<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık, hastalık, tedavi, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama &#187; Aids</title>
	<atom:link href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsdernegi.org</link>
	<description>sağlık, tüp bebek, lazer epilasyon, estetik, diyet, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 18:34:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aids Nedir ve Nasıl Bulaşır?</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aids-nedir-ve-nasil-bulasir/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aids-nedir-ve-nasil-bulasir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 10:15:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=1085</guid>
		<description><![CDATA[



 HIV kelimesinin açılımı Human Immunodeficiency Virüs’tür (İnsanların Bağışıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs). Bu ifade, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açabilen bir virüs anlamına gelmektedir. Bağışıklık sisteminiz normalde, sizi bakteri ve virüs gibi mikroplardan korur. HIV, vücut sıvıları yoluyla bulaşır. HIV virüsü taşıyan birisiyle korunmadan seks yaparsanız veya aynı iğneyi paylaşırsanız HIV virüsü size de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p><a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> kelimesinin açılımı Human Immunodeficiency Virüs’tür (İnsanların Bağışıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs). Bu ifade, bağışıklık sisteminin <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/diyet-fitnes-zayiflama-kilo-verme-sismanlik/"title="zayıflama" >zayıflama</a>sına yol açabilen bir virüs anlamına gelmektedir. Bağışıklık sisteminiz normalde, sizi bakteri ve virüs gibi <a href="http://www.aidsdernegi.org/mikroplar-en-cok-cocuklari-seviyor/"title="" >mikroplar</a>dan korur. HIV, vücut sıvıları yoluyla bul<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r. HIV virüsü taşıyan birisiyle korunmadan <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cinsellik-cinsel-saglik-seks-sex/"title="seks" >seks</a> yaparsanız veya aynı iğneyi paylaşırsanız HIV virüsü size de bulaşır. Ya da HIV virüsü taşıyan bir anne HIV’i bebeğine bulaştırabilir.</p>
<p><strong>HIV nedir ?</strong><br />
HIV, AIDS’e yol açan virüstür. HIV, Human Immunodeficiency Virus (Bağışıklık Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs) kelimelerinin kısaltmasıdır.</p>
<p><strong>HIV virüsü taşıyan insanlar “HIV pozitif” veya “HIV enfeksiyonlu” olarak adlandırılır.</strong><br />
HIV virüsü, bağışıklık sisteminize zarar vererek sizi hasta eder. Bağışıklık sistemi vücudunuzu mikroplardan korur. Bağışıklık sisteminiz çalışmadığında, mikroplar sizi daha kolay hasta edebilir.</p>
<p>Ancak, hasta görünmeyebilir veya hissetmeyebilirsiniz. HIV virüsü taşıdığınızı bile bilmeyebilirsiniz.</p>
<p><strong>AIDS nedir ?</strong><br />
AIDS, HIV virüsü bağışıklık sisteminizi zayıf hale getirdikten sonra ortaya çıkan <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>tır. AIDS, Acquired Immunodeficiency Syndrome (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) kelimelerinin kısaltmasıdır.</p>
<p>AIDS hastası insanlar, bağışıklık sistemi güçlü olan insanları etkilemeyen mikroplar nedeniyle kötü enfeksiyonlara yakalanırlar. AIDS hastası olmadan yıllar önce HIV virüsü almış olabilirsiniz.</p>
<p><strong>HIV virüsü nasıl bulaşır ?</strong><br />
HIV virüsü iki temel yolla bulaşır.</p>
<p><strong>Seks</strong><br />
HIV vücudunuza HIV virüsü taşıyan birisinin kanı, spermi veya vajinal akıntıları yoluyla bulaşır. Bu durum, vajinal, anal veya <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/oral-<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/cinsellik-cinsel-saglik-seks-sex/"title="sex" >sex</a>/&#8221;title=&#8221;Oral Seks&#8221; >oral seks</a> sırasında gerçekleşebilir.<br />
Lateksten yapılmış bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/prezervatif-secimi/"title="prezervatif" >prezervatif</a> kullanarak HIV virüsünden korunabilirsiniz. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/dogum/"title="doğum" >Doğum</a> kontrol hapları ve lateks olmayan prezervatifler, sizi HIV virüsünden koruyamaz.<br />
HIV virüsü hem bir erkekten hem de bir kadından bulaşabilir. Herhangi bir cinsel hastalığınız varsa HIV virüsünün size bulaşma ihtimali daha yüksektir.</p>
<p><strong>İlaçlar</strong><br />
HIV virüsü taşıyan birisiyle kirli bir iğneyi paylaşırsanız, virüs bulaşabilir. Dövme ve vücuda piercing yaptırma işlemlerinde kullanılan iğneler, temiz değilse HIV bulaştırabilir.</p>
<p><strong>HIV virüsünden korunma yolları</strong><br />
<strong>1)</strong> Cinsel ilişki sırasında lateksli prezevatif kullanmak.<br />
<strong>2)</strong> Başkasının kullandığı iğne vb. kana değen maddeleri kullanmak.Vücuda yapılan dövme ve piercing gibi işlemlerde kullanılan iğneler temiz değil ise hiv virüsüne yakalanma riskiniz artar.</p>
<p><strong>- </strong>Hiv virüsü <a href="http://www.aidsdernegi.org/opusme-sekilleri/"title="öpüşme" >öpüşme</a>kle,tuvaletlerden,aynı havayı solumak,tükürük, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>yaşı, ter, aksırık, öksürük, <a href="http://www.aidsdernegi.org/idararin-olusumu/"title="idrar nasıl oluşur" >idrar</a>, deriye dokunma, okşama, kucaklama,yiyecekler, içecekler, çatal, kaşık, bardak, tabak, duş, çeşme musluğu, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam Sivrisinek ve diğer böceklerin sokması ile hiv virüsü bulaşmaz</p>
