Alerji, vücudun bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi ya da psikolojik et­kenler sonucu aşırı reaksiyon göstermesi sonucunda oluşur. Vücudu koruyan ba­ğışıklık sistemi, bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere karşı da aşırı tepki verir. Bu reaksiyonlara “aşırı duyarlılık” ya da “alerji” adı verilir. Alerjik reak­siyona yol açan antijene “alerjen” adı verilir. Alerjik reaksiyonlar tek tip değildir, birçok yolla ortaya çıkar, vücudun değişik bölümlerinde meydana gelebilir ve fark­lı yoğunluklarda seyredebilir. Bağışıklık sistemi, yabancı maddelerle karşılaştığın­da, bu maddeleri tanımayı ve belleğine almayı öğrenir; yabancı maddelere (anti­jenlere) karşı antikorlar üreterek tepkisini hazırlar. Vücudun aynı antijenle karşı­laşması durumunda devreye soktuğu “hatırlama özelliği” antijene karşı tepki veril­mesini sağlar. Örneğin, saman nezlesi olan bir kişinin vücudu, her yıl karşılaştığı polenlere karşı (bağışıklık sisteminin “hatırlama özelliği” sebebiyle) uygun tepkiyi gösterir. En sık görülen alerji türleri besin alerjisi, polen alerjisi, ilaç alerjisi, temiz­lik maddelerine karşı alerji, ciltte görülen alerjiler ve stres sonucunda ortaya çıkan alerjilerdir. Alerji sonucunda vücutta görülen reaksiyonlar arasında kurdeşen, cilt kaşıntısı, astım, burun akıntısı ve saman nezlesi bulunmaktadır.
aidsdernegi.org/wp-content/uploads/2010/02/Alerji.jpg”>
Alerji için önerilen modern tıp tedavileri
Histamine karşı antihistaminler, solunum yolları steroidleri ve kromolin sodyum kullanılır. Bu maddeler tek başına ya da doktorunuzun uygun gördüğü şekilde bir kombinasyon olarak kullanılabilir. Alerjilere karşı bağışıklık sisteminizi güçlendiri­ci tedaviler de uygulanabilir.

Doğal sağlık tedavileri
Alternatif tıp uzmanları, alerjilerin vücudun dengesinde görülen bozulmalar sonu­cunda ortaya çıktığını düşünmektedir. Alerjilerin tedavisinde öncelikle insan vücu­dunun var olan doğal dengesinin geri kazandırılması amaçlanmaktadır. Vücudun doğal dengesinin yeniden sağlanması, ancak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve toksinlerden arındırılması ile gerçekleşmektedir. Çocuğunuzun yaşam alanını, toksik maddelerden arındırırsanız, vücudunun alerjiye karşı direncini de artırmış olursunuz. Aşağıdaki doğal tedavi yöntemlerini denemenizde yarar vardır:
■ Ekinezya doğal antibiyotik görevi görür ve vücudun direncini artırır. Papatya, yonca, yonca yaprağı ve civanperçemi alerjik durumlarda kullanılabilir.
■ Saman nezlesi gibi alerjik durumlara karşı vücut direncini artırmak için çocu­ğunuzun içeceklerine ginseng tozu karıştırabilirsiniz.
■ Ilık suyun içine bir tatlı kaşığı bal ve iki yemek kaşığı elma sirkesi karıştırın. Bu karışım özelikle de saman nezlesi sezonunda oldukça faydalıdır.
■ Ani bir alerjik reaksiyon esnasında, Bach Kurtarma Terapisi’ni uygulayabilirsiniz.
Homeopati tedavilerinin alerjik durumlarda ne kadar işe yaradığı yapılan ça­lışmalar sonucunda da kanıtlanmıştır. Sertifikası Sağlık Bakanlığı’nca onay­lanmış olan bir doğal sağlık uzmanı tarafından önerilen tedavileri uygulayabi­lirsiniz. Kurdeşen rahatsızlığının tedavisinde, homeopati tedavilerinin başarı­lı olduğu da söylenmektedir. Göz nezlesi ve göz enfeksiyonları için rüzgârgülü adlı bitkiden elde edilen “pulsatilla” adlı maddeyi, kaşınan ve sulanan gözler için de “arsenik” adlı maddeyi kullanabilirsiniz.
■ Astım krizi gibi alerjik durumlarda buharlaştırıcı bir tüpün içine birkaç damla papatya esansı damlatabilirsiniz.
■ Lavanta yağı spazm çözücü olarak kullanılabilir, lavanta yağını masajlarda ra­hatlıkla kullanabilirsiniz. Lavanta bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde de kullanılır.
■ Çuha çiçeği yağı ya da böğürtlen tohumu yağında önemli yağ asitleri bulun­maktadır. Bu yağ asitleri alerjiye karşı hassas olan kişilerin direncini artırır. .

Faydah terapiler
Besin terapisi, Ayurveda, homeopati, geleneksel Çin terapileri, herbalizm, aku­punktur, refleksoloji.

Evde yapabilecekleriniz
m Çocuğunuzun beslenme sistemim denetiminiz altında bulundurun. Çocuğu­nuzun düzenli olarak taze meyve ve sebze yediğinden emin olun. Çocuğunu­zun alerjik durumundan kaynaklanan belirtilerin “sızıntılı bağırsak sendro-mu” olarak bilinen hastalığın belirtileri olup olmadığından emin olmanız ge­rekmektedir. Sızıntılı bağırsak hastalığında, tüketilen her gıda maddesi ağız ve mide yoluyla ince bağırsaklara geçer. Bu arada enzim ve vücut salgılarına ka­rışır. Sonuç olarak, gıda maddeleri farklı kimyasal yapılara döner. Bu yapılar, ince bağırsaklardan emilerek, kana karışır ve kan dolaşımı ile vücudun belirli organlarına geçer. Bu da alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
■ Çocuğunuz stres altında iken ya da endişeli iken alerjiye karşı daha hassas olur. Duygusal çalkantıların yaşandığı dönemlerde bağışıklık sisteminde di-rençsizlik yaşanır. Çiçek esansları çocuğunuzun duygu dünyasını zenginleşti­rir ve olumsuz duygularla başa çıkmasını sağlar. Bu nedenle çocuğunuzun ba­ğışıklık sistemi ile duygusal dünyası arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çocuğunuzun bağışıklık sistemi ne kadar güçlü olursa, alerjiye karşı direnci de o kadar büyük olur.