni olan uru ve sorumlu kanserin cinsini (bronş kanseri, akciğer zarı kanseri) gösterir.<br />
<strong>Genç kişilerde</strong><br />
Gençlerde Hodgkin hastalığı sırasında zatülcenp görülebilir. Biyopsi yapılabilecek bir lenf bezi büyümesi bulunması, teşhisi doğrulayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kanser-kokenli-zatulcenpler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