<p><strong>HIV kadınlara nasıl bulaşır</strong><br />
Bir Erkekle Seks %36<br />
İğne Paylaşımı %14<br />
Sebebi Bilinmiyor %50</p>
<p>HIV ile ilgili Uyarı İşaretleri<br />
<strong>Bazı HIV virüsü belirtileri şunlardır :</strong><br />
<strong>1-</strong>Öksürme, ishal, kilo kaybı, gece terlemesi, yorgunluk hissi<br />
<strong>2-</strong>İlginç renkli veya kokulu bir vajina akıntısı<br />
<strong>3-</strong>Yinelenen veya kalıcı vajina enfeksiyonları<br />
<strong>4-</strong>Vajinada veya vajina çevresindeki yara veya acı<br />
<strong>5-</strong>Adet dönemlerinde ani bir değişim<br />
<strong>6-</strong>Adet dönemleri arasında karın ağrısı<br />
<strong>7-</strong>Seks sırasındaki olağandışı acı veya ağrı<br />
<strong>8-</strong>Dilinizde veya ağzınızın içinde beyaz noktalar veya yaralar</p>
<p><strong>HIV testi yaptırma</strong><br />
Aşağıdaki durumlar sizin için geçerliyse HIV testi yaptırmalısınız:<br />
İğneleri paylaşıyorsanız<br />
Eşiniz ilaç kullanmışsa veya kullanıyorsa<br />
Vücudunuzda herhangi bir HIV belirtisi varsa<br />
Prezervatif kullanmadan seks yaptıysanız da test<br />
yaptırmalısınız. Test yaptırmak basit ve kolaydır. Test sonucunda virüs taşıyıp taşımadığınızı öğrenebilirsiniz. Ancak, virüsün bağışıklık sisteminize ne kadar zarar verdiğini öğrenemezsiniz.</p>
<p>Nasıl test yaptırabilirim<br />
Bazı yerlerde, adınızı vermeniz gerekmez, testin sonuçları yalnızca size bildirilecektir.<br />
Diğer yerlerde, sonuçlar <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a> yetkilinize veya danışmanınıza da bildirilir. Ancak, sağlık yetkilileri genellikle siz izin vermedikçe sonuçları başkasına vermezler.</p>
<p><strong>Tedavi olma</strong><br />
HIV için herhangi bir tedavi bulunmamaktadır. HIV virüsü taşıyan binlerce kişide yapılan çalışmalar, kombinasyon tedavisinin, insanların daha iyi hissetmesine ve daha uzun yaşamasına yardımcı olabildiğini göstermiştir.<br />
Bir doktorla, hemşireyle veya danışmanla konuşun. Tedavi seçenekleri hakkında size daha fazla bilgi verebilir.<br />
Gereken Cevapları Alma</p>
<p>Bugün, birçok yerde AIDS testi yaptırabilir ve AIDS konusundaki sorularınıza yanıt alabilirsiniz:<br />
Sağlık bakanlığına bağlı birimlerde veya yerel sağlık kuruluşlarında<br />
Devlet kliniklerinde<br />
Özel doktorlarda<br />
Özel laboratuarlarda<br />
Birçok devlet kliniğinde<br />
test işlemi ücretsiz olarak veya çok az bir ücretle gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, doktorunuz da HIV testi yapabilir ve sonuçları verebilir. Evde test yaptığınız takdirde sonuçlar için danışabileceğiniz yerler bulunmaktadır.</p>
<p>Hamile olan veya hamile kalmayı planlayan kadınlar için daha fazla bilgi verilebilir.</p>
<p><strong>HIV virüsüyle nasıl savaşabilirsiniz ?</strong><br />
HIV virüsü taşıdığınızı bir kere öğrendikten sonra, sağlık uzmanlarıyla birlikte hareket etmeniz her zaman çok önemlidir. Nasıl yürüdüğünü biliyorsanız, tedavinize devam etmek her zaman daha kolaydır. Virüs nasıl çoğalıyor? İlaçlar, virüsle savaşmanıza nasıl yardım ediyor? Virüsünüzün ve ilaç tedavinizin ne durumda olduğunu daha iyi anlamanıza yardımcı olmak için bu soruların cevapları verilmiştir.</p>
<p>HIV de dahil olmak üzere <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/virusler/"title="virüsler" >virüsler</a>, kendi kendilerini kopyalayamazlar, çoğalamazlar.Varlığını sürdürmek için HIV virüsünün vücudunuzdaki sağlıklı bir hücreyi işgal etmesi gerekmektedir<br />
HIV virüsü, CD4 hücrelerini işgal etmeye eğilimlidir. CD4 hücreleri vücudun bağışıklık sisteminin sizi hasta edebilecek mikrop ve virüslere karşı korumasına yardımcı olan özel hücrelerdir</p>
<p><strong>SIK SORULAN SORULAR:</strong><br />
<strong>Ben HIV (+) Bir Kişiyim. Bu AIDS Hastası Olduğum Anlamına mı Geliyor?</strong></p>
<p>“HIV (+)” test sonuçları, sizin AIDS’e neden olan virusla (HIV) enfekte olduğunuz anlamına geliyor. CD4+ T hücre sayınız 200hücre/mm3′ün altına düştüğünde ve/veya AIDS ile ilişkili bir hastalık (fırsatçı enfeksiyonlar ve Kaposi Sarkomu gibi) gelişirse HIV <a href="http://www.aidsdernegi.org/aids-hastaligi/"title="" >AIDS hastalığı</a>na doğru ilerler.</p>
<p><strong>CD4+ T hücre sayısı ne demektir?</strong><br />
CD4+ T hücre sayısı kişinin ölçülen CD4+ T hücre miktarı demektir. HIV kişinin bu hücrelerini enfekte eder ve çoğalmak (kendi kopyasını yapar) için bu hücreleri kullanır. Bu hücreler zarar gördükçe kişinin bağışıklık sistemi zayıflar ve kişi fırsatçı enfeksiyonlara (bakteriyel, viral, parazit ve mantar gibi) daha çabuk yakalanır.</p>
<p><strong>Viral yük nedir ?</strong><br />
Viral yük insanın kanında bulunan virus (HIV) miktarıdır. Yüksek miktarda viral yükü olan olan kişi, düşük viral yükü olan kişiden daha çabuk AIDS geliştirir.</p>
<p><strong>CD4+ T hücresi nedir ?</strong><br />
CD4+T hücrelerine, akyuvarlar, T yardımcı hücreleri de denilmektedir. İnsan bağışıklık sisteminde diğer hücrelerle birlikte <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>a karşı savaşırlar. HIV, çoğalmak için bu hücreleri kullanır. Sağlıklı bir kimsede CD4+T hücre sayısı 800-1200/mm3 kadardır.</p>
<p><strong>Hangi testler yapılabilir ?</strong><br />
Türkiye’de kan ve kan ürünlerini toplayan ve saklayan merkezlerde (Kan Bankaları-Kızılay Kan Merkezi gibi) alınan her kan bağışında, HIV, Hepatit-B ve Hepatit-C virus antikorları veya antijenleri açısından tarama yapılması kanunen gereklidir.</p>
<p><strong>Nerelerde bakılabilir ?</strong><br />
Tanı ELISA yöntemiyle konur. ELISA virusun bulaşmasından sonra 10-12 haftada sonuç verebilir.</p>
<p>HIV tedavisine başlamadan önce doktorunuz tam bir hikaye almalı, fizik muayene yapmalı ve kan testlerini istemelidir. Bu testler tam kan sayımı, viral yük testi ve CD4+ T hücre sayımını içerir. Ayrıca enfeksiyonlar için gerekli diğer testler (sifiliz, tüberkülin deri testi, toksoplazma antikor testi ve kadınlar için jinekolojik Pap Smear testi) yapılmalıdır. Viral Yük testi ve CD4+ T hücre ölçme testi, HIV tedavisine başlamadan önce mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p>Nasıl bir doktora gitmeliyim ?HIV tedavisi kompleks bir tedavi olduğundan doktorunuzda HIV ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/aids-artik-kader-degil/"title="" >AIDS tedavisi</a> konusunda uzman olmalıdır. Tedaviniz hakkında karar verirken yakından çalışabileceğiniz birine ihtiyacınız olur ve bu yüzden kendinizi rahat hissedebileceğiniz bir kişi olmalıdır. Bu HIV tedavisinin yararları ve riskleri hakkında herşeyi rahatlıkla sorabilmeniz için önemlidir. Ayrıca Türkiye ‘de AIDS tanı ve tedavisi hakkında sizi yönlendirebilecek ve yardımcı olabilecek merkezler bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aids-nedir-ve-nasil-bulasir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalıtsal hastalıklar</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/kalitsal-hastaliklar/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/kalitsal-hastaliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:29:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Çocuğunuz çeşitli nedenlerden dolayı hasta veya özürlü olabilir. Durumu ne olursa olsun çocuğunuzun yaşıtları gibi duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları ve sorunları olduğunu, onlardan temelde farklı olmadığını, onlar kadar sevgiye ve şefkate muhtaç olduğunu, güçsüz olduğu yönler kadar güçlü olabileceği yönlerinin, yapamayacağı beceriler kadar yapabileceği becerilerinin de bulunduğunu unutmayınız.
Çeşitlerine göre ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuz çeşitli nedenlerden dolayı hasta veya özürlü olabilir. Durumu ne olursa olsun çocuğunuzun y<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>tları gibi duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları ve sorunları olduğunu, onlardan temelde farklı olmadığını, onlar kadar sevgiye ve şefkate muhtaç olduğunu, güçsüz olduğu yönler kadar güçlü olabileceği yönlerinin, yapamayacağı beceriler kadar yapabileceği becerilerinin de bulunduğunu unutmayınız.</p>
<p>Çeşitlerine göre <a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/kalitsal-hastaliklar/&#8221;title=&#8221;kalıtsal hastalıklar&#8221; >kalıtsal <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a></a> aşağıda sıralanmıştır:</p>
<p>1. Kalıtsal Metabolik <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >Hastalık</a>lar<br />
a. Şeker Hastalığı (Diyabet)<br />
b. Guatr Hastalığı<br />
c. <a href="http://www.aidsdernegi.org/fenilketonuri-hastasi-cocuklar-artiyor/"title="Fenilketonüri" >Fenilketonüri</a></p>
<p>2. Kalıtsal Kas İskelet Sistemi Hastalıkları<br />
a. İnflamatuar <a href="http://www.aidsdernegi.org/artrit/"title="" >Artrit</a>ler<br />
b. Juvenil Romatoid Artrit (JRA)<br />
c. Romatoid Artrit<br />
d. Ankilozan Spondilit<br />
e. Miyopatiler<br />
f. Müsküler Distrofiler<br />
g. Osteoporoz (Kemik Erimesi)</p>
<p>3. Kalıtsal Nörolojik Hastalıklar<br />
a. Çocuklarda Görülen Kalıtsal Nörolojik Hastalıklar<br />
b. Yetişkinlerde Görülen Kalıtsal Nörolojik Hastalıklar</p>
<p>4. Kalıtsal Kan Hastalıkları<br />
a. Alyuvar (Eritrosit) Kaybının Arttığı Durumlar<br />
b. Eksikliklere Bağlı Kansızlıklar<br />
c. Alyuvar Yıkımının Arttığı Durumlar<br />
d. Akyuvarlarla İlgili Hastalıklar<br />
e. Kan Pulcukları (Trombositler) İle İlgili Hastalıklar<br />
f. Kanamalı Hastalıklar (Pıhtılaşma Bozuklukları)</p>
<p>5. Kalıtsal Kalp Hastalıkları<br />
a. Çocuklarda Görülen Kalp Hastalıkları<br />
b. Yetişkinlerde Görülen Kalp Hastalıkları</p>
<p>6. Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)</p>
<p>7. Kalıtsal Onkolojik Hastalıklar (Kanserler)<br />
a. Kan Kanserleri (Lösemiler)<br />
b. Lenfoma<br />
c. <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="akciğer" >Akciğer</a> Kanseri<br />
d. Bağırsak (Kolon) Kanseri<br />
e. <a href="http://www.aidsdernegi.org/prostat/"title="prostat" >Prostat</a> Kanseri<br />
f. Meme Kanseri</p>
<p>8. Kalıtsal Solunum Hastalıkları<br />
a. Kronik Obstrüktif <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/akciger-hastaliklari/"title="" >Akciğer Hastalığı</a>(KOAH)<br />
b. Kistik Fibrozis<br />
c. Astım</p>
<p>9. Diğer Kalıtsal Hastalıklar<br />
a. Bulaşıcı Sarılık<br />
b. AIDS ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/kalitsal-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS artık kader değil</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aids-artik-kader-degil/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aids-artik-kader-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:28:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Bilim dünyasının çabaları sonucu, şu günlerde çağın vebası AIDS’in değişen yüzüyle karşı karşıyayız. AIDS hastaları artık hemen ölmüyor. Çok sayıda ilaç alsalar da, yeni tedavilerle yaşam süreleri giderek uzatılıyor. HIV enfeksiyonu, Human Immunodeficiency Virus (HIV) olarak adlandırılan virüsün, bağışıklık sistemini bozması sonucu, vücudun normalde dirençli olduğu birçok enfeksiyona ve kansere karşı koruma sağlayamamasına neden oluyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasının çabaları sonucu, şu günlerde çağın vebası <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >AIDS</a>’in değişen yüzüyle karşı karşıyayız. AIDS hastaları artık hemen ölmüyor. Çok sayıda ilaç alsalar da, yeni tedavilerle yaşam süreleri giderek uzatılıyor. <a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> enfeksiyonu, Human Immunodeficiency Virus (HIV) olarak adlandırılan virüsün, bağışıklık sistemini bozması sonucu, vücudun normalde dirençli olduğu birçok enfeksiyona ve kansere karşı koruma sağlayamamasına neden oluyor. İlk kez 1983 yılında tanımlanan AIDS’den (Acquired Immune Deficiency Syndrom) enfekte olmuş hasta sayısı, çeşitli kaynaklara göre 2008 yılında, 250 milyon civarında olacak. Dünya’da hergün 8 bin yeni AIDS’li diğerlerinin arasına katılır ve virüsün yayılma hızı da giderek artarken, henüz tam çaresi bulunamayan bu korkunç hastalığa karşı uygulanan ilaç tedavileri, hastaların ömrünü giderek uzatıyor.</p>
<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >Aşı</a> çabaları</p>
<p>Pasteur Enstitüsü, Amerikan Ulusal <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >Sağlık</a> Enstitüsü, Amerikan Ulusal <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/enfeksiyon-hastaliklari/"title="enfeksiyon hastalıkları" >Enfeksiyon Hastalıkları</a> Merkezi’nin ortaklaşa yürüttüğü <a href="http://www.aidsdernegi.org/aids-virusunun-bulasmasini-onleyen-asi-gelistirildi/"title="" >AIDS aşısı</a> çalışmalarında, en son faz olan 3. faza gelinmesi ise, tıp camiasınca büyük bir başarı olarak kabul ediliyor. Amerikan Hastanesi Enfeksiyon <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >Hastalıklar</a>ı uzmanlarından Dr. Yeşim Özen, bu çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>“AIDS’e karşı çalışmalarda, virüs sayısını çok azaltan veya sıfıra indiren kombine ilaç tedavileri uygulanıyor. Bunlar yaşam süresini ve kalitesini artırıyor. Bu ilaçlar, HIV virüsünün çoğalmasını sağlayan enzimlerin aktivitelerini durdurarak tedavi sağlıyor. AIDS aşısı proje çalışması ise, şu an tüm dünyada yürütülen en hızlı ve ümit veren proje. Bu aşı içerisinde, bağışıklığı sağlayabilecek birçok maddenin bir arada kullanılması (pox virüs, pseudovirionlar, sentetik peptid gibi) sayesinde, güçlü bir koruma sağlanabiliyor. Şu an aşının etkinliğini artırmak için, içerisine bazı ittirici moleküller ekleniyor. Bu da aşıya cevabı artırıyor.”</p>
<p>Büyük aşama var<br />
Haseki Hastanesi Enfeksiyonel <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >Hastalık</a>lar Bölüm Şefi ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uz. Dr. Özcan Nazlıcan ise, “Kombine tedavilerle AIDS’li hastanın yaşam süresi ve kalitesi uzatıldı” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:</p>
<p>“İlk olarak 1991′de tekli ilaç tedavileri kullanılmaya başlanmıştı, ancak AIDS’li hastalarda direnç sorunu ortaya çıktı. Sonraları ikili ilaç tedavileri ile iyi sonuçlar alındı ve son 1.5 yıldır kombine tedaviler uygulanıyor. Bir de, bu kombine tedavilerin etkilerini izleyen ve kandaki virüs miktarını belirleyen testlerin yapılabilmesi büyük bir aşama olmuştur. Artık kandaki virüs miktarı belirleyebildiğimiz gibi, hastalığın gi<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"title="diş" >diş</a>ini izleyerek AIDS’linin kalan ömrü hakkında bilgi dahi edinebiliyoruz.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aids-artik-kader-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HIV nedir, nasıl bulaşır?</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Haseki Hastanesi AIDS Teşhis Kliniği şefi mikrobiyoloji uzmanı Dr. Özcan Nazlıcan tokalaşarak, aynı bardaktan su içerek, yemek yiyerek, dokunarak, sarılarak hastalığın kesinlikle bulaşmadığını belirtiyor. Ortak kullanılan tuvalet, yüzme havuzları, sinek ya da böcek ısırmalarıyla AIDS’in bulaşmasının imkansız olduğunu kaydeden Nazlıcan, “Ancak dudak ve ağız kenarındaki zedelenmeler, bunlara yol açacak sert öpüşmeler, virüsün kolayca vücuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Haseki Hastanesi <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >AIDS</a> Teşhis Kliniği şefi mikrobiyoloji uzmanı Dr. Özcan Nazlıcan tokalaşarak, aynı bardaktan su içerek, yemek yiyerek, dokunarak, sarılarak hastalığın kesinlikle bulaşmadığını belirtiyor. Ortak kullanılan tuvalet, yüzme havuzları, sinek ya da böcek ısırmalarıyla AIDS’in bulaşmasının imkansız olduğunu kaydeden Nazlıcan, “Ancak dudak ve ağız kenarındaki zedelenmeler, bunlara yol açacak sert <a href="http://www.aidsdernegi.org/opusme-sekilleri/"title="öpüşme" >öpüşme</a>ler, virüsün kolayca vücuda girmesine sebep olur.</p>
<p>Diğer taraftan virüs spermde ve vajina salgısında bulunduğundan, cinsel ilişki sırasında vajinaya, <a href="http://www.aidsdernegi.org/penis/"title="penis" >penis</a> mukozasına veya rektuma bul<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>r” diyor. Öte yandan Dünya <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >Sağlık</a> Örgütü verilerine göre, küresel toplumda vakaların yüzde 70 – 80′nini cinsel yolla bulaşma oluşturuyor. Kan ve kan ürünleri de, AIDS’i bulaştıran bir başka etken grup, ancak bu alanda alınan önlemlerde birçok ülkede başarı sağlandı. Enjektör, bistüri gibi tıbbi araçlardan hastalığın bulaşma riski ise yüzde 5 – 10. Yine tüm dünyadaki <a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> bulaşmalarının yüzde 5 – 10′u anneden bebeğe gerçekleşiyor.</p>
<p>Korknuç portre<br />
* Dünyada her gün 8 bin yeni AIDS vakası görülüyor.<br />
* Dünyada her gün bin çocuk AIDS’li doğuyor.<br />
* Dünyadaki AIDS’lilerin ancak yüzde 6’sı ilaç kullanabiliyor.<br />
* Dünyada 23 milyondan fazla kişi enfekte durumda.<br />
* Bunların 3 milyonu 15 yaşın altında çocuk.<br />
* AIDS 2 milyon çocuğa annesinden bulaşmış.<br />
* 1996′da günde bin çocuk AIDS’den öldü.<br />
* Türkiye’de ilk AIDS tanısı, 1985′te kondu.</p>
<p>BM verilerine göre;<br />
* 1997′de 5.8 milyon kişi AIDS’e yakalandı.<br />
* Şu anda dünyada 3.6 milyon kişi AIDS’li ve hayatta.<br />
* 1997 yılında 2.3 milyon kişi AIDS’ten öldü.<br />
* Salgının başlangıcından beri 11.7 milyon kişi öldü.</p>
<p>Nasıl anlaşılır?<br />
HIV virüsü vücuda girdikten 8 hafta kadar sonra, antikorlar oluşmaya başlıyor. Bu antikorların varlığını, kandaki çeşitli testlerle göstermek mümkün. Bugün en güvenilir ve yaygın kullanılan antikor testi, ELISA yöntemi. Eğer bu testte kişinin kanında HIV antikorlarına rastlanırsa, mutlaka “Western Blot” adı verilen ikinci bir testin uygulanması lazım. O da pozitif çıkarsa kişinin HIV’le enfekte olduğu kesinleşiyor. Doğrulama testi yapılmadan HIV pozitif tanısı konulamıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>G-8′den AIDS’le mücadele için 60 milyar dolar</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/g-8%e2%80%b2den-aids%e2%80%99le-mucadele-icin-60-milyar-dolar/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/g-8%e2%80%b2den-aids%e2%80%99le-mucadele-icin-60-milyar-dolar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’da biraraya gelen zengin ülkeler topluluğu G-8 liderleri, Afrika’da sıtma, verem  ve AIDS’le mücadele için 60 milyar dolarlık yardım vaadinde bulundu. Almanya’da yapılan G-8 zirvesine katılan dünya liderleri, zirvenin son gününde dikkatlerini Afrika’ya yönlendirdi. Liderlerin geçmişte verdikleri yardım vaadlerini tutmaları için üzerlerindeki baskı artıyor.
G-8 ülkelerinin AIDS, sıtma ve veremle mücadele için 60 milyar dolarlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da biraraya gelen zengin ülkeler topluluğu G-8 liderleri, Afrika’da <a href="http://www.aidsdernegi.org/sitma/"title="sıtma" >sıtma</a>, verem  ve AIDS’le mücadele için 60 milyar dolarlık yardım vaadinde bulundu. Almanya’da yapılan G-8 zirvesine katılan dünya liderleri, zirvenin son gününde dikkatlerini Afrika’ya yönlendirdi. Liderlerin geçmişte verdikleri yardım vaadlerini tutmaları için üzerlerindeki baskı artıyor.</p>
<p>G-8 ülkelerinin AIDS, sıtma ve veremle mücadele için 60 milyar dolarlık bir yardım paketi açıklamaları bekleniyor. Zirveye altı Afrika ülkesinin liderleri de katılıyor. Bu liderlerden biri de Nijerya Cumhurbaşkanı Umaru Yar’Adua.</p>
<p>Yar’Adua, liderlerin Gleneagles zirvesinde verdikleri yardım sözlerini gündeme getireceğini ve zirvenin Afrika için daha fazla ticaret payı üzerinde anlaşmayla sonuçlanmasını beklediğini söylüyor.</p>
<p>ABD Başkanı George Bush, geçen ay Afrika’ya AIDS’le mücadele için 30 milyar dolarlık katkıda bulunacaklarını söylemişti. Diplomatlar, bugün yapılacak 60 milyar dolarlık yardımın yarısının Bush’un sözünü ettiği miktar olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Bazı yardım kuruluşları ise, paranın bir kısmının zaten duyurulmuş olduğuna ve miktarın Birleşmiş Milletler hedeflerinin gerisinde kaldığından yakınıyor.</p>
<p>Yardım kuruluşları özellikle 2005 yılında Gleeneagles’ta yapılan zirvede verilen sözlerin tutulmadığını vurguluyor. Bu iddiayı kabul eden G-8 liderleri, taahhütlerini yerine getirmek için kararlı olduklarını söylüyor ve gelecek yıl Japonya’da yapılacak zirvede Afrika konusunu gündemin ilk sırasına alma vaadinde bulunuyor.</p>
<p>Dev adım<br />
G-8 liderlerinin dünkü toplantılarında ana gündem maddesi olan iklim değişikliğiyle mücadelede ise yeni bir anlaşma üzerinde uzl<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>lmış olması önemli bir adım olarak nitelendi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, anlaşmayı “doğru yönde atılmış dev bir adım” diye tanımladı.</p>
<p>Angela Merkel, gaz salımlarının azaltılması amacıyla bağlayıcılığı bulunan hedefler konmasının gereği üzerinde, tüm ülkelerin uzlaştıklarını söyledi.</p>
<p>Alman lider, bu anlaşmanın Birleşmiş Milletler’in himayesinde uygulanacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi; bu yıl sonlarına doğru Bali’de yapılacak küresel ısınma konferansıyla başlayıp 2009 yılı sonunda tamamlanacağını belirtti.</p>
<p>Angela Merkel, bunun 2012 yılında süresi dolacak olan Kyoto Protokolü yerine bir anlaşmayı mümkün kıldığını vurguladı. Ancak nihai anlaşma metninde gaz salımlarının büyük ölçeklerde kesileceği yolunda zorunlu taahhütler olup olmayacağı net değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/g-8%e2%80%b2den-aids%e2%80%99le-mucadele-icin-60-milyar-dolar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler HIV virüsünün tehdidi altında</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-hiv-virusunun-tehdidi-altinda/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-hiv-virusunun-tehdidi-altinda/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[BM’ye bağlı çocuklara yardım örgütü UNICEF, geçen yıl 500 binden fazla bebeğin HIV virüsüyle doğduğunu açıkladı. Örgüt, bu bebeklerin hasta doğmalarının, aslında çok da pahalı olmayan yöntemlerle engellenebileceği görüşünde. BM’ye bağlı çocuklara yardım örgütü UNICEF, geçen yıl 500 binden fazla bebeğin HIV  virüsüyle doğduğunu açıkladı.
UNICEF, bu bebeklerin hasta doğmalarının, aslında çok da pahalı olmayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BM’ye bağlı çocuklara yardım örgütü UNICEF, geçen yıl 500 binden fazla bebeğin <a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> virüsüyle doğduğunu açıkladı. Örgüt, bu <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/bebek/"title="bebek" >bebek</a>lerin hasta doğmalarının, aslında çok da pahalı olmayan yöntemlerle engellenebileceği görüşünde. BM’ye bağlı çocuklara yardım örgütü UNICEF, geçen yıl 500 binden fazla bebeğin HIV  virüsüyle doğduğunu açıkladı.</p>
<p>UNICEF, bu bebeklerin hasta doğmalarının, aslında çok da pahalı olmayan yöntemlerle engellenebileceği görüşünde. Eğer tedavi edilmezse, HIV virüsü t<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>yan annelerin bebeklerinin dörtte biri HIV virüsüyle doğuyor. Ama eğer uygun ilaçlar ve tedavilerle söz konusu risk, yüzde 25′ten yüzde 2′ye düşürülebiliyor.</p>
<p>UNICEF, anne adaylarının, virüsün tedavisinde kullanılan ve maliyeti yüksek olmayan ama etkili sonuçlar veren ilaçlara erişiminde desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Buna rağmen gelişmekte olan ülkelerde HIV virüsü taşıyan her on kadından dokuzu, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/"title="hamilelik" >hamilelik</a>leri sırasında, virüsün bebeklerine geçmesini önleyebilecek ilaçları alamıyor.</p>
<p>Eğer bebek HIV virüsüyle doğarsa hayatta kalma şansı da düşük. Bebeklerin yaklaşık yarısı, 2 yaşına gelmeden hayatını kaybediyor. BM çocuklara yardım fonu UNICEF’ten Anita Tiessen’e göre, zengin ülkelerde HIV virüsü taşıyan bir annenin yeni doğan bebeğinin durumu genelde iyi ama yoksul ülkelerde doğan bebekler için bu geçerli değil. Bu eşitsizliğin yoksul ülkelerdeki anne ve bebekleri için bir ölüm <a href="http://www.aidsdernegi.org/fiziksel-ceza/"title="" >ceza</a>sı anlamına geldiğini vurgulayan UNICEF yetkilisi, ”bu duruma bir son verilmesi ve bu bebeklerin de <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >sağlık</a>lı doğmasının sağlanması gerektiğini” vurguluyor.</p>
<p>HIV ve çocuklar konusunda kimi iyi haberler de geliyor. 2006 Yılında, HIV virüsü taşıyan bebeklerin sayısında, bir önceki yıla göre azalma kaydedilmiş.</p>
<p>2005 yılında virüsü taşıyan bebek sayısı 700 binin üzerindeyken, geçen yıl bu sayı 500 bin olarak saptanmış. Ama UNICEF, bu bebeklerin hemen hemen tamamının hastalanmasının önlenebileceğini vurguluyor.</p>
<p>UNICEF, eğer gelişmekte olan ülkelerin sağlık sistemleri güçlendirilir ve HIV virüsünün tedavisinde kullanılan ilaçlara erişim kolaylaştırılırsa, bu küçük hayatların kurtarılabileceğinin altını çiziyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/bebekler-hiv-virusunun-tehdidi-altinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS ve sıtma hastalıkları birbirini körüklüyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aids-ve-sitma-hastaliklari-birbirini-korukluyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aids-ve-sitma-hastaliklari-birbirini-korukluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Kenya’da çalışmalar yapan bilimadamları, Afrika kıtasında etkili olan iki hastalık, HIV (AIDS) ve sıtmanın yayılması arasında doğrudan bir ilişki olabileceği sonucuna vardı. Amerikan Science dergisinde yayımlanan araştırma sonuçları, sıtmaya yakalanan kişilerin, değişen bağışıklık sistemleri nedeniyle, cinsel ilişkiye girdikleri kişilere HIV  virüsü bulaştırmaları ihtimalinin arttığını belirtiyor.
Aynı şekilde, HIV virüsü t]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kenya’da çalışmalar yapan bilimadamları, Afrika kıtasında etkili olan iki <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>, <a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> (AIDS) ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/sitma/"title="sıtma" >sıtma</a>nın yayılması arasında doğrudan bir ilişki olabileceği sonucuna vardı. Amerikan Science dergisinde yayımlanan araştırma sonuçları, sıtmaya yakalanan kişilerin, değişen bağışıklık sistemleri nedeniyle, cinsel ilişkiye girdikleri kişilere HIV  virüsü bulaştırmaları ihtimalinin arttığını belirtiyor.</p>
<p>Aynı şekilde, HIV virüsü t<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>yan kişilerin de sıtmaya yakalanma risklerinin arttığı belirtiliyor. Muhabirler, bu araştırmanın sonuçları çerçevesinde, hükümetlerin ve kamu sağlığı kurumlarının, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>la mücadele yöntemleri üzerinde önemli etkisi olabileceğini belirtiyorlar.</p>
<p>En çok HIV taşıyıcısı Hindistan’da<br />
1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla yayımlanan bir raporda, dünyada en çok AIDS hastası ve HIV virüsü taşıyıcısının yaşadığı ülkenin Hindistan olduğu açıklandı. Birleşmiş Milletler’in açıkladığı rakamlara bakılırsa Hindistan’da yaklaşık 5,7 milyon kişi HIV virüsü taşıyor. Bu da Hindistan’da artık, Güney Afrika’dan da fazla insanın virüs taşıdığı anlamına geliyor.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin eski başkanı Bill Clinton yaptığı açıklamada, Hindistan’ın dünyada küresel bir hastalık olan AIDS’in merkezi haline geldiğini söyledi. Bill Clinton, HIV virüsünün Hindistan’da kontrol altına alınmasının, zorlu bir mücadele gerektireceğini belirtti.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan da dünyadaki her cumhurbaşkanı, başbakan ve siyasetçinin, “AIDS benimle duracak” deme sorumluluğu olduğu görüşünde.</p>
<p>BM’ye bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü 2005 yılında çalışma çağındaki yaklaşık üç buçuk milyon kişinin AIDS sonucu öldüğünü bildirdi. Örgüt raporunda bu sayıyla hastalığın ekonomik yükünün artmakta olduğuna ve AIDS’ten ekonomik açıdan en çok Sahara Çölü’nün güneyindeki Afrika ülkelerinin muzdarip olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Öte yandan Güney Afrika hükümeti de bugün önümüzdeki beş yıl için AIDS’le mücadeleye yönelik programını açıklayacak. Güney Afrika’da yaklaşık beş buçuk milyon kişi HIV virüsü taşıyor ve her yıl 900 kadar kişi AIDS sonucu ölüyor. Bu ülkede hükümet geçtiğimiz günlerde AIDS’le yeterince mücadele etmediği gerekçesiyle eleştirilmişti. Ancak sivil toplum örgütleri hükümetin yeni yaklaşımını övüyor ve AIDS’le HIV’in teşhisle tedavisinde kullanılan ilaçlardan daha fazla taahhütte bulunmasının, önemli bir politika değişikliği anlamına geldiğini belirtiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aids-ve-sitma-hastaliklari-birbirini-korukluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS ilaçları hastaların yaşam süresini uzattı</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/aids-ilaclari-hastalarin-yasam-suresini-uzatti/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/aids-ilaclari-hastalarin-yasam-suresini-uzatti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:24:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[HIV virüsü ile mücadelede geliştirilen ilaçlar, hastaların ömrünü eskiye oranla 13 yıl uzatıyor. İngiltere’de Bristol Üniversitesi çalışanlarının katıldığı bir araştırma AIDS’e yol açan HIV virüsü ile mücadelede geliştirilen ilaçların, hastaların ömrünü eskiye oranla 13 yıl uzattığını ortaya koydu.
Araştırmada 43 binden fazla hasta incelendi. 1996-1999, 2000-2002 ve 2003-2005 yıllarında yüksek gelirli ükelerdeki AIDS hastalarının yaşam süreleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/hiv-nedir-nasil-bulasir/"title="" >HIV</a> virüsü ile mücadelede geliştirilen ilaçlar, hastaların ömrünü eskiye oranla 13 yıl uzatıyor. İngiltere’de Bristol Üniversitesi çalışanlarının katıldığı bir araştırma AIDS’e yol açan HIV virüsü ile mücadelede geliştirilen ilaçların, hastaların ömrünü eskiye oranla 13 yıl uzattığını ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmada 43 binden fazla hasta incelendi. 1996-1999, 2000-2002 ve 2003-2005 yıllarında yüksek gelirli ükelerdeki AIDS hastalarının yaşam süreleri ele alındı.</p>
<p>İncelenen dönemlerde yalnız 2 bin hastanın öldüğü tespit edildi. Araştırmaya göre 20 y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>nda AIDS teşhisi konulan bir kişinin 39 yıl daha yaşayabildiği ortaya çıkarıldı. 90′larda bu süre 36 yılken, 2003-2005 arasında antiretroviral ilaçlar sayesinde hayatta kalma süresinin 13 yıl daha uzadığı anlaşıldı.</p>
<p>Konuyla ilgili konuşan Prof. Jonathan Sterne, “Gelişmeler AIDS’i ölümcül bir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a> olmaktan çıkarıp şeker hastalığı gibi uzun vadeli kronik bir hastalık durumuna taşımıştır ” diye konuştu.</p>
<p>Antiretroviral ilaçlar, HIV’in vücutta çoğalmasını ve etkinleşmesini engelleyerek tedavi sağlıyor. Yöntem 90′lı yıllarda ortaya çıkmıştı ancak o zamandan bu yana gelişti ve maliyeti düştü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/aids-ilaclari-hastalarin-yasam-suresini-uzatti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıtmadan koruyan gen AIDS’i tetikliyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/sitmadan-koruyan-gen-aids%e2%80%99i-tetikliyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/sitmadan-koruyan-gen-aids%e2%80%99i-tetikliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:23:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/sitmadan-koruyan-gen-aids%e2%80%99i-tetikliyor/</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmalar sıtmadan koruyan genin AIDS’e yakalanma olasılığını artırdığını ortaya koydu. Sıtmadan koruyan bir genin, AIDS’e yakalanma olasılığını yüzde 40 oranında arttırdığı bildirildi. Amerikalı ve İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma, Afrika kökenli insanlarda gelişen, Duffy Antijeni Kemokin Reseptörü (DARC) geninin bir varyasyonunun, AIDS  ile karşı karşıya kalındığında kişinin ilk dönemde hastalıkla mücadele gücünü olumsuz yönde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmalar <a href="http://www.aidsdernegi.org/sitma/"title="sıtma" >sıtma</a>dan koruyan genin AIDS’e yakalanma olasılığını artırdığını ortaya koydu. Sıtmadan koruyan bir genin, AIDS’e yakalanma olasılığını yüzde 40 oranında arttırdığı bildirildi. Amerikalı ve İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma, Afrika kökenli insanlarda gelişen, Duffy Antijeni Kemokin Reseptörü (DARC) geninin bir varyasyonunun, AIDS  ile karşı karşıya kalındığında kişinin ilk dönemde <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>la mücadele gücünü olumsuz yönde etkileyebileceğini gösterdi.</p>
<p>Londra ve Teksas üniversitelerinin yürüttüğü araştırma, DARC’ın, <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/virusler/"title="virüsler" >virüsler</a>e karşı savunma sistemi üzerinde önemli rol oynayan ve kemokin adı verilen kimyasalların seviyelerini etkilediği ve söz konusu varyasyonunun Afrikalıların neredeyse yüzde 90′nında görüldüğünü ortaya koydu.</p>
<p>Sıtmayla mücadelede önemli aşama<br />
Genin bu varyasyonunun kaynaklarının belirsiz olduğu, ancak kıtada yaygın olarak görülen sıtma salgınlarında kişiyi hastalıktan korumak için gelişmiş olduğunun düşünüldüğü belirtildi.</p>
<p>Araştırma çerçevesinde farklı etnik kökenlerden gelen ve AIDS hastası olan Amerikalılar üzerinde 25 yıl süreyle yapılan araştırmanın verilerinin kullanıldığı ve DARC geninin söz konusu varyasyonuna sahip kişilerin, hastalığa yakalanma olasılığının yüzde 40 daha fazla olabileceği kaydedildi.</p>
<p>Bilim adamları, bu genin Sahra Altı Afrikası’nda var olmaması halinde bölgede AIDS vakalarında yüzde 11′lik bir düşüşün beklendiğini belirtirken, DARC’ın bu varyasyonuna sahip kişilerin <a href="http://www.aidsdernegi.org/aids-hastaligi/"title="" >AIDS hastalığı</a>na yakalanmaları halinde de bu gene sahip olmayanlara oranla ortalama olarak 2 yıl daha uzun yaşadıkları <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/goz-sagligi-goz-hastaliklari-gozluk-lens-goz-ameliyati-lazer/"title="göz" >göz</a>lendi.</p>
<p><a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >AIDS</a> hastalığının, dünyanın farklı bölgelerinde görülme oranının değişmesi kısmen farklı sosyal koşullar ve <a href="http://www.aidsdernegi.org/cinsel-yasami-yok-eden-faktorler/"title="" >cinsel yaşam</a>la açıklanırken, bilim adamları virüsün belirli toplumlarda yaygın biçimde görülmesinin genetik nedenleri olabileceğinden şüpheleniyor.</p>
<p>Afrika’da 24.5 milyon kişinin AIDS hastası olduğu ve her yıl yakl<a href="http://www.aidsdernegi.org/asi-nedir/"title="aşı" >aşı</a>k 2 milyon kişinin bu hastalıktan yaşamını yitirdiği biliniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/sitmadan-koruyan-gen-aids%e2%80%99i-tetikliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyada insanlar hala açlıktan ölüyor</title>
		<link>http://www.aidsdernegi.org/dunyada-insanlar-hala-acliktan-oluyor/</link>
		<comments>http://www.aidsdernegi.org/dunyada-insanlar-hala-acliktan-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 08:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsdernegi.org/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, 840 milyon kişi yetersiz besleniyor ve her yıl beş y]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya <a href="http://www.aidsdernegi.org/"title="sağlık" >Sağlık</a> Örgütü’nün verilerine göre, 840 milyon kişi yetersiz besleniyor ve her yıl beş y<a href="http://www.<a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/aids/"title="AIDS" >aids</a>dernegi.org/asi-nedir/&#8221;title=&#8221;aşı&#8221; >aşı</a>n altındaki altı milyon çocuk bu nedenle yaşamını yitiriyor. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü, kısa adıyla FAO  geçen yıl “Açlıkla Mücadelede Uluslararası İttifak” girişimini başlatmıştı. Bu girişimin hedefi, 2015 yılına kadar dünyadaki açların sayısını yarı yarıya düşürmekti, ancak bu hedefe ulaşılabileceğini düşünenlerin sayısı az. Oysa dünyada yeteri kadar gıda maddesi mevcut, sadece dağılım kötü.</p>
<p>Tarımdaki gelişmenin etkisi<br />
Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Dr. Jacques Diouf’a göre dünyada herkese yetecek kadar gıda maddesi mevcut. Bu kaynaklar eşit olarak dağıtılsa, kişi başına günde 2 bin 800 kalorilik gıda maddesi düşecek, ki bu miktar bir kişinin günlük ihtiyacının iki katı. Dünya nüfusunda otuz yıl öncesine göre % 70, gıda üretiminde ise % 20 artış olmuş. Nüfus artışına rağmen gıda maddeleri sıkıntısı çekilmemesinin nedeni tarım tekniklerindeki gelişme.</p>
<p>Ciddi verim artışı<br />
FAO Başkanı Dr. Diouf: “Hiçbir zaman bugün olduğu kadar çok gıda üretimi yapılmamıştı. Tarımda ciddi verim artışı sağlamış durumdayız, suyun kullanımında tasarruf sağlayan teknolojilere sahibiz. Tek sorun, açlıkla mücadele için gerekli politik kararlılığın eksikliği. Hükümetlerin açlıkla mücadele için verdikleri sözleri tutmaları gerekiyor.”</p>
<p>Kuzey-güney eşitsizliği<br />
Gıda maddelerinin dengesiz dağılımında en belirgin eşitsizlik coğrafi, kuzey ve güney ülkeleri arasında. Endüstri ülkelerinde aşırı <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/beslenme/"title="beslenme" >beslenme</a>nin sıkıntıları yaşanırken kalkınmakta olan ülkelerde açlık sorunu var. Bu sorunun yaşandığı ülkelerde de varsılla yoksul arasında fark var. Açlık ve yetersiz beslenmeden en çok etkilenenler ise kadınlar ve çocuklar. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, beş yaşın altındaki çocukların yarısının ölüm nedeni protein eksikliği. Çocukların proteine ihtiyacı var. Protein eksikliği büyümeyi etkilediği gibi vücudun direncinin düşmesine neden oluyor ve çocuklar aslında sağaltılabilir <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalıklar" >hastalıklar</a>dan yaşamlarını yitiriyorlar. Yoksulluk, açlık, ölüm kısır döngüsü özellikle savaş, silahlı mücadele ya da ekonomik kriz bölgelerinde böylece işleyip gidiyor.</p>
<p>AIDS’in yoksullaştırıcı özelliği<br />
Gıda ve Tarım Örgütü’nden Marcela Villarreal AIDS gibi salgın <a href="http://www.aidsdernegi.org/kategori/hastaliklar-ve-tedavileri/"title="hastalık" >hastalık</a>ların açlıkla mücadeleyi zorlaştırdığını hatırlatıyor: “Afrika’da Sahranın güneyinde en az 10 milyon çiftçi AIDS’den yaşamını yitirdi. Aileleri yoksullaştı, ilaçları ve cenaze masraflarını karşılayabilmek için hayvanlarını satmak zorunda kaldılar. Kendileri için bile ekim yapamıyorlar. AIDS yoksulları öldürüyor, hastalıktan önce daha iyi durumda olanların da yoksullaşmasına neden oluyor.”</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü salgın hastalıklarla mücadelenin açlıkla mücadele ile güdümlü götürülmesi gerektiği görüşünde. Uzmanlar aşı kampanyalarının aç insanların işine yaramadığını hatırlatıyor. Ayrıca yetersiz beslenmeden kaynaklanan hastalıklarla mücadelede vitamin ve mineral katkılı gıdalar öneriliyor. Bununla birlikte dünyada açlık sorununun üstesinden gelmek için tek çare var, gıda maddelerinin dengeli dağılımını sağlamak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsdernegi.org/dunyada-insanlar-hala-acliktan-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

